aofsorular.com
SOS319U

Toplumsal Yapı: Kavramsal Arka Plan

1. Ünite 23 Soru
S

Toplum kavramını açıklayınız.

Toplum, bir coğrafyada yaşayan, aralarında duygu birlikteliği olan insanlardan oluşur. Bu iki unsura aidiyeti de eklemek gerekir. Toplum bir coğrafyada yaşayan + ortak yaşanan geçmiş/ paylaşımlar sonrasında aralarında duygu birlikteliği oluşan + kendini oraya ait hisseden insanlardan oluşan yapıdır. Bu unsurlara ek olarak toplum, o toplumda yaşayan insanlar arasındaki etkileşim ve iletişimin, bazen enformel bazen de resmî kurumlar/ gruplar aracılığıyla sağlandığı yapılardır. Bu unsurlardan yola çıkarak toplum “belirli bir coğrafyada yaşayan, ortak yaşanmışlıktan dolayı aralarında bir duygu bütünlüğü olan, kendini oraya ait hisseden ve aralarında kurallara dayalı düzenli/ sistematik etkileşim olan insanlardan oluşan bir yapı” olarak tanımlanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken unsur toplumun homojen bir yapı olmadığıdır. Toplumlar, içerisinde çok farklı grup/ kurumları barındıran yapılardır. Bu bağlamda da içerisinde geniş bir çeşitlilik barındırır.

S

Toplumsallaşmanın rolünü açıklayınız.

Toplumda uzun bir süre birlikte yaşanmışlıktan dolayı oluşan kültür, sonraki kuşaklara toplumsallaşma yoluyla aktarılır. Toplumsallaşma, kültürün devamlılığını sağlayan önemli bir unsurdur. Kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli rol oynayan, toplumsallaşma, bir toplum içerisinde öne çıkan değerlerin, tutumların, davranışların sonraki nesillerce öğrenilmesini/ benimsenmesini, kültürün devamlılığını sağlar. 

S

Toplumsallaşmanın aracıları nelerdir?

Toplumsallaşmanın aracıları olarak birkaç unsur öne çıkar:

  • Aile
  • Okul
  • Kreşler
  • Kitle İletişim Araçları
  • Devlet
  • Çalışma Hayatı
  • Kulüpler, Örgütler, Sivil Toplum Örgütleri
S

Toplumsal yapı nedir? Türkiye'nin toplumsal yapısını açıklayınız.

“Toplumsal yapı, toplumlarda varolan toplumsal kesimler ve kurumlar arasındaki ilişkiler bütününe işaret eder. Bu ilişkiler toplum üyelerinin davranışlarını biçimlendirir” (Kalaycıoğlu, 2017: 6). Türkiye’nin toplumsal yapısı ise, Türkiye’de var olan toplumsal kesimler, gruplar, kurumlar arasındaki ilişkiler bütününe işaret eder. Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkmaktadır. “Bir toplumda birbirlerini hiç tanımayan insanlar birbirleriyle ilişkilerini kaos, kargaşa, gerilim, çatışma yaşanmadan nasıl yürütebilmektedir?” Bu noktada toplumsal kurum kavramı öne çıkmaktadır.

S

Toplumsal kurum nedir? Açıklayınız.

Toplumsal kurumlar, belirli amaçları gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuş, bu amaçları gerçekleştirirken yaptırım ve ödüllendirmeleri yaygın olarak kullanan, insan davranışını yönlendiren, bu yönlendirmeyi yaparken belirli kurallardan hareket eden yapılardır. Her kurum bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkar ve bu süreçte ortaya çıktığı alandaki davranışları/ ilişkileri düzenler.

S

Her toplumda bulunan temel toplumsal kurumlar nelerdir?

