Türkiye’de Ekonomi
Piyasa ekonomisi genel olarak ne anlama gelmektedir?
Piyasa ekonomisi ekonomik ilişkilerde piyasanın belirleyiciliğini öne çıkaran ekonomik sistemdir. Bu sistemde ekonomide belirleyici olan unsur piyasa koşullarıdır. Modern ulus devletlerin ortaya çıkması sürecinde en yaygın ekonomik sistemdir.
Piyasa ekonomisi belirli özellikleri nelerdir?
- Özel Mülkiyet
- Girişim Özgürlüğü
- Serbest Fiyat Politikası
Piyasa ekonomisi özelliklerden olan "girişim özgürlüğü" ne anlama gelmektedir?
• Girişim Özgürlüğü: Piyasada faaliyette bulunmaya yönelik girişim özgürlüğü olmasıdır. Piyasa ekonomisi açısından son derece önemli bir unsurdur. Piyasada adil bir rekabetin olabilmesi için piyasaya girişlerin serbest olması ve devletin bu alanda sınırlama/ engellemede bulunmaması gerekir.
Sosyalist ekonomik sistem nasıl ortaya çıkmıştır?
Sosyalist ekonomik sistem, piyasa ekonomisinin ortaya çıkardığı sorunların giderilmesine yönelik ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda piyasa ekonomisinin dayandığı ilkeleri ortadan kaldırır, farklılıklar ortaya koyar.
Sosyalist ekonomik sisteminin dayandığı temel unsurlar nelerdir?
Özel Mülkiyetin Olmaması
Merkezi Planlama
Sosyalist ekonomik sisteminin dayandığı temel unsurlardan olan "merkezi planlama" ne anlama gelmektedir?
Merkezi Planlama: Sosyalist sistemde üretim, fiyat, faiz, ücret vb. unsurlar piyasa tarafından değil, devlet/ kamu tarafından
belirlenir. Girişim özgürlüğü söz konusu değildir.
Karma ekonominin özellikleri nelerdir?
• Karma ekonomilerde devlet ekonomide aktif
olarak yer alır. Üretici olarak sistemin içindedir.
• Karma ekonomilerde devlet, ekonomik ilişkilerin yönünü belirler, rehberlik eder. Özel sektörün yatırım yapacağı alanlarda da yön
gösterici bir tavır sergiler.
• Karma ekonomilerde özel mülkiyet söz konusudur. Devlet, özel sektörü teşvik edip, geliştirmeye çalışır.
• Karma ekonomilerde belirleyici olan güç devlettir. Özel sektör, çok güçlü olmadığı için piyasada devletin belirleyiciliği söz konusudur.
• Karma ekonomilerde ekonomik ilişkilerde devlet belirleyiciliği söz konusu olduğu için, özellikle gelişme sürecinde devlete
yakın olma zenginleşmenin en önemli kaynaklarından birisi olarak öne çıkar.
Ekonomik sistemler hangi sorunun yanıtını bulmaya çalışır ve örgütlenme kaç şekilde ortaya çıkar?
Ekonomik sistemler neyin, nasıl ve hangi fiyata üretileceği sorusunun yanıtını vermeye çalışırlar. Ekonomik örgütlenme üç biçimde ortaya çıkar: (1) Kumanda ekonomisi, (2) piyasa ekonomisi, (3) karma ekonomi.
Ekonomik örgütlenme biçimlerinden olan "kumada ekonomisi" ne anlama gelmektedir?
Kumanda ekonomisi kamu kesiminin üretimin içinde doğrudan bulunduğu bir örgütlenme biçimidir. Kumanda ekonomisinde neyin, nasıl ve hangi fiyata üretileceği sorusunun yanıtını siyasetçi ve bürokrat verir. Dolayısıyla bu örgütlenme biçiminde iki kurum önemlidir. Bunlar önem sırasıyla: (1) Siyasetçi, (2) bürokrat biçiminde sıralanabilir.
Genel olarak değerlendirildiğinde Cumhuriyet’e geçiş sürecinde Osmanlı’dan devralınan ekonomik mirasın özellikleri nelerdir?
Osmanlı’dan devralınan ekonomik mirasın özellikleri şunlardır:
• Osmanlı’dan kalan büyük bir dış borç,
• Azınlıkların çok büyük bir bölümünün ülkeden ayrılması sonrasında ticaret, zanaat, girişim kültüründe önemli eksiklik,
• Millî bir burjuvazinin yokluğu,
• Özel sektörde birikim eksikliği,
• Tarıma dayalı bir yapı,
• Eğitimli nüfusun azlığı,
• Sanayinin zayıflığı,
• Çok azsayıda sanayi işletmesinin bulunması.
