Kamu Görevlileri
Dar anlamda kamu görevlileri kavramı ile geniş anlamda kamu görevlileri kavramı arasındaki fark nedir?
Geniş anlamda kamu görevlileri kavramı, kamu kesiminde çalışan herkesi kapsamaktadır. Örneğin; cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri de bu kavram içindedirler. Dar anlamda kamu görevlileri kavramı ise devletin siyasal yapısını oluşturan görevliler dışında kalan ve kamu hukuku rejimine tâbi, aslî ve sürekli görevleri yürüten gerçek kişileri kapsamaktadır. Bunlar; hâkimler, subaylar, doktorlar, öğretmenler, hizmetliler gibi çeşitli hukuki statülerde bulunan sivil ve asker tüm kamu görevlileridir.
Kamuda çalışan sözleşmeli personel kimdir?
Özel bir meslek bilgisine ve uzmanlığa gerek gösteren, geçici işlerde ve zorunlu durumlara özgü olmak üzere kullanılan kamu personelidir
Devlet Memurları Kanunun uygulandığı kurumlarda kaç tür personel çalışmaktadır?
Memur, işçi ve sözleşmeli olmak üzere üç tür personel çalışmaktadır.
İstisnai memurluk nedir?
İdari açıdan özellik taşıyan bazı hizmet-lere, yine îdâri sebeplerle ana personel rejimine bağlı kalınmaksızın memur ata-nabilme imkanı sağlayan bu gibi kadrolara “istisnai memurluklar” adı verilmektedir. Görev ve nitelik açısından özellik gösteren ve bu nedenle atanmalarında, yükseltilmelerinde ve diğer hak ve yükümlülüklerinde özel hükümlere tabi tutulan memurluk kadrolarıdır.
Memurluk mesleğinin üç temel ilkesi nedir?
Memurluk mesleğinin temel ilkeleri şunlardır: Sınıflandırma ilkesi, kariyer ilkesi ve liyakat ilkesi. Sınıflandırma, devlet memurlarını görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır. Kariyer, devlet memurlarına, yaptıkları hizmet için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamaktır. Liyakat, kamu hizmet ve görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarına güvence sağlamaktır.
Memurlara koyulan yasaklar nelerdir?
Memurlara konan yasaklar şunlardır: Başka görev alma yasağı, toplu eylemlerde bulunma, birlikte çekilme ve grev yasağı, ticaret ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı, hediye ve çıkar sağlama yasağı, siyâsal partilere girme yasağı, kitle iletişim araçlarına bilgi veya demeç verme ve gizli bilgileri açıklama yasağı, ayrıldığı kuruma karşı görev alma yasağı.
Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları nelerdir?
657 sayılı Kanunun 125. maddesinde ön görülen disiplin cezaları; Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarmadır.
Disiplin cezası için zamanaşımı süresi var mıdır?
Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda, suçun öğrenilmesinden itibaren altı ay, diğer disiplin suçlarında ise bir ay içinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Suçun işlenmesinden itibaren iki yıl içerisinde de disiplin cezası verilmelidir. Aksi hâlde disiplin suçu zaman aşımına uğramaktadır.
Savunması alınmayan memura disiplin cezası verilebilir mi?
Soruşturulan memurun savunma hakkı vardır ve bu hak Anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. Savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma yapma süresi 7 günden az olamaz; verilen süre içinde savunma yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. 657 sayılı Kanunun 129. maddesinin II. fıkrasına göre hakkında çıkarma cezası istenen memur soruşturma kâğıtlarını inceleme, tanık dinletme, sözlü ve yazılı savunma yapma ya da vekil eliyle yaptırma hakkına sahiptir.
Disiplin cezalarına karşı başvuru yolları nelerdir?
Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idârî başvuru yapılabilir). Süre, ilgiliye tebliğden itibaren 7 gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idârî açıdan kesinleşir. Bu sürelere uyulmadan yapılan söz konusu başvurular, hukuki sonuç doğurmaz. Anayasanın 129. maddesindeki değişiklikten ve Devlet Memurları Kanununun 136. maddesinin yürürlükten kaldırılmasından sonra, devlet memurları açısından yargı denetimine tabi olmayan disiplin cezası kalmamıştır. Tüm disiplin cezalarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.
Memurların yaptıkları idari iş ve işlemlerden dolayı mali sorumlulukları var mıdır?
Memurların, üstlendikleri kamu görevlerini yerine getirirlerken kamu hizmetlerinin ilke ve kurallarına ya da memur konumundan doğan borçlarına aykırı davranarak, bazı zararlara yol açma ihtimalleri vardır. Bu doğrultuda memurların yaptıkları işlem veya eylemler, hem kişilere hem de idâreye zarar verebilir. Bu açıdan memurların mâlî sorumluluklarını ikiye ayırarak incelemek gerekmektedir. Bunlar; memurun bireylere karşı mâlî sorumluluğu ve memurun idâreye karşı mâlî sorumluluğudur.
