İş Ahlakı
Ahlak kavramının temel tanımı nedir?
Ahlak, en temel ifadeyle bir davranış düzenidir. Düzenin, insan hayatının sürdürülmesi için zorunlu olması, ahlakı da bu hayatın olmazsa olmaz bir boyutu hâline getirmektedir. Bu düzen iyi ya da doğru olabileceği gibi kötü veya yanlış da olabilir. Ahlakı bu bakımdan kişinin gerçekleştirdiği eylemler ve verdiği kararlar açısından iyi ya da kötü diye nitelendirebilmek için bu eylem ve kararların sonuçlarına odaklanmak ve onları insanın varoluşu açısından değerlendirmek gerekmektedir. İnsan toplumsal bir varlık olduğu için, eylemleri ve seçimleri de toplumu etkilemektedir. Dolayısıyla insanın, kendisi ve toplum için iyi olan eylemleri gerçekleştirme ve kötü olandan uzak durmayı hayatının geneline yayması gerekmektedir. Yani ahlaklı olması gerekmektedir.
Ahlakın felsefi boyutlarından olan erdem ahlakı nedir?
Erdem ahlakı, ahlaki davranışları eylemin sonuçlarına göre inceleyen teorilerden biridir. Bu teori, eylemin sonucunu nihai amacı olan mutluluk açısından ele almaktadır. Buna göre, birey seçtiği eylemi bilerek ve kendi mutluluğu için seçmelidir. Bu seçimler birbiriyle tutarlı olmalı ve hayat boyu olaydan olaya değişmeyen bir tutum ve karaktere dönüşmelidir. Bu karakter bir kez kazanıldıktan sonra insan doğal bir şekilde ahlaklı olanı seçmektedir.
Ahlakın felsefi boyutlarından olan faydacılık teorisi nedir?
Faydacılık teorisine göre, birey eylemlerinin sonuçlarını faydacılık temelinde değerlendirerek seçim yapmaktadır. Faydacılık teorisinde kastedilen bir kişinin değil en fazla sayıda insanın en yüksek düzeyde faydasıdır. Yani eylemlerin ahlaklı olmasının nihai amacı herkesin en yüksek düzeyde mutluluğu olmalıdır. Kısaca, faydacı ahlak herkes için maksimum faydayı sağlamayı amaçlamakta ve bunu yaparken niyet ile değil sonuçlar ile ilgilenmektedir. Örneğin, bir eylem eğer her kesim için maksimum fayda getirecekse niyet her ne olursa olsun ahlaki kabul edilmektedir. Yapılan işin yapılış biçimine değil, daha çok sonucuna önem veren bu tür anlayışa sonuçsalcılık adı da verilmektedir. Sonuçsalcı anlayışa göre herhangi bir davranışı iyi veya kötü yapan o davranışın ulaştığı sonuç ile ifade edilmektedir. Örneğin hasta bir birey, ağrılı bir tedavi sonrasında sağlığına kavuşuyorsa bu yolda yapılan tüm faaliyetler iyidir.
Ahlakın felsefi boyutlarından olan deontolojik teori nedir?
Eylemin sonucundan çok kendisine odaklanan ahlak teorileri deontolojik teori olarak adlandırılmaktadır. Bunun temeli, Sokrates’in ‘başkalarının sana yapmasını istemediğini sen de yapma’ ilkesine dayanmaktadır. Bu teoriye göre, eylemin niyeti ahlaki değerini belirlemektedir. Niyetin önemli olması, bu teorilerin ahlaki konulara, daha bireye dönük bir biçimde yaklaştığını göstermektedir. Buna göre, birey için doğru olan bir eylem, evrensel olarak herkese göre ahlaki bir ödev sayılmalıdır. Ödev ahlakı anlayışının kurucusu sayılan Immanuel Kant’a göre, ödevin temeli ahlak yasasına duyulan saygıdır ve birey bu saygıdan dolayı bir eylemi seçmeye zorunludur. Bu saygının oluşması için Kant aklın, iradenin, emirlerin ve özgürlüğün önemini vurgulamıştır. Buna göre, kendimiz için istediğimiz bir şey herkes için genelleştirilebilir ve evrenselleştirilebilir bir durumsa ve kendimiz için istemediğimizin başkasına da yapılmasını kabul etmiyorsak bu davranışın ahlaki olduğu sonucuna varılabilir.
