İnternet Mobil Teknolojilerin Kültürel ve Toplumsal Boyutu
"Siber" kavramı ne anlama gelmektedir?
Siber, kelimesi Yunanca kybernete ya da sibernetik kelimesinden kısaltılmıştır. Yunanca kelime dümenci, idareci ya da idare etmekte ve yönetmekte mahir kimse anlamında kullanılır. İşlevsel süreçlerin kontrolüne gönderme yapması bakımından da bilgisayarlar ya da elektronik bağlamında bu teknoloilerdeki ya da bu teknolojiler vasıtasıyla süreçteki şeyin kontrolü olarak da değerlendirilebilir.
"Sibernetik" kavramı ne anlama gelmektedir?
Sibernetik kelimesi ise ilk kez Norbert Wiener tarafından 1954 yılında yazdığı “Sibernetik ya da Makineler ve Hayvanlarda İletişim ve Kontrol” adlı kitabında kullanılmıştır. Wiener burada kelimeyi hayvanlarda veya mekanik ağlarda özellikle kendi kendini düzenleyen karmaşık sistemlerin kontrolüne gönderme yapmak için kullanmıştır. Sibernetik özellikle ikinci dünya savaşında iletişim ve atış sistemlerinin geliştirilmesinde önemli faydalar sağlamışsa da, yaptıklarının sonuçlarının sorumluluğunu taşıyan bir bilim adamı portresi öneren Wiener sonraki çalışmalarına hiçbir askeri destek almak istememiştir.
"Kültür" kavramı ne anlama gelmektedir?
Kültür Latince cultura kelimesinden gelmektedir. Eskiden bu kavram tarım alanında bir şeyi ekip yetiştirme anlamıyla kullanılmıştır. Sonraları bu anlam temelde aynı kalsa da farklı şeyleri işaret etmiştir. Örneğin; Cicero, cultura animi yani ruhun yetiştirilmesi kavramını kullanmıştır. Ortaçağda doğal olarak insan için en yüksek ideal olarak değerlendirilen felsefi ruhun geliştirilmesini ifade etmektedir. İnsanın barbar taraarını yenerek tam bir insan olması ülküsünü gütmektedir. Terimi bu anlamıyla kullananlarca 18. yüzyıla kadar bu şekilde değerlendirilen kültür kavramı bu tarihten itibaren özellikle Alman düşünürlerin katkısıyla ruhsal ve zihinsel gelişimin ötesinde anlamlar da edinmiştir.18. yüzyılın sonlarında Avrupa’da kültür, antropolojinin gelişmesinin de etkisiyle farklı toplumların, grupların ya da insanların deneyimlerini semboller aracılığıyla sınıflandırma ve temsil etme kapasitelerini ve bu farklı toplumların kendilerine has genel yaşam tarzlarını ve ürettikleri maddi olan ve olmayan tüm şeyleri kapsayan, işaret eden bir anlamda kullanılmaya başlanmıştır. Farklı coğrafyalarda yaşayan insanların farklı yaşam tarzlarını, inanç, düşünce, tutum, davranışlarını ve bu yapı için de üretip paylaştıkları maddi ve maddi olmayan her şeyi kapsayan bu yaklaşım açısından siberkültürü değerlendirdiğimizde denilebilir ki siberkültür siberuzayda yaşayan, üreten ve paylaşanların kültürüdür.
Siberuzayın anlamsal boyutunun altındaki fiziksel durumun da farklı bir yapı olduğunu vurgulayan görüşler hangileridir?
Siberuzayın anlamsal boyutunun altındaki fiziksel durumun da farklı bir yapı olduğunu vurgulayan görüşler de vardır. Örneğin; Electronik Frontier Foundation adlı sivil toplum örgütünün kurucuları arasında yer alan ve Grateful Dead müzik grubunun şarkı sözü yazarı John Perry Barlow kelimenin İnternet ve sanal dünyaya gönderme yapan anlamıyla ilgili olarak Haziran 1990 yılındaki “Crime and Puzzlement” makalesinde şöyle demektedir: “Bu sessiz dünyada tüm konuşmalar yazılıdır. Buraya girmek isteyen biri mekan ve vücudu feda edip yalnız kelimelerden mamul bir şey hâline dönüşür. Komşularınızın ne söylediğini görebilir ama kendilerinin ve fiziksel çevrelerinin neye benzediğini göremezsiniz. Kasaba toplantıları süreklidir, tartışmalar cinsel sapkınlıklardan, amortisman planlarına kadar her konuda devam eder. Bir telefonik filiz ya da milyonlarcası olsun hepsi birbirine bağlıdır. Kollektif olarak içinde yaşayanların deyimi ile ağı (net) oluştururlar. Bu ağ, elektronik devletlerin, mikro dalgaların, manyetik alanların yanıp sönen ışıkların ve bilim-kurgu yazarı William Gibson’un siberuzay dediği düşüncenin olduğu uçsuz bucaksız bölge boyunca yayılır.”
