Ortadoğu ve Petrol
Dünyadaki ham petrol rezervlerinin dağılımı nasıldır?
2011 yılı istatistiklerine göre, dünyadaki ham petrol rezervlerinin yaklaşık yarısının Ortadoğu coğrafyasında, geri kalanının da ABD, Güney Amerika ve Kuzey Denizi’nde bulunduğu ifade edilmektedir.
Petrol kelimesinin kökeni nedir?
Ortaçağ Latincesi’nde petroleum olarak geçen kelime, Klasik Latince’deki petra (taş) ve oleum (yağ) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşup “taş yağı” anlamına gelmektedir.
Neft nedir?
Bir çeşit sıvı petrol olan bitüm sözcüğünün eski dillerdeki karşılığı olan “nafta/neft” ise, Farsça veya Akadca kökenli bir kelimedir.
Bilinen ilk petrol sondajı ne zaman yapılmıştır?
18. yüzyıldan itibaren Rusya ve Alsace’ta petrol damıtıldığı halde, bilinen anlamda yer altından ilk petrol sondajı, 27 Ağustos 1859’da Albay Drake tarafından Pensilvanya Titusville’de yapıldı.
Petrolün modern çağlardaki önemli safhaları nelerdir?
İlk petrol sondajı, 27 Ağustos 1859’da Albay Drake tarafından Pensilvanya Titusville’de yapıldı. 1854 yılında gazyağı lambasının icat edilmesi, petrol talebini büyük ölçüde arttırmıştı. ABD ve Avrupa, 19. yüzyılın petrol üreticileri olarak ortaya çıkmışlar ve kendi petrol endüstrilerini kurmuşlardır. Böylece, “kara altın”a hücum da başlamış oldu.Petrol ile ilgili bundan sonraki önemli safhalar şöyledir: 1860-1885 gazyağı dönemi. 1900-1914 benzin dönemi. 1930 sonrası dönem: petrol ürünlerinin kalitesini yükselten çeşitli yöntemlerin yerleştiği ve modern arıtma ve petrokimya tekniklerinin geliştiği dönemdir. Günümüzde petrol, sadece yakıt olarak değil, tarım (gübre), tıp (ilaç yapımı), sağlık (deterjanlar), plastik maddeler ile sentetik elyaf ve kauçukların üretimi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.
Tarihte verilen ilk petrol işletme imtiyazı ne zaman verilmiştir?
Osmanlı Sultanı IV. Murad 1640 tarihli bir fermanla, Kerkük yakınlarındaki Baba Gurgur’da bulunan petrol sahasını şehrin ileri gelen Türkmen ailelerinden Neftçizadeler’e vermişti. Bu ferman, muhtemelen tarihte verilen ilk petrol işletme imtiyazıdır.
Osmanlı Arap vilayetlerindeki petrolün varlığından haberdar olan Batılı seyyah ve araştırmacılar hangi sebeplerle buralarda araştırma yapıyorlardı?
Osmanlı Arap vilayetlerindeki petrolün varlığından haberdar olan Batılı seyyah ve araştırmacılar, “arkeolojik, bilimsel, coğrafi araştırma ve misyonerlik” görüntüsü altında, Bağdat ve Musul’daki petrol alanlarını keşfetmeye ve ülkelerine bununla ilgili raporlar hazırlamaya başlamışlardı.
Petrol araştırmasını yaptıran Agop Paşa’nın teklifiyle de, devlet hazinesine ait olan petrol arazilerini, petrol gelirlerini ve işletme imtiyazını 1889-1902 yılları arasındaki resmi işlemler ile muhafaza altına alan padişah kimdir?
II. Abdülhamid, yürütülen örtülü arama faaliyetlerini yakından takip ediyordu. Petrol araştırmasını yaptıran Agop Paşa’nın teklifiyle de, devlet hazinesine ait olan petrol gelirlerini ve işletme imtiyazını kendi özel hazinesine (Hazine-i Hassa) transfer etti ve ayrıca, Bağdat ve Musul Vilayetleri’nde petrol bulunan birçok bölgeyi de padişah arazisi (arazi-i seniyye)’ne dahil ederek 1889-1902 yılları arasındaki resmi işlemler ile muhafaza altına aldı.
