aofsorular.com
MEİ205U

Basında Çalışma Hayatının Temel Sorunları

5. Ünite 20 Soru
S

70'li yılların sonunda dünyayı etkisi altına alan küreselleşmenin basın sektörü üzerinde ne gibi etkileri olmuştur?

Küreselleşme kapitalizmin gelişme sürecindeki bir aşamadır ve salt ekonomik bir oluşum değildir; siyasi, sosyolojik, iletişimsel ve ideolojik boyutları da olan bir süreci ifade etmektedir. Küreselleşme ile birlikte yabancı sermaye tüm sektörlere bir pazar gözü ile bakmış, çeşitli ortaklıklar meydana gelmiş ve piyasalar bu uluslararası kurallara göre yeniden düzenlenmiştir. Küreselleşeme ile birlikte basında tekeller oluşmuş, holdingler gazeteleri ele geçirmiş ve küçük ölçekli firmalar basın ortamından çekilmek zorunda kalmıştır. Mülkiyet yapısında meydana gelen büyük değişim, basında çalışma hayatını ve çalışanları da etkilemiş ve bu ortam çeşitli sorunları beraberinde getirmiştir.

S

Aydın Doğan ve Asil Nadir'in Türk basını üzerindeki etkisi ne olmuştur?

Aydın Doğan’ın 1979 yılında Milliyet gazetesini alması ve ardından Asil Nadir’in Türk basınına girişi 80 sonrası Türk basını açısından son derece önemli değişimlere yol açmıştır. Aydın Doğan’la birlikte basın dışı sermaye, basına dahil olmuş ve Babıali’deki geleneksel gazete patronu anlayışı önemli ölçüde kırılmaya uğramıştır. 1989 yılında da Asil Nadir’in basın dünyasına girmesiyle gün yüzüne çıkan tekelleşme ve uluslararası sermayenin basına girmesi, daha sonra Asil Nadir’i de çok çok aşarak basın dünyasına damgasını vurmuştur. Dolayısıyla 80 sonrası Türk basınında en belirgin şekilde göze çarpan iki unsur, ulusal ve hatta uluslararası holdinglerin basın alanına yönelmesi ve bu gelişmeyle beraber gündeme gelen tekelleşme olduğu söylenebilir.

S

Basında tekelleşmenin sebepleri nelerdir?

Tekelleşmenin en önemli sebebi artan maliyetlerdir. Artan maliyetlerin ancak büyük grupların ayakta kalabilmesini sağlaması, hem satış açısından hem de elde ettikleri reklam gelirleri açısından diğer gazetelerle büyük grupların rekabet etmeleri oldukça zorlaştırmaktadır. Bu sistem, küçük basın işletmelerinin iflas etmelerini, el değiştirmelerini ya da büyük grupların hâkimiyetine girmeleri sonuçlarına yol açmıştır. Artan maliyetlerin yanı sıra tekelleşmeyi doğuran diğer faktörler reklam gelirlerinin azlığı, tirajlardaki durgunluk, büyük yatırımların zorunlu hale gelmesi ve dağıtımda yaşanan güçlüklerdir.

S

80'ler Türkiye'sinde, sermayenin medyaya girişini özendiren iktisadi nedenler nelerdir?

Medyayı gerektiği yerde bir silah olarak kullanıp bir güç sahibi olma, devletle ve sermayeyle yakın ilişki kurma, toplumu ve parayı yönlendirme, böylelikle itibar
görme gibi temel önceliklerin yanı sıra, medyayı kendi holdingleri için bir reklam unsuru olarak görme, bu güç sayesinde çeşitli ihale ve kredilerde öncelik sağlama gibi pek çok bilinmeyen ayrıntı, bu dönemde sermayenin medya yatırımlarına bir ‘fırsat’ olarak bakmasına neden olmuştur.

S

Tekelleşmenin sonuçları ve sakıncaları nelerdir?

