Vatandaşlık, Eşitsizlikler ve Tabakalaşma
Vatandaşlık nedir?
Vatandaşlık ya da diğer adıyla yurttaşlık genel olarak bir devlete ait olmakla ilgili haklar ve yükümlülükler getiren birey ve devlet arasındaki bir hukuksal bağ olarak tanımlanmaktadır.
Vatandaşlık hakları nelerdir? açıklayınız.
Vatandaşlık yüzyıllar içinde üç hak biçimi üzerinden gelişmiştir: Ekonomik, kültürel ve sosyal haklar. Bunların ilki, yiyecek ve barınmayı kapsayan refah ve temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik haklardır. İkincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren kültürel haklardır. Üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan siyasal haklardır.
Vatandaşlığın sosyolojik analizinin ele aldığı konular nelerdir?
Vatandaşlığın sosyolojik analizi, toplumsal kimlik ve aidiyet; hukuki statü ve bunun getirdiği
haklar/yükümlülükler; eşitsizliğin doğası ve sosyoekonomik kaynaklara erişim meselesi üzerinden ele
alır.
Antik Yunanda vatandaşlık kimleri kapsar?
Antik Yunan’da vatandaşlık, kadınları, köleleri ve yabancıları dışarıda bırakmakla birlikte, hür ve servet sahibi erkeklerin kamusal yaşama sırası geldiğinde yöneten ve yönetilen olarak katılması anlamına gelmekteydi.
Yurttaşlık nedir?
Yurttaşlık, bireyin başka bir bireyle veya bir grupla değil, esas olarak devlet fikriyle bağını tanımlar. Yurttaş kimliği, devlet tarafından verilen haklarda ve hepsi eşit statüde, özerk birer kişi olarak yurttaş bireylerce yerine getirilen görevlerde saklıdır. İyi yurttaş, devlete bağlılık duygusu besleyen ve görevlerini yerine getirme sorumluluğunu taşıyandır.
Tiranlık nedir?
Diktatörlük ve modern totaliterlik dahil tüm yönetim biçimlerini içeren tiranlık, tek adam yönetiminin bozulmuş bir biçimidir. Bireyin statüsü daha da alçalarak tiranın rejimini her şeyiyle destekleyecek
düzeye iner. Siyasal duygu, tirandan beslenen coşkun bir sevgidir. Gerek duyulan tek yeterlik de Tirana destek seferberliğine katılmaktır.
Kadınlar vatandaşlık statüsüne neden çok geç dahil olmuşlardır?
Kadınlar ulus-devletin inşa sürecinde vatandaşlık dairesine en geç dahil olan toplumsal kesimdir.
Bunun en önemli nedenlerinden biri, tarih disiplini içindeki geleneksel “özne” anlayışında, devletlerin, ulusların, yurttaşların, partilerin ya da kurumların anlatısında eril bir dilin egemen olmasıdır.
Diğeri ise feminist çalışmaların kadın ve yurttaş meselesinin kuramsal boyutunu ihmal etmesidir;
çünkü kadın hareketi daha çok kadınların pratik sorunlarına odaklanmıştır. Kadınlar, özellikle yasal haklar açısından vatandaşlık hukukunun ataerkil cinsiyetçiliğinin gölgesinde kalmış ve toplumal eşitsizlikler için yüzyıllardır mücadele etmiştir.
Radikal Demokratik Vatandaşlık nedir?
Radikal demokratik vatandaşlık hem cumhuriyetçiliğin kamu yararı fikrinin çoğulluğuna hem de liberallerin savunduğu bireysel özgürlüklerin kolektif kimlikler üzerinden radikalleştirilmesine inanan
bir yurttaşlık fikridir.
Avrupa Birliğin Vatandaşlığın temelleri ne zaman ve nasıl atılmıştır?
AB vatandaşlığının temelleri Avrupa Ekonomik Topluluğunun Demir Çelik ve Kömür Anlaşması, Avrupa Tek Senedi (1986) ve esas olarak da siyasal bütünlüğü hedefleyen Maastrich Antlaşması (1992) ve Amsterdam Antlaşması (1997), Lizbon Antlaşması (2007) gibi ekonomik ve siyasal anlaşmalarla atılmıştır.
Avrupa Birliği Vatandaşlığı nedir? Açıklayınız.
Avrupa Birliği Vatandaşlığı, esasında Avrupa’ın uzun erimli ekonomik ve siyasal bütünleşme eğilimlerinin sonucunda ortaya çıkmış bölgesel bir vatandaşlık pratiğidir. AB vatandaşlığı, ilk kez bir
ülkenin coğrafi sınırları olmaksızın ve ulus-devlet egemenlik alanı dışında hukuksal bir gövde olarak
açığa çıkan bir vatandaşlık kategorisidir.