Her toplumda 5 temel kurum bulunmaktadır:
• Aile: Aile, yeni doğmuş, savunmasız haldeki bir bebeğin önce kendi ayakları üzerinde durabilecek yeterliliğe sahip hale gelmesine, sonrasında da çoğu zaman bütün hayatı boyunca sürecek davranışları/ tutumları/ değerleri öğrenmesinde önemli role sahiptir. Aile, öğretme/ öğrenme ilişkisinde zaman zaman cezalandırmalara ve ödüllendirmelere de başvurur.
• Ekonomi: Ekonomi, bir toplumdaki üretim, dağıtım, bölüşüm, fiyat, faiz, ücret vb. ilişkilerin yönlendirilmesinde/ yürütülmesinde/ belirlenmesinde önemli bir işlev görür.
• Eğitim: Eğitim, küçük yaşlardan başlayarak çocukların belirli bir yaşa gelene kadar hem kültürel hem de mesleki birçok bilgiyi öğrenmesinde belirleyici olan kurumdur. Eğitim kurumu eğitimle ilgili süreçlerde eğitimin kaç yaşında başlayacağı, hangi derslerin okutulacağı, kişilerin hangi okullara gidebileceği, sınavların nasıl olabileceği, okulların işleyişi vb. birçok aşamayı ve bu aşamalarda eğitim kurumlarındaki ilişkilerin nasıl olacağını düzenler.
• Siyaset: Siyaset, bir toplumda var olan kesimler arasında iktidar, yönetim ilişkilerini düzenler.
• Din: Din, bir toplumdaki insanların manevi ilişkilerini düzenlemede önemli rol oynar.

S

Toplumsal eylem biçimlerini açıklayınız.

Sosyolojinin önemli isimlerinden Max Weber, toplumsal arka planı da olan 4 eylem/ davranış biçimini belirtir: Duygusal eylem, geleneksel eylem, değere yönelik rasyonel eylem, amaca yönelik rasyonel eylem.

• Duygusal eylem: Anlık ve kısa süreli duygulara dayalı olarak hareket edilmesidir. Gündelik hayatta sıklıkla karşılaşılan bir eylem şeklidir. Örneğin; trafikte sıkça yaşanan gerilimler, anlık öfkeye dayalı olarak yapılan kavgalar, mutlu bir haber karşısında gerçekleşen aşırı sevinç gösterileri, son derece soğuk bir kişiliğe sahip olan birinin çocuğunun düğünü/ mezuniyeti esnasında gözyaşlarını tutamaması örnek olarak verilebilir.

• Geleneksel eylem: Eylemin arkasında o toplumda hâkim olan gelenekler rol oynar. Kapıdan sağ ayakla çıkmak, uzun yola çıkan tanıdıkların arkasından su dökmek, evlilik ve cenaze ritüelleri örnek olarak verilebilir.

• Değere yönelik rasyonel eylem: Kişinin sonucunu öngördüğü bir eylemi din, inanç, ahlâk vb. değerlerden dolayı bilerek yapmasıdır. Kişi, eylemin sonunda karşılaşacağı durumu bilir. Yani rasyonel olarak yaşanacakların bilincindedir ama yine de değerlerinden dolayı eylemi gerçekleştirir. Örneğin; işyerinde gerçekleşen bir eylemi arkadaşının yaptığını bildiği hâlde ahlâki değerlerinden dolayı onu ele vermeyip, işten atılan bir kişinin durumu örnek olarak verilebilir. Burada kişi arkadaşını ele vermediği halde işten atılacağını bilmesine rağmen, dostluğu önemli bir değer olarak gördüğü için arkadaşını ihbar etmez.

• Amaca yönelik rasyonel eylem: Bir kişinin bütün süreçleri öngörüp, planlayarak bir eylemde bulunmasıdır. Bir mühendisin, boş bir arazide zemin koşullarını, iklim durumunu, ihtiyaç duyulan malzemeleri, mimari planlamayı vb. bütün süreçleri planlayarak bir bina/ köprü/ havaalanı inşa etmesi örnek olarak verilebilir. Gündelik hayattan örnekler olarak 3 ayda 10 kilo vermek isteyen bir kişinin diyetisyene gitmesi, beslenmesine dikkat etmesi, bedensel aktivitelerde bulunup, duygularına hâkim olup rasyonel bir şekilde 10 kiloyu vermesi, üniversite sınavında başarılı olmak isteyen bir öğrencinin bir yılını planlayıp hedefe yönelik olarak çalışması amaca yönelik rasyonel davranışa örnek olarak verilebilir.

