Uluslararası Menkul Kıymet Yatırımları
Firmaların sermaye piyasası araçlarını borsalara kote etmelerinin sebepleri nelerdir?
Firmalar, uzun vadeli ya da daimi kaynak sağlamak amacıyla sermaye piyasası araçlarını borsalara kote ederler. Bu işlem firmanın, ilgili sermaye piyasası aracını borsa bünyesinde yer alan piyasalar içerisindeki bir veya birden çok pazara kote etmesiyle gerçekleşir. Böylece bu işletmeler bir yandan yeni ve sürdürülebilir sermaye kaynaklarına ulaşırlarken aynı zamanda likiditeye ulaşma, itibar görme, yaygın tanıtım sağlama ve kurumsallaşma gibi firmanın genel anlamda sürdürülebilirliği için gerekli olan niteliklere de ulaşabilirler.
Kotasyon ne anlama gelmektedir?
Kotasyon: Borsa işlemlerinde sürekli olarak işlem görmesi amaçlanan sermaye piyasası araçlarının, kotasyon şartlarını sağlamaları durumunda, ilgili sermaye piyasasının ilgili pazarında işlem görmesinin onaylanmasıdır.
Çapraz kotasyon ne anlama gelmektedir?
Çapraz kotasyon: Bir sermaye piyasası aracının faaliyet gösterdiği ülkede birden fazla borsada kote olmasıdır.
Sınırlar arası kotasyon ne anlama gelmektedir?
Sınırlar arası kotasyon: Bir sermaye piyasası aracının birden fazla ülkedeki borsalarda kote olmasıdır.
Çifte kotasyon ne anlama gelmektedir?
Çifte kotasyon: Bir sermaye piyasası aracının bir borsada işlem görürken ikinci bir borsada daha işlem görmesidir.
Çifte kotasyonun ihracatçılara sağladığı faydalar nelerdir?
Çifte kotasyonun ihracatçılara sağladığı faydalar;
- Çifte kotasyon ile şirketler daha geniş, farklı ve yeni bir yatırımcı tabanına ulaşabilmektedir.
- Çifte kotasyonun ihraççılara kazandırdığı itibar ve farkındalık, yerel piyasadaki yatırımcılar için daha güvenilir bir izlenim oluşturmaktadır.
- Çifte kotasyon ile şirketin yapması gereken kamuyu aydınlatma yükümlülükleri ve uyması gereken zorunlu muhasebe standartları, şirketin faaliyetlerinin kalitesini olumlu yönde etkilemektedir.
- Farklı piyasalarda işlem görmek, genel olarak ihraççı şirketleri kurumsal yönetim uygulamalarına uymaya teşvik etmektedir.
Çifte kotasyonun ihracatçılara getirdiği maliyetler nelerdir?
Çifte kotasyonun getirdiği bazı maliyetler de söz konusudur. Kote olunan yabancı piyasaya yapılan raporlamalar, finansal verilerin uluslararası standartlar ile uyumlaştırılması, yasal ücretler, vergiler, işlem maliyetleri, başvuru ve kotasyon ücretleri gibi çeşitli maliyet unsurları, ihraççı şirketin karşısına çıkmaktadır.
Uluslararası tahvil piyasası kaça ayrılır?
Uluslararası tahvil piyasası, “yurt içi tahvil piyasası”, “yabancı tahvil piyasası” ve “euro tahvil piyasası” olmak üzere üç geniş piyasaya bölünmüştür.
Bir devletin tahvil işlemlerine dahil olmasının sebepleri nelerdir?
Bir devletin yurt içi tahvil piyasasında tahvil ihraç etmesine hazineler aracılık ederler. Ancak bir devletin tahvil işlemlerinde bulunmasının tek sebebi, bütçe finansmanı değildir. Devletler kendi yurtiçi piyasalarında ikincil piyasa işlemi olarak tahvil alım-satımı yaparak direkt olarak piyasadaki para arzını etkilemekte, dolayısıyla faiz oranlarını ve nihai hedef olan fiyat istikrarını sağlamayı yani planlanan enflasyon oranına ulaşmayı amaçlarlar. Devletler yurtiçi tahvil alım-satım işlemlerini sermaye piyasasına katılma yoluyla yapmakta olup bu görevi devletler adına merkez bankaları gerçekleştirir.