Avrupa Birliği Vatandaşlığına yönelik tanınan haklar nelerdir?
AB vatandaşları için geçerli olmak üzere bazı alanlarda ulus-devlet-vatandaş arasındaki zorunlu bağı ve hukukunu aşan bazı haklar sağlamıştır: Dolaşım özgürlüğü, üçüncü ülkelerde diplomatik korunma, belediye seçimlerinde ve AB parlamento seçimlerinde oy verme ve aday olma hakkı, AB parlamentosuna dilekçe verme hakkı, idari sorunlarla başetmesi beklenen bir arabulucuya
(ombudsman) başvuru hakkı. Bunlar AB vatandaşlığı için uygun görülmüş, herhangi bir doğrudan
yükümlülük dayatmayan aktif ve pasif haklardır.
Evrensel Vatandaşlık İdeali nedir?
Evrensel vatandaşlık ideali, modern ulus-devletin kamusal alanda ve yasa önünde vatandaş olan herkes için eşitlik prensibinin bir uzantısı olarak düşünülmüştür.
Evrensel vatandaşlık idealinin dayandığı anlamlar nelerdir?
Evrensel vatandaşlık idealinin iki anlam taşıdığını belirtir:
1. Belirli ya da özel olanın aksine genel olarak tanımlanan evrensellik anlayışı.
2. Herkes için aynı şeyi söyleyen ve aynı şekilde herkes için geçerli olan kanun ve kurallar anlamındaki evrensellik fikri.
Bazı toplumlarda göçmenler niçin marjinalleştirilir?
“Neden bazı ülkelerde göçmenler, toplumla sorunsuz bir biçimde bütünleşip o toplumun bir parçası olabilirken bazı toplumlarda göçmenler marjinalleştirilmektedir?” Bunun cevabı, peşinen göçmenlerin karakteristik özelliklerine göre değil, daha ziyade söz konusu toplumların tarihleri, ideolojileri, vatandaşlık anlayışları ve yapılarına dayanmaktadır. Ulus-devlet modellerinin farklılaşması farklı vatandaşlık anlayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bazı göçmen ülkelerinde, göçmenlerin vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika)
İnsanları vatandaşlık haklarından mahkum bırakan durumlar nelerdir?
Savaş, işgaller, diktatörlükler, açlık, yoksulluk, iklim değişimleri, siyasal baskılar, diktatörlükler, soykırımlar, sistematik toplumsal terör, geç kapitalist dönem ve neo-liberal sömürü politikaları, toplu yersiz-yurtsuzlaştırmalar, ucuz işgücü transferleri bugün insanları en temel vatandaşlık haklarından mahrum bırakarak mülteci, vatansız ve kaçak insanlara dönüştürmektedir.
Feodal Sistem nedir?
Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik bir statüydü. Bireyin bu sistemdeki duygusu, ilişkinin karşılıklılık içeren doğasınca basit bir piramit şeklinde biçimlenmişti;
astın hizmeti, üstün himayesi. Sonuç olarak, istenen yeterlilik bireyin hayat içindeki konumuna bağlıydı.
Monarşik sistem nedir?
Monark-tek hükümdar o siyasal yapıya dahil olan ve onun uyruğu statüsündeki tüm diğerlerinden ayrıdır. Uyruktan, monarkın şahsına da, tacına da ülkenin bir simgesi olarak bağlılık duygusu göstermesi beklenir. Uyruktan beklenen yeterlilik asgaridir, zira asıl gereken onun sessizce itaat etmesidir.
Ulus nedir?
Ulus: Bireyler kendilerini ulusla özdeşleştirirken statülerini bir kültürel grubun (nasıl tanımlandığı önemli değil) üyeleri olarak kabul ederler. Bu kimlik biçimine ait duygu, ulus sevgisi ve o ulusun geleneklerine dair bilinçtir. Dolayısıyla da ulusu geçmişte de bugün de “büyük” kılanı bilmek istenen
bir yeterlik türüdür.
Antik Yunanda yurttaşlığın sağladığı ayrıcalıklar nelerdir?
Antik Yunan’da da yurttaş niteliği bazı ayrıcalıklar sağlıyordu: Halk meclislerinde yasaları tartışmak ve oylamak, yöneticileri seçmek ve elbette vergi ödemek ve askerlik görevini yerine getirmektir.
Modern vatandaşlığın ortaya çıkmasında etkili olan en önemli etmen nedir?
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç Fransız Devrimi’dir. Zira Fransız Devrimi’nde sivil toplumun daha geniş kesimleri siyasal ve medeni haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir. Dolayısıyla yurttaşlığın sınırları da ulus-devletin kendi sınırlarıyla özdeşleştirilmiştir.