aofsorular.com
AŞÇ101U

Gastronomi ve Din

3. Ünite 20 Soru
S

Din nedir?

Din kelimesi Arapça kökenli bir terimdir ve belirli inanç sistemlerini ifade etmek için kullanılmaktadır. Din, insanın her türlü inancını, düşüncesini, tavır ve davranışlarını ifade eden, insanın yaşam tarzı ya da yaşamında izlediği yol anlamına gelmektedir.

S

Dinlerin sınıflandırılmasında kullanılan farklı kriterler nelerdir?

Farklı kriterler kullanılarak yapılan bazı din sınıflandırmaları şunlardır:

  • Dinle ilgili yapılan sınıflandırmaların bazılarında tasnifi yapan kişinin dine yönelik algılamalarının etkili olduğu görülmektedir. Örneğin pozitivist paradigmanın evrimci anlayışı kapsamında dinler “ilkel dinler” ve “gelişmiş dinler” şeklinde iki ana grupta toplanmıştır.
  • Diğer taraftan dinin kendisi merkezli yapılan sınıflandırmalar da söz konusudur. Örneğin, İslamiyet’te yapılan en yaygın din sınıflamasına göre hak, ilahi ve semavi kavramları ön plana çıkmaktadır. Buna göre “hak/semavi/ilahi dinler” İslam, Yahudilik ve Hristiyanlık için kullanılmakta, bunların dışındakiler ise “batıl dinler” olarak tanımlanmaktadır.
  • Temsil ettiği mesajın evrenselliği de dinlerin sınıflandırılmasında kullanılan bir diğer kriterdir. Bu bakımdan dinler “evrensel dinler” ve “millî dinler” şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
  • Bunların dışında; inanılan tanrının tekliği ya da çokluğu açısından “monoteist”, “düalist”, “henoteist” ve “politeist” dinler; tanrının bilinip kavranması açısından “agnostik” ve “gnostik” dinler ve inanılan tanrının evrenle ve insanla ilişkileri açısından “panteist” ve “deist” dinler gibi kimi sınıflamalara da rastlamak mümkündür.
  • Bir başka sınıflandırma da inanç ve öğretilerinin merkezinde yer alan ana kavramlar ve değerler bakımından dinleri tasnif edilmektedir. Bu bağlamda örneğin Hıristiyanlık tüm inanç ve değerlerinde Mesih inancına ağırlıkla yer verdiği için“Kristosentrik” bir dindir. Yahudilik İsrailoğullarının seçilmişliği inancını merkeze koyan “etnosentrik” bir din, İslam ise taviz vermez tek tanrıcılığı merkeze alan “teosentrik” bir din olarak ifade edilmektedir.
  • Başka bir açıdan dinler yayıldıkları coğrafi alanlara göre de sınıflandırılmaktadır. Bu kapsamda “Asya dinleri”, “Afrika dinleri”, “Avrupa dinleri” din çeşitleri karşımıza çıkmaktadır.
S

Gastronomi ve din ilişkisinde her dinin farklı kuralları ve ritüelleri olmasına karşın  ortak noktaları nedir?

Farklı dini inançlara göre farklı ritüeller uygulansa da yiyecekler her zaman ruhani ve kutsal bir anlam taşımaktadır. Gastronomi ve din ilişkisi her dinin kendi kuralları ve ritüelleri arasında farklı anlamlar ifade etmektedir. Ancak ortak olan nokta yiyeceklerin kutsal bir değer taşıması, yasak olanın yasak, kutsal olanın kutsal olarak insanlar tarafından kabul edilmesidir.

S

Günümüzde antropologlar, gastronomi alanında hangi konularda araştırma yapmaktadır?

Antropologlar çok uzun yıllardır gıda kaynakları, bitkiler, hayvanlar ve bunlarla ilgili olay ve olgular hakkında çeşitli araştırmalar yapmaktadırlar. Bu araştırma alanlarından biri de insanların yiyecekleri ritüellere, sembollere ve inanç sistemlerine nasıl bağladıkları ile ilgili araştırmalardır. Yapılan araştırmalar yemeğin kutsal değerler hakkında yorum yapmada ve saygıdeğer hikâyeleri yeniden canlandırmada önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Kutsal olarak kabul edilen gıda maddelerinin hafıza ile güçlü bağlantılar aracılığıyla insanları inançlarına bağladığına inanılmaktadır.

S

Dinin belirlediği beslenme örüntülerinin oluşumu sürecinde etkili olan kaynaklar nelerdir?

