aofsorular.com
İKT204U

Toplam Talep (AD)- Toplam Arz (AS) Analizi

6. Ünite 21 Soru
S

AD-AS modeli hangi makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz eder?

AD-AS modeli fiyatlar genel düzeyi ve denge milli gelir arasındaki ilişkiyi yansıtır. Yani AD-AS modeli makroekonomik dengeyi fiyatlar genel düzeyi ve denge milli gelir üzerinden hareketle açıklar.

S

AD-AS modelinde AS eğrisi hangi makroekonomik durumu yansıtır?

AS (toplam arz) eğrisi mal ve para piyasalarının eşzamanlı olarak dengeye geldiği fiyat düzeyinde ekonomideki tüm üretim aktörlerinin söz konusu fiyattan arz etmeye razı oldukları toplam miktarı gösterir.

S

AD-AS modelinde AD eğrisi hangi makroekonomik durumu ifade eder?

Toplam talep (AD) eğrisi ekonomideki fiyatlar genel düzeyi ile üretim hacmi arasındaki ilişkinin çözümü için geliştirilen bir analiz aracıdır. AD eğrisi, ekonominin geneli üzerinde belli bir fiyat düzeyi üzerinden yapılması düşünülen toplam harcama tutarı olarak karşılık bulan toplam talep (AD) kavramını ifade eden eğridir.

S

Yatırımın faize duyarlılığının yüksek olmasının AD eğrisinin eğimi üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Yatırımın faize duyarlılığının yüksek olması AD eğrisinin daha yatık olmasına yani AD eğrisinin eğiminin daha düşük olmasına yol açmaktadır.

S

Çarpan katsayısının yani otonom harcama unsurlarında meydana gelen değişimin denge milli gelir
üzerindeki etkisinin yüksek olmasının AD eğrisinin eğimi üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Çarpan katsayısının değeri ne kadar yüksek olursa fiyat düşüşüyle başlayan hareketin denge
milli gelir üzerinde yaratacağı etki o kadar büyük olur. Dolayısıyla da bu durum daha yatık, yani daha düşük eğimli bir (AD) eğrisine yol açar. 

S

Marjinal tüketim eğilimi ile AD eğrisinin eğimi arasında nasıl bir ilişki vardır?

Marjinal tüketim eğiliminin yüksek olması, çarpan katsayısının daha yüksek bir değer almasına olanak tanır. Bu durum ise daha düşük eğimli yani daha yatık bir AD eğrisine sebep olur.

S

Dışa açık bir ekonomide marjinal ithalat eğiliminin yüksek olması ile AD eğrisinin eğimi arasında nasıl bir ilişki vardır?

Ekonomi dışa açıldığında çoğaltan (çarpan) katsayısı (1/1-c(1-t)+m) değerine eşit olacağından
daha yatık bir (AD) eğrisi için “m” değerinin olabildiğince düşük olması istenmektedir. Dolayısıyla, marjinal ithalat eğiliminin (m) yüksek olması AD eğrisinin daha yüksek bir eğime sahip olmasına yani daha dik olmasına yol açar.

S

Para talebinin gelire duyarlılığının düşük olasının AD eğrisinin eğimi üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Daha düşük bir eğime sahip olan, yani daha yatık bir (AD) eğrisi, para talebinin gelire olan duyarlılığının olabildiğince düşük olduğu bir durumda elde edilmektedir.

S

Marjinal ithalat eğiliminin ve marjinal tüketim eğiliminin AD eğrisinin konumu üzerindeki etkisini açıklayınız.

Marjinal ithalat eğiliminin ve marjinal tüketim eğiliminin AD eğrisinin konumu üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Bu iki değişkenin değeri AD eğrisinin sadece eğimini etkiler.

S

Vergilerin azaltılması ve kamu harcamalarının arttırılmasının AD eğrisinin konumu üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Vergilerin azaltılması ve kamu harcamalarının arttırılması genişletici maliye politikasıdır ve AD eğrisinin topyekün bir şekilde sağa doğru kaymasına yol açar.

S

Daraltıcı maliye politikası AD eğrisinin konumunu nasıl etkiler?

Vergilerin arttırılması ya da kamu harcamalarının kısılması gibi daraltıcı maliye politikaları AD eğrisinin topyekün bir şekilde sola doğru kaymasına yol açar.

S

Klasik Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide kamu harcamalarının arttırılması denge milli geliri ne şekilde etkiler?