Doğrudan alım işlemleri ne anlama gelmektedir?
Doğrudan Alım İşlemleri: Piyasada kalıcı bir likidite sıkışıklığı varsa Merkez Bankası eksik olan likidite tutarınca borçlanma aracı satın alarak piyasaya likidite sağlar. Hazineye kredi verilmesi anlamında değerlendirildiği için, çağdaş merkez bankacılığı ilkeleri Merkez Bankalarının birincil piyasadan menkul kıymet almasına imkan vermemektedir. Doğrudan alım işlemi sonucunda, piyasalar kalıcı olarak ekonominin ihtiyaç duyduğu likiditeye kavuşurken faizlerin enflasyon hedefi ile tutarlı düzeylerde kalması sağlanmış olur.
Doğrudan satım işlemleri ne anlama gelmektedir?
Doğrudan Satım İşlemleri: Piyasada kalıcı olarak likidite fazlası varsa Merkez Bankası fazla olan likidite tutarınca borçlanma aracı satarak piyasadaki likidite fazlasını çeker. Bu işlem sonucunda, bankalardaki fazla likidite kalıcı olarak azaltılmış, faizlerin enflasyon hedefi ile tutarlı düzeylerde kalması sağlanmış olur.
Repo işlemleri ne anlama gelmektedir?
Repo İşlemleri: Likidite sıkışıklığında piyasanın kısa vadede, geçici süre için fonlanmasıdır. Merkez Bankası, repoya konu olan borçlanma araçlarını işlemin vadesinde geri satmak üzere, belirli bir süre için satın alır, piyasaya likidite enjekte eder.
Ters repo işlemleri ne anlama gelmektedir?
Ters Repo İşlemleri: Piyasadaki likidite fazlalığının geçici süre için piyasadan çekilmesidir. Merkez Bankası, portföyündeki borçlanma araçlarını işlemin vadesinde geri almak üzere, belirli bir süre için satarak piyasadaki likidite fazlalığını çeker. İşlemin vadesinde ters işlem gerçekleşir.
Yabancı tahvil ne anlama gelmektedir?
Yabancı Tahvil: Yabancı bir piyasada satılmak üzere satışı yapılacak ülkenin para birimi cinsinden ihraç edilen tahvillerdir.
Yurt dışında yatırım yapan işletmelerin döviz cinsinde tahvil ihraç etme sebepleri nelerdir?
Yurtdışında yatırım yapan işletmeler genellikle döviz cinsinden tahvil ihraç etme eğiliminde olurlar. Bunun birinci sebebi kur riskinden korunmaktır. Yurtdışında yatırım yapan işletmeler, yatırım harcamasının yapılacağı ve satış gelirlerinin elde edileceği para birimi cinsinden tahvil ihraç ederek faaliyet gösterdikleri ülke para biriminde borçlanma yapabilirler. Yurtdışında yatırım yapan işletmelerin döviz cinsinden tahvil ihraç etmelerinin diğer bir nedeni ise uluslararası tahvil piyasalarının ulusal tahvil piyasalarına göre daha likit ve daha düşük maliyetli olabilmesidir. Bununla birlikte yurtdışında yapılan ihraçlar, firmalar için birer prestij kaynağıdır. Ayrıca bir firmanın yurtdışında yapacağı ihraçlar, gelecekte yapacağı ihraçlar için kendisine olumlu bir geçmiş sağlamakta önemli rol oynamaktadır.
Euro tahvil ne anlama gelmektedir?
Euro Tahvil (Eurobond): Düzenlenmiş olduğu para biriminin resmi para olarak kullanıldığı ülkelerin dışına ihraç edilen tahvillerdir. Euro tahviller, çok uluslu bir kredi sendikasyonu aracılığıyla çok sayıda ülke piyasasında satışa sunulmak, dolayısıyla çok sayıda ülkede yerleşik kişilere satılmak üzere çıkartılan uluslararası tahvillerdir.
Euro tahvil borçlarının ayırıcı özellikleri nelerdir?
Euro tahvil borçlarının iki ayırıcı özelliği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, bu tahvillerin bir uluslararası kredi sendikasyonunun yükümlülüğü altında ihraç edilmeleri, diğeri ise aynı anda birçok ülkede birden satışa sunulan borçlanma araçları olmalarıdır.