Tekelleşme ile birlikte basın çalışanlarının çalışabilecekleri alanlar daraltılmış bu da
fikir işçilerinin mevcut sisteme uyumlanmalarını beraberinde getirmiştir. Tekelleşme işle birlikte görece daha küçük ve bağımsız şirketler medya piyasasına ayakta duramamış ve ortam büyük, hatta çok uluslu büyük holdinglere kalmıştır. Gazeteciler böyle bir ortamda ister istemez tekellerin davranış kodlarını
benimsemek zorunda kalmış bu da hem çalışma hem de basın özgürlüğünü ciddi
oranda tehdit etmiştir. Fikret İlkiz'in bu konudaki düşünceleri şöyledir; Medya tekelleşerek sorumluluk bilincinden uzaklaşmıştır. Bireysel çıkarlara hizmet etmeye başlayarak ticari nitelik kazanmıştır. Medyanın ticari ilişkileri demokrasinin yozlaşmasına zemin hazırlayacaktır.

S

Neo-liberal düzenin çalışma koşullarına etkisi nasıl olmuştur?

En tepe gaze tecilerle alttaki gazetecilerin arasındaki uçurum derinleşmiş ve endüstriyel gereklilikler üzerinden yeni bir istihdam politikası, çalışma ve kazanma koşullarını belirlemiştir. Yeni ortama yönelik geliştirilen bir takım yeni ilkeler çalışma ortamını geçmişten çok daha farklı , çalışanlardan çok şirketlerin lehine düzenlenmiş bir yöne doğru sürüklenmiştir.

S

Neo-liberal düzen nedir?

80’li yıllardan itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan, sermayenin genişlemesine yönelik küresel ekonomik düzene denir.

S

Medyanın içinde bulunduğu ticari ilişkiler ağını haberlerin sunumu üzerindeki etkisi nasıl olmuştur?

Ekonomik çıkar çevreleriyle griftleşen medya patronlarının çıkarlarının haberler üzerindeki belirleyiciliği, kimi zaman oto sansür, kimi zaman haberin hiç yayımlanmaması ya da yayımlanma, yer alma biçimini etkileyecek şekilde ortaya çıkabilmektedir. Gazeteci yazdığı haberin hangi sayfada ya da kaçıncı sırada hangi manşette yayımlanacağını saptayamamaktadır. Kurum politikasına göre haber büyütülüp küçültmekte ya da yayımlanmaktadır.

S

Basın çalışanlarının karşı karşıya kaldığı başlıca sorunlar nelerdir?

Basın çalışanları işsizlik, işten çıkarma, örgütlenme problemi, esnke çalışma saatleri, iş güvenliğinin ortadan kalkması ve sendikasızlaşmadır.

S

Patronlar neden sendikalara sıcak bakmazlar?

Çünkü önyargıları var. Genelde de 70’lerdeki örnekleri ortaya koyuyorlar. Ama Türkiye’deki bütün sendikalar kendilerini yenilediler. Türkiye Gazeteciler Sendikası sadece toplu sözleşmeler yapan, gazetecilerin sadece ekonomilerini koruyan bir sendika değil, aynı zamanda üyelerine mesleki eğitimler de veriyor. Bu sektörde kalmalarını sağlayabilmek için çeşitli eğitim programları düzenliyor.

S

Esnek çalışma biçimleri neden medya çalışanlarını tehdit etmektedir?

Önceki dönemin, belirli saatler içinde, sosyal güvenceli ve sendikalı olarak çalışma biçimi sermayenin kârlılığına tehdit oluşturmaktadır. Sermaye, bu kârlılığını sınırlayan katı uygulamalardan kurtulmak amacıyla çalışma saatlerini ve koşullarını esnetmiş bu dönüşümden önemli ölçüde kâr sağlamıştır. Böylelikle sosyal güvencenin getirdiği ek yüklerden kurtulmuş, mekan ve maliyet tasarrufu
yapmış ve süreçleri en çok kendi lehine dönüştürmüştür. Esnek çalışma biçimleri
zorunlu maliyetleri düşürmekte, kadrolu çalışanların sorumluluklarını hafifletmekte, istihdamı azaltmakta ve bu amaçla teknolojiden sonuna kadar faydalanmaktadır.

S

Medyada esneklik,  iş güvencesini nasıl ortadan kaldırmıştır?

Medyada esnek çalışma, çıraklık müessesesine benzer bir şekilde, stajyer personelin ömür boyu stajyer personele terfi ettirilmesi olarak ortaya çıkmaktadır. “Stajyer” personel, sigortasız, sosyal güvencesiz ve örgütsüz genç emek olarak işverene istediğinden daha fazlasını vermektedir. “Stajyer”lik süreleri sürekli olarak uzamaktadır.