S

Toplumsal değişmede belirleyici olarak öne çıkan temel faktörler nelerdir?

Toplumsal değişmede belirleyici olarak öne çıkan temel faktörler şunlardır:
• Teknolojik değişmeler,
• Nüfus hareketleri ve göçler,
• Kesimler arasındaki iletişim ve etkileşimler
• Asimilasyon.

S

Teknolojide yaşanan değişimlerin toplumsal hayata yansıması nasıl olmuştur? Örneklerle açıklayınız.

Teknolojide yaşanan değişimlerin toplumsal hayatta ve bireysel ilişkilerde/ davranışlarda ortaya çıkarttığı değişimlere Türkiye’den de çok sayıda örnek verilebilir. Örneğin; internetin yaygınlaşması ve internet kullanımının notebook, tablet bilgisayarlar ve cep telefonlarında genişlemesi önemli değişimleri ortaya çıkarttı. Bu değişimlere bazı örnekler olarak şunlar verilebilir:

• İletişim alışkanlıklarını değiştirdi.Teknoloji ve iletişimde yaşanan gelişmeler farklı illerdeki ve ülkelerdeki tanıdıklarla WhatsApp vb. uygulamalar üzerinden canlı görüşme yapmayı mümkün hâle getirdi. İnternet, iletişimi hızlandırdı, ucuzlattı ve küresel hale getirdi.

• İlişki kurma/ yaşama biçimlerini değiştirdi. Geçmişte yüz yüze etkileşim, en yaygın iletişim biçimiydi. İnsanlar belirli zamanlarda belirli mekânlarda bir araya gelir diyalog kurar, işbirliği yaparlardı. Günümüzde ise sanal iletişim çok yaygınlaştı. İnsanların internet ortamında tanışıp farklı alanlarda işbirliği yapma imkânları çok genişledi, yaygınlaştı. Birbirleriyle mekânsal alanda bir araya gelmeden/görüşmeden, farklı alanlarda ortak işbirlikleri yapmak kolaylaştı/ yaygınlaştı.

• Tüketim alışkanlıklarını değiştirdi. Geçmiştekinden farklı olarak dükkâna/ mağazaya gitmeden, satıcıyla pazarlık yapmadan, malın kendisini görmeden, alışveriş yapmak mümkün hale geldi.

• Çalışma ilişkilerinde önemli değişimler ortaya çıkarttı. Çok farklı sektörlerde, özellikle bilgiye dayalı sektörlerde işe gitmeden çalışmak mümkün hâle geldi. Part-time, uzaktan çalışma, tele çalışma şekilleri yaygınlaştı.

S

Nüfus Hareketleri ve Göçler toplumsal yapıyı nasıl etkilemektedir?

Toplumsal değişmeyi etkileyen önemli faktörlerden birisi de nüfus hareketleri ve göçlerdir. Türkiye açısından birkaç boyutuyla öne çıkmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde ağırlıklı olarak ekonomik kaygılar ve daha iyi iş olanakları, bunun yanında daha iyi eğitim, sağlık, alt yapı hizmetleri, daha geniş çeşitlilikteki kültürel etkinliklere ulaşma gibi nedenlerle kırsaldan özellikle büyük kentlere yoğun iç göçlerin yaşandığı süreçler söz konusudur. İç göçler hem göç edilen yerde yaşayanların hem de göç edenlerin değer, tutum ve davranışlarında önemli değişimlere neden oldu. Örneğin; 1960’lı yıllarda Doğu Anadolu ya da Karadeniz’in bir ilinden İstanbul’a göç eden bir ailenin ikinci ve üçüncü kuşak nesilleriyle ilk göç eden aile bireyleri arasında önemli değer/ tutum/ davranış farklılıkları bulunmaktadır.