Euro tahvil piyasasının tahvil piyasaları içerisinde en çekici piyasa olmasının sebepleri nelerdir?
Euro tahvil piyasası, tahvil piyasaları içinde en çekici olan piyasadır. Bunun nedeni, Euro tahvil piyasasının ulusal kurallardan ve yaptırımlardan arındırılmış olması ve yatırımcıların ihtiyaçlarına cevap veren farklı bir yatırım aracı olmasıdır. Euro tahviller, ihraç edildikleri ülkenin ulusal sermaye piyasası kurumunun düzenleme ve denetimine tabi değildir. Yabancı tahvil piyasalarına giriş için aranan yatırım yapılabilir notuna sahip olma koşulu Euro tahviller için aranmamaktadır. Euro tahviller zorunluluk olmaması nedeniyle genellikle yabancı borsalara kote edilmezler. Ayrıca Euro tahviller genellikle teminatsız ve hamiline yazılı olarak ihraç edilir. Euro tahviller uzun vadeli menkul kıymetlerdir. Kupon ödemeleri Dolar cinsinden ihraç edilenlerde altı ayda bir, Euro cinsinden ihraç edilenlerde yılda bir kez yapılır.
İnançlı mülkiyet esası ne anlama gelmektedir?
İnançlı Mülkiyet Esası: Tasarruf sahiplerinin fonla ilgili muameleleri yapma yetkisini kurucuya fon içtüzüğü vasıtasıyla devretmesi ve kurucunun, fonu bu sözleşme (içtüzük) çerçevesinde ve tasarruf sahiplerinin haklarını koruyarak yönetmek/yönettirmek zorunda olmasıdır.
Etkin piyasa hipotezi ne anlama gelmektedir?
Etkin Piyasa Hipotezi: Finansal piyasaların bilgi açısından etkin çalıştığını, bu yüzden menkul kıymet fiyatlarının mevcut olan bütün bilgiyi yansıttığını ve yeni bilgiye mümkün olan en yüksek hızla tepki verdiğini, böyle bir piyasa ortamında hiçbir yatırımcının ortalamanın üzerinde getiri elde edemeyeceğini savunan hipotezdir.
Piyasa etkinlik seviyesi kaç seviyede açıklanabilir?
Piyasalarda etkinlik seviyesi arttıkça asimetrik bilginin etkilerinin ortadan kalktığı bilinmektedir. Bilindiği üzere bir piyasanın etkinlik seviyesi dört alt seviyede açıklanmaktadır. Birinci seviye “hiçbir etkinlik seviyesinin olmadığı seviyedir.” Bu seviyede asimetrik bilginin etkileri yatırımcılar için en yüksek seviyede olmaktadır. İkinci seviye “zayıf formda etkinliktir.” Bu seviyede, finansal varlığın geçmişe ait tüm bilgilerinin hızla finansal varlığın fiyatına yansıması söz konusudur. Üçüncü seviye, “yarı-güçlü formda etkinliktir. Bu seviyede, finansal varlığın geçmişe ait tüm bilgileri ile birlikte kamuya açıklanmış mevcut tüm bilgilerin finansal varlığın fiyatına yansıması söz konusudur. Dördüncü seviye ise “güçlü formda etkinliktir.” Bu seviyede ise finansal varlığın geçmişe ait tüm bilgilerinin, kamuya açıklanmış mevcut tüm bilgilerin ve firma içi (özel) bilgilerin finansal varlığın fiyatına yansıması söz konusudur.
Temel analiz ne anlama gelmektedir?
Temel Analiz: Menkul kıymet fiyatlarının gerçek değerlerini belirlemek için o menkul kıymetin piyasa fiyatını etkileyen faktörlerin neler olduğunu belirlemeye çalışan bir analiz tekniğidir.
Teknik analiz ne anlama gelmektedir?
Teknik Analiz: Menkul kıymetlerin gelecekteki fiyat hareketlerinin ve eğilimlerinin öngörüsünü yapmak için piyasanın geçmiş veya mevcut fiyat ve hacim bilgilerine odaklanan bir analiz tekniğidir.
