aofsorular.com
TAR213U

METİN OKUMA VE ANLAMA : EL YAZMASI METİNLER-I

5. Ünite 20 Soru
S

Osmanlı geleneğindeki aklâm-ı sitte yazı türleri nelerdir?

Çeşitli küçük farklılıklar gözardı edildiğinde, türler temel olarak 6 çeşitte toplanmaktadır. Buna “aklâm-ı sitte” adı verilmektedir. Osmanlı metinlerinde kullanılmakta olan bu türler şunlardır:
1. Sülüs
2. Nesih
3. Dîvânî
4. Ta‘lîk
5. Rik‘a
6. Siyâkat

S

Osmanlı Türkçe'sinde adû (adüvv), ahsen kelimelerinin günümüz Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

adû (adüvv): Düşman, hasım
ahsen: En güzel. Çok güzel anlamına gelmektedir.

S

Osmanlı Türkçe'sinde kullanılan ale’t-tafsîl ifadesi ne anlama gelmektedir?

Osmanlı Türkçe'sinde kullanılan ale’t-tafsîl ifadesi tafsilatlı ayrıntılı anlamına gelmektedir.

S

Günümüz Türkçe'sinde "ayrılık, ayrılmak, hicran" ifadelerinin Osmanlı Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

Firâk: Ayrılık, arılmak, hicran anlamına gelmektedir.

S

Osmanlıda kullanılan nâ-çâr kavramı günümüz Türkçe'sinde ne anlama gelmektedir?

Nâ-çâr kelimesi çaresiz, elinden iş gelmeyen, mecbur kalmış olan anlamlarını taşımaktadır.

S

Temür İlçi Gönderüp Sultânı Kendü Yanına Da‘vet İtdüğidür başlıklı metin günümüz Türkçe'sinde nasıl okunur?

Metin başlığı Timur’un Elçi Gönderip Sultanı Kendi Yanına Davet Etmesi şeklinde okunur.

S

"Sultan’ın böyle yüksek sesi âlemi doldurdu" cümlesi Osmanlı Türkçe'sine nasıl çevrilir?

"Çün Sultân’un bu vechile sît [ü] sadâsı âleme doldı" şeklinde çevirisi yapılır.

S

Sultan ile Kara Yahya arasında geçen olayları anlatan metinde geçen "Sultan Kara Yahya’yı görüp, yanındakilere “komayın” deyince hepsi yalın kılıç Kara Yahya’nın üzerine at sürüp saldırdılar." cümlesi Osmanlı Türkçe'sine nasıl çevrilir?

Cümlenin Osmanlı Türkçe'sine çevirisi "Sultân çün Kara Yahyâ’yı gördi, yanında olan halkına “koman” diyince mecmû‘ı kılıc yalın idüp Kara Yahya’nun üzerine at depüp hamle itdiler." şeklindedir.

S

"Çün Temür kalkup Erzincan’a yetişdi, Sultân ol demde Aruş adlu bir yirde idi. Emir Ya‘kūb anda Sultâna yetişüp azâ idüp elin öpdi." cümleleri günümüz Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

Günümüz Türkçe'sindeki karşılığı "Timur kalkıp Erzincan’a ulaştı. Sultan o zaman Aruş adlı bir yerdeydi. Emir Yakub orada sultana yetişti. Hürmet gösterip elini öptü." şeklindedir.

S

"Çünki Ertuğrul Söğüt’de ili, boyıyla mutavattın olup sâlhâ anda kaldı." cümlesi günümüz Türkçe'sine nasıl çevrilir?

Cümlenin çevirisi "Ertuğrul Söğüt’ü ili ve boyuyla yurt edinip yerleşti ve yıllarca orada kaldı." şeklinde yapılır.

S

İbtidâ-yı Devlet-i Osmân başlıklı metinde geçen kethudâ, niyâbet, nöker kavramlarının anlamları nedir?

Kethudâ: Kahya

Niyâbet: Naiblik, vekillik

Nöker: Hizmetçi anlamlarına gelmektedir.

S

"Rivâyet olınur ki, Osmân Gāzî bir gice bir köyde imâm-ı karye evinde konuk oldı oturdı." cümlesinin günümüz Türkçe'sine çevirisi nasıl yapılır?

Cümlenin çevirisi "Rivâyet edilir ki, Osman Gazi bir gece köyde, köyün imamının evinde konuk olup oturdu." şeklinde yapılır.

S

Osman Gazinin çıkışı başlıklı metinde geçen "Şimdi mezârı civârında bir kârbânsarây vîrânesi vardur. Andan Osmân Gāzî gelüp yaylaka çıkdı." cümlelerinin günümüz Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

Cümlenin karşılığı "Şimdi mezarının etrafında bir kervansaray yıkıntısı vardır. Osman Gazi oradan geçip yaylaya çıktı." şeklindedir.

S

"Amma bu tarafdan Karaman-oğlı bu ahvâli duyup bir gün Tekvûrun elçisi gelüp Karaman-oğlı’na mülâkī oldukda elçi zebân depredüp Kıralımız Tekvûr sana vâfir
selâm eder" cümlesinin günümüz Türkçe'sindeki karşılığı nedir?

Ancak bu taraftan Karamanoğlu bu durumu duydu. Bir gün Tekfurun elçisi gelip
Karamanoğlu’na ulaştığında, elçi dil döküp: “Kıralımız Tekfur sana çok selâm söyler.

S

"Ama bizim hikâyemiz bu tarafta, âlemin sığınağı Sultan Murad Han oğlu Sultan Mehemmed Han’a gelsin." cümlesi Osmanlı Türkçe'sine nasıl çevrilir?

"Ammâ bizim hikâyemiz bu tarafda pâdişâh-ı âlem-penâh Sultân Murâd Han ibn
Sultân Mehemmed Han’a gelsün" şeklinde çevrilir.

S

Osmanlı Türkçe'sinde kullanılan âl, a‘lâ, âyâ kelimelerinin anlamları nelerdir?

âl: aile, sülâle, soy, hânedan, akrabâ ve taallukat.

a‘lâ: daha iyi, pek iyi, en yüksek.

âyâ: acabâ, nasıl oluyor, hayret.

S

Osmanlı Türkçe'sinde kullanılan "evvel-bahâr" ve "ez-în-cânib" kavramlarının anlamları nelerdir?

Evvel-bahâr: İlkbahar
Ez-în-cânib: Bu taraftan anlamlarına gelmektedir.

S

Kanda, kangı, kat‘â kelimelerinin günümüz Türkçe'sindeki karşılıkları nedir?

Kanda: Nerede, nereye.
Kangı: Hangi.
Kat‘â: Aslâ, hiçbir zaman anlamlarına gelmektedir.

S

Ava çıkmak, ateş ve elbise kelimelerinin Osmanlıca Türkçe'sindeki karşılıkları nelerdir?

Kelimelerin karşılıkları şu şekildedir:

Ava çıkmak: Şikâra binmek

Ateş: Od

Elbise: Libâs 

S

"Ez-în-cânib pâdişâh-ı âlem yiye içe ve kona göçe Mihalıc’a" cümlesinin günümüz Türkçe'sindeki çevirisi nedir?

Günümüz Türkçesine "Alemin padişahı yiye içe, kona göçe Mihaliç’e vardı" şeklinde çevirilir.