1912 yılına kadar, Mezopotamya topraklarında petrol imtiyazı peşinden hangi şirketler koşmuştur?
1912’ye kadar Mezopotamya topraklarında petrol imtiyazı peşinde koşan, Alman Deutsche Bank (Anadolu-Bağdat Demiryolu Şirketi), İngiliz D’Arcy Grubu, Royal Dutch-Anglo Saxon Oil Company (Shell) ve Amerikan Chester grubu olmak üzere dört grup vardı.
Musul ve Kerkük bölgesinde büyük miktarda petrol olduğunu öğrenen Avrupa'lılar hangi Osmanlı padişahından imtiyaz istemişlerdir?
Musul-Kerkük bölgesinde yaptırdığı geniş çaplı araştırmanın sonunda, buralardaki maden ve petrol yatakları hakkında ayrıntılı bir rapor hazırlanmıştır. Bölgede büyük miktarda petrol bulunduğuna dair haberler üzerine, Alman, İngiliz, Fransız, Belçika, Hollanda ve Osmanlı uyruklu bazı şahıs ve şirketler, II. Abdülhamid’den petrol imtiyazı için yoğun taleplerde bulunuyorlardı. Bölgedeki petrolün stratejik değerinin farkında olan ve bu kaynakların yabancıların eline geçmesini istemeyen padişah, söz konusu talepleri geri çevirmiştir.
II. Abdülhamid’den petrol imtiyazı için yoğun taleplerde bulunan ülkelere karşı alınan tedbirler neledir?
Bölgede yürütülen arkeolojik ve bilimsel çalışmaların aslında petrol aramaya dönük gizli tetkikler olduğunun farkına varan II. Abdülhamid, yürütülen örtülü arama faaliyetlerini yakından takip ediyordu. Petrol araştırmasını yaptıran Agop Paşa’nın teklifiyle de, devlet hazinesine ait olan petrol gelirlerini ve işletme imtiyazını kendi özel hazinesine (Hazine-i Hassa) transfer etti ve ayrıca,
Bağdat ve Musul Vilayetleri’nde petrol bulunan birçok bölgeyi de padişah arazisi (arazi-i seniyye)’ne dahil ederek 1889-1902 yılları arasındaki resmi işlemler ile muhafaza altına aldı.
1888 yılından sonra Almanlara verilen imtiyazlar nelerdir?
1888 yılında ilk imtiyaz verilmek suretiyle, Almanlar’a madencilik alanında bazı ayrıcalıklar da verilmişti. Bu imtiyaz ile Almanlar, Musul ve Bağdat havalisinde petrol ve diğer madenleri arayabilecekti. Zira, bu tarihte, Bağdat Demiryolu imtiyazı yine Almanlar’a verilmişti. Almanlar, demiryolu hattının her iki yakasındaki 20’şer km.lik şeritler boyunca maden araması ve işletmesi yapabilecekti.
8 Eylül 1908’de Meşrutiyet hükümetinin, Hazine-i Hassa’la ilgili aldığı karar nedir?
II. Meşrutiyet ilan edildikten sonra, 8 Eylül 1908’de Meşrutiyet hükümetinin aldığı bir kararla, Hazine-i Hassa’ya ait olan emlâkin devlet hazinesine devri kararlaştırıldı. II. Abdülhamit’in 31 Mart olayından sonra tahttan indirilmesiyle, 27 Nisan 1909 tarihli Mehmed Reşad iradesi ile de, padişahın şahsi mülkü olan petrol bölgelerinin söz konusu statüleri kaldırılarak Maliye hazinesine devredildi yani devlet mülkü haline getirildi.
Türk Petrol Kumpanyası (Turkish Petroleum Company) nasıl kurulmuştur?