Siberuzay ne tür bir veri akışını tanımlar?
Siberuzay birbiriyle bağlantılı bilgisayarlar arasındaki dijital veri akışını tanımlar. Hiç kimse elle tutulur biçimde yerini gösteremediği için gerçek değil ama etkileri açısından oldukça gerçektir. Ayrıca, siber alan bir bilgisayarla aracılanmış iletişim alanıdır. Burada çevrim içi (online) ilişkiler kurulur, çevrim içi alternatif kimlikler de oluşturulur. Burası çevrim içi ve çevrim dışı yaşam ve etkileşim biçimlerinin karşılaştırılmasına olanak tanıyan önemli psikolojik ve sosyal psikolojik soruların ortaya çıkmasına müsait bir alandır.
Gerçek ve sanal arasındaki ilişkileri anlamaya çalışan bilim adamları bu alanı çalışırlar. Siberuzay kültürün yeni teknolojiler yoluyla yeniden dolayımlanmasını da içerir. Bir başka deyişle yalnızca bir iletişim aracı değildir. Kendi başına kültürel olarak önem taşır.
Ayrıca siberuzay gizli kalmış kimlikler yoluyla toplum ve kültürü yeniden şekillendirme imkânları ortaya koyabilir. Sınırsız bir iletişim ve kültür olasılığını çağrıştırır.
Siberuzayın teknolojik altyapısının açıklamasını Bruce Sterling nasıl yapmıştır?
Siberuzayın teknolojik altyapısı ile ilgili olarak tanımlayıcı bir açıklamayı Hacker Crackdown kitabında Bruce Sterling şöyle yapar: “Siberuzay telefon görüşmesinin ortaya çıkıyormuş gibi göründüğü yerdir. Masanızın üstündeki plastik araçta yani gerçek telefonunuzun içinde değil. Başka bir şehirdeki başka bir insanın telefonunun içinde de değil. Telefonların arasında bir yerdedir (....) geçmiş yirmi yıldır telefondan telefona gerilmiş dar bir konuşma tüpünden biraz daha fazla olan tek boyutlu, karanlık ve ince bu elektriksel uzay(space) kendini şaka kutusundan fırlar gibi ileri fırlatmış, hızla gelişmiştir.”
Siberuzayın teknolojik altyapısı ile alakalı olarak 1970’lerde nasıl bir dönüşüm yaşanmıştır?
Mikroişlemcilerin geliştirilmesi ve ticari olarak yaygınlaştırılması büyük ölçekli birçok ekonomik ve sosyal süreçleri tetikledi. 1970’ler endüstriyel gelişmede yeni bir dönem açtı: Robotlaşma, esnek üretim hücreleri, sayısal kontrollü makinalar vb. dahası hizmet sektöründe de ilk kez örneğin; bankacılık ve sigortacılıkta otomasyona geçildi. O zamandan itibaren de sistemli verimlilik çabaları elektronik araçların kullanımı, bilgisayarlar ve iletişim ağlarının işe koşulması ile tüm ekonomik aktivitelere yayıldı.
Her kültür teknoloji ile karşılaşmak ve müzakere etmek zorunda mıdır?
Her kültür teknoloji ile karşılaşmak ve müzakere etmek zorundadır, akıllıca ya da ahmakça. Bir tür pazarlık gibi her yeni gelen teknoloji bilgece getirdikleri ve götürdükleri ya da verecekleri ve alacakları açısından değerlendirilmelidir. Bilge kişiler bunu bilir ve dramatik teknolojik gelişmelerden çok etkilenmezler. Buluşlarımız Toreau’nun deyişiyle geliştirilmemiş amaçlar için gelişmiş araçlar olabilir mi? Bir teknofobik böyle yanıt vere-bilir yeni gelişen teknolojilere karşı Thamus ile benzer biçimde. (Bir teknofobik, Thamus ile benzer biçimde yeni gelişen teknolojilere karşı böyle bir yanıt verebilir) Fakat Thamus yazının getirebileceği gelişmeleri ve olumlu yönleri de tamamen görmezden gelmektedir.