S

Kültürel Etkileşim ve Temaslar

Toplumlar/ gruplar ve insanlar arasındaki etkileşim ve ilişkiler de önemli toplumsal/ kültürel değişmelere neden olabilir. Bu boyuta örnek olarak Türkiye’nin ve birçok ülkenin modernleşme serüveni verilebilir. İki farklı ülkenin savaş, turizm, ticaret, eğitim, spor vb. unsurlarla etkileşim içine girmesi, birbirlerini tanımalarına da neden olur. Bu süreçte ülkeler karşılıklı birbirinden etkilenebilirler. Özellikle bu etkileşim sürecinde bir ülkenin diğer ülkenin kendinden üstün özelliklere sahip olduğu düşüncesine kapılması, diğer ülkeye hayranlık duyması hayranlık duyan ülkenin kendi unsurlarında değişiklikler yapmasına, diğer ülkeye benzemeye çalışmasına da yol açabilir. Yaşanan gelişmeler, ülkenin toplumsal yapısında önemli değişimlere yol açabilir. 1700’lü yıllardan itibaren Batı ülkeleriyle etkileşim sürecinde, özellikle modernite ve sanayileşmenin de etkisiyle Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan modernleşme sürecinde bu karşılıklı etkileşim sürecinin önemli etkisi bulunmaktadır.

Bunun yanında mikro boyutta etkileşimler de önemli kültürel değişimler ortaya çıkarır. Örneğin; farklı bir etnik gruba, azınlığa, dinden olan kişiye büyük ön yargı taşıyan bir kişi ya da aile ön yargı taşıdığı kesime ait kişilerle ilişkiye geçtiğinde, bir komşuluk ilişkisi yaşamaya başladığında, zamanla birbirlerine yönelik ön yargılar aşınacaktır.

S

Asimilasyon nedir? Asimilasyon ile toplumsal yapıların değişimini açıklayınız.

Bir ülkenin diğer ülkeyi işgal etmesi ve işgal ettiği ülkenin kültüründe zorla değişime gitmesidir. Tarihte çok sayıda örneği bulunmaktadır. Özellikle sanayileşme sürecinde çok uzun süre Afrika ülkelerinin işgal edilmesi, işgal edilen ülkelerde yerel dilin yasaklanması, işgal eden ülkenin dilinin konuşulmasının zorunlu tutulması, insanların isimlerinin değiştirilmesi, eğitimin işgal eden ülke müfredatınca gerçekleştirilmesi,yazılı ve görsel basının sürekli işgal eden ülkenin kültürel öğelerini yansıtması sonrasında kültürün değişmesidir. Bugün Afrika’da, geçmişte İngiltere, Fransa, Belçika gibi ülkeler tarafından işgal edilmiş ve asimilasyon sürecinde kendilerine ait yerel kültürel değerleri kaybetmiş çok sayıda ülke bulunmaktadır.

S

Marx, kapitalizmin gelişmesiyle birlikte toplumda hangi sınıfların önem kazanacağını belirtir?

Marx, kapitalizmin gelişmesiyle birlikte toplumda iki sınıfın merkezî önem kazanacağını belirtir:
• Proleterya - İşçi sınıfı
• Burjuvazi - İşveren sınıfı.

S

Max Weber'e göre toplumda tabakalaşmaya neden olan unsurlar nelerdir?

Max Weber, toplumda tabakalaşmaya neden olan birkaç faktöre değinir.
• Sınıf: Weber, sınıf kavramını Marx’ın kullandığı anlamdan daha geniş bir bağlamda kullanır.
• Statü: Toplumsal onuru temsil eden statü kavramı Weber’e göre toplumsal tabakalaşmayı anlamada çok önemlidir.
• Bir örgüte üye olma: Weber, farklı örgütlere üye olma ve bundan kaynaklanan toplumsal prestijin de tabakalaşmaya neden olduğunu vurgular.

S

Toplumlarda statü farklılaşmasına yol açan faktörler nelerdir?

Toplumlarda statü farklılaşmasına yol açan bazı faktörler şunlardır:

• Meslek: Kişinin sahip olduğu meslek, kişiye gösterilen toplumsal saygıda belirleyici unsurlardan birisidir. Örneğin; doktor, savcı, asker, ayakkabıcı, terzi farklı statüye sahip mesleklerdendir.