Dinin belirlediği beslenme örüntülerinin oluşumu sürecinde dört temel kaynak oldukça etkili olmaktadır. Bunlar:

  1. İnanç ve ibadet uygulamalarını belirleyen kutsal metinler,
  2. Dini önderlerin davranışları,
  3. Dinsel tarih ve dinsel mitler,
  4. Mevcut beslenme uygulamalarının dinsel uyarlanmasıdır.
S

Gastronomi ve din arasındaki ilişkide  yemek ile ilgili dini kavramlar hangi kategorilerde ele alınır?

Gastronomi ve din arasındaki ilişkide  yemek ile ilgili her dini kavram 3 kategori açısından ele alınır:

  • Gıda üretimi; başka bir ifadeyle tüketimden önceki her şey;
  • Gıda tüketimi; nesnel ve doğrudan kurallar (yasal veya yasadışı gıdalar), geçici kurallar (sakınma ve oruç) ve belirli zamanlarda belirli yiyeceklerin tüketilmesi önerisi (örneğin dini etkinlikler süresince);
  • Gıda dağıtımı; gıda endüstrisindeki karmaşık düzenleme konuları, markalama ve pazarlama (örneğin et, İslam’daki en katı şekilde düzenlenmiş gıdadır).
S

Kültürel bir unsur olarak dinin yemek kültürü üzerindeki etkileri nelerdir?

Beslenme, yiyecek ve içecekler ile ilgili kurallar, ritüeller vb. dinsel sembol, gün ve törenlerin önemli parçaları olarak kabul edilmektedirler. Yine, besin maddelerinin hazırlanması, pişirilmesi, saklanması ve tüketilmesi ile ilgili süreçler ve uygulamalar da farklı dinlerin bünyesinde kendine özgü inanış ve uygulamalardan etkilenmektedir.

S

İlahi olmayan dinler nasıl tanımlanmaktadır?

Allah’ın peygamberler aracılığıyla gönderdiği ve vahye dayalı dinlerin (ilahi dinler) dışında kalan dinlerdir. Başka bir ifadeyle, vahye dayalı olmayan, insanlar tarafından kurulmuş olan dinler “ilahi olmayan dinler” olarak isimlendirilmektedir. İlahi olmayan dinler, insanların ve toplumların birbirleri arasındaki ilişkileri düzenlemek için ortaya konulan bir takım kurallar ve inanç kaideleri ile var olmuştur.

S

İlkel toplumlarda besin ile inanç arasında nasıl bir ilişki kurulmuştur?

İlkel toplumlar arasında hangi yiyeceklerin yenilip yenilmeyeceğini değişik ölçülerde dinler belirlemiştir. İlkel din mensuplarına göre doğadaki her şey bilinçli ve ruhani bir etkiye sahiptir. İlkel dinlerde besinle inanç arasında kurulan bir başka ilişki ise “fetiş” (“Put” ve “tapınırcasına sevilen şey”) olarak kabul edilen yiyeceklerde görülmektedir. İlkel dinlerde tabu bir anlamda haramı ifade etmektedir. Bu yüzden tabu olarak görülen yiyeceklerin yenilmesi haramdır. İlkel topluluklarda beslenmeyle ilgili kurallar, diğer toplumlarda olduğu gibi önemli ölçüde dinin etkisi altında oluşmuştur. İlkel dinlerde doğada bulunan her şeyin bir ruha sahip olduğu inancı hakimdir. İlkel din üyeleri tükettikleri her gıda maddesinin aynı zamanda ruhlarını da beslediğine inanmaktadırlar. Yiyeceklerin önemli fonksiyonlarından biri ise tanrılara sunulan adaklar olmalarıdır.

S

Hint dinleri arasında en yaygın inanışa sahip temel dinlerden biri olan Hinduizm’de beslenme ile ilgili kurallar nasıl belirlenmiştir?

Hinduizm’de beslenme ile ilgili kurallar M.S. 1. yüzyılda derlendiği ifade edilen Manu Kanunnamesi ile belirlenmiştir. Bu kanunnamede dikkati çeken en önemli husus beslenme anlayışında toplumsal kast sisteminin varlığıdır. Bu doğrultuda, üst kastlar alt kastlardan sadece ham (doğal, kirlenmemiş) gıdalar alabilmekte; alt kast grupları ise herhangi bir gruptan istedikleri pişmiş yemekleri alabilmektedirler. Hinduizm’de bu hiyerarşik kast sisteminin tanrılar arasında da olduğuna inanılmaktadır. Tanrılara sunulan yiyecek ve içecek ritüellerinde kast sistemine göre hareket edilmektedir.