İşlem hacmi ne anlama gelmektedir?
İşlem Hacmi: Bir piyasada işlem gören bir menkul kıymet ya da piyasanın geneli için belirli bir zaman diliminde gerçekleşen alım-satım işlemlerinin parasal değer olarak toplamıdır.
Derecelendirme kavramı ne anlama gelmektedir?
Derecelendirme kavramı, menkul kıymet ihracı veya kredi ile edinilen bir borcun, zamanında ve tam olarak geri ödenmesi olasılığı ile ilgili uluslararası sermaye piyasalarındaki ölçütlere uygun ve objektif bir ölçü sağlamak amacıyla borçlunun ihraç ettiği menkul kıymetlere yatırım yapılması hâlinde, yatırımcının bundan dolayı yükleneceği riskin belirlenmesidir.
Derecelendirmesi yapılan finansal varlıklar hangileridir?
Derecelendirmesi yapılan finansal varlıklar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
- Şirketler Piyasası – Teminatlı ve teminatsız tahviller, Öncelikli Pay Senetleri, Finansman Bonosu, Proje Finansmanı
- Devlet Borçları – Devlet tahvilleri
- Yerel Yönetim Borçları – Belediyelerin borçları
- Menkulleştirme – Varlığa dayalı ve konut kredilerine dayalı menkul kıymetler
- Fonlar – Yatırım fonları, Para piyasası fonları, Tahvil fonları
- SWAP Risk Dereceleri – Fonlanmamış kredilere bağlı riskler
Bir devletin derecelendirme notunun “spekülatif” seviyeden “yatırım yapılabilir” seviyeye yükselmesinin ülke ekonomisi açısından önemi nedir?
Kredi derecelendirme notları ülkelerin borçlanma maliyetlerinin belirlenmesinde önemli bir gösterge olarak kullanılmakta olup aynı zamanda yabancı yatırımcıların karar alma süreçlerinde rol oynadığından, sermaye piyasalarını da doğrudan etkilemektedir. Bu noktada “yatırım yapılabilir” ülke seviyesine ulaşmak, gelişmekte olan ülkeler için önemli bir eşik olarak görülmektedir. Dolayısıyla “spekülatif ” seviyeden “yatırım yapılabilir” kredi notuna geçişin yabancı yatırımcıların pay senetleri ve tahvil yoluyla yaptığı portföy yatırımlarını hızlandıracağı, borsaya kote edilen şirket sayısını, işlem hacmini, piyasa değerini ve endeks değerlerini yükselteceği, faizlerin ise düşme eğilimi göstereceği varsayılmaktadır.
Depo sertifikası ne anlama gelmektedir?
Depo Sertifikası: Belirli bir miktar pay senedini temsilen çıkarılan, satışı halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin yapılabilen ve depo edilen pay senedinin sahip olduğu bütün haklara sahip ve bunlara özdeş menkul kıymetlerdir.
Sermaye Piyasası Kurulu Seri VII 128.4 sayılı tebliğde depo sertifikası nasıl tanımlanmıştır?
Birçok yabancı sermaye piyasasında olduğu gibi Borsa İstanbul A.Ş. bünyesinde de uygulaması bulunan depo sertifikası Sermaye Piyasası Kurulu Seri VII 128.4 sayılı tebliğde “Saklama kuruluşlarında saklanan yabancı sermaye piyasası araçlarını temsilen depocu kuruluş tarafından ihraç edilen ve sahibine bu araçların verdiği hakları aynen sağlayan, bunlara özdeş, nominal değeri Türk lirası olarak veya T.C. Merkez Bankasınca günlük alım satım kurları ilan edilen yabancı paralar cinsinden ifade edilen sermaye piyasası aracı” olarak tanımlanmıştır.
En yaygın olarak kullanılan depo sertifikaları nelerdir?
Depo sertifikalarının birçok türü bulunmaktadır. Bu sertifikalar işlem gördüğü ülke veya coğrafya ismiyle anılmaktadır. Amerikan (ADR), Avrupa (EDR), Global (GDR), Hong Kong (HDR), Japon (JDR), Hindistan (IDR) ve Brezilya (BDR) Depo Sertifikaları gibi çeşitleri farklı piyasalarda işlem görmektedir. Bu depo sertifikalarından en yaygın olarak kullanılanları ADR (American Depositary Receipt), EDR (European Depository Receipts) ve GDR (Global Depositary Receipt)’dir.
