Tüzel Kişi Kavramı, Türleri, Dernekler ve Vakıflar
Tüzel kişinin tanımı nedir?
Hukuk düzenimizde gerçek kişilerin yanı sıra fiziki varlığı bulunmayan bazı topluluk ve kurumlarda hak sahibi kılınmıştır. Kendilerine hukuku düzenince kişilik tanınmış hak ve kişi topluluklarına tüzel kişi denir. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen tüzel kişiler, eşit durumdaki kişiler arasındaki ilişkilerin düzenlemesini konu aldıklarından özel hukuk tüzel kişisidir.
Tüzel kişiyi oluşturan unsurlar nelerdir?
Tüzel kişilerin bağımsız bir varlığı olduğunun kabulü için üç unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar: a) örgütlenme b) sürekli amaç c) tüzel kişinin hukuk düzeni tarafından tanınmasıdır.
Tüzel kişinin unsurlarından örgütlenme unsuru ne anlam taşımaktadır?
Tüzel kişilerin, ortak amaca sahip kişi veya mal toplulukları etrafında birleşen kişilerden ya da malını özgüleyen kişiden bağımsız bir varlığa sahip olabilmesi için üç unsurun bir arada bulunması gerekir. Bu unsurlardan ilki örgütlenme unsurudur. Gerçekten de tüzel kişiliğin oluşabilmesi için onu kuran kişilerin kişiliklerinden bağımsızlaşan bir yapının meydana gelmesi gerekir ki bu da ancak örgütlenme ile mümkündür. Örgütlenme, hukuk düzenince o tüzel kişi bakımından öngörülen gerekli organların oluşumunun tamamlanması ile gerçekleşir. Ancak bu organlar ile birlikte tüzel kişi hukuk alanında bağımsız bir varlık olabilir. Bu sebeple sürekli bir örgüte sahip olmayan topluluklara hukuk alanında tüzel kişilik tanınamaz.
Tüzel kişinin sürekli amaç unsuru ne anlam taşımaktadır?
İkinci unsur ise sürekli amaç unsurudur. Belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelen kişi ve mal topluluklarından oluşan tüzel kişide, bireysel çıkarların üstünde genel ve ortak bir çıkarın, bir hedefin bulunması gerekir. Bu çıkar kazanç paylaşmaya yönelik parasal bir çıkar olabileceği gibi, kazanç paylaşma dışında tamamen manevi ya da bilimsel bir çıkar da olabilir. Önemli olan ortak çıkarın geçici nitelik taşımayıp sürekli olmasıdır. Geçici olan amaçlarla bir araya gelen kişi ya da mal topluluklarına tüzel kişilik tanınması mümkün değildir.
Tüzel kişinin hukuk düzeni tarafından tanınması unsuru ne anlam taşımaktadır?
Son unsur ise tüzel kişinin hukuk düzeni tarafından tanınması, başka bir deyişle tüzel kişinin bağımsız bir varlık olmasına hukuken olanak verilmiş olmasıdır. Hukuk düzeni tarafından kişi veya mal topluluğuna tüzel kişilik tanıması ile birlikte bağımsızlık ortaya çıkar ve kendisini oluşturanlardan farklı bir varlık kazanmış olur. Her hukuk düzeninde sınırlı bir sayı ile hangi kişi veya mal topluluklarına tüzel kişilik tanınabileceği belirlenmiştir. Bunun dışında tarafların kendi istek ya da iradeleri doğrultusunda tüzel kişilik meydana getirmeleri mümkün değildir.
Tüzel kişiliğin kuruluşu için tanınmış sistemler nelerdir?
Ülkemizde olduğu kadar tüm Dünyada yaygın olarak uygulanan ve tüzel kişilerin hangi anda kişilik kazandıklarını tespit eden sistemler, “serbest kuruluş sistemi”, “izin sistemi” ve “tescil sistemi” olmak üzere üçe ayrılır. Türk hukukunda bu sistemlerden birinin benimsemesi yoluna gidilmeyerek her üç sisteme de yer verilmiştir.
Tüzel kişiliğin kurulmasında izin sistemi nedir?
İzin sistemine göre kişi veya mal topluluklarının tüzel kişilik kazanması ve hak süjesi haline gelmesi devletin iznine bağlıdır. Ülkemizde bu sistemin en yakın örneği olarak anonim ortaklıkların kurulmasında Ticaret Bakanlığından izin alınmasının gerektiği gösterilebilir.
Tüzel kişiliğin kurulmasında tescil sistemi nedir?
Tescil sisteminde ise hukuk düzeni tüzel kişiliğin kurulmasına genel bir olanak tanımakla birlikte, tüzel kişiliğin kurulması için bazı asgari koşullar belirleyerek, bu koşullara uyulup uyulmadığının resmi makamlarca incelenmesini öngörür. Kolektif ortaklıklar, Türk Ticaret Kanunun 215. maddesine göre göre, “ticaret sicili”ne kaydedilmekle tüzel kişilik kazanırlar. Dolayısıyla bu sisteme örnek olarak gösterilebilirler. Bir diğer örnek ise vakıflardır. TMK. m. 102 gereğince, vakıf yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Ancak vakfın gerekli koşulları taşıyıp taşımadığı önceden mahkeme tarafından denetlenmektedir.