Her yeni teknolojini yalnızca olumlu sonuçlar mı ortaya koyar?
Her yeni teknolojinin yalnızca olumlu sonuçlar ortaya koyacağı gibi bir tek yanlı teknofilik bakış açısına bir başka örnek nükleer teknolojidir. Yalnızca yeni bir teknoloji olması, karlı olması ve gelişmiş ülkelerce kullanılıyor olması ve yalnızca getireceği yararları gören teknofillere karşı çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları bu teknolojinin getireceklerinin yanında olası zararlarını da hatırlatırlar.
Yeni teknolojilerin hayatımıza girdiklerinde yalnızca fiziksel etkileri mi olur?
Yeni teknolojiler hayatımıza girdiklerinde yalnızca fiziksel etkileri olmaz, anlam dünyamızda da değişiklikler yaparlar. Yeni teknoloji ile birlikte sözcüklerimize yeni kelimeler de dahil olur. Örneğin, hard disk, multimedya, dokunmatik ekran vb. Bu gayet doğal bir süreçtir yeni ortaya çıkan şeylere yeni isimler verilir. Fakat yeni teknoloji yeni kelimelere sebep olmakla kalmaz eski sözcükleri ve anlamlarını da değiştirir. Bilginin, doğrunun, bilgeliğin, tarihin, zamanın, mesafenin yani yaşarken kullandığımız temel sözcüklerin anlamlarını da değiştirir. Dahası bu değişim biz farkında olmadan gerçekleşebilir. Kuşak çatışması dediğimiz daha yeni neslin daha eski bir nesli anlayamamasının sorumlularından biri de bu durum olabilir.
Siberkültüre ütopyacı yaklaşım nedir?
Belki de siberkültüre en eski yaklaşım ütopyacı yaklaşımdır. Yeni medya üzerine ilk tartışmalara işaret eden, siberpunk hareketinin, kırıcı(hacker) altkültürünün ve daha genel olarak da ilk bilgisayar ve ağ kullanıcılarının, 1980 ve 90’larda bilgisayar ağlarınca kurulan sanal toplulukların ilk üyelerinin kendilerini ifade ettikleri yaklaşımdır.
Siberkültüre enformasyonel yaklaşım nedir?
Bu yaklaşımda siberkültür bilgi toplumunun kültürel arayüzü olarak değerlendirilmektedir. Bu görüşün ünlü temsilcilerinden Margaret Morse bazı açılardan Levy ve Hawk’ın görüşlerine yaklaşır. Siberkültüre henüz oluşmakta olan, genç ve dolayısıyla da geçmişe dönük değil öngörü ve tahminlerle değerlendirilen bir yapı olarak yaklaşır. Levy’e benzer biçimde siberkültürü yeni bilgi biçimleriyle etkileşmemizden doğan kültürel pratikler olarak değerlendirir. Fakat Levy’deki kadar yoğun bir teknofilik yaklaşım gözlenmez. Bilgi toplumunun kültürel düzeyi olarak siberkültürü ele alırken de Hawk’ın görüşlerine yaklaşır ama Hawk’daki siberpunk dili ve tarzı kendisinin yazılarında görülmez.
Siberkültüre antropolojik yaklaşım nedir?
Bu yaklaşım en temelde siber kültürü kültürel pratikler ve yaşam tarzları açısından değerlendirir.
Siberkültüre epistemolojik yaklaşım nedir?
Bu yaklaşım özünde siberkültürü bir yeni medya kuramı olarak ele almaktadır. Bu yaklaşıma dahil edilebilecek kişilerden biri olarak Lev Manovich siberkültür ve yeni medyanın ayrılmış araştırma alanları olduğunu belirtmektedir. Manovich’e göre yeni medya kuramı bilgi kültürünün araştırılmasıdır. Siberkültür, çalışmaları İnternet ve ağ iletişiminin yeni biçimleri ile ilişkili toplumsal olguları ve bunlar üzerine çalışmaları içermektedir Siber-kültür çalışmaları deyince, çevrim içi topluluklar, çevrim içi çok oyunculu oyunlar, çevrim içi kimlik konuları, elektronik posta kullanımının sosyoloji ve etnografisi, farklı topluluklarda cep telefonu kullanımı, İnternet kullanımında toplumsal cinsiyet ve etnik kimlik gibi konuları öngörmektedir Manovich. Kısaca Manovich’e göre Siberkültür toplumsal olan ve ağlar hakkındadır, yeni medya ise kültürel olana ve bilgisayarlara yöneliktir.
