Sözel İletişim
İnsanlar için dilin önemleri nelerdir?
- İnsanı hayvanlardan ayıran en önemli özelliği sembollerle iletişim kurabiliyor olması ve geliştirdiği karmaşık dil sistemidir.
- İnsanlar dil sayesindedir ki duygularını, düşüncelerini ve birikimlerini birbirlerine aktarabilmektedirler.
- Sosyal bir varlık olarak nitelenen insanın doğada yalnız kalamazlığını aşması için bir arada durabilmesini, eş güdümlü işleyebilmesini ve en önemlisi anlaşabilmesini, uzlaşabilmesini sağlayan yetisidir dil.
- Dil toplumsal olarak bir arada kalabilmemizin önemli olanaklarını yaratsa da aynı zamanda dünyayı anlama, kavrama şeklimizi de belirleyen sınırlar getirir. Böylece dünyayı belirli bir hiyerarşi ve düzen içinde algılarız. Bu da içine doğduğumuz kültür, ideoloji ve sistemin getirdiği bir biçimde algılamayı ve ifade etmeyi beraberinde getirir.
Sözel iletişimin boyutundan biri olan konuşma yetisinin geliştirilmesi yaşantımıza ne tür katkılar sağlar?
- Sözel iletişimin birkaç boyutundan biri de konuşmadır. Konuşma yalnızca insanın sahip olduğu bir yeti olarak tüm yaşantımızda önemli bir rol oynar.
- Doğru ve etkili bir konuşma yapmak aynı zamanda bir ikna sürecinin başarısını da beraberinde getirir.
- Konuşma insanlar arasındaki ilişkileri de düzenler, belirler. Konuşma yetimizi geliştirmek daha değerli, çok ve düzgün toplumsal ilişkiler kurmamıza da yardımcı olacaktır. İyi bir konuşmacı isteklerini daha doğru ve etkin bir biçimde dile getirecek, insanlarla olan iletişiminde daha sağlıklı ve etkili ilişkilere sahip olacaktır.
- Konuşma yetimizi geliştirdiğimizde ayrıca kendimizi daha doğru ve etkili biçimde ifade edebilir hâle geliriz. Bu da yaşantımızdaki en önemli iki kavramı, anlamak ve anlatmayı daha kolay kılacak, toplumda üreten, paylaşan, doğru anlayan ve anlatan bir insan olmamıza destek verecektir.
Konuşmanın bireysel düzeyde ve toplumsal düzeydeki önemi ve etkileri nelerdir?
Bireysel düzeyde konuşma kendimizi ifade edebilmemizin önemli bir yoludur. Düşünmenin aracıdır. Bunun yanı sıra kendimizi diğerlerine ifade etmemizi, sosyal ilişkiler kurmamızı, uzlaşabilmemizi, anlaşabilmemizi de sağlar.
Toplumsal düzeyde ise insanların doğada yalnız kalamazlıklarını aşmalarını sağlayan konuşma aynı zamanda üretilen bilginin sonraki nesillere aktarılmasında da önemli bir rol üstlenmektedir. Bu sayede insanın gelişmesi, ilerlemesi ivme kazanmıştır.
Konuşmanın niteliğini değerlendirirken hangi boyutlardan yaralanılır?
Konuşmanın niteliğini değerlendirirken fayda sağlayabilecek dört boyuttan yararlanılır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
- Fiziksel
- Fizyolojik
- Psikolojik
- Sosyolojik
Konuşmanın fizik olarak değerlendirilmesi ne şekilde tanımlanabilir?
Konuşmanın fizik olarak değerlendirilmesi ses dalgalarının oluşturulması taşınması ve kulak aracılığıyla algılanması süreci olarak tanımlanabilir.
Konuşmanın fizyolojik değerlendirilmesini ilgilendiren konular nelerdir?
Konuşmanın fizyolojik değerlendirilmesi insan vücudu ve onun yaşamsal işlevleri ile ilgilidir. Soluk alıp verme sistemimizden tutun da beyin zarımızın elektriksel işlemlerine, sinir sistemimizden kan basıncımıza, kaslarımızın uygun biçimde hareket etmesine kadar birçok açıdan konuşma bir araştırma alanı olarak değerlendirilir.
