Toplam Talep (AD)- Toplam Arz (AS) Analizi
AD-AS modeli hangi makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz eder?
AD-AS modeli fiyatlar genel düzeyi ve denge milli gelir arasındaki ilişkiyi yansıtır. Yani AD-AS modeli makroekonomik dengeyi fiyatlar genel düzeyi ve denge milli gelir üzerinden hareketle açıklar.
AD-AS modelinde AS eğrisi hangi makroekonomik durumu yansıtır?
AS (toplam arz) eğrisi mal ve para piyasalarının eşzamanlı olarak dengeye geldiği fiyat düzeyinde ekonomideki tüm üretim aktörlerinin söz konusu fiyattan arz etmeye razı oldukları toplam miktarı gösterir.
AD-AS modelinde AD eğrisi hangi makroekonomik durumu ifade eder?
Toplam talep (AD) eğrisi ekonomideki fiyatlar genel düzeyi ile üretim hacmi arasındaki ilişkinin çözümü için geliştirilen bir analiz aracıdır. AD eğrisi, ekonominin geneli üzerinde belli bir fiyat düzeyi üzerinden yapılması düşünülen toplam harcama tutarı olarak karşılık bulan toplam talep (AD) kavramını ifade eden eğridir.
Yatırımın faize duyarlılığının yüksek olmasının AD eğrisinin eğimi üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Yatırımın faize duyarlılığının yüksek olması AD eğrisinin daha yatık olmasına yani AD eğrisinin eğiminin daha düşük olmasına yol açmaktadır.
Çarpan katsayısının yani otonom harcama unsurlarında meydana gelen değişimin denge milli gelir
üzerindeki etkisinin yüksek olmasının AD eğrisinin eğimi üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Çarpan katsayısının değeri ne kadar yüksek olursa fiyat düşüşüyle başlayan hareketin denge
milli gelir üzerinde yaratacağı etki o kadar büyük olur. Dolayısıyla da bu durum daha yatık, yani daha düşük eğimli bir (AD) eğrisine yol açar.
Marjinal tüketim eğilimi ile AD eğrisinin eğimi arasında nasıl bir ilişki vardır?
Marjinal tüketim eğiliminin yüksek olması, çarpan katsayısının daha yüksek bir değer almasına olanak tanır. Bu durum ise daha düşük eğimli yani daha yatık bir AD eğrisine sebep olur.
Dışa açık bir ekonomide marjinal ithalat eğiliminin yüksek olması ile AD eğrisinin eğimi arasında nasıl bir ilişki vardır?
Ekonomi dışa açıldığında çoğaltan (çarpan) katsayısı (1/1-c(1-t)+m) değerine eşit olacağından
daha yatık bir (AD) eğrisi için “m” değerinin olabildiğince düşük olması istenmektedir. Dolayısıyla, marjinal ithalat eğiliminin (m) yüksek olması AD eğrisinin daha yüksek bir eğime sahip olmasına yani daha dik olmasına yol açar.
Para talebinin gelire duyarlılığının düşük olasının AD eğrisinin eğimi üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Daha düşük bir eğime sahip olan, yani daha yatık bir (AD) eğrisi, para talebinin gelire olan duyarlılığının olabildiğince düşük olduğu bir durumda elde edilmektedir.
Marjinal ithalat eğiliminin ve marjinal tüketim eğiliminin AD eğrisinin konumu üzerindeki etkisini açıklayınız.
Marjinal ithalat eğiliminin ve marjinal tüketim eğiliminin AD eğrisinin konumu üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Bu iki değişkenin değeri AD eğrisinin sadece eğimini etkiler.
Vergilerin azaltılması ve kamu harcamalarının arttırılmasının AD eğrisinin konumu üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Vergilerin azaltılması ve kamu harcamalarının arttırılması genişletici maliye politikasıdır ve AD eğrisinin topyekün bir şekilde sağa doğru kaymasına yol açar.
Daraltıcı maliye politikası AD eğrisinin konumunu nasıl etkiler?
Vergilerin arttırılması ya da kamu harcamalarının kısılması gibi daraltıcı maliye politikaları AD eğrisinin topyekün bir şekilde sola doğru kaymasına yol açar.
Klasik Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide kamu harcamalarının arttırılması denge milli geliri ne şekilde etkiler?
