Gastronomi ve Sosyoloji
Sosyolojinin sözlük anlamı nedir?
Sözlüklerde, sosyoloji toplumlara yönelik sistematik çalışmalar ve sosyal etkileşim olarak tanımlanmaktadır.
Sosyolojik araştırmalar kaç grupta toplanır?
Yapılan sosyolojik araştırmalar kantitatif veya kalitatif olabilmektedirler. Kantitatif teknikler içeriğinde istatistik analizlerini bulundurmakta, yüksek sayıda katılımcıya uygulanan anket analizlerini içermektedir. Kalitatif araştırmalar ise derinlemesine görüşmeler, odak grup çalışmaları ve ikincil verilerin analizleriyle insan davranışlarını ve değişimlerini anlamaya yönelik yapılmaktadır.
Sosyoloji teorilerinin oluşmasında önemli etkileri bulunan dört sosyolog kimlerdir?
Emile Durkheim, Karl Marks, Max Weber ve Georg Simmel
Temel sosyolojik teoriler hangileridir?
Üç temel sosyolojik teori bulunmaktadır. Bunlar; işlevselcilik, çatışma teorisi ve sembolik etkileşimciliktir.
Blumer'e göre sembolik etkileşimciliğin üç temel boyutu nedir?
Blumer, “sembolik etkileşimcilik” terimini kullanmış ve üç temel boyutunu tanımlamıştır:
1. İnsanlar, nesnelere yükledikleri anlamlar temelinde hareket ederler.
2. Bu tür nesnelerin anlamı, kişinin başkalarıyla ve toplumla olan sosyal etkileşiminden kaynaklanmaktadır.
3. Bu anlamlar, kişinin karşılaştığı şeylerle uğraşırken kullandığı yorumlayıcı bir süreçte ele alınır ve değiştirilebilmektedir.
Gastronomi ve sosyoloji arasındaki ilişki nedir?
Yemek yeme tek başına giderilebilecek temel fiziksel bir ihtiyaç olmakla beraber sosyal çevreyle, aileyle ya da iş gereği profesyonel ortamlarda başka insanlarla da sosyalleşmek amacıyla yapılabilen bir eylemdir. Yenilen yemeğin seçiminden, gidilen restorana, yemeğin üretim süreçlerine katılıma kadar her şey gelir düzeyine, damak zevkine, sınıfsal farklılıklara, sosyo-ekonomik kültür farklılıklarına kadar pek çok konudan etkilenebilmektedir. İnsanların mikro düzeyde yetiştikleri aileden, yaşadıkları topluma ve coğrafyaya, inançlarına ve kültürlerine kadar her unsur yemek yeme alışkanlarını değiştirebilmektedir. Gelir eşitsizliği durumunda, sağlıklı beslenen ve gıdaya ulaşamayan toplumlar olduğu da bir gerçektir. Dolayısıyla sosyolojinin kapsamına giren tüm konular gastronomi alanında da yer bulmaktadır.
"Slow food" nedir?
Fast food’un homojenleştirici etkisini azaltmayı, yemek zevklerini ve hayatı korumayı amaçlayan ve gastronomik kültürü geliştiren, tarımsal çeşitliliği ve eğitimi tecrübe eden, risk altındaki yiyecekleri koruyan bir harekettir.
Yemek sosyolojisinin konuları nelerdir?
Yemek sosyolojisi içinde sağlık sosyolojisini de barındırmak ile beraber konu sadece sağlıklı beslenme olmayıp gıdanın toplanmasından üretimine kadar her süreci ele almaktadır. Gıda yetersizliği, gıda bolluğu, yiyeceklerin kalitesi, aile içi beslenme, gıda güvenliği veya yemeğe yüklenen sembolik anlamlar gibi konular
yemek sosyolojisi içinde yer almaktadır.
Avrupa’da ilk sosyoloji bölümü, hangi tarihte nerede kurulmuştur?
Avrupa’da ilk sosyoloji bölümü, Durkheim tarafından 1895 yılında Fransa’da,
Bordeaux Üniversitesinde kurulmuştur.
Yapısal işlevsel teori olarak da adlandırılan işlevselciliğin topluma bakış açısı nedir?
İşlevselcilik, toplumu, o toplumu oluşturan bireylerin biyolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış birbiriyle ilişkili parçalara sahip bir yapı olarak görür.