1923-1950 döneminde devletin ağırlıkta olduğu ekonomi politikalarının izlenmesinin dönemin şartlarından kaynaklanan birkaç önemli nedenleri nelerdir?
• En temel politikalarından birisini devletçilik oluşturdu. Dönemin devlet zihniyeti, ekonomik kalkınma ve modernleşmenin devlet eliyle gerçekleştirilebileceği düşüncesindeydi.
• Güçlü bir özel sektör yoktu. Özel sektörün elindeki sermaye birikimi yetersizdi. Bu bağlamda özel sektörün, o dönem için güçlü bir belirleyiciliği söz konusu değildi.
• Bankacılık ve finans sistemi de güçlü değildi. Yani güçlü bir özel sektörün belirleyiciliğini oluşturacak kurumsal alt yapı zayıftı.
• Ekonomik açısından çok kötü bir görüntü söz konusuydu. Devlet, kendi belirleyiciliğinde bir ekonomik kalkınmayla, kaynakların verimsiz alana yönelmesini engellemek istiyordu.
17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresinin temel amacı nedir?
İzmir İktisat Kongresinin temel amacı, ekonomiyle ilgili sorunları ortaya koymak, izlenecek ekonomi politikalarını belirlemektir.
İzmir İktisat Kongresi’nde çok önemli kararlar alınmıştır. Bu kararlardan bazıları nelerdir?
• Aşar Vergisinin kaldırılması (köylülerin ürettikleri üründen alınan vergi),
• Koruyucu gümrük tarifelerinin kabulü ve
bu konuda dış müdahalelerin reddi,
• Bir ana ticaret bankasının kurulması,
• Kambiyo merkezleri, özellikle nakit ve tahviller borsalarının millileştirilmesi, büyük
ticaret merkezlerinde hisse senedi ve tahvil
borsalarının açılması,
• Kendi limanlarımızda kabotaj hakkı tanınması,
• Sanayiyi teşvik kanununun günün ihtiyaçlarını karşılar hale getirilmesi ve beş yıl sonra 25 yıl süreyle uzatılması,
• Her yıl sergiler açılması,
• Sanayi bankasının kurulması,
• İşgücünün sekiz saat çalışması,
• Haftada bir gün çalışanlara tatil imkânı verilmesi,
• İş kazalarına uğrayanların hayatlarının işverenler ve kurumlar tarafından güvence altına alınması,
• Sendika hakkının tanınması.
Birinci beş yıllık sanayi planında hedefler doğrultusunda ağırlık verilen 5 ana sanayii sektörü nelerdir?
- • Dokuma,
• Maden,
• Selüloz,
• Seramik,
• Kimya.
İkinci Beş Yıllık Sanayi Planında öne çıkarılan
sanayi sektörleri neledir?
• Madencilik,
• Maden kömürü ocakları,
• Elektrik santralleri,
• Yakacak sanayi ve ticareti,
• Toprak sanayi,
• Gıda maddeleri sanayi ve ticareti,
• Kimya sanayi,
• Mihaniki sanayi,
• Denizcilik.
İthal İkameci sanayileşme ile ilgili bazı boyutlar nelerdir?
• İthal, ikâmeci sanayi anlayışı son derece doğru bir amaçla uygulamaya konuluyor. Amaç, yerli sanayiyi güçlendirerek, ithal
edilen ürünleri Türkiye’de üretmek. Böylece döviz harcamaları azalacaktır.
• İthal ikâmeci sanayi anlayışında hammadde, teknoloji, enerji ve bilgi olarak dışa bağımlı bir durum söz konusudur.
• Birçok temel girdide dışa bağımlı olunduğu için, bu sanayileşme anlayışının başarılı olabilmesi için üretilen ürünlerin yurt dışına satılabilmesi önemlidir. Üretilen ürünler kalitesiz ve dış rekabet için pahalı olduğu için üretilen ürünler, dış piyasalara satılamaz.
• Dış piyasalara satılamayan ürünler, iç pazarlara satılır. Girdiler açısından dışa bağımlı,
bu bağlamda sürekli döviz harcanan, ama
yurt dışına satış yapılamadığı için döviz getiremeyen bir sanayi öne çıkar.
