Macit Gökberk-Takiyettin Mengüşoğlu-Nermi Uygur-İsmail Tunalı
Macit Gökberk’in kaygıları, neye dayanmaktadır?
Yetiştiği dönemin şartlarının da etkisiyle, siyasal bir temele dayanmaktadır. Söz konusu siyasi temel, üyesi olduğu toplumun, savaşları sürekli kaybetmesi, toprakların işgal edilmesiyle kurumların çökertilmesi, yeni bir yapılanmayla ayağa kalkma çabaları, dönemin bütün düşünürlerini derinden etkilemiştir.
Gökberk, Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları adlı çalışmasının önsözünde ne bildirmiştir?
Tanzimat’tan itibaren etkili olan aydınlanmacı ve romantik kültürün köklerini ortaya koyarak, Avrupalı kültür dokumuzun çözümlemesi yolunda küçük bir adım atmak istediğini bildirmiştir.
Macit Gökberk’in kabulleri nelerdir?
1- Türkiye’nin, iyileşmesine ihtiyaç var ve bu iyileşme çabaları, Tanzimat’tan itibaren doğru olarak sürdürülmektedir.
2- Türkiye’nin iyileşmesi Aydınlanma değerlerinin tam olarak kabul edilmesiyle gerçekleşecektir.
3- Doğu ile Batı arasında kültür çatışması yoktur çağların çatışması vardır. Yani Ortaçağ değerleri ile Yeniçağ değerleri çatışmaktadır.
4- Ona göre adı ne olursa olsun, değişmenin amacı, hep bildiğimiz gibi, Batı uygarlığıdır, bu uygarlığın yapı ve tutumunu benimsemedir . Varoluşumuzu bir zamanlar biçimlendirmiş olan bir varlık planını bırakıp bir yenisine yöneldik, şimdi bu yenisini gerçekleştirmeye uğraşıyoruz. Batı hızla değişmektedir. Batı, Batı’lı olmaktan çıkmış bütün insanlığın malı olmuştur.
5- Dinden boşalan yeri, felsefenin doldurmasından başka çare yoktur. Felsefe, lüks değil, gerekliliktir.
6- Felsefenin başlıca işlerinden biri, çağın kültürüne bilincini duyurmak, bu bilinci sistemli bir aydınlığa ulaştırıp kültürün gücünü artırmaktır. Bunalımlı dönemlerde felsefenin görevi, bütün varlığımızı kucaklamak, varlığın bütününü kavramaktır.
Macit Göktürk Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları (1948) adlı ilk kitabında neyi hedeflemiştir?
Esas olarak Aydınlanma dönemi özellikleri çerçevesinde, tarih felsefesinin önemini göstermeyi ve sahip olduğu nitelikleri tanıtmayı hedeflemiştir.
Macit Gökberk'ün Felsefe Tarihi (1961) adlı ikinci kitabının amacı nedir?
Önsöz’de, “felsefe problemlerini çözmenin sürecini anlatan felsefe tarihinin standartlaşmış bilgilerini öğrenciye tanıtmak” şeklinde ifade edilmiştir.
Macit Gökberk'e felsefe tarihi ne ifade etmektedir?
Ona göre felsefe, felsefeye özgü olan, iyi, doğru, güzel nedir gibi bir takım soruları, özel bir tutumla ele alır. Felsefede görülen tutum da, hep temele kadar gitmek, sonuna kadar gitmek çabasıdır. Felsefenin bütün tarihi boyunca uzayıp giden bu çabalar, felsefe tarihinin konusunu oluşturur. Felsefenin ne olduğu da, ancak bu sürüp giden çalışmaların tümünü kavramakla, bunları toplu bir bakışta düzenlemekle anlaşılabilmektedir.
Ona göre felsefe tarihi, felsefeyi oluşturan belli başlı filozofların sürüp giden bir tartışması şeklinde de görülebilir. Sorunların ortaya konuluşu ile bunların çözüm denemeleri, bu filozofların yapıtlarında gerçekleşmiştir. Felsefenin tarih boyunca evrimi, gerçekte, bu kaynakların kendisinden, öğrenilebilir. Bunlar bize felsefenin, büyük ustalarının eliyle nasıl işlendiğini, nasıl yapıldığını, doğrudan doğruya gösterirler; dolaysıyla bize felsefede yaratıcılığın yollarını açarlar.
Macit Gökberk'e göre özgün felsefe üretebilmek için ne gerekir?