Depo sertifika işlemlerinin tarafları hangileridir?
Depo sertifikası ihracı, ihracı gerçekleştiren firmalar için oldukça basit ve pratik işlem adımlarını içermektedir. Depo sertifikası işlemlerinin dört tarafı vardır. Bunlar, (i) depo sertifikası ihraç etmek isteyen firma, (ii) ihraççı ülkedeki saklama kuruluşu, (iii) uluslararası depocu banka ve (iv) uluslararası takas kuruluşudur.
İhracatçılar açısından depo sertifikalarının faydaları nelerdir?
İhraççılar açısından depo sertifikalarının faydaları şu şekilde sıralanabilir:
- Depo sertifikalarının ihracındaki pratiklik sayesinde, ihraççıların ilgili yabancı sermaye piyasasına girişi kolaylaşabilmektedir.
- Depo sertifikaları ihraççılarına sınırlar arası kotasyon imkanı sunmaktadır. Böylece ihraççılar, özkaynak sağladıkları piyasaları coğrafi bazda çeşitlendirme imkanına erişebilmektedir.
- Depo sertifikaları, ihraççılara uluslararası tanınırlık ve prestij sağlama imkanı verir. Bu sayede ihraççıların gelecekteki ihraçları veya projeleri daha fazla itibarlı hâle gelebilir.
- Depo sertifikaları temsil ettikleri sermaye piyasası araçlarına göre daha likit bir varlık olabilmektedir. Bu nedenle depo sertifikaları derinliği olan ve likiditesi yüksek menkul kıymetler olarak kabul edilmektedir.
Depo sertifikalarının yatırımcılar açısından faydaları nelerdir?
Depo sertifikalarının yatırımcılar açısından faydalarını ise şöyle sıralayabiliriz:
- Depo sertifikaları, yatırımcılara sektörel ve coğrafi bazda çeşitlendirme yapabilmeleri için olanak sağlar.
- Depo sertifikaları, işlem gördüğü piyasanın para birimi cinsinden ihraç edilip alınıp satılmaktadır. Bu nedenle yatırımcıların kur riskinden korunmaları söz konusudur.
- Depo sertifikaları, yabancı piyasalardan doğrudan sermaye piyasası aracı alımına kıyasla daha düşük işlem ve takas maliyetine sahiptir.
- Bazı ülkelerde yabancı yatırımcıların sermaye piyasası işlemleri için çeşitli kısıtlamalara maruz kalmaları söz konusu olabilmektedir. Depo sertifikasına yatırım yapan yatırımcılar için bu kısıtlamalar ortadan kalkabilmektedir.
- Pay senetlerinin firmanın faaliyet gösterdiği piyasadan direkt olarak satın alınması durumunda yabancı yatırımcının yüklenmek zorunda kaldığı risk unsurları depo sertifikalarına sahip olunduğunda ortadan kalkmaktadır.
- Depo sertifikalarının işlem gördüğü ülkenin düzenlemelerine tabi olması sonucunda yatırımcılar; işlem saati, takas ve mutabakat esasları gibi konularda zorluk yaşamamaktadır.
- Düzenleme kısıtları sebebiyle kendi piyasası dışında yatırım yapamayan emeklilik fonu ve sigorta fonu gibi kurumsal yatırımcılar için yabancı pay senetlerine ulaşma imkanı sağlamaktadır.
- Depo sertifikaları, ilgili yabancı pay senedinin yerel piyasasındaki fiyattan işlem gördüğü için, saat ve kur farkı sebebiyle arbitraj imkanı söz konusudur.
Finans literatüründe riskler kaça ayrılmaktadır?
Finans literatüründe riskler üç başlık altında sınıflandırılarak açıklanmıştır. Bu sınıflandırma, risk kaynaklarına göre yapılmaktadır. Bu risk sınıfları; “sistematik olmayan riskler”, “sistemik riskler” ve “sistematik riskler”dir.
Sistematik olmayan riskler ne anlama gelmektedir?