Klasiklerin ekonomide her zaman kendiliğinden sağlanan tam istihdam durumu temel önermelerin­den hareketle Klasik Toplam Arz eğrisi yatay eksene dik, dikey eksene paralel bir yönelim göstermektedir. Kamu harcamalarının arttırılması ile AD eğrisi topyekün sağa kaysa da bu hareket denge milli geliri etkilemez, yalnızca fiyatlar genel düzeyinde artışa sebep olur. Yani temel klasik önerme kamunun ekonomiye harcama artırıcı bir politikayla müdahale etmesinin tek sonucunun enflasyon olacağı yönünde bir görüş ileri sürmektedir.

S

Keynesyen Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide genişletici maliye politikasının denge milli gelir üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Keynesyen Toplam Arz eğrisi yatay eksene paraleldir. Genişletici maliye politikası ise AD eğrisini topyekün sağa kaydırarak denge milli gelirde artışa sebep olur.

S

Keynesyen Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide reel para arzının arttırılmasının denge milli gelir üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Reel para artışı faizleri düşürüp yatırımda artışa sebep olmak suretiyle AD eğrisini topyekün sağa kaydırır ve denge milli gelirde artışa sebep olur.

S

Keynesyen Toplam Arz eğrisinin geçerli olduğu bir ekonomide daraltıcı para ve maliye politikaları fiyatlar genel düzeyini nasıl etkiler?

Keynesyen Toplam Arz eğrisi yatay eksene paraleldir. Daraltıcı para ve maliye politikaları AD eğrisinin topyekün sola kaymasına sebep olur. Bu durumda ise denge milli gelir düzeyi azalırken fiyatlar genel düzeyi değişmez.

S

Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının sebepleri nasıl açıklanmaktadır? Kısaca açıklayınız.

Yeni Keynesyenler pozitif eğimli kısa dönem toplam arz eğrisini yapışkan ücret ve fiyat modelleriyle, Yeni Klasikler ise eksik bilgiye bağlı olarak açıklarlar. Yeni Klasikler ücret ve fiyatlarda meydana gelen değişmelerle birlikte piyasa mekanizmasının ekono­miyi dengeleme sürecini anlatmaktadır. Buna karşın ücret ve fiyatlar eliyle ekonomide piyasa mekanizması aracılığıyla bir dengenin kurulamayacağı, piyasanın kendi kendine temizlendiğini ileri süren yaklaşımla­rın ekonomideki kısa dönemli konjonktürü anlam­landırmada başarısız olacağını ileri süren Yeni Key­nesyenler makroekonomik analize bu anlamda farklı bir soluk getirmektedir. “Katı (yapışkan) Ücret ve Fiyat modeli” olarak adlandırılan bu cepheden Yeni Klasik yaklaşıma yönlendirilen eleştiriler ve bunlarla ilgili geliştirilen savunmalar piyasa aksaklık­ları ile ilgili modellerde detaylandırılmaktadır.

S

Kısa dönemde ücret ve fiyat katılıklarının nedenleri nelerdir?

Kısa dönemde ücret ve fiyat katılıkları; koordinasyon başarısızlıkları, menü maliyetleri, dışsallılar, etkin ücret teorisi, uzun dönemli sözleşmeler, fiyatlardaki koordinasyonsuzluk, içeridekiler-dışarıdakiler modeli, eksik bilgi modelleri, işçi yanılma modeli, firma yanılma modeli, Lucas’ın Eksik Bilgiye Dayalı Arz Eğrisi gibi kavram ve modeller ile açıklanmaya çalışılmıştır.

S

Kısa dönemde ücret ve fiyat katılıklarının nedenleri arasında yer alan koordinasyon başarısızlıkları faktörünü açıklayınız.

Firmalar fiyat değişikliklerine yol açan durum­larla ilgili aynı anda bir düzenlemeye gitmedikle­rinden firmalar arasında bazı avantaj veya dezavan­taj durumları ortaya çıkabilmektedir. Para arzında meydana geldiği düşünülen bir artışı fiyatlarına yansıtan bir firma, fiyatında bir düzenlemeye git­meyen firmaya göre müşteri portföyünün önemli bir kısmını kaybetmek riskiyle karşı karşıyadır. Söz konusu fiyat düzenleme girişimlerinin firmaların tümü tarafından aynı anda koordine edilmesinin mümkün olmadığı bir durumda fiyatlar yeni den­ge durumuna firmaların sürece yavaş yavaş adapte olmaları nedeniyle gecikmeli olarak ulaşmaktadır. Bu durum koordinasyon başarısızlıklarına sebep olmaktadır.

