aofsorular.com
FİN402U

Sermaye Yapısı ve Uzun Dönemli Borç Ödeme Gücünün Analizi

7. Ünite 55 Soru
S

İşletmelerin başarısı hangi faktörlere bağlıdır?

Bir işletmenin başarısı; gelir tablosunun olumlu bakiye vermesine, işletmenin operasyon kararları neticesi başarılı bir sonuç almasına bağlıdır. Ancak işletme operasyon açısından ne kadar başarılı olursa olsun, işletmenin temel başarısı, işletmenin sermaye yapısından geçer. İşletmenin kaynak dağılımı ve kaynakların etkin kullanımı işletmenin sürekliliği ve uzun dönem başarısı için olmazsa olmaz bir durumdur.

S

İşletmeler, gereksinim duydukları kaynakları nasıl temin ederler?

İşletmeler, gereksinim duydukları kaynakları borçlanma ve özkaynak olmak üzere iki temel kaynaktan karşılayabilirler.

S

Özkaynak finansmanı nedir?

İşletme, ihtiyaç duyduğu kaynağı, işletmenin ortaklık hakkını satarak ediniyorsa buna özkaynak finansmanı denir.

S

Yabancı kaynak finansman yöntemi nedir?

İşletme, sabit bir sorumluluk veren borç edinerek kaynak sağlıyorsa buna borç veya yabancı kaynak finansman yöntemi denir.

S

İşletmelerin günümüz finansman sistemi içinde kullanabileceği kısa ve uzun vadeli finansman sağlama türlerini ve yerleri nelerdir?

İşletmenin sermaye yapısını uzun vadeli krediler veya tahvil ihracından elde edilen borç ve özsermaye toplamı olarak düşünsek de günümüzde alternatif finansman kaynakları da vardır. İşletmelerin günümüz finansman sistemi içinde kullanabileceği kısa ve uzun vadeli finansman sağlama türlerini ve yerlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
• Kendi parasını kullanma (özsermaye)
• Ortak parasını kullanma (özsermaye)
• Finansman şirketleri (stratejik ortaklık veya borç)
• Arkadaş ve aile kaynakları (borç)
• Ortaklık sermayesi (girişim risk sermayesi)
• Sigorta şirketleri (stratejik ortaklık veya borç)
• Banka kredileri (orta ve kısa vadeli borç)
• Ticari krediler (kısa vadeli ticari borç)
• Franchising (orta ve uzun vadeli makine ekipman borcu)
• Faktöring (kısa vadeli borç)
• Gayrimenkul ipotekli krediler (orta ve kısa vadeli borç)

S

Risk sermayesi nedir?

En basit anlatımıyla risk sermayesi; kendilerine finansman arayan şirketlerin ve/veya yeni fikirleri olan girişimcilerin; kendilerine yatırım yapabilecekleri yeni fikirleri olan girişimciler ve şirketler arayan, risk almaya hazır finansör/sermayedarlar ile buluşması olarak tanımlanıyor. Risk sermayesi, profesyoneller tarafından oluşturulan bir fondur. Genç, dinamik, hızlı büyüme ve yüksek kârlılık potansiyeli olan projelere yatırım yapar. Şirketlerin başlangıç sermayeleri için iyi bir kaynaktır. Finans sektöründe, belirli amaçlar için kullanımı öngörülen ve bu amaçlar için oluşturulan bir finansal araçtır.

S

İşletmelerin kaynak edinim yerlerinin tercihini etkileyen unsurlar nelerdir?

İşletmenin yukarıda belirtilen kaynak edinim yerlerinin tercihi, sermayenin maliyetine, riskine, edinim olanağına ve işletmenin yapısına göre değişiklik arz edebilir. Sermaye edinim yolları, her işletmenin kendi tercihine bağlı olarak belirlenir. Muhafazakâr girişimci kendi parası ile finansmanı tercih ederken, riskten kaçan modern bir girişimci, ortaklık finansman yöntemini seçerek, işletmesini halka açarak kaynak edinimine gidebilir. Halka açılma olanağı olmayan bir işletme ise risk sermayesi yöntemine başvurabilir.

S

Özkaynak finansman yöntemi ile yabancı kaynak finansman yönteminin işletmelere yüklediği sorumluluklar nelerdir?

İşletmenin özkaynak finansman yönetimini seçmesi durumunda, işletme herhangi bir sabit ödeme yükü ile karşı karşıya kalmaz. İşletme kâr elde etmediği sürece hissedarlarına hiçbir ödeme yapmak zorunda değildir. Yabancı kaynak finansmanında ise işletme kâr elde etsin etmesin borcun getirdiği faiz yükünü ödemek zorundadır.

S

Özkaynak finansman yönteminin avantaj ve dezavantajları neler olabilir?

Özkaynak finansmanında sağlanan kaynağın sabit ödeme vadesi olmadığından, sağlanan kaynak sürekli kullanıma açıktır.

Ayrıca işletmenin hisse senedi ihracı firmanın sermaye piyasasında değer kazanmasına olanak vereceğinden şirketin kredibilitesi artar. Bu nedenle özkaynak finansmanı işletmenin daha sonraki kaynak ihtiyacında olumlu etki yapabilir.