S

Hindistan’da Hinduizm’in politeist (çok tanrıcı) anlayışına, din adamlarının otoritesine ve kast sistemine bir tepki olarak ortaya çıkan Budizm anlayışındaki “beş emir”den beslenme ile ilgili olanlar hangileridir?

Budizm’in beslenme anlayışı, her Budist’in uymak zorunda olduğu “beş emir” içerisinde bulunmaktadır. Güzel ahlaklı olmanın yolu olarak kabul edilen bu beş emir’den ikisi beslenme ile ilgilidir:

  1. Ahimsa: Hint geleneğinin önemli bir boyutunu oluşturan öldürmeme ve zarar vermeme ilkesidir.
  2. Sarhoşluk veren içkilerin içilmemesi: Beslenmede insanın zaafa uğramasına neden olan ya da zevk veren yiyecek-içeceklerden uzak durması gerektiğine yönelik bir ilkedir.
S

Çin’in millî dinlerinden biri olan Taoizm’de beslenme ile ilgili kurallar nelerdir?

Taoizm, tabiat odaklı bir anlayışa sahiptir ve bu anlayış beslenme ile ilgili kurallara da yansımaktadır. Ruh dinginliği sağlaması ve uzun yaşam için yiyecekler ile ilgili belli bir takım uygulamalar söz konusudur. Bunlar bazen oruç tutmak, bazen de bol bol yiyip içmek vb. olabilmektedir. Hububatın ateşe atılmaması, sığıra ve domuza sahip olunmaması, kanat ve çok baharat yemenin yasak olması, çok değerli kaplarda ve yalnız başına yemek yenilmemesi gibi yasaklar da söz konusudur. Çinliler özellikle eti çok kaynatmayarak ve pişirmeyerek “nesnenin özüne saygı” duyduklarını göstermeye çalışırlar. Benzer şekilde bıçak kullanımını da yemeğe karşı bir saygısızlık, günah olarak görmektedirler.

S

Çin’deki dinlerin en eski ve en büyüğü olan Konfüçyanizm’in beslenme üzerindeki etkisi nedir?

Konfüçyanizm dininde de yiyecek-içeceklerin bir kısmı yin içerikli iken bir kısmı da yang içeriklidir. Konfüçyüs döneminde bu kelimeler felsefî anlam kazanmıştır. Yin yeryüzünü temsil eder; olumsuz, pasif, karanlık, dişi ve tahrip edicidir. Siyah renkle sembolize edilir, aya bağlıdır, sonbahar ve kışta güçlenir. Yang ise gökyüzünü temsil eder; olumlu, aydınlık, erkek ve yapıcıdır, güneşe bağlı doğurucu gücü ilkbahar ve yazda artar; kırmızı renk ve tek sayı ile temsil edilir. Bu inanç aslında insan ve tabiat birlikteliğini açıklamak için kullanılmış, ahlâkî ve sosyal öğretiler için de bir temel oluşturmuştur. Bu inanış beslenme üzerinde de etkili olmuştur. Sağlıklı bir beslenme için Yin ve Yang’ın dengelenmesi gerekmektedir. Beslenmede “orta yol” erdem olarak görülmektedir.

S

Japonya’nın millî dini Şintoizm’de beslenme alışkanlıkları ve bayramlar arasındaki ilişki nedir?

Japonların en uzun yaşayan ırklar arasında yer aldıkları ifade edilmektedir ve bunun en önemli nedenleri arasında beslenme alışkanlıklarının yer aldığı ileri sürülmektedir. Şinto beslenmesinde pirinç bizdeki ekmeğin karşılığı olarak düşünülebilir ve kutsaldır. Aynı zamanda çay ve çay merasimlerinin de kutsal değeri olduğu kabul edilmektedir. Yiyecek-içecekler ile ilgili bahsedilmesi gereken en önemli hususlar arasında bayramlar gelmektedir. Bu dinde bayramlar üç derecede tasnif edilmektedir. Bir imparatorun tahta geçmesi üzerine kutlanan büyük yiyecek bayramı, yüksek dereceli bayramdır. Bahar başı bayramı, aylık şükran töreni, yeni mahsulün ilahlarca tadılıp denenmesi, hasat bayramı, kamilere (ilahlara) adanan bayramlar ise orta dereceli bayramlardır. Düzenli olarak gerçekleştirilen bayramlar arasında ise hasat için yapılan dualar, dişi yiyecek kamisine ithafen yapılan büyük perhiz bayramı, yeni mahsulün ilahlarca tadılıp denemesi için yapılan bayram, imparatorun pirinçten yapılmış şarap içip yiyecek yediği yeni mahsul bayramı, mutfak ocağı bayramı söz konusudur. Bunların yanı sıra, yılbaşı, evlilik, düğün, cenaze gibi bütün törenlerde yiyecek takdimleri başta pirinç ve balık olmak üzere ibadetin ana temasını oluşturmaktadır.