Sosyolojide mikro düzeydeki teorilerin özellikleri nelerdir?
Mikro düzeydeki teoriler, bireyler veya küçük gruplar arasındaki çok özel
ilişkileri kapsar. Daha somutturlar. Bu, daha bilimsel olarak test edilebilir oldukları anlamına da gelmektedir.
Çatışma teorisinin topluma bakış açısı nedir?
Çatışma teorisi, topluma sınırlı kaynaklar açısından bir rekabet alanı olarak
bakar. Çatışma teorisi, toplumu siyasi güç, boş zaman, para, barınma ve eğlence gibi sosyal, politik ve maddi kaynaklar için rekabet etmesi gereken bireylerden
oluşuyor olarak görmektedir.
Çatışma teorisi ile en yakından özdeşleşen kişi kimdir?
Sosyolojinin ilk kurucularından Karl Marx, farklı sosyal sınıflar arasındaki ekonomik çatışmalara odaklanarak, bu teori ile en yakından özdeşleşen isimdir.
Musculine / Feminine or Human (1974), Feminist Sociology (1988) ve Gender Equity (1990) kitapları ve diğer çalışmaları ile feminist çatışma teorisi alanında lider olan kişi kimdir?
Janet Saltzman Chafetz (1941–2006) feminist çatışma teorisi alanında liderdi. Musculine / Feminine or Human (1974), Feminist Sociology (1988)
ve Gender Equity (1990) kitapları ve diğer çalışmaları ile Dr.Chafetz, bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği sistemini ve aynı zamanda böyle bir sistemin nasıl
değiştirilebileceği teorisini ele almıştır.
Dramaturjik analiz nedir?
Bir toplum inşa etmede sembollerin önemine odaklanmak, Erving Goffman (1922-1982) gibi sosyologları dramaturjik analiz adı verilen bir teknik geliştirmeye yöneltmiştir. Goffman, tiyatroyu sosyal etkileşim için bir analoji olarak kullandı ve insanların etkileşimlerinin kültürel “senaryo” kalıpları
gösterdiğini fark etti. Bir kişinin belirli bir durumda hangi rolü oynayacağı belirsiz olabileceğinden, durum geliştikçe rolünü doğaçlama yapmak zorunda kalmıştır.
Sosyolojide teoriler aktörler veya faktörler kapsamında bulunmaktadır. Buna göre üç farklı sosyoloji teorisinin tarafları nelerdir?
Sembolik etkileşimcilik, aktörler tarafında bulunurken; işlevselcilik ve çatışma teorisi faktörler tarafında durmaktadır.
Sosyologlara göre kültür nedir?
Sosyologlar kültürü, insan yaşamının tüm yönlerini içerecek şekilde tanımlarlar. Kültür, bir toplumun üyeleri tarafından öğrenilir ve paylaşılır
(Riddell, 1989). Kültür beraberinde nesilden nesile aktarılarak öğrenmeyi de getirir. Örneğin bir bölgede yetişen zehirli ve ölümcül mantarların hangileri olduğu o bölgede yaşayan toplumun kültürel aktarımları ve paylaşımlarıyla öğrenilebilmektedir.
"McDonaldlaşma" neyi ifade etmektedir?
McDonald’s, geniş kapsamlı bir sürecin belli başlı bir örneğini, bir paradigmayı simgelemektedir. McDonaldlaşma adı verilen süreç, hızlı yiyecek restoranı
ilkelerinin, dünyadaki tüm toplumları egemenliği altına alması sürecidir.
"İnsanların yeme içme alışkanlıkları konusunda muhafazakâr olması" ne anlama gelmektedir?
Yemek kültürleri dünyanın her yerinde erken yaşlarda aileden öğrenildiği şekliyle doğrudan deneyim yoluyla öğrenilmektedir. Bu durum insanların yeme içme alışkanlıkları konusunda muhafazakâr, değişime kapalı oldukları varsayılmaktadır. Dolayısıyla insanların yemek alışkanlıklarının zaman içerisinde değişime dayanma güçlerinin oldukça yüksek olduğu söylenebilir.
"Slow food" hareketinin temel prensipleri nelerdir?
Yerel ve organik gıdaların tercihine yapılan vurgu ve geleneksel
bir şekilde üretilen yemeğe önem verilmesi bu hareketin temel prensipleridir.