aofsorular.com
TAR213U

METİN OKUMA VE ANLAMA : EL YAZMASI METİNLER-IV

8. Ünite 20 Soru
S

Müellifi belli olmayan, Osmanlı tarihi anlatan, eserlere ne ad verilir?

Anonim Tevârîh-i Âl-i Osman

S

Koca Nişancı Celalzâde Mustafa Çelebi’den başlayarak Ragıb Paşa’ya kadar gelen reisülküttabların biyografilerini ihtivâ eden eserin adı nedir?

Halîkatü’r-rü’esâ

S

Ahvâl-i Anapa ve Çerkes ismiyle bilinen eserin müllefi kimdir ve kimin kâtibidir?

Anapa Kalesine gönderilen Ferah Ali Paşa’nın kâtibi olan Hâşim Efendi'dir.

S

Tahrik fiilinin ism-i mef'ûlü nedir?

Müteharrik: Tahrik eden, kışkırtan anlamlarındadır.

S

"Sultân Mehemmed Hân aleyhi’r-rahmeti ve’l-gufrân zemânında ibtidâ kendülere beğlerbeğilik ile Şehrizol eyâleti ihsân, ba‛dehû Boğaz-hisârı muhâfazasında iken..."

Yukarıdaki metinde koyu yazılmış ifadenin anlamı nedir?

"Allâh’ın bağışlaması ve rahmeti üzerine olsun." 

S

"...İngiltere Kralına varıp, adı geçen kral aracılığıyla başlanmak üzre haber getirdi. Avusturya Kayzeri, Venedik cumhuru, .............. Çarı, Leh Kralı ile bir defada barış yapılması arzu edilip..."

Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere yazılabilecek en uygun kelime hagisidir?

Moskova

S

"Devlet-i aliyyenin ırzını sıyânet edüp, bunların bî-hûde sözlerine vücûd vermeyüp, ilkā-i ma‛kūl ve sevk-i makbûl ile ol seng-dilleri râm eyledi."

Yukarıdaki cümlede koruyup, kollama anlamlarına gelen sözcük hangisidir?

Sıyânet

S

"Devlet-i aliyye tarafından dahi murahhas âdemler taleb olunmağla, Re’isülküttâb Râmî Mehemmed Efendi, hatt-ı humâyûn-ı şevket-makrûn ile murahhas ve Baş tercemân İskerlet-oğlu Aleksandra mahrem-i esrâr-ı devlet olmak üzere elçilik nâmiyle koşulup ve mutavassıt olan İngiltere ve Felemenk elçileri ile ordu-yı humâyûndan mukaddemce Belgrad’a gönderildi." 

Yukarıdaki metinde koyu yazılmış sözcüklerin anlamı nedir?

Delege, ruhsatlı, izinli anlamlarındadır.

S

"Gerçi üç aya dek mükâlemeye mübâşeret olunmadı, lâkin mukaddemce elçiler ta‛yîn olunmamış olsa mükâleme ve sulh sene-i âtiyeye kalup, tekrâr asker cem‛ olup, tedârük-i sefer görülmeğe muhtâc olurdu." 

Yukarıdaki cümlede yer alan sözcüklerden hangisi Tefâ‛ul vezni ile yazılmıştır?

Tedârük

S

"...Re’isülküttâb Râmî Mehemmed Efendi bir reşîd ü âkıl ve bir racül-i kâmil olup, rizâ’en li’llâhi te‛âlâ azîmet ve Devlet-i aliyyenin ırzını sıyânet edüp..."

Yukarıdaki metinde geçen sözcüklerden hangisi sıfat-ı müşebbeheye örnektir?

Reşîd

S

"Hayli müddetden berü taraf-ı düşmen-i dîn ile harb u kıtâl mütemâdî olmağla, her milletin hazîne ve askerine fütûr gelüp..."

Yukarıdaki cümlede hangisi atıf vavıyla yapılmış Farsça bileşik isme örnektir?

Harb u kıtâl

S

"Gerçi üç aya dek mükâlemeye mübâşeret olunmadı, lâkin mukaddemce elçiler ta‛yîn olunmamış olsa mükâleme ve sulh sene-i âtiyeye kalup, tekrâr asker cem‛ olup, tedârük-i sefer görülmeğe muhtâc olurdu." 

Yukarıdaki cümlenin günümüz Türkçesiyle karşılığı nedir?