• Para/ zenginlik: Özellikle bireyciliğin geliştiği, zenginliğin, tüketimin önemli bir değer olduğu toplumlarda zenginlik/ yüksek gelir önemli bir prestij farklılığına sebep olabilir. Birçok toplumda zenginlerle yoksullara gösterilen saygıda önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu noktada Türkiye açısından bir saptamada bulunmak mümkündür. Türkiye, 1970’li yıllarda mesleğe dayalı statülerin önemli olduğu bir ülkedir. Doktor, öğretmen, kaymakam, savcı, memur gibi mesleklere sahip olma toplumsal alanda yüksek prestije sahip olma anlamına da gelmektedir. Kanaatkârlık, kendi kendine yetme, tasarruf, gelire uygun tüketim önemlidir. Oysa 1980’li yıllar, dünyada ve Türkiye’de önemli değişimlerin yaşandığı yıllardır. Bireycilik, para kazanma, gösteriş tüketimi, zenginlik önemli değerler hâline gelir. Bu bağlamda mesleğe dayalı statüler yerini para kazanmaya/ zenginliğe dayalı statülere bırakır. Yeni dönemin toplumsal alanda saygı gören tipleri, nasıl kazandığına bakılmadan önemli servete sahip olan kesimlerdir.

• Ten Rengi: Kişinin ten rengi kişiye gösterilen toplumsal saygıyı farklılaştırabilir. Örneğin; Güney Afrika’da ve ABD’de çok uzun yıllar siyahi ten rengine sahip olan kişiler sadece ten renginden dolayı toplumsal tabakalaşmada alt statü gruplarını oluşturdular.

• Etnisite ve Din: Özellikle günümüzde statü farklılıklarında belirleyici unsurlardan bazılarını oluşturur. Örneğin; birçok ülkede etnik ve dinsel olarak azınlıkta olan gruplara yönelik ayrımcı uygulamalara sıklıkla şahit olunmaktadır.

• Cinsiyet: Kendi başına sadece biyolojik bir farklılığa işaret eden cinsiyet kavramı farklı toplumlarda toplumsal saygıda büyük farklılıklar oluşmasına neden olabilir. Ataerkil / erkek egemen zihniyetin hâkim olduğu yapılarda, toplumsal cinsiyete dayalı olarak kadınların toplumsal hayatın farklı alanlarında büyük ayrımcılıklara uğradığı görülmektedir.

• Aile: Kişinin içinde bulunduğu aile de toplumsal saygınlıkta belirleyicidir. Örneğin; bir ülkede çok önemli bir siyasetçinin, çok zengin bir iş adamının oğlu olmak kişiye diğerlerine göre farklı saygı gösterilmesine neden olabilir.

S

Toplumsal hareketlilik nedir? Kaç çeşit toplumsal hareketlilik vardır?

Toplumsal hareketlilik, bir toplumda farklı pozisyonlar ve konumlar arasındaki değişmeleri ifade eder. İki tür toplumsal hareketlilik vardır: 1- Dikey Hareketlilik, 2- Yatay Hareketlilik

S

Dikey toplumsal hareketliliği açıklayınız.

Bir toplumda birbirinden çok farklı pozisyonlar ve konumlar arasındaki hareketliliği ifade eder.
Tarihsel süreçte toplumsal yapıdaki gelişmeleri anlama adına son derece önemli bir kavramdır. Toplumda dikey hareketliliğin varlığı, farklı kesimlerin gelecekte konumlarını/ pozisyonlarını değiştirme  anlamında önemli bir umudu içinde barındırır.

S

Fichter tarafından açıklanan bir toplumda aşağıdan yukarıya doğru gerçekleşen dikey toplumsal hareketliliğin nedenleri nelerdir?

Fichter, bir toplumda aşağıdan yukarıya doğru gerçekleşen dikey toplumsal hareketliliğin nedenleri olarak beş faktörü öne çıkartır: 1- Göçler, 2- Farklı doğurma oranları, 3- Bireysel rekabeti teşvik eden kültürel ortam, 4- Eğitim, 5 – Eşitliğin önemli bir değer olması

S

Eğitim toplumsal hareketliliği nasıl etkilemektedir?