Ahlakın felsefi boyutlarından olan adalet ve haklar teorisi nedir?
Eylemin kendisine odaklanan ahlak teorilerinden biri de adalet ve haklar teorisidir. Buna göre eylemlerin doğruluğu, tarafsızlıkları ve eşit dağıtılmış olmalarıyla ilgilidir. Bu teori, ahlaklı davranışın amacını; bireylerin eşit muamele görmesi, farklı olanların dezavantajlı olmaması ve en yüksek düzeyde iş birliğine yol açması açılarından değerlendirmektedir.
Psikolojik ve gelişimsel bir süreç olarak ahlaki karar verme hangi aşamaları içerir?
Ahlak kavramı psikolojinin de konusu olmuş ve ahlaki karar vermenin psikolojik ve gelişimsel bir süreç olduğu öne sürülmüştür. Kohlberg’e (1981) göre kişinin davranışlarını, ahlaki gelişim seviyesi belirlemekedir. Bu bakış açısına göre doğru ya da yanlış karar alırken akıl yürütmemeyi sağlayan unsur, bireyin hangi ahlaki gelişim aşamasında olduğudur. Ahlaki gelişimin ilk iki aşamasında birey kendini merkeze alarak karar vermektedir. Örneğin bir davranışı ödüllendiriliyorsa ya da ihtiyacını gideriyorsa iyi, cezalandırılıyorsa kötüdür. Üçüncü ve dördüncü aşamalarda birey ait olduğu grup ve topluma sadakat ekseninde karar verir. Son iki aşamada ise hem kendisi hem toplum açısından doğru olana, ahlaki ilkelerin mantığa uygunluğunu, tutarlılığını ve evrenselliğini sorgulayarak karar verir.
Her aşamada, ahlaki karar verme zihinsel ve bilişsel bir süreçtir. Bir birey doğru olanı yapmayı seçerken, aşağıdaki psikolojik süreçten geçmektedir:
• Durumları eylemler ve eylemlerin sonuçları açısından yorumlayabilme,
• Hangi eylemin ahlaken doğru olduğunu yargılama,
• Neyin doğru olduğunu diğer sonuçlardan üstün tutma,
• Ahlaklı olma niyetine uyumlu davranmak için gerekli içsel güç ve becerilere sahip olma.
İş ahlakı nedir?
Çalışma ahlakı (work ethics), bir toplumdaki çalışmaya ilişkin değerler ve tutumları ifa¬de etmektedir. Bu nedenle de toplumsal değerlerden ve kültürden etkilenmektedir. Daha kapsamlı bir kavram olan iş ahlakı (business ethics) kavramı ise hem çalışma etiğini hem de meslek ahlakını (professional ethics) kapsamaktadır. İş etiği, sadece kuramsal ahlak felsefesiyle değil, günlük ahlaki değerlerle de yakın bir ilişki içinde bulunmaktadır. İş etiği, iş dünyasındaki doğru ve yanlış davranışları ifade etmektedir. İş etiği, çalışma hayatın¬da paydaşlar arasında belirlenen davranışları değerlendirmeye yardımcı olan standartları ortaya koymaktadır. Bu nedenle iş etiği, sağduyulu davranışlar sergileme konusunda yol gösterici ilke ve değerleri inceleyen bir disiplin olarak ele alınmaktadır.
İş etiğinin dayandığı ilkelerin özellikleri nelerdir?
İş etiğine ilişkin olarak oluşturulan ilkelerin başlıca özellikleri şunlardır:
• Öğrenilebilir ve kazanılır olması
• Paylaşılması ve kapsaması
• İçselleştirilmesi
• Davranış kalıpları içermesi
• Referans niteliği taşıması
• Performans değerlendirme ve oto kontrol sağlaması
İşletmenin rekabet gücü nasıl arttırılır?