Klasiklerin ekonomide her zaman kendiliğinden sağlanan tam istihdam durumu temel önermelerinden hareketle Klasik Toplam Arz eğrisi yatay eksene dik, dikey eksene paralel bir yönelim göstermektedir. Kamu harcamalarının arttırılması ile AD eğrisi topyekün sağa kaysa da bu hareket denge milli geliri etkilemez, yalnızca fiyatlar genel düzeyinde artışa sebep olur. Yani temel klasik önerme kamunun ekonomiye harcama artırıcı bir politikayla müdahale etmesinin tek sonucunun enflasyon olacağı yönünde bir görüş ileri sürmektedir.
Keynesyen Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide genişletici maliye politikasının denge milli gelir üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Keynesyen Toplam Arz eğrisi yatay eksene paraleldir. Genişletici maliye politikası ise AD eğrisini topyekün sağa kaydırarak denge milli gelirde artışa sebep olur.
Keynesyen Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide reel para arzının arttırılmasının denge milli gelir üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Reel para artışı faizleri düşürüp yatırımda artışa sebep olmak suretiyle AD eğrisini topyekün sağa kaydırır ve denge milli gelirde artışa sebep olur.
Keynesyen Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide daraltıcı para ve maliye politikaları fiyatlar genel düzeyini nasıl etkiler?
Keynesyen Toplam Arz eğrisi yatay eksene paraleldir. Daraltıcı para ve maliye politikaları AD eğrisinin topyekün sola kaymasına sebep olur. Bu durumda ise denge milli gelir düzeyi azalırken fiyatlar genel düzeyi değişmez.
Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının sebepleri nasıl açıklanmaktadır? Kısaca açıklayınız.
Yeni Keynesyenler pozitif eğimli kısa dönem toplam arz eğrisini yapışkan ücret ve fiyat modelleriyle, Yeni Klasikler ise eksik bilgiye bağlı olarak açıklarlar. Yeni Klasikler ücret ve fiyatlarda meydana gelen değişmelerle birlikte piyasa mekanizmasının ekonomiyi dengeleme sürecini anlatmaktadır. Buna karşın ücret ve fiyatlar eliyle ekonomide piyasa mekanizması aracılığıyla bir dengenin kurulamayacağı, piyasanın kendi kendine temizlendiğini ileri süren yaklaşımların ekonomideki kısa dönemli konjonktürü anlamlandırmada başarısız olacağını ileri süren Yeni Keynesyenler makroekonomik analize bu anlamda farklı bir soluk getirmektedir. “Katı (yapışkan) Ücret ve Fiyat modeli” olarak adlandırılan bu cepheden Yeni Klasik yaklaşıma yönlendirilen eleştiriler ve bunlarla ilgili geliştirilen savunmalar piyasa aksaklıkları ile ilgili modellerde detaylandırılmaktadır.
Kısa dönemde ücret ve fiyat katılıklarının nedenleri nelerdir?
Kısa dönemde ücret ve fiyat katılıkları; koordinasyon başarısızlıkları, menü maliyetleri, dışsallılar, etkin ücret teorisi, uzun dönemli sözleşmeler, fiyatlardaki koordinasyonsuzluk, içeridekiler-dışarıdakiler modeli, eksik bilgi modelleri, işçi yanılma modeli, firma yanılma modeli, Lucas’ın Eksik Bilgiye Dayalı Arz Eğrisi gibi kavram ve modeller ile açıklanmaya çalışılmıştır.
Kısa dönemde ücret ve fiyat katılıklarının nedenleri arasında yer alan koordinasyon başarısızlıkları faktörünü açıklayınız.
Firmalar fiyat değişikliklerine yol açan durumlarla ilgili aynı anda bir düzenlemeye gitmediklerinden firmalar arasında bazı avantaj veya dezavantaj durumları ortaya çıkabilmektedir. Para arzında meydana geldiği düşünülen bir artışı fiyatlarına yansıtan bir firma, fiyatında bir düzenlemeye gitmeyen firmaya göre müşteri portföyünün önemli bir kısmını kaybetmek riskiyle karşı karşıyadır. Söz konusu fiyat düzenleme girişimlerinin firmaların tümü tarafından aynı anda koordine edilmesinin mümkün olmadığı bir durumda fiyatlar yeni denge durumuna firmaların sürece yavaş yavaş adapte olmaları nedeniyle gecikmeli olarak ulaşmaktadır. Bu durum koordinasyon başarısızlıklarına sebep olmaktadır.