Konuşmanın değerlendiridiği psikolojik boyut ile anlambilim ne şekilde ilişkilendirilir?
Konuşmayı değerlendirdiğimiz bir boyut olan psikolojik boyut, uyarma ve tepki odağında değerlendirilir. Konuşmayı bu boyutuyla anlamamıza anlambilim destek vermektedir. Dil bir soyutlama ve sembolleştirme sürecidir. Anlambilim de simge ve anlam arasındaki ilişkiyi ve simgelerin doğru ve etkin kullanımındaki sorunları kendisine araştırma alanı olarak belirlemiştir.
Konuşma ve dil ile ilgili ilk sistematik görüşlere nerede rastlanmaktadır?
Konuşma ve dil ile ilgili ilk sistematik görüşleri Eski Yunan felsefesinde bulmaktayız.
Eski Yunan felsefesinde konuşma ve dil ile ilgili sistematik görüş nedir?
Konuşma ve dil ile ilgili ilk sistematik görüşleri Eski Yunan felsefesinde bulmaktayız. Herakleitos, akıl ve söz anlamında kullandığı “logos”u tüm evrenin ve insan bilgisinin temel ilkesi olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşıma göre insan dünyasında konuşma yetisi her şeyin odak noktasıdır. Evreni anlamak ve kavramak için konuşmayı kavramak gerekmektedir.
Sofistlere göre bir dil kuramının asıl işlevi ne olmalıdır?
Sofistlere göre bir dil kuramının asıl işlevi konuşma ya da hitabet sanatının geliştirilmesi olmalıdır.
Sofistlerin yaklaşımına göre sözler ne şekilde kullanılmalıdır?
Sofistlere göre sözler şeylerin doğasını dile getirmek ya da onları tanımlamak için değil, insanlarda duygular uyandırmak ve onları belli ve istendik yönde davranış değişikliğine yönlendirmek için kullanılmalıdır.
Konuşmanın ve dilin kökeni ile ilgili olarak, bilinen bilimsel ve sistematik kuramlar nelerdir?
Konuşmanın ve dilin kökeni ile ilgili bilimsel ve sistematik yaklaşımları 19. yy da bulmak mümkündür. Bu kuramlar şunlardır:
- Ünlem kuramı
- Yansıtma kuramı
- İş şarkısı kuramı
- Jest kuramı
- Toplumsal denetim kuramı
Çocukta konuşmanın gelişim evreleri nelerdir?
Çocukta konuşmanın gelişim evrelerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Doyumsuzluk evresi
- Jest evresi
- Dil öncesi seslenme evresi
- Telaffuz edilen dil evresi
Dil ve konuşma toplum ile karşılıklı varoluşsal bir ilişki içinde olmasının nedeni nedir?
Konuşma ve dil toplumu bir arada tutan, aidiyet duygusunu oluşturan ve o toplumun değer yargılarına, görüşlerine, bakış açılarına göre biçimlenmiş süzgeçlerle dünyayı anlamlandırmamıza da olanak tanıyan hem özgürleştirici hem de sınırlandırıcı bir sistemdir. Bu açıdan dünyayı algılamamızda ve bu yönde tepkiler geliştirmemizde de dilin ve konuşmanın toplumla olan ilişkisi son derece önemlidir. Dolayısıyla dil ve konuşma toplum ile karşılıklı varoluşsal bir ilişki içindedir.
Günümüzde yalnızca göçler, savaşlar, komşuluk gibi olayların dışında hangi araçlar dillerin kültürün, konuşma biçiminin değişmesinde önemli bir etken olarak değerlendirilmektedir?
Günümüzde yalnızca göçler, savaşlar, komşuluk gibi olayların dışında kitle iletişim araçları da dillerin kültürün, konuşma biçiminin değişmesinde önemli bir etken olarak değerlendirilmektedir.
Teknolojinin gelişmesi dil ve sözcüklere ne şekilde bir etkisi olmaktadır?
