Fransız İhtilali ve Napoleon Dönemi
Westphalia Antlaşması'nın Avrupa tarihi için önemi nedir?
Otuz Yıl Savaşları’na son vermek için 1648’de imzalanan Westphalia Antlaşması’nın ardından, modern Avrupa devletler sistemi bu şartlar altında yavaş yavaş oluşmaya başlayacaktı. 1815-1914 yılları arasında klasik şeklini alacak olan bu sistem, birbirleriyle ilişki halinde olan fakat her bir üyenin kendi egemenliğini muhafaza edebildiği bir uluslararası ilişkiler ağını gündeme getiriyordu. Pek çok siyasi aktörün katılımıyla gerçekleştirilen Westphalia Antlaşması, bu ilişkiler ağının temel noktalarını oluşturacak kongrelerin de ilkiydi.
Fransız İhtilali öncesinde 18. yüzyılda uluslararası alana damgasını vuran beş büyük devleti sıralayınız.
Avrupa’da çok sayıda siyasi yapı bulunuyor olsa da Fransız İhtilali öncesinde uluslararası alana damgasını vuran beş büyük güçten bahsetmek mümkündür: İngiltere, Fransa, Avusturya tarafından temsil edilen Kutsal Roma Germen İmparatorluğu, Prusya ve Rusya.
18. yüzyılda Avrupa'da hakim yönetim anlayışını aristokrasi ve feodalizm ilişkileri bağlamında açıklayınız.
18. yüzyıl süresince merkezi devlet organizasyonun artan bir biçimde, Fransa dahil Avrupa genelinde kendisini hissettirmesine rağmen feodal hukuk ve bunun üzerine inşa edilen sosyal ve siyasal düzen hâlâ yürürlükteydi. Siyasal iktidarın aristokratlar arasında paylaşıldığı feodal sistemde kral, idari piramidin tepesinde yeralan aristokrattı. Ülkedeki ekilebilir arazilerin önemli bir kısmına hükmeden aristokratlar feodal yükümlülüklerin kendilerine sağladığı büyük avantajlara sahiplerdi.
18. yüzyılda Fransa'da 3. sınıfı oluşturan halk kesimleri nelerdir?
Aristokrasi ve ruhban sınıfı haricinde kalan, tıpkı diğer iki sınıf gibi türdeş bir yapıya sahip olmayan üçüncü sınıf içerisinde bankacılar, kıtalararası ticaret yapan tüccarlar ve büyük işletme sahipleri olduğu kadar, memur, doktor, avukat, öğretmen gibi küçük burjuvalar ve başta çiftçiler ve işçiler olmak üzere geniş halk kesimi de bulunmaktaydı. Dolayısıyla kentlerde yaşayan burjuvalar ve köylüler aynı sosyal sınıf içerisinde yer almaktaydı.
Fransız İhtilali sırasında üçüncü sınıf tarafından benimsenen slogan nedir?
Zaman içerisinde üçüncü sınıfın iktidarı ellerinde tutanlara karşı meydan okumasına dönüşecek bu hareket, kendisine slogan olarak “özgürlük, eşitlik, kardeşlik”i seçmiştir.
Fransız İhtilali'nin düşünsel altyapısını oluşturan fikir insanlarından Jean Jacques Rousseau'nun fikirlerinin Montesquieu ve Voltaire'den ayrılan noktası nedir?
Montesquieu ve Voltaire kralın ve aristokratların yönetimde bulunmaları konusunda her hangi bir itirazda bulunmaz. Söz konusu itiraz radikal bir şekilde halk egemenliği fikrini savunan Jean Jacques Rousseau’dan gelir.
Fransız İhtilali'ne zemin hazırlayan ekonomik koşulları açıklayınız.
Fransa’daki mali kriz, 1785 senesinden itibaren gittikçe derinleşecekti. Bu tarihten, İhtilal’in başlangıcına kadar geçen dört yıllık sürede temel tüketim maddelerinin fiyatlarındaki artış %65 seviyesinde gerçekleşti. 1786-87-88 yıllarındaki kötü hasatlar ve ardından gelen kıtlıklar enflasyonun yükselişinde büyük bir öneme sahipti. Buğday hasatının düşük olması ise sıradan insanlar için en temel tüketim maddesi olan ekmeğin çok yüksek fiyatlarla satılmasına sebep olacaktı. Devrin şartları göz önünde bulundurulduğunda çok yüksek bir enflasyonla ve ard arda gelen kıtlıklarla karşı karşıya kalan üçüncü sınıf, büyük bir rahatsızlık içerisindeydi. “Krallığın birinci fırıncısı” ünvanını taşıyan, fakat halkına ekmek yediremediği için görevini yapamayan Fransa Kralı’nın artık neredeyse hiç bir meşruiyeti kalmamıştı.