Sistematik Olmayan Riskler: Şirketlerin kendilerine veya faaliyette bulunduğu endüstriye özgü risk faktörlerinden kaynaklanan risklerdir. Finansal risk, Yönetim riski, İş ve Endüstri riski bu gruba giren risk türleridir.
Sistematik olmayan riskler nelerdir?
Sistematik olmayan riskler, “finansal risk”, “yönetim riski” ve “iş ve endüstri riski” olmak üzere üç grupta incelenebilir.
Finansal risk nedir?
Finansal risk, işletmelerin finansal yükümlülüklerini yerine getirmemesi, tasfiyeye girmesi veya iflas etmesi riskidir.
Yönetim riski nedir?
Yönetim riski, işletme yöneticilerinin hataları ile ilgili risklerdir. İşletme yönetiminin yapacağı hatalar, işletmenin verimliliğini direkt olarak etkileyeceğinden yönetim riski yatırımcının, işletmenin verimliliği hakkında bilgi edinirken yararlanacağı önemli bir kriter olacaktır. İşletme yönetiminin alacağı her karar, yönetim anlayışı, yönetimin şeffaflığı ve kararları uygulama kararlılığı, işletmenin gelişmesi ve büyümesi üzerinde olumlu veya olumsuz etki yapacaktır.
Sistemik risk nedir?
Sistemik Risk: Finansal sistemin tümünde ya da bir bölümünde ortaya çıkan aksaklıkların, reel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar yaratacak ölçüde finansal hizmetleri kesintiye uğratması riskidir.
Potansiyel domino etkisi ne anlama gelmektedir?
Sistemik risk, finansal sistemin herhangi bir aşamasında ortaya çıkan risklerin finansal sistemde yaygın bir riskli ortamın doğmasına neden olmasıdır. Diğer bir ifadeyle sistemik risk, sistemin çökme veya bozulma riski veya olasılığı olup finansal sistemin yetersiz kalma riskidir. Sistemik risk, genellikle piyasa katılımcılarından birisinin, yükümlülüklerini yerine getirememesi sonucunda diğer tüm katılımcıların da mali yönden sıkıntı yaşamaya başlamaları ile ortaya çıkmaktadır. Bu duruma potansiyel domino etkisi adı da verilmektedir.
Sistematik risk ne anlama gelmektedir?
Sistematik Risk: Bir işletmenin denetimi dışında olan güçlerden etkilenen ve bu nedenle yalnızca o şirkete özgü olmayan risklerdir. Enflasyon riski, Faiz Oranı riski, Politik risk, Piyasa riski ve Döviz Kuru riski bu gruba giren risklerdir.
Sistematik riskler ne anlama gelmektedir?
Sistematik riskler; “enflasyon riski”, “faiz oranı riski”, “piyasa riski”, “politik risk” ve “döviz kuru riski” olmak üzere beş grupta sınıflandırılabilir.
Enflasyon riski, fiyatlar genel seviyesindeki artış nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen düşüşün, finansal varlık yatırımlarının verimliliğini negatif yönde etkilemesidir.
Faiz oranı riski, gelecekte piyasa faiz oranlarında meydana gelebilecek değişmelerin finansal varlık fiyatlarını ve getirilerini olumsuz yönde etkilemesidir.
Piyasa riski, işletmenin kazanç gücünde temel bir değişme olmaksızın, bir bütün olarak pay senedi piyasasında ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklanan ve pay senetlerini aynı veya farklı ölçülerde etkileyen sistematik risk türüdür.
Politik Risk, politik koşullardaki değişmelerin finansal varlıkların getirilerinde meydana getireceği değişiklikleri tanımlamakta kullanılan bir sistematik risk türüdür.
Döviz Kuru riski, yabancı para cinsinden yapılan yatırımlarda, paraların değerinin değişmesi durumunda ortaya çıkan bir sistematik risk türüdür.
Uluslararası çeşitlendirme nedir?
Uluslararası Çeşitlendirme: Sistematik riskin azaltılması amacıyla sadece yerel piyasalara değil, yabancı piyasalarda işlem gören menkul kıymetlere de yatırım yapılmasıdır.
Risk primi nedir?
Risk Primi: Riskli bir yatırım aracının beklenen getirisi ile risksiz bir aracın beklenen getirisi arasındaki farktır.