Özkaynak finansman yönetimi, işletme ortaklık payının satışı karşılığında olduğundan şirket hissesine sahip her ortak, şirket yönetiminde oy hakkına sahip olacaktır. Hisse senedi ile kaynak edinimi şirketin oy hakkının genişlemesine, dağılmasına
neden olur. Bu nedenle şirket yönetiminin kontrolü kaybedilebilir.

Aynı zamanda ortak sayısının artması, hisse başına kazancın düşmesine ve net kârın daha fazla ortak tarafından paylaşılmasına neden olur. Hisse senedi finansman yönteminde ihraç giderleri, borçlanmaya göre daha yüksektir. Hisse senedi ihracının borçla değişimi olanaklı olmadığı için sermaye birleşiminin akışkanlığı da minimize edilmiş olur.

S

Gelişmiş finansal sistemlerde işletmeler hangi finansman yöntemini tercih ederler?

Gelişmiş finansal sistemlerde işletmeler, tahvil ihracı veya uzun vadeli borçla finansman yöntemini kullanarak sermaye tedarikine giderler. Bunun temel nedeni, sermaye yapısında finansal kaldıracı değerlendirerek ortalama sermaye maliyetini minimize etmek ve böylece hisse başına kazanç seviyesini yükseltmektir.

S

İşletmelerin borçlanma yöntemi ile kaynak ediniminin avantajları nelerdir?

Gelişmiş finansal sistemlerde işletmeler, tahvil ihracı veya uzun vadeli borçla finansman yöntemini kullanarak sermaye tedarikine giderler. Bunun temel nedeni, sermaye yapısında finansal kaldıracı değerlendirerek ortalama sermaye maliyetini minimize etmek ve böylece hisse başına kazanç seviyesini yükseltmektir. Borçlanma maliyeti, işletmenin ortalama sermaye maliyetini minimize etme olanağı yanında finansal sisteme olumlu bir sinyal de verebilir. Borçlanma yöntemi ile kaynak ediniminde firmanın projesine finansal piyasalar da olumlu sinyal verir. Şöyle ki proje potansiyel kârlı ve ödeme gücü yüksek ki firma borçlanabiliyor diye düşünülür. Hisse senedi finansman yöntemi ile kaynak edinimi ise piyasaya işletmenin başarısı hakkında olumsuz sinyal verebilir.

S

Ülkemizde işletmeler hangi yöntem ile fon tedarik etme yoluna giderler?

Ülkemizdeki finansal sistemde, tahvil piyasaları yeterince gelişmediği ve de uzun vadeli tahvil piyasası çok zayıf olduğu için firmalar genelde hisse senedi yöntemini kullanarak sermaye artırımına giderler. Bu olanaklardan yararlanmayan firmalar da ticari krediler, banka kredileri gibi alternatif yöntemlere başvururlar.

S

Sermaye yapısı kavramını açıklayabilir misiniz?

Sermaye yapısı, firmanın kullandığı özsermaye ile borç miktarı ve toplam içindeki oranlarını birlikte ele alan bir kavramdır.

S

Optimal sermaye yapısı nedir?

Optimal sermaye yapısı, sermaye maliyetini en düşük düzeyde gerçekleştirip firma piyasa değerini maksimize etmeyi sağlayan sermaye yapısıdır.

S

İşletmelerin sermaye kararlarını analize yönelik yaklaşımlar hangileridir?

İşletmelerin sermaye kararlarını analize yönelik literatürde dört temel yaklaşım bulunmaktadır. Bunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
• Net Gelir Yaklaşımı
• Net Faaliyet Geliri Yaklaşımı
• Geleneksel Yaklaşım
• Modigliani-Miller Yaklaşımı

S

Net Gelir Yaklaşımı nedir?

Net Gelir Yaklaşımı, bir firmanın sermaye maliyetinin belirlenmesinde, borcun kaldıraç etkisini en fazla dikkate alan yaklaşımdır. Buna göre firma, borç/özsermaye oranını, diğer bir ifadeyle kaldıraç etkisinden yararlanma derecesini artırarak, ortalama sermaye maliyetini düşürebilir ve piyasa değerini yükseltebilir.

S

Net gelir yaklaşımına göre borçlanma maliyetinin sürekli olarak özsermaye maliyetinden düşük olmasının nedeni nedir?

Net gelir yaklaşımına göre borçlanma maliyeti sürekli olarak özsermaye maliyetinden düşük olacaktır. Bu yaklaşıma göre bunun nedeni, borç verenlerin üstlendikleri risklerin, hissedarların veya işletme sahiplerinin yüklendikleri riskten daha düşük olduğu varsayımından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle işletme ne kadar çok borçlanmaya giderse, sermaye yapısında olumlu bir kaldıraç yaratarak firma sermaye maliyetini azaltacaktır. Borçlanma arttıkça azalan ortalama sermaye maliyeti, firmanın hisse başına kazanç miktarının artmasına neden olacaktır. Dolayısıyla borçlanmanın yarattığı pozitif kaldıraç etkisi firma değerinin de yükselmesini sağlayacaktır.