Rekabet gücünün artması bir işletme için belli yollarla mümkündür. İlk olarak tüketici memnuniyetini sayabiliriz. Tüketici ya da müşterinin memnuniyeti, bir ürün ya da hizmetin beğenisine uygun ve kaliteli olduğuna inanması, bunun tesadüfi değil sürekli ve güvenilir olduğunu görmesi, satış sonrası sorunsuz bir biçimde destek alabi-leceğini bilmesi gibi örneklerle açıklanabilir. Bu bağlamda müşteriyle yapılan tüm sözleşme ve anlaşmaları onlara duyurmak ve bunlara bağlı kalmak aynı zamanda temel bir ahlaki sorumluluktur. Basitçe dürüstlük olarak kodlanılabilecek bu davranışın işletmenin sadece müşterilerle değil devletle ve rakipleriyle olan ilişkisinde de belirleyici olma¬sı gerekmektedir. Hukuksuz işlemlerle, rüşvetle, istihbaratla, ya da kayıt dışılıkla üstünlük sağlamaya çalışmak haksız rekabet yaratacağı gibi, haksız rekabetten korunmak için diğer işletmelerin yine gayri-ahlaki yöntemlere zorlanması anlamına gelebilmektedir. Bu noktada iş ahlakının işletmelerin olduğu kadar devletin de sorumluluğunda olduğu söylenebilmektedir.
Kişisel itibar kavramının temel özellikleri nelerdir?
Kişisel itibarın aşağıdaki özelliklere sahip olduğu ifade edilebilir:
• Belli bir bağlamda başka insanların algılamasıdır.
• Eksik bilgi olduğu zamanlarda karar vermede kullanılır.
• İtibar sahibi ve algılayanın her ikisinin de fark ettiği bir değeri vardır.
• Kişi, ortam ve hedefin etkileşiminden çıkan bir üründür.
• Planlı veya tesadüfen gelişen olaylardan etkilenir.
• Süreklilik gösterir.
Çalışma ahlakı nasıl tanımlanır?
Çalışma ahlakı, daha çok bireysel bir bakış açısını ifade etmektedir. Kişinin işe ve çalışmaya karşı takındığı tutum ve davranışlarının ahlaki ilkelere uygun olması, çalışma ahlakına sahip olduğunu göstermektedir. Çalıma ahlakı ilkeleri, toplumsal ahlaktan bağımsız değildir. Çalışıp üretmek ve topluma bu yolla katkıda bulunmak başlı başına bir ahlaki sorumluluktur. Ayrıca doğruluk, dürüstlük ve sözünde durma gibi genel ahlak ilkeleri toplumsal hayatta olduğu kadar çalışma hayatında da kritik öneme sahiptir. Bunlara uygun davranma ise tıpkı toplumsal hayatta olduğu gibi bireyin kişisel saygınlığını ve doğruyu yapmış olmaktan tatmin duymasını sağlamaktadır. Ayrıca, kişinin çalışma hayatını bir araç olarak değil, kendini gerçekleştirmede bir amaç olarak görmesi daha dürüst, çalışkan, dakik ve öz-disiplinli olmasına katkı sağlamaktadır.
Yönetsel ahlak nedir?
Yönetsel ahlak, yöneticilerin yönetsel kararlar verirken yol gösterici olarak yararlandığı bir değerler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Bir işletmede verilen kararlar ve gerçekleştirilen eylemler hem işletme hem de çevre ve toplum için doğru ise ahlaka uygun bir yönetimin var olduğunu söylenebilmektedir.
Dinler iş ahlakını nasıl etkilemiştir?
Dünya inançları içinde en yaygınları olan İslamiyet, Hristiyanlık, Budizm ve Hinduizm gibi dinlerin hepsi bir davranış düzeni, yani ahlak anlayışı ortaya koymaktadır. Bu dinler aslında nasıl bir hayat sürüleceğini tasavvur ederek ahlakı merkeze almış olmalarıyla diğer inançlardan ayrılmaktadır. İslam ahlakı, İslam dininin ayrılmaz bir parçasıdır. Bunun temeli Kuran-ı Kerim’de bulunan ayetler ve Hz. Peygamberin hayatı ve sözleridir. Bu kaynaklarla belirlenen hususlar, Müslümanlığın davranış düzenini açıklamıştır.