Memurlar, görevleriyle ilgisi olmayan kişisel eylem veya işlemleri sonucunda bireylere verdikleri zarardan dolayı, bir güvenceye sahip midirler?
Memurlar, görevleriyle ilgisi olmayan kişisel eylem veya işlemleri sonucunda bireylere verdikleri zarardan dolayı, özel hukuk hükümlerine göre sorumludurlar. Dolayısıyla herhangi bir kamusal güvenceden yararlanamazlar.
Memurların, hangi iş ve işlemleri sonucu bireylere verdikleri zarar sonucu oluşan mali sorumlulukları güvence altındadır?
Memurun görevini yerine getirirken veya kamusal yetkisini kullanırken bireylere verdiği zararlardan dolayı sorumluluğu farklı hükümlere tabidir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, memurlar için sınırlı bir güvence sistemi getirmiştir. Anayasanın ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun getirdiği bu sistem, hem memuru, hem de memurun işlem veya eylemlerinden zarar gören bireyleri koruyan bir sistemdir. Bu düzenlemeler sayesinde, bireyler, karşılarında ödeme gücü bulunan idâreyi bulmakta, memurlar ise bireylerin dava açma tehdidinden kısmen de olsa uzaklaşmaktadırlar.
Hizmetten ayrılabilen kusur nedir?
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin, üstlendikleri kamu hizmetinin gerektirdiği yetkileri kullanırken kin, garez, husumet gibi duygularla hareket etmeleri veya suç işlemeleri durumunda ortaya çıkan kusura, “hizmetten ayrılabilen kusur” denmektedir. Memurların ve öteki kamu görevlilerinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusurlarından dolayı açılan tazminat davalarına adliye mahkemelerinde bakılmıştır. Bu gibi durumlar nedeniyle memurun kişilere zarar vermesi sonucu doğan mali sorumluluğu Devlet Memurları Kanunu'nun güvencesi altında değildir. Dava doğrudan memura açılır.
Memurlara uygulanan görevden uzaklaştırılma tedbiri nedir?
Memurların ceza veya disiplin soruşturması ile karşı karşıya kalmaları durumunda, görevi başında kalmalarında sakınca bulunması hâllerinde uygulanan geçici bir önlemdir.
Kamu görevlilerinin görevleriyle ilgisi olmayan bir suç işlemeleri durumunda ceza soruşturması nasıl gerçekleştirilecektir?
Kamu görevlilerinin, diğer kişiler gibi suç işlemeleri durumunda soruşturma ve yargılama işlemleri adlî yargı organları tarafından yapılır. Bir başka deyişle, kamu görevlilerinin, görevde olmadıkları zamanlarda veya görevleriyle bağlantısız biçimde suç işlemeleri durumlarında, diğer bireylerden herhangi bir farkları yoktur. Bu gibi durumlarda yasa koyucu memurlar için ayrı bir düzenlemeye gitmemiştir. İzne gerek olmaksızın soruşturmaya başlanır.
4483 sayılı Kanuna göre, memurların ve diğer kamu görevlilerinin görevleri esnasında, görevleri nedeniyle suç işlemeleri durumunda soruşturma nasıl gerçekleştirilecektir?
4483 sayılı Kanuna göre, görevi nedeniyle bir suç işlediği iddia edilen memur veya diğer kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma yapılabilmesi için yetkili idârî merciden izin alınması gerekir. Buna “izin sistemi” denir.
Görev nedeniyle işlenmesine rağmen, soruşturulması için yetkili makamdan izin alınması gerekmeyen suçlar var mıdır?
Kamu görevlilerinin, 3628 sayılı Kanunun 17. maddesinde sayılan suçları işlemeleri durumunda, Cumhuriyet başsavcıları, doğrudan soruşturmaya başlarlar. Her ne kadar nitelik itibariyle anılan maddedeki suçlar da kamu görevlileri açısından görevsel nitelik taşısalar da bu suçların soruşturulmasında izin sistemi benimsenmemiştir. Bu Kanuna göre Cumhuriyet başsavcılıklarının doğrudan soruşturma başlatacakları suçlar şunlardır: Bankalar Kanununda yazılı suçlarla, irtikâp, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevin den dolayı kaçakçılık, resmî ihâle ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme suçları veya bu suçlara iştirak etme suçları.
Malullük nedir?
Bir kimsenin bir dış etki, hastalık veya kaza sonucunda çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesidir.
Ceza soruşturmasının ardından, kamu görevlisi ile ilgili davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme hangisidir?
Ceza soruşturması sonunda davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, adlî yargı içinde yer alan ve genel hükümlere göre yetkili ve görevli olan ceza mahkemesidir. Ancak Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel sekreteri, müsteşarlar ve vâliler için yetkili ve görevli mahkeme Yargıtay’ın ilgili ceza dairesi, kaymakamlar için ise il ağır ceza mahkemesidir.