S

İlahi dinler nasıl tanımlanmaktadır?

İlahi din, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’dan oluşan ve cennetten gönderilen bir kitabı olan dinlerin genel adıdır. Bu dinler, önceki ve sonraki dinlerin peygamberlerini ve din adamlarını saygıyla kabul ettikleri için diğer tek tanrılı dinlerden ayrılmıştır.

S

Kutsal kitap verilen ilahi dinlerin ilki olan Yahudilikte gıda uygulamaları ve kuralları nelerdir?

Gıda uygulamaları ve kuralları konusunda, Yahudilik, beslenmeyi her yönünü tanımlama çabası nedeniyle (üretim, dağıtım ve tüketim yönleri) diğer dinî geleneklerden ayrılır. Bir Yahudi için yemek yeme Tanrı ile nasıl aktif bir ilişki kurulacağını açıklamanın bir yoludur. Yahudilikte gıdalarla ilgilenen hukuka “Kashrut” (Kaşerut) adı verilir. Kaşerut, “uygun, düzgün, doğru, izin verilen” anlamına gelen İbranice Kaf-Shin Reish’ten kökünden türetilmiştir. Daha yaygın olarak bilinen kelime Koşer ise, Kaşerut standartlarını karşılayan gıdaları tanımlar. Kaşerut’un detayları, oldukça basit birkaç kurala hitap eden kapsamlı yasalardır:

  • İzin verilen ve yasak olan yiyecekler vardır;
  • Bazı hayvanlar veya bunların bir kısmı hiç yenilmeyebilir. Bu kısıtlama yasaklanan hayvanların eti, organları, yumurtaları ve sütünü içerir,
  • Yenebilecek hayvanlar Yahudi kanunlarına göre öldürülmelidir.
S

Yahudi kültüründe gastronomi alanı ile ilgili olan özel günler, etkinlik ve ritüellerin örnekleri nelerdir?

Şavuot Bayramı: Yahudi kültüründe önemli bir bayram olarak Şavuot Bayramı bulunmaktadır. Bayramın zamanı tarımsal üretim esasına göre belirlenmiştir; arpa hasadının sonu ve buğdayın toplanma zamanına denk gelmektedir. Hasat dönemi, buğdayın topraktan toplandığı gün olan Şavuot’ta sona erer. Buğday en son biçilen tahıldır. Tanrıya sunulan iki medetin İsrail topraklarında yetişen buğdaydan olması gerekir. Şavuot aynı zamanda ilk turfanda meyvelerin sunuluşunu da simgeler. Bu dönemde başı zeytin yaprakları ile süslenmiş̧ bir boğa kurban edilir.

Fısıh (Pesah) Bayramı: Fısıh Bayramı’nın İbranice adı “Pesah”, diğer adı ise “Hamursuz Bayramı”dır. Fısıh Bayramı’ndan iki gün önce Yahudilere tatilin önemini hatırlatmak için mayasız ekmek (Matzah) tüketildiği özel bir aile yemeği olan Sèder yapılmaktadır.

Roş Aşana Sofrası: Yahudilikte, dinsel yılbaşı olarak kutlanan Roş Aşana sofrası zengin et yemekleri ile kutlanır. Yemek iki bütün beyaz somun ekmek ve şarap eşliğinde yapılan Kiduş Duası ile başlar. Diğer bir gelenek de ekmeğin üzerine tuz serpmek yerine onu bala batırarak yemektir.

Sebt (Sabbath) Günü: Tanrı’nın varlığının ve nimetinin haftalık sembolü olarak kabul edilmektedir. Sebt günü Tanrı’nın nimetlerini hatırlatır. Yahudiler için Sebt gününde haftalık dinlenmeye uyulması oldukça önemlidir. Sebt boyunca, yemek pişirme, ekmek yapma dâhil her türlü çalışma yasaklanmıştır. Sebt akşamı başlamadan önce soğan, yumurta ve et kızartma işlemlerinin bitirilmesi gerekmektedir.

S

Ortadoğu’da ortaya çıkan ikinci tek tanrılı din olan Hristiyanlık kültüründe gastronomi alanı ile ilgili olan özel günler, etkinlik ve ritüellerin örnekleri nelerdir?