Castells İnternet Galaksi kitabında İnterneti kaç düzeyli bir kültür olarak değerlendirmiştir?
Castells İnternet Galaksi kitabında İnterneti dört düzeyli bir kültür olarak değerlendirmiştir. Bu dört düzey birbirleri ile varoluşsal bir bağlantı içerisindedirler. İnternet Galaksi ismi aslında McLuhan’ın ünlü kitabı Gutenberg Galaksi’sine gönderme yapmaktadır. Genel olarak Harold Innis’in takipçisi olarak McLuhan gelişen teknolojilerin insan toplumun değişiminde etkili olduğunu tarihsel örneklerle ifade etmektedir. Bu konuda da olumlu ve ütopyacı bir bakışı olduğu da ifade edilebilir. Teknolojideki gelişmelerin insanların davranış biçimlerinden toplumsal yapılanmalarına dek birçok şeyi etkileyeceği düşüncesinde olan McLuhan bu etkinin olumlu yönde olacağını düşünmektedir. Bu görüşleri bakımından da eleştirel düşünürlerce eleştirilmektedir.
Tekno-Meritokratik kültür nedir?
Bu kültür temel olarak büyük bilim ve akademik dünyadan doğmuştur. Bilginin güç olduğu düşüncesini takip eden bu kültür bilim ve bilginin toplumların ve dünyanın değişiminde temel bir rol oynaması gerektiğine inanır.
Hacker Kültürü nedir?
Hackerlar teknoloji ile büyülenmiş kişilerdir ve özgürlük şiarlarının temelinde yükselen büyük bir yaratıcılık gücüne sahiptirler. Günümüzde isimlerini bildiğimiz büyük teknoloji şirketlerinin başlangıçları zamanında hacker olarak anılan kişilerce gerçekleştirilmiş. Birçok yeni teknoloji bu merak eden ve araştırma, yeni bir şey bulma motivasyonları yüksek kişilerce icat edilmiştir. Hacker kültürünün doğum yeri olarak yine üniversiteler gösterilebilir. Daha sonrasında elbette bu bilgiyi kötü amaçlar için kullanan suçlu hackerlar da ortaya çıkmıştır. Dahası kendisine hacktivist diyen, hack yeteneklerini siyasal amaçlar için kullanan gruplara da hâlen şahit olmaktayız. Fakat İnternet kültürünün gelişiminde teknolojik yaratıcılık açısından ve kendi özgürlük anlayışları bakımından vazgeçilmez bir yere sahiptirler.
Sanal cemaat kültürü nedir?
Sanal cemaat kültürü, Rheingold’un Sanal Cemaat, elektronik cephenin iskan edilmesi kitabında oldukça umutlu ve ütopik bir yaklaşımla ifade edilir. Kendisi de en başından itibaren gelişmelere tanık ve katılımcı olan Rheingold için başta bu yeni alan bilim adamlarının, sanatçıların ve yardımlaşmak isteyen insanların birbiri ile etkileşim kurup paylaşabildikleri bir cennet bahçesini andırmaktadır.
Girişimci kültürü nedir?
Ekonomik ve ticari bir yaklaşımı çağrıştırmaktadır. Para kazanma amacıyla, İnternet teknolojisinin ve pratiklerinin tüm topluma yayılması konusunda önemli bir role sahip bir kültür düzeyidir. Girişimcilik kültürü iledir ki, insanlar bir ürün olarak bu yeni teknolojinin üretimini sağlamış ve gittikçe artan düzeyde satın alma yoluyla bu teknolojiyi kullanarak, katılma ve kültürü genişletme imkânını bulmuşlardır.
Bir teknolojinin toplum tarafından anlamlandırılmasının araştırılması sürecinde ise Green ve Haddon nasıl bir beş düzeyli soruşturmanın faydalı olabileceğini belirtmektedirler?
Bir teknolojinin toplum tarafından anlamlandırılmasının araştırılması sürecinde ise Green ve Haddon beş düzeyli bir soruşturmanın faydalı olabileceğini belirtmektedirler.
Bu beş düzeyi beş soru ile ifade etmek mümkündür?
- Söz konusu teknoloji nasıl üretilmiş?
- Söz konusu teknoloji tüketime nasıl sunulmuş, nasıl tüketiliyor?
- Söz konusu teknoloji nasıl düzenleniyor ve yönetiliyor?
- Söz konusu teknoloji nasıl temsil ediliyor ya da algılanıyor?
- Söz konusu teknoloji yoluyla toplumsal kimlikler nasıl ilişkilendiriliyor?