İngilizler’in 1910’da kendi sermayeleriyle ve petrol için sermaye aktarımı amacıyla kurdukları Türk Milli Bankası, 1912’de Deutsche Bank ve Royal-Dutch Shell şirketleri ile işbirliğine girerek Türk Petrol Kumpanyası’nı (Turkish Petroleum Company) kurmuşlardı.
Turkish Petroleum Company’nin 1914 yılında hisselerinin % 50’sini hangi şirket almıştır?
Mart 1914’te, Turkish Petroleum Company’nin hisselerinin % 50’si, İran’da faaliyet göstermekte olan bir diğer İngiliz (D’Arcy) petrol şirketi olan APOC (Anglo-Persian Oil Company)’a devredildi.
16 Mayıs 1916’da, İngiltere ile Fransa arasında yapılan antlaşmaya ne ad verilir?
16 Mayıs 1916’da, İngiltere ile Fransa arasında Sykes-Picot Antlaşması imzalandı.
6 Mayıs 1916’da, İngiltere ile Fransa arasında Sykes-Picot Antlaşmasının amacı nedir?
16 Mayıs 1916’da, İngiltere ile Fransa arasında Sykes-Picot Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre petrol bölgelerinin bulunduğu Arap vilayetleri, İngiltere ve Fransa arasında gizlice taksim edildi.
1912’de, Shell ve Deutche Bank’ı da dahil ederek, Londra merkezli Türk Petrol Şirketi’nin kurulmasını kim sağlamıştır?
Calouste Serkis Gülbenkyan 1912’de, Shell ve Deutche Bank’ı da dahil ederek, Londra merkezli Türk Petrol Şirketi’nin kurulmasını sağladı.
Chester Projesi nedir?
Chester Projesi: Amiral Chester’ın, demiryolu, limanlar ve madenler konusunda imtiyazlar elde etmek için İstanbul’da bulunduğu 1908 yılında, Amerikalılar’ın Irak petrollerinden imtiyaz sağlama konusundaki çabaları daha da artmıştı. Amerikan başkanı Roosevelt’in de destek verdiği Chester, liman ve demiryolu inşaatı konusunda bir dizi anlaşmalar yapmasına rağmen bunlar
yaşanan savaşlar sebebiyle uygulanamadı.
"Yeni Ortadoğu" kavramı ne zaman ortaya çıkmıştır?
I. Dünya Savaşı’ndan sonra başta İngiltere, Fransa ve ABD olmak üzere sömürgeci devletlerin kendi menfaatleri doğrultusunda çizdiği sınırlar sayesinde, petrol coğrafyasının ayrıntılarını da içine alan "yeni Ortadoğu" oluşturulmuştur.
Ortadoğu’nun petrol sahaları genel olarak kaç bölgede toplanmıştır?
Petrol açısından dünya rezervlerinin yaklaşık yarısına sahip olan Ortadoğu’nun petrol sahaları genel olarak üç bölgede toplanmıştır:
1-Fars-Arap (Basra) Körfezi çevresi ve alt kısmı
2-Kızıldeniz-Akabe yarığı boyunca uzanan kısım
3-Kuzeydoğu Afrika sahası
Petrol açısından dünya rezervlerinin yaklaşık yarısına sahip olan Ortadoğu’nun Fars-Arap (Basra) Körfezi çevresi ve alt kısmını
hangi ülkeler oluşturur?
Petrol açısından dünya rezervlerinin yaklaşık yarısına sahip olan Ortadoğu’nun Fars-Arap (Basra) Körfezi çevresi ve alt kısmı İran, Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, kuzeydoğu Suriye ve güneydoğu Türkiye’yi içine alır.
Dünya petrol tüketiminde ilk sırayı hangi ülkeler alır?
Dünya petrol tüketiminde ABD tek başına dünya petrolünün dörtte birini; Avrupa Birliği beşte birini; her ikisi ise % 44 ile neredeyse yarısını tüketmektedir.
