Sovyetler Birliği’nin Dağılması ve Rusya Federasyonu
Boris Yeltsin’in Rusya Federasyonu başkanlığı hangi dönemlere ayrılarak incelenir?
Boris Yeltsin’in 12 Temmuz 1991’de Rusya Federasyonu başkanı olmasından 31 Aralık 1999’daki istifasına kadar geçen süreyi kabaca üç döneme (1991-1993, 1993-1996 ve 1996-1999) ayırmak mümkün gözükmektedir. İlk dönem 1993’de Devlet Başkanı Boris Yeltsin ve Parlamento arasındaki yetki paylaşımından do- ğan sorunlar yüzünden Parlamento’nun lağvedilmesi ve Parlamento binasının bombalanması ve 12 Aralık 1993’teki referandum sonrasında Rusya’da başkanlık rejimine dayanan Anayasa’nın kabul edilmesiyle, ikinci dönem 03 Temmuz 1996’da Boris Yeltsin’in yeniden devlet başkanlığına seçilmesi, üçüncü dönem ise 31 Aralık 1999’da Boris Yeltsin’in devlet başkanlığından istifası ile sona ermiştir.
Sovyetler Birliği’nin siyasal yapısındaki çözülmeler nasıl gerçekleşmiştir?
Sovyetler Birliği’nin siyasal yapısındaki çözülmeler öncelikle Baltık ülkelerinin bağımsızlık ilanları ile başlamıştır. Litvanya Parlamentosu 11 Mart 1990, Letonya Parlamentosu 04 Mayıs 1990 ve Estonya Parlamentosu da 08 Mayıs 1990’da ülkelerinin bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Baltık ülkelerini 23 Ağustos 1990’daki bağımsızlık ilanıyla Ermenistan takip etmiştir. Ukrayna 24 Ağustos 1991’de, Belarus 25 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etmiştir. Azerbaycan’da 30 Ağustos 1991’de, Özbekistan ve Kırgızistan’da 31 Ağustos 1991’de, Türkmenistan’da 27 Ekim 1991’de ve Kazakistan’da da 16 Aralık 1991’de bağımsızlıkla ilgili halk oylamalarına gidilmiş ve müteakiben bu ülkelerin de bağımsızlık ilanları gerçekleşmiştir.
Boris Yeltsin döneminde uygulanan “şok terapi” nedir?
Şok Terapi: Rusya’da 1990’ların başından itibaren Yegor Gaydar ve Anatoli Çubais tarafından uygulanan ve doğrudan pazar ekonomisine geçilmesinin sağlanmasını hedefleyen uygulamalar (devlet planlamasına son verilmesi, fiyatların serbest bırakılması, özelleştirilmesi vs.) bütününü içeren bir programdır.
Şok terapi uygulamalarının kısa vadede sonuçları neler olmuştur?
Şok terapi uygulamalarının kısa vadede tüketici refahının azalması, işsizlik, erken emeklilik ve sosyal travmalar gibi halk üzerindeki olumsuz etkileri de ağır olmuştur. Ekonomik sorunlar sadece sanayi kesimini değil, tarım, altyapı ve insan kaynaklarını da etkilemiş ve bu yüzden Sovyet döneminden miras kalan barınma, ısınma, ulaşım vs. altyapı da olumsuz etkilenmiştir. Yine bütçeden araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayrılan pay azaldığı için ülkedeki pek çok bilim adamı daha iyi yaşam sağlayabilecekleri ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. Toplumda gizli işsizlik artmış, emekli maaşları ödenemez, sosyal hizmetlere de kolay ulaşılamaz olmuştur.
Yeltsin döneminde Rusya’da kurulan yeni sistemi eski Sovyet sisteminden ayıran özellikleri nedir?
Rusya’da kurulmaya çalışılan yeni sistemin eski Sovyet sisteminden büyük farkı içeride liberalizm fikrinin benimsenmesi, dış politikada ise farklı dış politika alan ve konularına göre değişen daha uysal, uzlaşmacı ve pragmatik bir arayış içine girilmiş olmasıdır.
Primakov doktrini ne ifade eder?
Primakov doktrini Yevgeni Primakov’un hem dışişleri hem de başbakanlığı döneminde özellikle dış politika alanına ilişkin oluşturduğu düşünceler bütünüdür. Primakov doktrininin özetle dört önemli unsuru bulunmaktadır: ABD’nin girişimlerine karşı olmak, Rusya’nın dünya ekonomisine eklemlenmesi, yakın çevre ülkelerine yakın ilgi ve çok kutuplu dünya düzeninin kurulması.
1990’lı yıllarda Türkiye-Rusya ilişkileri ne yönde ilerlemiştir?