1991-2002 döneminde 7 hükümet kurulmuştur. Bu durum siyasette istikrarsızlıklar anlamına gelmektedir. Bu dönem kurulan hükümetlerin önemli iki özelliği nedir?
1. Kurulan, koalisyon hükümetleri genelde
farklı ideolojiye sahip partilerden oluşmaktadır. Bu bağlamda ortak bir ekonomi politikaları bulunmamaktadır. Tek başına
iktidar olabilecek bir durum söz konusu olmadığı için, koalisyonun sorun yaşamadan devam ettirilmeye çalışılması öne çıkmaktadır. Bakanlıklar, koalisyon ortakları arasında paylaşılmakta, partiler kendilerine yakın isimleri yönetime getirmektedir. Bu durum hükümet politikalarının koordinasyonunda sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır.
Ekonomi politikaları açısından ise radikal kararlar alınamamaktadır.
2. Gerek koalisyon gerekse dışarıdan destekle kurulan azınlık hükümetinin yönetme gücü zayıftır. Özellikle azınlık hükümetlerinde hükümetin, yeterli çoğunluğa sahip olmaması, diğer partilere bağımlı bir politika izlemesine de yol açmaktadır. Partinin güven oylaması ile düşürülme ihtimalinin yüksek olması, siyaset ve ekonomide radikal kararlar almasını engellemektedir.
Ekonomi politikalarındaki başarılar, AK Parti’nin Cumhuriyet Dönemi’nde en uzun süre tek başına iktidar olmasında önemli rol oynadı. Günümüzde ekonomik alanda önemli bazı sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlardan bazıları nelerdir?
Günümüzde ekonomik alanda önemli bazı sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlardan bazıları şunlardır (Gökçen, 2017: 219-220):
• Sanayiye ve hizmetlere dayalı büyümenin
yavaşlaması,
• İnşaat ve konut yapımına dayalı büyümeye
ağırlık verilmesi,
• İstihdam yaratacak sektörlerde yatırım sıkıntısı nedeniyle işsizliğin artması,
• İç ve dış borçlanmadaki artış,
• Cari açık (ithalatın ihracatı geçtiği durumlarda oluşan açık / dış ticaret açığı) artışı nedeniyle ekonominin kırılgan hâle gelmesidir.
Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan ekonomik miras kısaca ne durumdaydı?
Osmanlı İmparatorluğu 1800’lü yıllarda askeri alanda yenilgiler, toprak kayıpları, iç istikrarın bozulmasıyla birlikte ekonomik alanda da sıkıntılar yaşar. 1800’lü yıllar Osmanlıda dış borçlanmanın arttığı, kapitülasyonların yaygınlık kazandığı döneme denk gelir. Bunun yanında İmparatorluğun son döneminde farklı cephelerde sürekli savaşlar söz konusudur. Savaşlarda erkek nüfusta önemli azalmalar yaşanmış, eğitimli nüfusta önemli kayıplar gerçekleşmiştir. İmparatorlukta ticaret ve sanayiinin önemli bir bölümünü elinde tutan azınlıkların ülkeden ayrılmaları, ticaret ve girişim kültüründe önemli sorunlar da ortaya çıkarmıştır. Osmanlı borçlarından Türkiye’nin payına düşen pay uzun yıllar önemli bir sorunu oluşturmuştur. Zayıf bir sanayi söz konusudur. Kısaca Cumhuriyetin kuruluş sürecinde çok kötü bir ekonomik tablo söz konusudur.
Sanayileşmeye yönelik ilk kapsamlı planlama ne zaman yapıldı?
Sanayileşmeye yönelik ilk kapsamlı planlama 1934 yılında uygulamaya sokulan 1. 5 yıllık Sanayi planı gerçekleştirildi.
1950 yılında yapılan seçimlerde Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle ne gibi ekonomik gelişmeler yaşandı?
1950 yılında yapılan seçimlerde Demokrat Parti iktidara geldi. Ekonomi politikaları olarak liberal bir anlayışı benimsiyordu. Özel girişimi, yerli sanayiyi destekleyecek önemli adımlar atıldı. Tarımsal üretimde önemli gelişmeler yaşandı. Sanayiinin GSMH payı arttı. Bankacılık sisteminin zayıflığı, özel sektörde sermaye birikiminin yetersizliği bu dönemde kamu yatırımlarının da artışını beraberinde getirdi.