Harvey Leibenstein tarafından ortaya atılan bir kavram olan “Etkin Ücret Teorisi”ni açıklayınız.
Harvey Leibenstein tarafından ortaya atılan bir kavram olan “Etkin Ücret Teorisi” gelişmekte olan ülkelerde ücretlerde yapılacak olan bir iyileşmenin emek gücünü sosyal ve ekonomik olmak üzere pek çok açıdan etkileyerek verimliliğini artırdığı önermesi üzerine kurulmaktadır. Ücretlerde yapılması muhtemel iyileştirmenin emek verimliliği üzerindeki etkisi 4 yaklaşım tarafından açıklanmaktadır. Bunlardan birinci yaklaşım, ücretlerdeki iyileşmenin emek gücünün beslenme ve sağlık koşullarının iyileşmesi üzerinden verimliliğinin artacağını ileri süren yaklaşımdır. İkincisi ücretlerdeki iyileşmenin emek gücünün firmaya olan bakış açısı üzerindeki olumlu etkisidir. Yüksek ücret politikasıyla çalışan bir firmanın ücretteki memnuniyetsizlikten dolayı işçilerinin işi bırakma veya başka bir işe geçmelerinden kaynaklı olarak tecrübesiz yeni işçilerle çalışmak zorunda kalması türünden riskleri taşımadığı ileri sürülmektedir. Yüksek ücret politikasının emek verimliliği üzerindeki etkisini ileri süren üçüncü görüş, yüksek ücret sayesinde işverenin emek piyasasındaki en donanımlı emek gücüyle çalışmasının mümkün olabildiği ve bunun da çıktı verimliliğini olumlu etkilediği yönündedir. Son olarak ise yüksek ücret politikası sayesinde emek gücünün artan motivasyonuyla birlikte verimliliğinin arttığı ileri sürülmektedir.
“İçeridekiler-Dışarıdakiler Modeli”ni kısaca açıklayınız.
Emek piyasasında ortaya çıkan bir durum analizi olan “İçeridekiler – Dışarıdakiler Modeli” ücretlerle işsizlik arasındaki ayarlama mekanizmasının katılığına dikkat çekmektedir. Buna göre ekonominin geneli üzerinde yoğunlaşan bir işsizlik sorununun ücret düzeyi üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratması söz konusudur. Bununla birlikte firmanın emek maliyetlerinin minimizasyonu açısından daha yüksek ücretle çalışan işçileri (içeridekiler) işten çıkararak hali hazırda işsiz olan yeni işçileri (dışarıdakiler) istihdam etmesi emek maliyetlerini görünürde azaltıyormuş gibi görünürken yeni istihdam edilecek olan işçilerin mevcut olanların tecrübe seviyesine gelmeleri için gereken emek/zaman çok daha maliyetli olacağından bu yolu tercih etmemektedirler.
Lucas’ın Eksik Bilgiye Dayalı Arz Eğrisi analizini kısaca açıklayınız.
Ekonomi politikalarının tasarlanmasında kullanılan ampirik modellerin etkinliğinin tartışıldığı Lucas Kritiğinde ampirik modellerin bir zaman serisinden hareket etmesi nedeniyle geçmişin gerçekleşmelerini içerdiğinden geleceğe yönelik projeksiyonlarda güncel durumun tam olarak açıklanamaması nedeniyle bu modellerin sağlıklı sonuçlar veremeyeceği ileri sürülmektedir. Öyle ki; değişen ekonomik koşullara belli bir gecikmeyle uyum sağlayan bekleyişlerin esas alındığı ampirik modeller ekonomik birimlerin rasyonel bekleyişlere sahip olması nedeniyle uygulanan ekonomi politikalarını ya etkinsiz bir biçimde sonuçlanmasına yol açacak ya da etkinliği sınırlandıracaktır. Lucas’a göre ekonomik birimler hata yapar ama bu istisnaidir. Lucas, bekledikleri fiyatlardan daha yüksek fiyatları gören üreticilerin nisbi fiyatların arttığını düşünerek üretimlerini artıracağını belirtir. Böylece pozitif eğimli AS eğrisi ortaya çıkar.