ÖRGÜT KURAMI
öbür dünya ile ilgili olanın değil,
bu dünya ve insanla ilgili olanın
yüceltildiği bir genel eğilimin uç
noktasını teşkil eden ve insanı,
kendi üzerinde sınırlayıcı hiçbir
otorite ihtiyacı olmayan bir varlık
olarak tanımlayan; onu, hakikatin
yegâne ölçüsü ve kaynağı olarak
kabul eden bir dünya görüşü.
dinsellik atfedilen bütün değer
ve ilkeleri bireysel ve toplumsal
yaşamın dışına iten, sadece bu
dünyayı yaşanabilir kabul edip,
öte dünya ile ilişkiyi koparma
temeline dayalı, insan-merkezci
bir düşünme ve yaşama biçimini
ifade eder.
I. Modernizm akılcıdır. Akıl dışında bilimsel olarak denenemeyecek, ispat edilemeyecek ve eleştirilemeyecek bir bilgi kaynağı veya otorite yoktur.
II. Modernizm gerçekçi ve pozitivisttir. Tabiattaki mükemmel işleyişin kurallarını herkesi bağlayıcı temel doğrular olarak alır ve bu kuralları keşfederek insan ilişkilerine uyarlamanın yollarını arar. Bu kurallar değişmezler. Dolayısıyla her konunun en iyi, en doğru tek açıklaması, her problemin tek doğru çözüm yolu vardır. Aklın yolu birdir. İnsana düşen bunu bulmaktır.
III. Modernizm ilerlemecidir. İnsan bilgiyi doğaya hakim olmak amacıyla kullanır. En gelişmiş toplumlar, doğaya en fazla hükmeden, doğadan en fazla yararlanan toplumlardır. Bu, teknolojinin her alanda en üst düzeyde kullanımıyla, sanayileşmeyle mümkündür. İnsanlık üretme ve tüketme yarışı içerisindedir. En çok katma değer üreten ve tüketen toplumlar daha öndedirler.
IV. Modernizm tektipleştirici, homojenleştiricidir. Bu, akılcılığın bir sonucudur. Bütün insanlık için bir tek en iyi yaşam tarzı vardır. Bu yüzden alt kültürlerin yaşatılması gerekmez, çünkü onlar, insanların sorunlarına en iyi çözümleri bulamazlar. Bunun sonucu tek tip beslenme, tek tip eğlenme, tek tip giyinme, sonuç olarak da tek tip yaşama biçimlerinin idealize edilmesidir.
V. Modernizm belirlenimcidir. Tesadüflere yer yoktur. Evrendeki her olay ve olgunun nedensellik zinciri çerçevesinde belirli kanunlar ya da kurallara bağlı olarak meydana geldiğini, doğada bulunan her şeyin birbirine kırılmaz bir neden-sonuç zinciriyle bağlı bulunduğunu kabul eder. Yapılması gerekenler,
yapılanların nedenleri, yapılacakların ve yapılmayacakların sonuçları, her şey bellidir. İnsanlar, kendi başlarına bırakılırlarsa yanlış davranırlar, bu yüzden bilime uygun davranış kalıpları oluşturulmuştur. Toplumsal ve kurumsal ilişkilerde buna uygun bürokratik bir yapılanmaya gidilmiştir.
Bugünkü modern hayatın temelinde bu düşünce bulunmaktadır. Ancak modernizm
insanlığın bugünkü hâle gelmesindeki önemli katkıları yanında bazı açılardan sadece postmodernistler değil modernistlerce de eleştirilmektedir.
akılcılık, ilerlemecilik,
belirlenimcilik, sekülerizm,
hümanizm, yapısalcılık,
işlevselcilik gibi temel
yaklaşımlarının tümünü reddeden
ve bunlara alternatif yaklaşım
biçimleri öneren düşünce
biçimidir.
götürülebilir. Daha 18. yüzyılda Rousseau ile başlayan modernizm eleştirileri
Nietzsche, Heidegger, Spengler, Danilevski vb. ile belki de en üst noktasına varmıştır. Yine ardından gelen Frankfurt Okulu ve takipçileri de postmodernizmi
ve ilkelerini belirleyen önemli akımlardan biridir. Çok farklı bilim dallarından
beslenen postmodernizme yönelik yaklaşımlar belli başlı beş grup altında toparlanabilir (Erdemir, 2000):
I Birinci yaklaşım, bilgi ve bilim felsefesi alanında, aydınlanma ideallerinin
reddedilmesidir. Bunlar arasında, yukarıda da ele alındığı gibi, hayatı bütünüyle açıklama iddiasındaki özgürlük, eşitlik, adalet, evrim, rasyonalizm,
devrim, hümanizm, başkaldırı vb. büyük projeler bulunmaktadır. Bunun
yanı sıra, bilginin kaynağı olarak sadece aklı ve bilimsel yöntemi gören anlayışa karşı çıkılmaktadır.