S

Esnek çalışma biçimlerine hangi örnekler verilebilir?

Esneklik uygulamaları, stajyer personel, free-lance muhabirlik ve yazarlık, havuz sistemi ve medyada üst düzey yöneticilerin ücretleri ile diğer basın çalışanlarının ücretleri arasındaki uçurumdur.

S

Sendikasızlaşma sonucu ortaya çıkan ve basın çalışanlarını zorlayan koşullar nelerdir?

Sendika güvencesi olmayan basın çalışanları işverenlerin her türlü telkinine açık hale gelmiş, zamanla bu kanun dışılık alışkanlık haline dönüşmüştür. Gazeteler çoğu zaman sigortasız muhabirler çalıştırmakta, yasalar çerçevesinde ödenmesi gereken prim ve vergi borçlarını ödemeyerek adeta vergi kaçakçılığı yapmaktadır. Bu yüzden işverenler sendikalı çalışanlarını sendikadan ayrılmaya zorlamakta, aynı çalışanı birkaç farklı kurum için kullanmakta ve ücretini ödemeden pek çok gazeteciyi ağır mesai koşullarına mahkum etmektedir.

S

Sendikacılık niçin sadece ücret pazarlığı olarak değerlendirilemez?

Halkı, doğru ve tarafsız bir biçimde bilgilendirme görevini yerine getirmeyen medya organları böylece gazetecilik mesleğinin saygınlığını da iyice zedelemektedirler. Hiç kimse sendikacılığı sadece ücret pazarlığı olarak değerlendirmemelidir. Sendika, «editoryal» bağımsızlığın da bir güvencesidir. Sendika, işverenlere karşı «editoryal» bağımsızlık mücadelesinin yapılabileceği bir platformdur.

S

Cinsiyetçi kelimesi ne anlama gelir?

Bir cinsiyetin –genellikle erkekliğin- diğerinden üstün olduğunu savunan görüş ve
ideolojidir.

S

Medyada, kadınların çalışma ortamında ikincil konuma itilmesinin örnekleri nelerdir?

Kadın çalışanların genellikle alt düzeye yoğunlaştıkları, kadınların görece daha hafif işlere yönlendirildikleri, köşe yazarlarına bakıldığında, erkeklerin kadınlara oranla bariz bir sayısal üstünlüğü olduğu görülmektedir.

S

2012 yılında gerçekleştirilen ‘’Ulusal Medyada Çalışan Kadınların Medyadaki Yeri ve Sorunları’’ araştırmasının sonuçları nelerdir?

Prezantasyon için kadınlar, yönetim kademeleri için erkekler tercih ediliyor. Yönetim kademesi açısından erkek egemen bir sektör.Atamalarda kadının cinsiyeti, evli ve çocuk sahibi olması karşısına hep bir engel olarak çıkıyor. Mobbinge maruz kalarak kariyer yapması engelleniyor. Kıyafeti yönünden de hiç farketmiyor başörtülü olduğu için tepki alan da var başı açık olduğu içinde.

S

Medya İzleme Grubu (MEDİZ) tarafından 2008 yılında yapılan araştırmanın medyada kadın temsili ile ilişkili olarak ortaya koyduğu sonuçlar nasıldır?

Türkiye’deki yaygın günlük gazetelerin genel yayın yönetmenlerinin tamamı erkektir. Haber kaynaklarının sadece yüzde 18’i, köşe yazarlarının sadece yüzde 12’si kadındır. Genel yayıncılık yapan büyük televizyon kuruluşlarındaki siyasi tartışma programlarını yapanlar arasında hiç kadın yoktur. TV ana haber bültenleri yönetim kadrolarının sadece yüzde 16’sı kadındır. TV ana haber bülteni yorumcuları (anchorman) arasında da kadın bulunmamaktadır.

S

Sağlıklı bir gazetecilik ortamının oluşmasına engel en önemli problemler hangileridir?

Tekelleşme, holdingleşme, sendikasızlık, işsizlik ve cinsiyetçi politikaların baskınlığı daha sağlıklı bir gazetecilik ortamının oluşmasının önündeki en ciddi engellerin başında gelmektedir.