"Gerçi üç aya kadar konuşulmaya başlanmadı, fakat önceden elçiler atanmamış olsa,
görüşmeler ve barış gelecek seneye kalacağından, tekrar asker toplayıp sefer hazırlıkları yapmak gerekecekti."

S

"Osmanlı Devleti elçilerinin yanına yaya ve atlı iki bin kadar asker ve gedikli müteferrika ve çavuşdan tayin edilmiş adamlar koşulup, büyük bir alay ile Sava köprüsünden karşıya geçirilip yimi beş gün mikdarı beklenildi."

Yukarıdaki cümlenin Osmanlı Türkesiyle karşılığı nedir?

"Devlet-i aliyye murahhaslarının yanlarına piyâde ve süvârî ikibin mikdârı asker ve gediklü müteferrika ve çavuşdan müte‛ayyin âdemler koşulup, azîm alay ile Sava cisrinden ubûr etdirilüp ve yirmibeş gün mikdârı dahi meks olunup, şiddet-i şitâ hulûl etmekle, tavâ’if- i askere ceste ceste izin verilüp ve Belgrad kal‛asına kifâyet mikdârı  muhâfazacı ta‛yîn olunup, vezîria‛zam hazretleri dahi avdet eylediler." 

S

"Gâhî nevâziş ile lebin gâhî hattını
Gâh elde para gâh kitâb istemez misin?"

dizeleri kime aittir?

Nedim

S

"Metârif-i me‛ârif ü kemâlle mahfûf ve meşmûl ve inde’l-vüzerâ mu‛teber ve makbûl ve
bin yüz bir târîhinde Köprülü-zâde Mustafâ Paşa sadâretinde Küçük tezkirecilikden Haremeyn muhâsebesine menkūl olmuşdur."

Yukarıdaki metinde târif edilen şahıs kimdir?

Küçük Çelebi Mehemmed Efendi

S

"Devr-i Sultân Mehemmed Hânî’de Matbah emîni olan Köse Hüseyin Efendi’nin perverdehân-ı sadrı, a‛nî ferzend-i necâbet-manzarıdır."

Yukarıdaki cümlenin günümüz Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

Sultan Mehemmed Han devrinde Matbah Emini (Saray mutfağı emini) olan Köse Hüseyin Efendi’nin baş sofrasında yetişen, yani soyluluk alametleri görülen çocuğudur.

S

"Fülk-i devletde re’îsim hele ben Nûh Necî neşîdiyle zebânzed ve yüz elli hudûdunda menâsıb-ı dîvâniyyeden riyâset vekâletine dek musa‛‛ad ve mümecced olan oğlu Nûh Efendi’den sonra hâlâ ketebe-i dîvândan ba‛z-ı ahfâd-ı sa‛âdet-nijâdı mevcûddur."

Yukarıdaki cümlede koyu yazılmış sözcüğün anlamı nedir?

Şereflendirilmiş anlamındadır.

S

"Yukarıda İstanbul kadılığından ayrılmış, erdem severliği ve güzel konuşması meydanda olan Çelebi-zade Asım İsmail Efendi hazretlerinin yeri bağışlanma olan babaları ve onun gibi yaşayanlar ölmez manası vasıflarının neticesi ve defterlerinin özetidir."

Yukarıdaki cümlenin Osmanlı Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

"Ânifâ, İstanbul Kazâsından munfasıl, fezâ’il-perver, belâgat ve benâ‛at-küster Çelebi-zâde Âsım İsmâ‛îl Efendi cenâblarının peder-i mağfiret-makarları ve mâ mâte men kâne bekā’uhû mislühüm mazmûnu netîce-i evsâf ve hulâsa-i defterleridir."

S

"Vezîr-i müşârun-ileyh merhûm Köprülü Mehemmed Paşa birâderi Hasan Aga-zâde Hüseyin Paşa’dır -ki Devlet-i aliyyede niçe hidmetlerde istihdâm olunup..." 

Yukarıdaki cümlede yer alan sözcüklerden hangisi İstif‛âl vezni ile yazılmıştır?

İstihdâm

S

"Muşârun-ileyh Medîne-i Ebî Eyyûb-ı Ensârî’de tevellüd eyleyüp anda temyîz-i beyâz u
sevâd mertebesine tahsîl-i isti‛dâd itdükde..."

Yukarıdaki cümlede koyu yazılmış olan sözcük hangi vezinle yazılmıştır?

Tef‛îl