Tüzel kişiliğin kurulmasında serbest kuruluş sistemi nedir?
Serbest kuruluş sisteminde ise, tüzel kişiliğin kazanılması için gerekli olan asgari koşullar mevzuat tarafından belirlenir ve bu koşulların yerine getirilip getirilmediği herhangi bir resmi makamın kontrolüne tabi tutulmaksızın, koşullar yerine getirildiği anda tüzel kişilik kazanılmış olur. Dernekler açısından kural olarak serbest kuruluş sisteminin kabul edildiği belirtilebilir. Gerçekten de TMK. m. 59’a göre, “Dernekler, kuruluş bildirimini, dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanırlar”. Esasen dernekler bakımından yeni TMK’da yapılan önemli bir değişiklik vardır ve bu değişiklik sebebiyle dernekler bakımından klasik olarak var olan üç kuruluş sisteminden başka bir sistemin, “normatif bildirim sisteminin” kabul edilmiş olduğu doktrinde savunulan görüşlerden biri haline gelmiştir. Çünkü TMK yukarıda belirtilen hükmü ile derneğin tüzel kişilik kazanması için sadece dernek kurma iradesinin açığa vurulmasını yeterli görmemiş, ek bir koşul olarak dernek tüzüğü, kuruluş bildirimi ve diğer gerekli belgelerin en büyük mülki amire verilmesini öngörmüştür.
İnfisah (dağılma) nedir?
Bir tüzel kişinin kanunda belirtilen hallerde, başka bir işleme gerek kalmaksızın, kanun gereği kendiliğinden sona ermesidir.
Tasfiye nedir?
Sona eren tüzel kişinin tüm hukuki ilişkilerinin de sona erdirilmesine denir. Bu çerçevede tüzel kişinin tüm alacakları tahsil edilip, tüm borçları ödenir. Tasfiye tam olarak bitene kadar tüzel kişilik korunur, böylece hak süjesi olma niteliği devam eder. Ancak tüzel kişiliğin devamı tasfiye amacı ile sınırlı hale gelir
Tasfiye işlemleri sonrasında tüzel kişiliğin sona ermesinde hangi işlem söz konusudur?
Tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra, eğer kalırsa, kalan safi malvarlığı TMK. m. 54 gereğince, tüzel kişinin sona erme şekline göre farklı hükümler çerçevesinde tahsis edilecektir. Örneğin amacı ahlaka aykırı hale geldiği için mahkeme kararı ile sona erdirilen bir vakfın malvarlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal edecektir.
Özel hukuk tüzel kişileri nelerdir?
Özel hukuk tüzel kişileri özel hukuk alanında bir hukuki işlem ile kurulmuş olan tüzel kişilerdir. Hangi tüzel kişiliklerin bu şekilde kurulabileceği ve tüzel kişilik kazanabileceği kanun hükümleriyle belirlenmiştir. Özel hukukta tüzel kişiler kazanç paylaşma amacı güdüp gütmemelerine göre ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur.
Kazanm paylaşma amacı güden tüzel kişiler, Türk Ticaret Kanunu’nda ticaret ortaklıkları (kolektif ortaklık, komandit ortaklık, limited ortaklık ve anonim ortaklık ile ayrı bir kanun olarak Kooperatifler Kanununda da düzenlenmiş olan kooperatifler) adı altında düzenlenmiştir.
Kazanç paylaşma amacı gütmeyen tüzel kişiler konusunda Türk Medeni Kanunu'nda iki tür tüzel kişilik düzenlenmiştir. Bunlar, dernekler ve vakıflardır. Dernekler kazanç paylaşma amacı gütmeyen kişi topluluklarıdır. Sendikalar Kanunu’nda düzenlenen sendikalar da kazanç paylaşma amacını gütmeyen tüzel kişiler olup, derneklerin özel bir çeşididir. Vakıflar ise belli bir amaca tahsis edilmiş mal topluluklarıdır
Kamu hukuku tüzel kişileri hangileridir?
Kamu hukuku tüzel kişileri kamu otoritesine sahip kamu görevi yapan tüzel kişilerdir. Anayasa, kamu hukuku tüzel kişiliğinin ancak kanunla ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulabileceğini düzenler. Kamu hukuku tüzel kişileri, kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarıdır.
Kamu idareleri hangileridir?
Kamu idareleri kamu hizmeti görmek için kurulmuş ve örgütlenmiş tüzel kişilerdir. Bunlar, devlet, il, belediyeler ve köylerden ibarettir.
Devlet, bütün ülke çapında her türlü kamu hizmetlerini yapmayı üzerine alan bir tüzel kişidir. Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarının ayrı tüzel kişilikleri yoktur.