26 Ağustos 1789’da ilan edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin içeriği hakkında bilgi veriniz.
Yeni Fransız anayasasının taslağı olarak da görülebilecek bu bildiri, yeni dönemin kamu hukuku ilkelerini belirliyor ve feodal hukukun tüm ayrıcalıklarını tarihin sayfaları arasına gömüyordu. İnsanların, sahip oldukları haklar yönünden özgür ve eşit doğup yaşadıklarını belirten bildiri devletin, vatandaşlarının özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme gibi haklarını korumakla yükümlü olduğunu ilan ediyordu. Egemenliği kayıtsız, şartsız millete veren İnsan Hakları Bildirisi, özgürlüğü başkasına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmek olarak tanımlıyordu. Yasanın yasaklamadığı hiç bir şeyin engellenemeyeceği ve hiç kimsenin yasanın emretmediği bir şeyi yapmaya zorlanamayacağı kuralının altını çizen bildiri aynı zamanda yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin de birbirinden ayrılmasını öngörmekteydi.
Fransız İhtilali sonrasında ruhban sınıfı hakkında alınan kararlar nelerdir?
Rahip ve rahibelerin, manastırlara sadakat yeminleri feshedilmiştir, 13 Şubat 1790’da tarikatların kaldırılmasıyla aristokrasi gibi ruhbanın da ülke yönetimindeki etkileri kırılmıştır, 12 Temmuz 1790’da din adamlarını devlet memurlarına dönüştüren medeni ruhban yasasının (Constitution civile du
clergé) çıkartılması ile Fransa sınırları içerisinde Katolik Kilisesi’nin neredeyse hiç bir hükmü kalmamıştır.
26 Ekim 1795’e kadar varlığını sürdüren Ulusal Konvansiyon Meclisinin çözmek zorunda kaldığı temel problemler nelerdi?
Avrupa’da artan İhtilal karşıtlığı ve dış tehdidin savuşturulması, ekonomik krizin aşılması, ülke içindeki karışıklıklara ve isyanlara son verilmesi meclisin çözüm üretmesi gereken temel problemlerdi. 20 Nisan 1792’de Fransa sınırlarına yığınak yapan Habsburglara karşı ilan edilen savaş meclisin gündemindeki ilk konuydu.
Rejimin daha da sertleşeceğine işaret eden ve Mart-Nisan 1793’te Konvansiyon Meclisi’nde kurulan kurumlar nelerdir?
Kamu Selameti Komitesi, Genel Güvenlik Komitesi ve İhtilal Mahkemeleri.
Fransız İhtilalini gerçekleştiren grupları sayınız.
Girondinler, Montagnardlar, Jakobenler.
24 Haziran 1793’de yapılan halk oylaması ile kabul edilen ve Montagnardlar anayasası olarak bilinen 1793 anayasası, kendisinden bir önceki 1791 anayasasından hangi yönleri ile ayrılmaktadır?
Montagnardlar anayasası olarak bilinen 1793 anayasası fiilen hiç bir zaman yürürlüğe girmeyecekti. Ancak İhtilal’in bundan sonraki seyrine ışık tutması ve Fransa siyasetini şekillendiren ilkelere sahip olması bakımından büyük bir öneme sahipti. Federalist bir idare isteyenlere karşı yönetimde merkeziyetçilik taraftarı olanların zaferini ilan eden bu anayasanın ilk maddesi “Fransa Cumhuriyeti bir bütündür ve bölünemez”dir. Anayasanın öngördüğü genel oy ilkesiyle birlikte Fransa siyasal haklar konusunda mal varlığı ve servet koşulundan uzaklaşıyordu. Bu ilke 1791 anayasasını hazırlayan zihniyetten çok daha farklı bir bakış açısını göstermekteydi. 1793 anayasasının ilan edildiği devre göre oldukça ilerici bir diğer maddesi de basın özgürlüğünü düzenlemekteydi.
1795 anayasasının oluşturduğu meclis sistemini açıklayınız.
İki meclisli bir yasama organı öngören 1795 anayasasına göre yasaları “Beşyüzler Meclisi” yapacak ve bu yasalar ikiyüz elli kişiden oluşan “Yaşlılar Meclisi”nin onayından sonra yürürlüğe girecekti. Yürütme gücünün kullanımı ise Direktuar’a devredilmiştir. Beşyüzler Meclisi’nin önerdiği on kişi arasından, Yaşlılar Meclisi’nin seçtiği beş kişiden oluşması öngörülen Direktuar, seçtiği bakanlar eliyle ülkeyi yönetecekti.
İhtilal harplerinin ortaya çıkışında etkili olan nedenler nelerdir?