Rusya’nın bu dönemde Türkiye ile olan ilişkileri ele alındığında ise kaydeğer bir gelişmenin yaşandığını söylemek mümkün değildir. 1990’lı yıllarda Türkiye’nin (PKK terörü, koalisyon hükümetleri dönemi vs.) ve Rusya’nın (dönüşümün sancıları, ekonomik sorunlar, yeni kimlik arayışı, Çeçen sorunu vs.) kendilerine özgü iç hassasiyetleri arada karşılıklı olarak ciddi bir ilişki zemini kurulmasını engellemiş, bu dönemdeki ilişkiler bavul ticareti ve Mavi Akım projesi gibi bazı girişimlerin ötesine geçememiş, özellikle siyasi konularda bir uzlaşı sağlanması imkâanı yakalanamamıştır.
Vladimir Putin, Yeltsin’den başkanlığı devraldığında Rusya iç politikaları ne durumdadır?
Vladimir Putin devlet başkanlığı görevine olabilecek en zorlu dönemde başlamıştır. Vladimir Putin bir önceki Devlet Başkanı Boris Yeltsin’den tamamen merkezi otoritenin kaybolduğu, kurumlara ve yönetime tamamıyla oligarkların hakim olduğu bir ülke devralmıştır. Bunun sonucunda da Putin öncelikli iki amacını ortaya koymuş ve bu iki amacın gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik politikalar geliştirmiştir.
Vladimir Putin Çeçenistan sorununu nasıl ele almıştır?
Rusya Federasyonu’nun dağılma ve parçalanma tehlikesini bertaraf etmek için özel çaba sarfetmiş, bu bağlamda Çeçenistan sorununu en önemli sorunlardan biri olarak değerlendirmiştir. Putin, Çeçenistan’ın bağımsızlığının öncelikle toprak kaybı dolayısıyla toprak bütünlüğünü bozacağı, ikinci olarak da diğer federe cumhuriyetlere örnek teşkil edebileceği gerekçesiyle Çeçen sorununun bir an önce çözülmesinden yana bir tavır takınmıştır.
Putin döneminin önemli eksikleri arasında neler gösterilebilir?
Ekonominin özellikle enerji ihracından kazanılan gelire dayalı kalması, insana yapılan yatırımlardaki (ertelenen sosyal ihtiyaçlar gibi) eksiklikler, yolsuzluk ve organize suç örgütleri ile mücadelede yetersiz kalınması, Kuzey Kafkasya’da istikrarın tam olarak sağlanamamış olması, orduda reformun gerçekleştirilememesi ve ülkede ırkçı saldırılarda meydana gelen artış Putin döneminin önemli eksiklikleri olarak değerlendirilebilir.
“Putin doktrini” olarak adlandırılan yeni dış politika yaklaşımının en önemli unsurları nelerdir?
Yeni yaklaşımın en önemli unsurları Rusya’nın ekonomik olarak büyümesinin unsurlarının yaratılması, etrafında dostane ilişkiler yaşayabileceği ülkeler grubu oluşturulması, yakın çevrede yaşayan Rus vatandaşlarının haklarının korunması ve Rusya dışında Rus dilinin ve Rus kültürünün desteklenmesiydi.
Vladimir Putin döneminde enerji konusunda AB ile ilişkilerde sıkıntılı bir süreç yaşanmasının nedeni nedir?
Putin döneminde Rusya AB’nin 2004 yılında Baltık ülkelerini (Estonya, Letonya, Litvanya) de içine alacak biçimde genişlemesi, 2007 yılında da Bulgaristan ve Romanya’yı alarak Karadeniz’den komşu olarak ve uyguladığı politikalarla (Komşuluk Politikası vs.) kendi etkinlik sahasına girmesi ve Rusya’nın Ukrayna ve Belarus ile yaşadığı sorunlar dolayısıyla Avrupa’ya giden enerjide kesintiler olması sebebiyle AB ile ilişkilerde de sıkıntılı bir süreç içerisindeydi.
Putin dönemi Türkiye-Rusya ilişkileri açısından nasıl bir dönemdir?
Türkiye-Rusya ilişkileri Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında ilk kez Vladimir Putin döneminde rekabetçi algıdan sıyrılarak başta ekonomik (ticaret, enerji, turizm vs.) alanlar olmak üzere pek çok alanda işbirliği anlayışı ile şekillenmeye başlamıştır. Yine Putin döneminde ilişkilerin ana unsurunu ekonomik ilişkiler oluştursa da taraflar arasında siyasi işbirliğinin temelleri de atılmıştır. Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında siyasi diyaloğun geliştirilme çabasının temel belgesi dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile Rusya Dışişleri Bakanı Igor Ivanov arasında 2001 yılında imzalanan Avrasya Eylem Planı olmuştur. Daha önce de değinildiği üzere Türkiye-Rusya ilişkilerinin ekonomik boyutu (ticaret, yatırım vs.) çok önemlidir. İlişkilerin bir başka boyutu ise kültüreldir (karma evlilikler, eğitim işbirliği, turizm vs.).