Tüm kutsal kitaplarda, ekonomik bir faaliyet olan ticaretin belli bir takım ahlak kuralları çerçevesinde sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır. Örneğin, Max Weber’e göre, Protestan ahlakı, kapitalizmin gelişmesinde önemli bir yer tutmuştur. Şöyle ki Protestanlıkta dünyevi hayat ve işler Tanrının verdiği ödev olarak algılanmakta ve bu ödevin en iyi şekilde yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Toplumumuzdaki iş ahlakı İslamiyet’ten nasıl etkilenmiştir?
Toplumumuzun geleneksel iş ahlakı anlayışında İslam dininin ahlak esaslarının bireysel ve kurumsal olarak ciddi bir etkisi bulunmaktadır. Kurumsal açıdan bakıldığında, tasavvuf düşüncesini ve bu düşünceyi topluma yaymayı amaçlamış dergâh ve tekkelerin Osmanlı toplumunda bir eğitim kurumu işlevi görüp ahlaki değerlerin yaygınlaşmasını amaçlaması, bu etkiyi temellendiren en eski uygulamalardan birisini oluşturmaktadır.
İslam dini, ekonomik gelişmeyi sağlayacak olan insan unsuruna ilişkin, tavır ve davranış bakımından köklü bir inanç temeli oluşturmuştur. İslamiyet ilk olarak ticaretin yaygın olarak yapıldığı bir coğrafyada ortaya çıkmıştır. İslam inancı, çalışma hayatına sınır koymayan, aksine teşvik eden ve onu düzenleyen bir anlayışı temsil etmektedir. Hem iktisadi faaliyette bulunma, çalışma ve başarma güdüsüne sahip olan insanı değerli kabul etmiş hem de fütüvvet anlayışı gibi örneklerde olduğu gibi iş hayatını ve ahlakını düzenleyip geliştirmiştir. Örneğin, çalışmanın kendisinin bir erdem olarak kabul edildiğini Gazali’de ve diğer onlarca İslam âliminde görebilmek mümkündür. Gazali’ye göre, insanın ana gayesi olan Allah’ı bilme ve sevmeyi serbestçe yerine getirebilmesi için fiziki ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olması gerekir ve bu da çalışmayı gerektirir. İslam, başkalarına zarar vermeyecek biçimde davranmayı öğreterek bunun da normlarını belirlemiştir. Kısaca, Müslüman tembellikten, üretmemekten, verimsizlikten kaçınarak hem ahiret hem de bu dünya için çalışkan ve üretken olarak kendisine ve insanlığa faydalı olmalıdır
İslam dininin iş ahlakı ile ilgili temel ilkeleri nelerdir?
İslam dininde iş ahlakı ile ilgili ilke ve erdemlere bakıldığında, ön plana çıkan dört temel ilke göze çarpmaktadır:
• İyi niyetlilik
• Çalışma ve çalışkanlık
• Haksızlıktan kaçınma ve adalet
• Paylaşma ve hoşgörü
Ahilik felsefesinin iş ahlakı ile ilgili ilkeleri nelerdir?
Ahilik felsefesi, temsil ettiği ahlaki, sosyal, ekonomik ilke ve erdemlerle modern çağın pek çok örgütüne örnek olabilecek durumdadır. Ahiliğin iş ahlakı ile ilgili temel ilkeleri aşağıdakilerdir:
• Doğru, açık, cömert ve alçak gönüllü olmak,
• İnsancıl bir çalışma ortamı yaratmak,
• Müşterileri memnun kılmak,
• Kendisinden başkasını düşünmek,
• Bir sanat ve iş sahibi olmak,
• İşte ciddiyet ve disiplin sahibi olmak.
Etik kodların içeriği ile ilgili yapılan araştırmalara göre etik ilkeler nelerdir?