Ortadoğu’da modern sondaj tekniğiyle petrol ilk kez hangi ülkede çıkarılmıştır?
Ortadoğu’da modern sondaj tekniğiyle petrol ilk kez, 1908 yılında, İngiliz nüfuzu altındaki İran’da, İngiliz sermayedar D’Arcy tarafından çıkarıldı.
Yedi Kızkardeş nedir?
Dünya üzerindeki yedi (daha sonraları sekiz) büyük çok uluslu şirket, 1910’lardan 1970’lerin başlarına kadar, petrol endüstrisinin hemen tamamını kontrol altında tutmuşlardır. 1928 yılında Ortadoğu petrolünün paylaşımı konusunda gizli bir anlaşma yapan bu şirketler, “Yedi Kızkardeş” olarak anılmıştır.
Yedi Kızkardeş'i hangi şirketler oluşturmuştur?
“Yedi Kızkardeş” : Standard Oil of New Jersey (Exxon), Royal Dutch Shell (Shell), British Petroleum (BP), Gulf Oil (Gulf), Texas Oil (Texaco), Standard Oil of California (Chevron) ve Mobil Oil (Mobil). Bunlara daha sonra Fransız şirketi Française des Petroles (CFP)
de eklenmiştir.
OPEC ne zaman kuruldu?
1959 yılına gelindiğinde, büyük petrol şirketleri petrol fiyatlarını düşürünce, petrol üreten ülkelerin a gelindiğinde gelirleri azaldı. Sonuçta, bir tedbir olarak Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt ve Venezuela gibi kilit üretici ülkeler, 1960’ta etrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı OPEC’i kurdular. Cidde merkezli teşkilat daha sonra genişleyerek on üç ülkeyi daha bünyesine kattı.
Petrol İhraç Eden Arap Ülkeler Teşkilatı OAPEC (Organisation of Arab Petroleum Exporting Countries) ne zaman kurulmuştur.
Arap ülkelerinin petrol endüstrisindehakim konuma gelmesi ile de 1968 yılında Petrol İhraç Eden Arap Ülkeler Teşkilatı OAPEC (Organisation of Arab Petroleum Exporting Countries) ne zaman kurulmuştur.
OPEC neden kuruldu?
1959 yılına gelindiğinde, büyük petrol şirketleri petrol fiyatlarını düşürünce, petrol üreten ülkelerin gelirleri azaldı. Sonuçta, bir tedbir olarak Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt ve Venezuela gibi kilit üretici ülkeler, 1960’ta Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı OPEC’i kurdular.
OPEC hangi ülkeler tarafından kurulmuştur?
Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt ve Venezuela gibi kilit üretici ülkeler, 1960’ta
Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı OPEC’i kurdular.
OPEC'in sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi bir güç olmasının nedeni nedir?
II. Dünya Savaşı’nın sonundan 1970’e kadarki dönemde petrol fiyatları genel hatlarıyla dengeli, hatta düşük bir seyir takip etti. Yeni bir Arap-İsrail savaşı (Yom Kippur) Ekim 1973’te göstermiştir ki o tarihte petrol üretiminin % 40’ını karşılayan OPEC sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi bir güç haline de geldi. Bu tarihte, Ortadoğu’nun petrol üreten ülkeleri, İsrail’i destekleyen ABD ve diğer devletlere petrol satışını keserek (petrol Boykotu/Krizi), petrol üretimini azaltma ve fiyatları yükseltme konusunda anlaştılar. Arap-İsrail savaşı sona erip yaptırımlar kaldırıldığında, petrol fiyatları bir yılda tam dört kat artarak varili 11,65 dolara fırlamıştı.
Tanker Savaşı'nın etkileri nedir?
Tanker savaşı: İran, Irak, Suudi Arabistan ve Kuveyt ve diğer ülkelere ait olan 44 petrol tankeri, İran veya Irak tarafından vurularak hasar gördü. Başlangıçta Irak tarafından başlatılan tanker savaşında her iki ülke, birbirinin petrol ihracatını çökertmeyi amaçlıyordu. Petrol taşımacılığını da doğrudan etkileyen bu durum, zamanla dünya piyasalarına petrol arzını etkileyen global bir sorun haline geldi.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasında petrol savaşlarının etkisi nedir?