Bir kişi, iyi bir eğitim alıp meslek sahibi olarak ailesinin bulunduğundan çok daha farklı bir statüye sahip olabilir. Türkiye açısından değerlendirildiğinde ailesi küçük çiftçilikle uğraşan, çocuklukta çobanlık yapan kişilerin siyasette en üst makamlara geldiği, bakan, başbakan, milletvekili olabildiği durumlar söz konusudur. Yine ailesi çok fakir olup ekonomik olarak alt ekonomik grupta bulunan insanların, iyi bir eğitimle yüksek gelirli mesleklere sahip olduğu on binlerce örnek söz konusudur.

S

Yatay hareketlilik nedir? Açıklayınız.

Yatay Hareketlilik; Benzer prestije sahip pozisyonlar ve konumlar arasındaki hareketliliktir. Günümüzde çok yaygın toplumsal hareketlilik şeklidir. Müfettiş olan bir kişinin uzman, küçük bir esnafın işçi olması gibi pozisyonlar arasındaki değişmelerin kişinin prestijinde farklılık yaratmadığı hareketlilik türüdür. Toplumsal yapı açısından sağlıklı toplumlar, dikey hareketliliğin önünün rekabete, liyakate, eşitliğe dayalı olarak açıldığı, torpile/ ilişkiler ağına dayalı yükselmelerin ortadan kaldırıldığı/ zayıflatıldığı toplumlardır.

S

Coğrafi hareketlilik nedir? Açıklayınız.

Coğrafi Hareketlilik: Farklı coğrafi bölgeler arasında yapılan hareketliliktir. Basit bir göç hareketi olarak değerlendirilemez. Çok büyük toplumsal etkileri olan hareketlilik şeklidir. Örnek olarak Türkiye’de çok uzun yıllar yoğun olarak gerçekleşen kırsaldan/ köyden, büyük şehirlere yapılan göçler, Türkiye’den Almanya’ya 1960’lı yıllardan itibaren yapılan göçler verilebilir

S

Coğrafi hareketliliğin toplumsal yapıya etkileri nelerdir?

Coğrafi hareketliliğin toplumsal yapıya çok farklı etkileri olmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
• Toplumsal ve kültürel değişmeye neden olur.
• Toplumsal dikey hareketliliği neden olur.
• Göç edilen yerlerde, coğrafi yakınlığa dayalı bütünleşmeleri arttırır. Türkiye’de büyük şehirlerde özellikle bir dönem çok yaygın olan hemşeri dernekleri ve hemşerilik olgusunun çok önemli olması bu bütünleşmeye örnek olarak verilebilir. Almanya’ya çalışmak için giden ilk kuşak Türklerin Türkiye’deki benzer yaşam tarzlarını Almanya’da sürdürmeleri, Türk mahallelerinin kurulması, Türk kahvelerinde zaman geçirilip Türk bakkallarından alışveriş yapılması, yabancı dil öğrenilmeden Türkçe konuşularak hayatın devam ettirilmesi vb. örnekler verilebilir.
• Gidilen bölgelerde önemli uyum sorunlarının yaşanması ve sosyal gerilimlerin ortaya çıkmasına neden olur.
• Göç eden kişilerin önemli bir bölümünün düşük vasıflı olması, kayıt dışı ekonomiyi de arttırır.
• İlk kuşak ve sonraki kuşak arasında kültürel çatışmalar ortaya çıkar.

S

Kültür nedir? Açıklayınız.

Toplum ile ilgili önemli kavramlardan biri kültür kavramıdır. Bireyler açısından kültür “bireyin doğumundan ölümüne kadar geçen sürede öğrendiği şeyler bütünü” olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda kültür, içinde bulunulan yapılardan derinden etkilenir. Makro anlamda ise kültür “bir toplumda var olan değer, tutum, inanç, sembol vb. unsurların oluşturduğu bir bütün”dür. Kültür, toplum, kurum, grup içindeki bireylerin değer, tutum ve davranışlarını etkiler. Kültürü oluşturan bazı temel unsurlar olarak değerler, normlar, tutumlar, semboller, inançlar, gelenekler ve dil sayılabilir.