İngiltere ve ABD’deki birçok akademik sosyal araştırma kuruluşunun belirlediği etik kodların içeriğine ilişkin olarak yapılan bir araştırmada ortaya konulan etik ilkeler şunlar olmuştur:
• İtibar ve saygı
• Bilgilendirme
• Güvenilirlik
• Kişisel ve örgütsel gizliliğin korunması
• Dürüstlük ve şeffaflık
• Yanlış beyan ve yönlendirici anlatımlardan kaçınma.
İş ahlakı profesyonel yaşamda kimleri kapsar?
İş ahlakı profesyonel yaşamda aşağıda sıralanan gruplar arasındaki ilişkileri kapsamaktadır:
• İşletmeler arasındaki ilişkiler
• İşletme yöneticileri ile çalışanları arasındaki ilişkiler
• İşletme çalışanlarının kendi arasındaki ilişkiler
• İşletme ile müşterileri arasındaki ilişkiler
• İşletme ile tedarikçiler arasındaki ilişkiler
• İşletme ile kamu yönetimi arasındaki ilişkiler
• İşletme ile çevresel faktörler arasındaki ilişkiler
• İşletme ile diğer kuruluşlar (kredi kurumları, sendikalar, sivil toplum örgütleri gibi) arasındaki ilişkiler.
İş ahlakı açısından doğru kabul edilen davranış biçimleri nelerdir?
Toplum genelinde bilinen ve geniş kabul gören olumlu ahlaki (aynı zamanda iş ahlakı bakımından doğru kabul edilen) davranış biçimleri şöyle listelenebilir: Adalet, , sevgi, saygı, eşitlik, sorumluluk, yardımseverlik, namus, vefa, özgün olma, prensip sahibi olma, düzenlilik, disiplinli olma, otokontrol, sağduyu, hukuka bağlılık.
İş ahlakı açısından olumsuz davranışlar nelerdir?
Hile, haksızlık, rüşvet, kayırma, çıkarcılık, kıskançlık, taciz, görevi ihmal gibi listeleyebileceğimiz olumsuz davranışların yanı sıra aşağıda tanımları yapılmış davranışlar da iş ahlakı açısından olumsuz davranışlardan sayılmaktadır.
Benmerkezcilik: Sahip olduğu bakış açısının tutsağı olarak kendi bakış açısının dışındaki olaylara anlam verememe tavrıdır. Benmerkezcilik, her şeye kendi açısından bakma, olup bitenleri değerlendirilip yorumlarken merkeze kendini yerleştirme davranışıdır.
Mobbing: Kişiyi iş yerinden uzaklaştırmak amacıyla belli belirsiz ve sinsice yürütülen eylemlerdir. Bu nedenle, tespit edilebilmesi ve ispatı oldukça zordur.
Bullying: Yukarıda açıklanan mobbing kavramı ile iç içe geçmiş bir kavramdır. Bullying davranışında, fiziksel şiddet unsurları açık bir şekilde gerçekleşmektedir. Mobbing ve bullying arasındaki en önemli fark, bullyingin açıkça uygulanmasıdır.
Bürokratik sabotaj: Çalışanların, işletme açısından önemli olan bilgileri yöneticilerden gizlemesi veya çok fazla bilgi aktarması sonucu yöneticilerde bilgi yoksunluğu ya da aşırı bilginin neden olduğu bilgi bulanıklığının meydana gelmesidir. Bürokratik sabotaj, yasa ve kurallar çerçevesinde sinsi bir şekilde yapıldığı için tespit edilebilmesi oldukça zordur.
Büropatoloji: Yönetici ve memurların, kendilerini bürokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak görmeleri, kendileri olmadan kurumsal işlerin yürümeyeceği yanılsamasına kapılmalarıdır. Bu yanılsamanın sonucu olarak, eylemlerinde katı/otoriter bir tutum takınmalarıdır.
Damping: Bazı işletmelerin, müşteri memnuniyeti ya da memlekete/millete hizmet gibi bir amaç gütmeksizin, rakip işletmeleri pazar dışına iterek piyasada tekelci bir konum elde etmek niyetiyle, piyasa fiyatının altında mal satmasıdır.