İl ise, yerel idare teşkilatının en büyük kısmını oluşturur. İllerin bağımsız tüzel kişiliği yoktur. Ancak il özel idareleri tüzel kişiliğe sahiptir. Mahallî idare birimi olan İl idaresinin başı validir. İlde, karar ve danışma organı olarak İl Genel Meclisi ve İl Daimi Encümeni bulunmaktadır.
Mahallî mahiyetteki ihtiyaçları düzenleme ve gidermek amacıyla kurulmuş olan tüzel kişilere belediye denilmektedir. Belediyeyi başkan temsil eder. Belediyenin karar ve danışma organı Belediye Meclisi ve Belediye Encümenidir.
Köyler ise, henüz belediye teşkilatı kurulmamış olan yerler olup tüzel kişiliğe sahiptir. Köy tüzel kişiliğinin yürütme organı Muhtar olup, danışma ve karar organı İhtiyar Meclisidir.
Kamu kurum ve kuruluşları hangileridir?
Kamu kurumları, tüzel kişilik tanımış kamu hizmeti gören kuruluşlardır. Bu kurumlar, bir hizmet çeşidinin doğurduğu kurumlardır. Karayolları, Devlet Su İşleri, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Üniversiteler bu tür kurumlardır. Bunun yanı sıra kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları da kanunla kurulabilir ve bu kuruluşlar da tüzel kişiliğe sahiptir. Örneğin Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Noterler Birliği.
Derneğin sahip olması gereken asli unsurlar nelerdir?
Bir kişi topluluğunun dernek olarak tüzel kişilik kazanabilmesi için, dört unsura sahip olması gerekir. Bunlar, kişi unsuru, amaç unsuru, süreklilik unsuru ve tüzel kişiliğe sahip olma unsurudur. Kanun koyucu bir derneğin kurulabilmesi için en az yedi gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelmesini şart koşmaktadır (TMK. m. 56, DK. m. 2/a). Dernekler kanunla yasaklanmamış, kazanç paylaşımı dışında belirli ve ortak bir amaç için kurulurlar (TMK. m. 56, DK. m. 2). Derneğin güttüğü amaç, hukuka ve ahlâka aykırı olamaz. Dernek, belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kişilerin bir araya gelmesiyle kurulduğu için, burada belirli bir süre kararlaştırılamaz. Önemli olan amacın gerçekleştirilmesidir. Onun için, bu birliktelikte süreklilik aranır. En nihayetinde dernek, kendisini oluşturan gerçek veya tüzel kişiden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.
Derneğin organları nelerdir?
Derneklerin, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu olmak üzere üç tane zorunlu organı vardır. Dernek bu zorunlu organlar dışında seçimlik organlara da sahip olabilir.
Derneğin kendiliğinden sona erme halleri nelerdir?
Derneğin kendiliğinden sona erme halleri ise TMK. m. 87’de sayılmıştır. Buna göre, • Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi veya sürenin sona ermesi, • İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması, • Borç ödemede acze düşmüş olması, • Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi, • Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması
Vakıf kavramının tanımı nedir?
Vakıflar, mal topluluğu niteliğindeki tüzel kişilerdir. Gerçekten de, TMK. m. 101/I’e göre, “Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır”. Hukukumuzda en eski kurumlardan biri vakıf kurumudur ve çok eski tarihlerden beri Türk toplumu içinde var olan vakıflar ülkemizde geniş bir uygulama alanı bularak, yardımlaşmanın en önemli göstergelerinden biri olmuştur.
Vakfın unsurları nelerdir?
Gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan vakıf; mal, sürekli ve belli amaca özgüleme ve tüzel kişilik unsurlarından oluşmaktadır.
Vakfın zorunlu organı nedir?
Vakfın bir tek zorunlu organı vardır, bu da yönetim kuruludur. Yönetim kurulunun bir kişiden oluşması dahi mümkündür. Vakfı kuran kendi iradesine uygun olarak vakfın yönetilmesini istediği için ayrıca genel kurulun vakıfta olması zorunlu değildir.
Vakfın tüm işlerini görmek ve vakfı dışa karşı temsil etmek yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilir. Yönetim kurulu aynı zamanda vakfın mallarının yönetimini de yapar.
Vakıf nasıl sona erer?
Vakıflar, kanundan dolayı, mahkeme kararıyla veya vakfedenin iradesiyle sona ererler. Vakfın kanundan dolayı sona ermesine örnek olarak vakfın amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi, mahkeme kararı ile sona ermeye örnek olarak da vakfın yasak faaliyette bulunması verilebilir. Sona ermenin ardından tasfiye işlemine geçilir ve vakfın tüzel kişiliği tasfiye amacı ile sınırlı olarak devam eder. Tasfiye ve tahsis işlemlerinin ardından vakfın sona ermesi mahkeme siciline işlenir ve Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezi sicile kaydın ardından Resmi Gazetede ilan edilir.