Putin’in Rusya’daki iktidarında yöneticilerini seçtiği iki ana grubu bulunmaktadır, bunlar nelerdir?
Bunların ilkini Putin’in Sovyet istihbarat örgütü KGB’de görev yaptığı dönemden tanıdığı siloviki olarak da tabir edilen istihbarat ve güvenlik kurumlarının eski çalışanları; ikinci grubu ise -Dmitriy Medvedev gibi- St. Petersburg’da bulunduğu sürede tanıdığı teknokrat ve bürokratlar oluşturmaktadır.
Medvedev’in başkanlığı döneminde Rusya’nın kronikleşmiş iç sorunlarına karşı nasıl çözüm yöntemleri belirlenmiştir?
Yolsuzluk, rüşvet, organize suç örgütlerinin önlenmesine yönelik önemli bir adım atılamamıştır. Bu konuda önemli sayılabilecek büyük devlet şirketlerinin denetlenmesi, Yolsuzlukla Mücadele Konseyi kurulması ve yasası çıkarılması, polis reformu gibi birkaç çalışma yaptırmışsa da söz konusu alanlarda başarı sağlanamamıştır.
Rusya-ABD ilişkileri günümüzde nasıl değerlendirilir?
Günümüz itibari ile değerlendirildiğinde, Rusya-ABD ilişkileri, Soğuk Savaş sonrasındaki en gergin dönemini yaşamaktadır. Rusya’nın bu dönemde ABD ve NATO ile NATO’nun genişlemesi, Gürcistan ile 2008 yılı Ağustos ayında yaşanan Beş Gün Savaşı ve Avrupa’da kurulan füze kalkanı konularında karşı karşıya gelmiştir.
Timaşenko yönetimindeki Ukrayna ile Rusya arasında doğalgaz borcu üzerinden 2008 yılı Mart ayında çıkan kriz nasıl çözümlenmiştir?
Ukrayna ile Rusya arasında doğalgaz borcu üzerinden 2008 yılı Mart ayında çıkan kriz; 2006 yılında meydana gelen kısa süreli krizin aksine; yıl boyunca sürmüş ve pek çok Avrupa ülkesine gaz akışında önemli sorunlar yaşanmasına neden olmuştur. Benzer sorunlar Ukrayna’dan geçen ham petrol boru hatları ile petrol ithalatı yapan Avrupa ülkeleri için de 2009 yılı içerisinde yaşanmıştır. Sorunun nihai çözümü 2010 yılında Ukrayna’da yapılan seçimler sonrası meydana gelen iktidar değişikliği ile olmuştur.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da meydana gelen Arap Baharı’na Rusya’nın yaklaşımı ne yönde olmuştur?
Arap Baharı’na Rusya’nın yaklaşımı ABD ve Avrupa ülkelerinden farklı olmuştur. Rusya, demokrasi ve özgürlükler söylemi ile devlet yönetimlerinin yıkılmaya ve Batı yanlısı yönetimlerin bölgede kurulmaya çalışıldığını düşünmektedir. Libya konusunda desteklediği BM Güvenlik Konseyi kararının yorumlanarak NATO’nun askeri harekatına dönüşmesi sonrasında Rusya, Suriye konusunda Çin ile birlikte doğrudan tedbir alarak Suriye’ye yabancı güçlerin müdahalesine neden olabilecek BM nezdindeki her girişimi engellemekte ve Esad rejimine desteğini sürdürmektedir.
Medvedev döneminin yasal zorunluluktan kaynaklanan bir mola olarak değerlendirilmesinin sebebi nedir?
Medvedev dönemi başından itibaren Putin’in üçüncü başkanlık dönemine erişimi öncesinde (Anayasaya göre üst üste en fazla iki kez devlet başkanlığı yapılabildiği için) “yasal zorunluluktan kaynaklanan bir mola” olarak değerlendirilmiştir.
Rusya 2012 yılında ev sahipliğinde yapılacak olan G-8 ve APEC zirvelerine katılmama kararı almasının sebebi nedir?
Rusya ve ABD arasında gerginleşen ilişkiler diplomasiye de yansımış ve iki ülke liderleri 2012 yılında ev sahipliklerinde yapılacak olan G-8 ve APEC zirvelerine katılmama kararı almıştır.
Rusya’nın 2004-2009 yılları arasında ülke nüfusu yaklaşık 2 milyon kişi azalmasının nedeni nedir?
Özellikle Rus kökenli nüfusunun göçler ve doğum oranlarının düşmesi sonucunda azalmıştır. 2004-2009 yılları arasında ülke nüfusu yaklaşık 2 milyon kişi azalmıştır. Yine ülke içinde alkolizm ve AIDS’in yayılması güvenlik sorunu haline gelmiştir.