II Bir başka yaklaşım Marksist düşünürlerin yaklaşımıdır. Onlar postmodernizmi kapitalist ötesi, sanayi ötesi veya geç kapitalizm gibi değişik şekillerde adlandırılan, bir anlamda kapitalist sömürü düzeninin incelikli bir şekilde makyajlanarak hükmünü sürdürdüğü dönemin kültürel mantığı olarak görmektedirler.
III Üçüncü bir yaklaşım,Theory,Culture & Society (Kuram,Kültür ve Toplum)
dergisi etrafında şekillenen ve sosyal anlamda içinde yaşadığımız hayatın
modern kavramlarla açıklanamayacağını, yeni bir disiplinin gerçekleştirilmesi gerektiğini iddia eden Turner, Robertson, Stauth ve Featherstone gibi
sosyologların yaklaşımıdır.
IV Dördüncü bir yaklaşım, Giddens ve Beck’in postmodernizmi modernizmin daha da radikalleşmiş bir hâli olarak gören yaklaşımdır.
V Son yaklaşım da modernizme yönelik postmodern eleştirilerdeki haklılıkları kabul etmekle birlikte, çözümün yine de modernlik içinde aranması
gerektiğinde ısrar eden Habermas’ın yaklaşımıdır.
İlgili başlık altında da tanımlandığı gibi modernizm akılcı, gerçekçi, ilerlemeci,
belirlenimci, sistematik, seküler ve insanlık için büyük projeleri olan bir düşüncedir. Dolayısıyla modernizmden beslenen örgüt kuramları genellikle işletmelerin
belli koşullarda belli biçimlerde faaliyet göstermeleri yada belli yapılara sahip olmaları durumunda başarılı olabileceklerini kabul etmekte ve bu açıdan işletmelere yol gösterecek, evrensel geçerliliğe sahip bir formül aramaktadır. Bu arayışta da
akla dayalı yani pozitivist bir yöntemden yararlanmaktadır. Dolayısıyla modernizmin örgütsel araştırmalarda öne çıkan temel özellikleri şu şekilde sıralanabilir
(Clegg, 1990; Gergen, 1992; Jaffee, 2001):
I Modernist bakış açısı örgütleri sınırları belli varlıklar olarak tanımlamaktadır. Bu sınırlar örgütleri iç çevresini ve dış çevresini, yani örneğin üretim
süreçleriyle pazarlama süreçlerini birbirinden ayrı sistemler olarak ele alır.
II Modern yaklaşım yapısalcı-işlevselci bakış açısına sahip olduğundan örgütlerde farklılaştırma ve iş bölümüne önem verir. Örgütler önceden tanımlanmış pozisyonlar, görevler ve departmanlara ayrılarak belli bir iş bölümü çerçevesinde faaliyet göstermelidirler.
III Modernizmin akılcı bakış açısı örgütleri belli hedeflere ulaşmanın araçları
olarak görerek onları araçsallaştırmakta ve söz konusu hedeflere ulaştıracak makine benzeri standart süreçlere sahip örgütlenme ve çalışma biçimleri geliştirmekle ilgilenmektedir. Bu anlamda örgütlerin mensupları da
belli amaçları gerçekleştirmek üzere yönetici, çalışan veya işletme sahibi
gibi sınırları belli rutin rolleri yerine getiren kişilerdir.
IV İlerleme yaklaşımı modern örgütlerin hep daha çok, daha hızlı ve daha
az maliyetle üretim yapmaya odaklanmaları sonucunu getirmektedir. Bu
durum örgütsel analizde etkinlik ve verimlilik gibi kavramların ön plana
çıkmasına neden olmuştur.
Yukarıdaki açıklama modernizmin hangi özelliğini ortaya koymaktadır?
Yukarıdaki açıklama aşağıdaki kavramlardan hangisine aittir?
Yukarıdaki açıklama modernizmin hangi özelliğini ifade eder?