Kitle iletişimi süreci neredeyse, tek yönlüdür. Kitle iletişim araçlarından gelen bütün mesajlar izler kitleye kesinlikle ulaşmaktadır. Mesajın kitleye ulaşımı sadece aracın kendisiyle değil, izler kitlenin kendi içindeki iletişimi ile de sürmektedir. Kitle iletişim araçlarının bir takım işlevleri olduğu ve bu işlevlerin varlığı sayesinde kitle üzerinde etkili olduğu kabul edilmektedir. Bu işlevleri şöyle sıralamak mümkündür (Gösterişli, 2008);
Bilgilendirme İşlevi: İzleyicilerin kitle iletişim araçlarından kendilerini eğlendirmenin dışında en önemli beklentileri bilgi sağlaması, diğer bir deyişle bilgilenmedir. İnsanlar gerek kendilerini tanımlayabilmek için, gerek toplumun farklı kesimlerinde yaşayan insanları anlamlandırabilmek için kitle iletişim araçlarına ihtiyaç duymaktadırlar. Hayatın hemen hemen tüm kesitlerini, farklı yaşayışları, inançları ve neredeyse insana ait her şeyi sunan bu araçlar bir yandan halka bilgi verirken, diğer bir yandan da halkın haberdar olma gereksinimini karşılamaktadır. Ancak bu araçların bilgilendirme işlevini ne derece yerine getirdiğine ilişkin pek çok eleştiri de söz konusudur.
Eğlendirme İşlevi: Kitle iletişiminin bir diğer işlevi olan eğlendirme işlevi ile izler kitle hem ucuz hem de çok kolay bir biçimde eğlenme gereksinimlerini gidermektedir. İzleyicilerin gidemedikleri pek çok değişik mekânı ve ortamı, eğlence merkezlerini in- sanların odalarına taşıyan televizyon, her ne kadar son zamanlarda bir müzik kutusuna dönüştüyse de yine de radyo, bireyleri düşündürmeye ve kitaplar da hayal dünyalarını genişletmeye devam etmektedir. Bütün kitle iletişim araçları artık neredeyse birer ticari kurumdur. Bu nedenle eğlendirme işlevi kitleleri kazanmak için önemli bir işlevdir.
Siyasi İşlevi: Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla, siyasilerin ilgisi bu araçlara yönelmiş, toplumda ise siyasal olaylara yönelik yeni bir kitle oluşmuştur. Bunun nedeni ise bu araçlarla politikacıların kitlelere çok kolay ulaşabilmesi, TV haber bültenlerinin ve gazete sayfalarının seçmenlere olayları, adayları, politikaları de- ğerlendirme olanağı yaratmasıdır.
Toplumsallaştırma İşlevi: Bir toplumda insanların bir arada yaşayabilmelerinin sağlanmasında kitle iletişim araçlarına önemli paylar düşmektedir. Toplumsallaştırma işlevi ile birey içinde yaşadığı toplumun özelliklerini öğrenir. Kitle iletişim araçları yoluyla toplumun gelenekleri, örf ve adetleri toplumun bireylerine öğretilir; böylece toplumun sürekliliği sağlanır. Toplumsallaştırma ise bir toplumun varlığını sürdürebilmesi için zorunluluktur.
Kültürel İşlevi: Kültür, toplumun değerlerini bir araya getirmekte ve bu değerlerin sosyal davranışlarını sistematize etmektedir. Varolan kültürel değerlerin yeni kuşaklara aktarımı kitle iletişim araçları tarafından gerçekleştirilirken bireyin sosyalleşmesi sağlanmaktadır. Ancak kitle iletişim araçları kültür aktarımını sağlarken bir bakıma kültürel anlamda sta- tükoyu koruyarak, değişimi ve büyümeyi de engellemektedir. Kitle iletişim araçlarının kültürel işlevi, kitle kültürünün devamlılığını sağlamakla, alt kültürleri göz ardı etmek- le ve kültürel erozyona sebep olmakla eleştirilmektedir. Özellikle de televizyon, bütün bölgesel, yöresel kültür modellerini ortadan kaldırarak tüm yeryüzünü tek bir kültüre mahkûm etmekle ve gerçek kültürü devre dışı bırakarak onun yerine kitle kültürünün çok renkli, albenili hayal dünyasını izleyicilere sunmakla eleştirilmektedir.
Alışkanlık Yaratma İşlevi: Kitle iletişim araçları zamanla insanlar için alışkanlık yaratabilmektedir. Kişi kitle iletişim araçlarından önceleri eğlenmek ya da zaman geçirmek için yararlanırken bu durum zamanla alışkanlık halini almaya başlar. Bir ev hanımının temizlik sırasında izlememesine rağmen televizyonu açık tutması, kitle iletişim araçlarının alışkanlık yaratma işlevine örnek verilebilir.