S

Harvey Leibenstein tarafından ortaya atılan bir kavram olan “Etkin Ücret Teorisi”ni açıklayınız.

Harvey Leibenstein tarafından ortaya atılan bir kavram olan “Etkin Ücret Teorisi” gelişmekte olan ülkelerde ücretlerde yapılacak olan bir iyileşmenin emek gücünü sosyal ve ekonomik olmak üzere pek çok açıdan etkileyerek verimliliğini artırdığı öner­mesi üzerine kurulmaktadır. Ücretlerde yapılması muhtemel iyileştirmenin emek verimliliği üzerindeki etkisi 4 yaklaşım tara­fından açıklanmaktadır. Bunlardan birinci yakla­şım, ücretlerdeki iyileşmenin emek gücünün bes­lenme ve sağlık koşullarının iyileşmesi üzerinden verimliliğinin artacağını ileri süren yaklaşımdır. İkincisi ücretlerdeki iyileşmenin emek gücünün firmaya olan bakış açısı üzerindeki olumlu etki­sidir. Yüksek ücret politikasıyla çalışan bir firma­nın ücretteki memnuniyetsizlikten dolayı işçileri­nin işi bırakma veya başka bir işe geçmelerinden kaynaklı olarak tecrübesiz yeni işçilerle çalışmak zorunda kalması türünden riskleri taşımadığı ile­ri sürülmektedir. Yüksek ücret politikasının emek verimliliği üzerindeki etkisini ileri süren üçüncü görüş, yüksek ücret sayesinde işverenin emek piya­sasındaki en donanımlı emek gücüyle çalışmasının mümkün olabildiği ve bunun da çıktı verimliliğini olumlu etkilediği yönündedir. Son olarak ise yük­sek ücret politikası sayesinde emek gücünün artan motivasyonuyla birlikte verimliliğinin arttığı ileri sürülmektedir.

S

“İçeridekiler-Dışarıdakiler Modeli”ni kısaca açıklayınız.

Emek piyasasında ortaya çıkan bir durum ana­lizi olan “İçeridekiler – Dışarıdakiler Modeli” ücret­lerle işsizlik arasındaki ayarlama mekanizmasının katılığına dikkat çekmektedir. Buna göre ekono­minin geneli üzerinde yoğunlaşan bir işsizlik soru­nunun ücret düzeyi üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratması söz konusudur. Bununla birlikte firma­nın emek maliyetlerinin minimizasyonu açısından daha yüksek ücretle çalışan işçileri (içeridekiler) işten çıkararak hali hazırda işsiz olan yeni işçileri (dışarıdakiler) istihdam etmesi emek maliyetleri­ni görünürde azaltıyormuş gibi görünürken yeni istihdam edilecek olan işçilerin mevcut olanların tecrübe seviyesine gelmeleri için gereken emek/za­man çok daha maliyetli olacağından bu yolu tercih etmemektedirler.

S

Lucas’ın Eksik Bilgiye Dayalı Arz Eğrisi analizini kısaca açıklayınız.

Ekonomi politikalarının tasarlanmasında kullanı­lan ampirik modellerin etkinliğinin tartışıldığı Lucas Kritiğinde ampirik modellerin bir zaman serisinden hareket etmesi nedeniyle geçmişin gerçekleşmelerini içerdiğinden geleceğe yönelik projeksiyonlarda gün­cel durumun tam olarak açıklanamaması nedeniyle bu modellerin sağlıklı sonuçlar veremeyeceği ileri sürülmektedir. Öyle ki; değişen ekonomik koşullara belli bir gecikmeyle uyum sağlayan bekleyişlerin esas alındığı ampirik modeller ekonomik birimlerin ras­yonel bekleyişlere sahip olması nedeniyle uygulanan ekonomi politikalarını ya etkinsiz bir biçimde sonuç­lanmasına yol açacak ya da etkinliği sınırlandıracak­tır. Lucas’a göre ekonomik birimler hata yapar ama bu istisnaidir. Lucas, bekledikleri fiyatlardan daha yüksek fiyatları gören üreticilerin nisbi fiyatların arttığını düşünerek üretimlerini artıracağını belirtir. Böylece pozitif eğimli AS eğrisi ortaya çıkar.