Paskalya (Easter): Katolikler, her yıl 21 Mart’ı takip eden ilk dolunaydan sonraki ilk Pazar gününü Paskalya olarak kutlarlar. Ortodoks kilisesi Paskalya’yı Katoliklerden birkaç gün sonra kutlar. Paskalya, en büyük Hristiyan bayramı olarak kabul edilir. Paskalya öncesinde Hristiyanlar perhiz yaparlar, hayvansal besinler yemezler. Paskalyadan önceki perşembe gecesi Hz. İsa’nınson yemeği anısına mutlaka mercimek sofralarında yer alır. Ayrıca Paskalya günü için evlerde Paskalya çöreği ve çikolatadanyapılan Paskalya tavşanı yapılır; boyalı Paskalya yumurtası haşlanır, mumlar yakılır ve dualar okunur. Paskalyadan sonraki 15 gün boyunca misafirlere sütlaç, lebeniye, şeker ve kliçe çörekleri ikram edilir

Noel: Hristiyanlık’ta kutlanan bayramların belki de en önemlisi, İsa’nın yeryüzünde Tanrı’nın cisimleşmiş̧ bir şekli olarak görülmesi, bu anlamda Hz. İsa’nın doğuşunun hatırasına kutlanan Noel olarak kabul edilmektedir. Birçok ülkede 25 Aralık öğleden sonrası tüm aile fertlerinin bir araya geldiği Noel yemeği hazırlanır, en yaygın menü kızarmış hindi ve sosistir. Yemeğe başlamadan önce de verdiği yiyecekler için Tanrıya şükür duası yapılır.

S

Kur’an’da bulunan helal gıda yasaları hangi konuları ele almaktadır?

Kur’an’da bulunan helal gıda yasalarının üç temel konuyu ele aldığını söylemek mümkündür:

  • İzin verilen ve izin verilmeyen et arasındaki ayrım: domuz ve domuz eti; aslanlar, kaplanlar, köpekler, kediler ve yırtıcı kuşlar gibi etçil hayvanların etleri kesinlikle yasaktır. Sığır, koyun, keçi, kuzu, manda ve deve gibi bölünmüş toynaklı hayvanların etine izin verilir; tavuk ve hindi gibi yiyecekleri tutmak için pençelerini kullanmayan kuşlar tüketilebilir. İzin verilen hayvanlardan yumurta ve süt tüketilebilir;
  • Kan yasağı: kan daima haramdır (hem izin verilen hem de izin verilmeyen hayvanlar açısından);
  • Kesim yöntemi: her tür et tüketimi, öngörülen kesim yöntemine göre gerçekleştirilmelidir (hayvan kesimden önce sersemletilemez, boğazın hızlı ve tam kanamaya neden olacak şekilde kesilmesi ve mümkün olan en hızlı ölüm sağlanmalıdır). Buna ek olarak bir Müslüman kendi hayvanını sadece Allah’ın adını söyleyerek (tekbir getirerek) kesebilir.
S

İslamiyet kültüründe gastronomi alanı ile ilgili olan özel günler, etkinlik ve ritüellerin örnekleri nelerdir?

Aşure: İslamiyet’te dinî günlerde ve aylarda özellikle yiyecekler ile ilgili hazırlıklar yapılmaktadır. Bunlar arasında Aşure ayı da almaktadır. Aşure ayı, komşuların, eş, dost, akrabanın birbirlerine bir kase aşure ikram etmesi ile başlar ve biter. Hicri takvime göre ilk ay olan Muharrem ayının 10. günü dağıtılan aşurenin, bu topraklarda yaşayan tüm inançlarda yeri vardır.

Ramazan Ayı ve Oruç: Oruç, İslam dininin beş şartından biridir. Ramazan ayı boyunca sabaha karşı sahur ve gün batımında da orucu açmak için iftar yemeği yenilir. İslam dininde Ramazan ayı, yirmi dokuz veya otuz günlük süreyi ifade etmektedir. Sahur vaktinde ve iftar vaktinde gerçekleştirilen toplu yemekler ve bu aya ait tatlılar Ramazan sofralarını diğer günlerdeki yemeklerden farklı kılmaktadır. İslam dininin Türk mutfak kültürüne kazandırmış olduğu yiyecek çeşitlerinden en önemlileri Ramazan pidesi ve güllaçtır.

Kurban: Kurban Müslüman’ın öldükten sonraki hayatında onu cennete taşıyacak, günahlarının affı için sunulan, Allah’ın rızasını kazanmak için akıtılan kanı ifade etmektedir. İslam dininde “Allah adına kurban etme” katı kurallarla sınırları çizilmiş bir ritüeldir.