Teknolojinin gelişmesi dil ve sözcüklerin değişmesine neden olmaktadır. Ortaya çıkan yeni teknolojiler yeni kelimeler gerektirdikleri gibi, eski kelimelerin anlamlarını da farklılaştırmaktadırlar. Bunun yanında teknolojinin getirdiği yeni eylemlerin adlandırılması da bir başka konudur.
Etos nedir?
Etos, iyi bir konuşmacının sahip olması gereken bir özellik olarak, konuşmacının söyledikleri ile yaptıklarının, içiyle dışının ya da kişiliğinin çelişmemesi demektir.
Söylemek ile konuşmak arasındaki ayrım nedir?
Söylemek tek bir bireyin yaptığı bir eylemken konuşmak işdeş bir fiil olarak birlikte yapılan bir eylemdir.
Patos sahibi bir konuşmacının iletişimin ögelerinden hangi kavrama aşina olması gerekir?
Patos sahibi bir konuşmacının iletişimin ilk ögelerinden olan referans çerçevesi kavramına oldukça aşina olması gerekir.
Bilgi hiyerarşisindeki düzeyleri ne şekilde sıralayabiliriz?
Bilgi hiyerarşisindeki düzeyleri şöyle sıralayabiliriz:
- Veri (data)
- Malumat, enformasyon(information)
Bilgi (knowledge) - Anlayış, kavrayış (understanding)
- Bilgelik (wisdom)
İyi bir konuşmacının sahip olması gereken nitelikler nelerdir?
İyi bir konuşmacının sahip olması gereken nitelikler şunlardır:
- İyi bir konuşmacı gözlem gücünü geliştirmiştir.
- İyi bir konuşmacı, seçtiği konuşma alanlarında geniş bir bilgi birikiminin desteğinden yararlanır.
- İyi bir konuşmacı, amacına uygun yönde ve mantıklı bir akış içinde düşünme yeteneğini geliştirmiştir.
- İyi bir konuşmacı kendi yeteneklerini değerlendirmeyi, sınırlarını saptamayı bilir.
- İyi bir konuşmacı dinleyicisini yakından tanır.
- İyi bir konuşmacı, iletişimde ve konuşmada kişiliğin önemini göz önünde bulundurur.
- İyi bir konuşmacı, konuşma eylemini oluşturan fiziksel ögelerin önemini bilir.
- İyi bir konuşmacı kendi kendisinin titiz bir eleştiricisidir.
- İyi bir konuşmacı ahlaksal sorumluluğu bulunduğunu hatırından çıkarmaz.
fikirlerin açık bir biçimde belli bir düzen içinde sunarken yararlanabilecek bir plan için önerilen üç parçalı yapı nelerden oluşmaktadır?
Bu üç parçalı yapı; açılış, ana metin ve kapanıştan oluşmaktadır.
Üç parçalı yapıyı oluşturan açılış, ana metin ve kapanış bileşenlerini kısaca açıklayınız.
- Açılış, izleyicinizin dikkatini ilk anda yakalamanıza da olanak tanıyan çengeli de içerecek biçimde, ana fikir ya da temanızın girişinin yapıldığı ve konuşmanızın geri kalanında neleri tartışacağınızın bir önserimini de içerir.
- Ana metin, birçok fikrinizin ve anahtar noktalarınızın tartışıldığı, belli bir düzen içinde sunulduğu, konunun anlamını oluşturduğunuz ve stratejik ve etkili biçimde sunduğunuz bölümdür.
- Kapanış, anlattıklarınızın, anahtar noktalarınızın ve fikirlerinizin kısa bir gözden geçirmesini de içeren ve sonuç fikrini de kapsayan bölümdür.
Konuşmada açılışın bölümleri nelerdir?
Açılışın bölümleri; çengel, ana fikir ya da tema ve önserimdir.
Bir konuşmada, konuşmanın ana fikrini, temasını ayrıntıları ile tartışılacağı, anahtar noktaların kurulacağı ve ilgili bilgi parçalarının sunulacağı bölüm hangi bölümdür?
Ana bölümdür.
Bir konuşmanın etkili bir kapanışı nasıl olmalıdır?
Kapanış cümleleri en güçlü, en hatırlanabilir ve önemli sözler olmalıdır. Kapanış aynı zamanda konuşmanın en kısa bölümü olmalıdır.