İhtilal ruhunun kısa süre içerisinde Avusturya’nın egemenlik sahasında yayılmaya başlaması ve Fransa hanedanı ile Avusturya hanedanı arasındaki akrabalık ilişkisi ilk tepkinin Viyana’dan yükselmesine sebep olacaktı. İhtilal’in ardından Fransa’yı terk eden göçmen aristokratların, Almanya’nın Coblenz şehrinde toplanmaları Prusya’nın, Fransa’dan yükselen isyan seslerine kulak kabartmasına yol açmıştı. Ayrıca İhtilal’in beraberinde getirdiği milli irade düşüncesi, özel olarak Prusya’nın Fransa sınırındaki topraklarını ve genel olarak da Avrupa’daki uluslararası sistemi tehdit etmeye başlamıştı. Nitekim Prusya sınırları içerisinde kalan Alsace’ın çoğunluğu Fransız’dı ve burada yaşayanlar 1790 Ekim ayında ayaklanarak “milli irade”lerini İhtilal rejimine katılma yönünde açıklamıştı. İhtilal hükümetinin Avrupa’ya rejim ihraç etmeye çalışması da Avrupa’nın monarşist başkentlerini hareketlendiren gelişmeler arasındaydı.
Birinci Koalisyon olarak isimlendirilen ve Fransa'ya karşı savaşan blok hangi ülkelerden oluşmaktaydı?
Avusturya, İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda, Napoli, Sardunya ve Sicilya.
İhtilal harpleri olarak bilinen süreç hangi anlaşma ile sona ermiştir?
Amiens Antlaşması (1802) İhtilal Harpleri olarak bilinen süreci sona erdirmiştir.
1799 anayasası ile birlikte Birinci Konsül seçilen Napoleon Bonapart'a hangi yetkiler tanınmıştır?
Yeni anayasaya göre seçmenler “güven duydukları kişilerin listesini” hazırlayacaklar ve Napoleon’a bağlı olan senato bu listelerden uygun gördüğü kişileri yasama meclisine seçecekti. Bunun da ötesinde dört farklı meclisin bulunduğu 1799 anayasası yasama gücünü paramparça ederek tüm iktidarı birinci konsülün elinde topluyordu. On yıl için Birinci Konsül olarak seçilen Napoleon Bonaparte geniş yetkilere sahipti ve yürütme gücüne hükmetmekteydi.
Napoleon Bonapart'ın gerçekleştirdiği reformlar nelerdir?
Bugün Fransa’da halen kullanılan vilayet (Départment) ve ilçe (Arrondissement) sistemi Napoleon tarafından yürürlüğe konulmuştur. Yargı sistemine de el atan Napoleon yargıçların halk tarafından seçilmesini öngören uygulamayı kaldırarak, atanma sistemini getirmiştir. Napoleon bugünkü Fransız Merkez Bankası’nı (Banque de France) kurmuş ve para basma tekelini bu bankaya vermiştir. Fransız eğitim sistemini de yeniden
düzenleyerek orta öğretim kurumlarının yönetimini devlete vermiş ve bugün “lise” olarak bildiğimiz okulları kurmuştur. İlk Fransız Medenş Kanunu'nu ve Medeni Ruhban Yasası'nı yürürlüğe koymuştur.
Napoleon Bonapart'ın düşüşünden sonra yeniden yürürlüğe konan 1814 anayasasının önemi nedir?
1814 Anayasası, İhtilal öncesi düzenin yeniden hayata geçirilmesi ile İhtilal’in getirdiği yeniliklerin sürdürülmesi eğilimlerini uzlaştırmaya
çalışan bir metin olarak karşımıza çıkmaktadır. Anayasa ile sınırlandırılmış meşruti bir sistemi öngören yeni anayasada ulusal egemenlik ilkesine yer verilmemektedir. Temel hak ve özgürlükleri, kralın tebaasına yaptığı lütuflar olarak tanımlayan anayasa, aristokrasinin, İhtilal öncesinde sahip olduğu ayrıcalıkları güvence altına almaktadır. Oy kullanmak dahil olmak üzere siyasi hakları yüksek vergi ödeme koşuluna bağlayan anayasa, kralı iki meclisten oluşan parlementer sistemle sınırlandırmaktaydı. Yürütme gücünü krala veren 1814 Anayasası yumuşak bir kuvvetler ayrılığını öngörmektedir. Yeni anayasa, bu bakımdan yasama, yürütme ve yargı erklerinin sert bir biçimde birbirinden ayrıldığı 1791 ve 1795 anayasalarından ya da erkleri mecliste veya imparatorda toplayan konvansiyon ve imparatorluk anayasalarından farklıdır.