1984 yılında, İran-Irak arasında “tanker savaşı” başladı. Bundan petrol taşımacılığı ve ticareti ciddi ölçüde etkilendi. Bununla birlikte, 1986 yılında, petrol fiyatlarında % 50’den fazla bir düşüş yaşandı. İran-Irak savaşı devam ederken böyle bir şeyin yaşanması ilginçti. Bu düşüşün sebebi ABD kaynaklıydı. Şöyle ki, ABD Başkanı Reagan, 1980’lerin başında, petrol üretimini arttırma konusunda Suudi Kralını ikna etmiş ve artan üretimle birlikte fiyatlar (13 dolar) dibe vurmuştu. Reagan’ın amacı ise, petrol geliriyle ayakta duran Sovyetler Birliği’ni çökertmekti. 1991’de bu amaca ulaşıldı ve Birlik dağıldı. Petrol bir kez daha politik bir silah olarak kullanılmıştı.
Baba Gurgur ve Rumeyle petrol havzaları nerededir?
Baba Gurgur ve Rumeyle: Irak’ın 80-90 km. boyunca uzanan en büyük petrol havzası, Kerkük’ün hemen yanıbaşında Baba Gurgur bölgesinde bulunur. Yanan alevlerin çıkardığı gürültü (gurgur)’den dolayı bu isimle anılmıştır. Irak’ın güneyindeki Rumeyle bölgesi, dünyanın da en büyük petrol sahalarından biridir. Bu saha, Irak-Kuveyt sınırı boyunca uzandığından, iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığının (1990’da Kuveyt’in Irak tarafından işgalinin) temel sebeplerinden biri olmuştur.
"Şahin tacı" nedir?
İran ile Irak arasındaki sınırı teşkil eden ve Dicle ile Fırat’ın birleşmesiyle oluşan Şattularap suyolu, Basra Körfezi bağlantılı denizyolu (dolayısıyla petrol) ulaşımında her iki ülke tarafından ortak kullanılmaktadır. İran-Irak savaşının en önemli sebeplerinden biri de, bundan doğan anlaşmazlıklar idi. Suyolu, Abadan petrol rafinerisine tankerlerin ulaşımında da önem taşımaktadır. İngilizler tarafından kurulan ve zamanla dünyanın en büyük rafinerisi haline gelen tesislere “Şahın tâcı” deniliyordu. İran-Irak Savaşı’nda tamamen tahrip olmasından sonra rafineriler ülkenin iç kesimlerinde yapılmaya başlandı.
Ortadoğu ülkeleri arasında ise en fazla rezerve ve ham petrole sahip ülke hangisidir?
Ortadoğu ülkeleri arasında ise en fazla rezerve ve ham petrol üretimine sahiptir. Suudi Arabistan’ı diğer ülkelere göre öne çıkaran bu durum, ülkenin dünya petrol üretimi ve endüstrisindeki stratejik öneminin uzunca bir süre daha devam edeceğini de göstermektedir.
Aramco nedir?
Aramco: Çokuluslu dev bir şirket olan ABD’li ARAMCO, tıpkı İran’daki APOC gibi zamanla “devlet içinde devlet” haline gelmiştir. Şirket, Suudi Krallığı’na petrol karşılığında sadece küçük bir para ödüyor, onun dışında bütün petrolü çıkarıp dünyaya pazarlıyor ve esas kazancı elde ediyordu. Suudi Arabistan, 1972’de ARAMCO’nun % 20 hissesine sahip oldu. 1980’de ise, toplumsal hayatta önemli bir unsur haline gelen ARAMCO’nun bütün hisselerine sahip oldu. ARAMCO, dünyanın en büyük petrol şirketi durumundadır.