Özgün felsefeleri yaratmış olan tutumu bizde de yinelemek, yani özgün felsefeler okuluna gitmek, onların okulundan yetişmek, birikimlerine sahip olmak gerektiğinin altını çizmiştir. Türkiye’de özgün felsefe olmamasının nedenleri olarak, büyük bir felsefe geleneğinin olmaması, Cumhuriyet döneminde felsefeci sayısının azlığı ve yeterli düşünce özgürlüğün bulunmaması sayılmışlardır.
Gökberk’e göre aydınlanma nedir?
Düşünme ve değerlendirmenin geleneklere bağlı olmaktan kurtulup insanın kendi aklı ile, kendisinin yapmış olduğu denemeler ve gözlemler ile hayatını aydınlatmaya giriimesidir. Aklın yol göstericiliği, din ve geleneği aklın eleştirel süzgecinden geçirmek anlamına gelir.
Takiyettin Mengüşoğlu'nun yapmayı düşündüğü şey nedir?
Ontolojik temellere dayanan felsefi antropolojidir. İnsan fenomenlerinden kalkacak, ilimlerin sonuçlarına ters düşmeyecek ve fenomenlerde açığa çıkandan fazlasını ileri sürmeyecek. Felsefi antropoloji, insanı konkret bir bütün olarak görür; onu ruh ve bedene ayırmaz ve insan fenomenlerini bu bütünlükten kalkarak ele alır.
Takiyettin Mengüşoğlu'na göre Kant ve Scheler’de ‹İnsan Problemi (1949) adlı çalışmasının önemi nedir?
Bu kitabı, felsefi antropoloji üzerinden gitmesini gerektiğini gösterdiğinden önemsemekte ve tarihi olarak tanımlamaktadır. Ayrıca varlık ve bilgi problemlerinin felsefenin birbirlerinden ayrılmaz temel sorunları olduğu gerçeğiyle de bu çalışmada karşılaşmıştır.
Takiyettin Mengüşoğlu, Değişmez Değerler, Değişen Davranışlar (1965) isimli çalışmasında hangi soruları ele almıştır?
Felsefe tarihi boyunca felsefeyi belirlemiş olan dört soruyu Kant’ın belirlediği sırayla ele almıştır: 1- Ne biliriz? 2- Ne yapmamız lazım? 3- Şimdiki hayatımızda sonraki hayatımız için ne umut edebiliriz? 4- İnsan nedir?
Takiyettin Mengüşoğlu'nun Fenomenoloji ve Nicolai Hartmann (1976) adlı çalışmasının konusu nedir?
Husserl’in geliştirmiş olduğu fenomenoloji ile Hartmann’ın geliştirdiği yeni ontoloji arasındaki ilişkileri konu edinmiş ve ağırlıklı olarak Hartmann’ın düşüncelerini tanıtmıştır. Çalışmanın temelini bilgi anlayışındaki değişimler oluşturmaktadır.
Mengüşoğlu’na göre, bir yerde felsefenin olup olmaması neye bağlıdır?
Felsefenin ancak yüksek bir bilim kültürün bulunduğu yerde ortaya çıktığını belirten Mengüşoğlu’na göre, bir yerde felsefenin olup olmaması, derin ya da sathi olması, orada bilimin ve bilimsel araştırmaların bulunmasına, bunların derin veya sathi olmasına bağlıdır.
Fenomenoloji nedir?
Nesnenin mahiyetine ulaşarak kesin bilgiyi elde etmek isteyen ve Edmund Husserl tarafından geliştirilen felsefe yöntemidir.
Nermi Uygur, Edmund Husserl’de Başkasının Beni Sorunu (1958) başlıklı kitabının amacını nasıl açıklamıştır?
Başkasının beni sorunuyla ilgili olarak Husserl’in ileri sürdüğü savları, arka planlarından kalkarak, taşıdıkları güçlüklerin altını çözerekten, yeniden kurmak, objektif bakımdan bağlı bulundukları -çok kez kuşatıcı- başka savların içine yerleştirmek, çepeçevre yorumlamaktır.
Nermi Uygur'un baş yapıtı hangi çalışması sayılır?
Felsefenin Çağrısı (1962).
Nermi Uygur'un hangi kitabı, Türkiye’de felsefe yapmanın şartlarını ve felsefeyle uğraşanların durumlarını sorgulamaktadır?
100 Soruda Türk Felsefesinin Boyutları (1974).
Nermi Uygur’a göre, hangi soru, felsefe sorularının kuruluşunu belirler?
Nedir sorusu.
İsmail Tunalı’nın bütün çalışmaları ne ile ilgilidir?
Estetikle ilgilidir.
İsmail Tunalı’ya göre estetik fenomenin ontik bütünlüğünde hangi temel yapı elamanları yer alır?
Dört temel yapı elamanı yer alır: Estetik süje, estetik obje, estetik değer ya da güzel ve estetik yargıdır.