S

Net gelir yaklaşımına göre firmanın değeri ne zaman maksimize edilmiş olur?

Net gelir yaklaşımının temel varsayımlarından biri de işletmenin sermaye yapısı içindeki borç oranının artmasının hiçbir şekilde işletme ortaklarının ve borç verenlerin beklentilerini değiştirmeyecek olmasıdır. Bu durumda, işletme sermaye yapısı içindeki borç oranı arttıkça sermaye maliyeti düşecek olduğundan işletme değerinin de artacağı beklenmektedir. Dolayısıyla işletme sermaye yapısındaki borçlanma oranını yüzde yüze çıkararak firma değerini maksimize edebilecektir.

S

ABC İşletmesinin toplam sermaye tutarı 10.000.000 Türk lirasıdır. 
Bunun 4.000.000 Türk lirası borç olarak, %12 ortalama borç maliyeti ile karşılanmış,
geri kalan 6.000.000 Türk lirası özsermaye olarak konulmuştur. Firmanın faiz ve vergi öncesi kârı 4.000.000 Türk lirasıdır. Firmanın özsermaye beklenen minimum verimlilik oranının %15 olduğunu varsayalım. Bu bilgilere göre firmanın özsermaye değeri nasıl hesaplanır?

Firmanın Faiz ve Vergi Öncesi Kâr Büyüklüğü (F.V.Ö.K) = 4.000.000 Türk lirası
Sermaye Borç Faiz Tutarı (0,12 × 4.000.000).............= (480.000) Türk lirası
Vergi Öncesi Net Gelir Miktarı (V.Ö.N.G).....................= 3.520.000 Türk lirası


Firmanın özsermaye kazanç miktarı 3.520.000 Türk lirasıdır. Özsermayeden beklenen verimlilik oranı %15 olduğuna göre firmanın özsermaye değerini aşağıdaki gibi hesaplarız.


Özsermaye Piyasa Tutarı (S) = 3.520.000/0,15 = 23.466.666
Firmanın Değeri (V) = Toplam Borç (B) + Toplam Özsermaye Değeri (S)
V = 4.000.000 + 23.466.666
V = 27.466.666 Türk lirasıdır.

S

Faiz ve vergi öncesi kârı 4.000.000 Türk lirası olan bir firmanın özsermaye değeri 27.466.666 Türk lirası ise firmanın Ağırlıklı Ortalama Sermaye Maliyeti nekadardır?

Ka =F.V.Ö.K / V

Ka = 4.000.000 / 27.466.666 = 0,1456 = %14,56

S

Net faaliyet geliri yaklaşımı nedir?

Net faaliyet geliri yaklaşımına göre, işletmenin ortalama sermaye maliyeti, tüm sermaye yapılandırmalarında aynıdır (Canbaş ve Vural, 2010). Burada ileri sürülen varsayım, tüm sermaye yapılandırmalarında ve miktarında kullanılan kapitalizasyon oranının aynı ve sabit olacağıdır. Yani işletme sermaye yapısında borç oranı ne kadar yüksek olursa olsun sermaye maliyetinin değişmeyeceği ileri sürülür. Firmanın sermaye yapısındaki borç miktarı ve özsermaye miktarının değişimlerinin ortalama sermaye maliyeti üzerinde artı veya eksi bir etki yaratmayacağı varsayıldığından, her türlü sermaye yapısı firma için optimaldir. Sonuç olarak, sermaye yapısındaki bileşim, miktar ve oranlar değiştirilerek, firmanın sermaye yapısı optimize edilerek firma değerinin artırılması olanaklı değildir.

S

İşletme düşük maliyetle borçlanma olanağı sağlamış olsa da özsermaye maliyetinin artacağı varsayımını savuna yaklaşım hangisidir?

Net Faaliyet Geliri Yaklaşımına göre işletme düşük maliyetle borçlanma olanağı sağlamış olsa da firmanın özsermaye maliyetinin artacağı varsayımı nedeniyle firmanın ortalama sermaye maliyeti değişmeyecektir. Diğer bir ifade ile özsermaye, firmanın ucuz borçlanmasına olumlu yerine olumsuz reaksiyon gösterecek, özsermaye maliyeti artacak, dolayısıyla da firmanın ortalama sermaye maliyeti sabit kalacaktır. Yabancı kaynak maliyetindeki düşüşü, özsermaye maliyetindeki yükseliş giderecektir. Böylece bir firma için mümkün olabilecek tüm sermaye yapısı seçeneklerinde, yabancı kaynak ve özsermaye maliyetlerinin ağırlıklı ortalaması sabit kalmaktadır.

S

ABC İşletmesinin toplam sermaye tutarı 10.000.000 Türk lirasıdır. Bunun 4.000.000 Türk lirası borç olarak, %12 ortalama borç maliyeti ile karşılanmış, geri kalan 6.000.000 Türk lirası özsermaye olarak sağlanmıştır. Firmanın faiz ve vergi öncesi kârı 4.000.000 Türk Lirasıdır. Bu örnekte firmanın ortalama sermaye maliyetinin Ka= %16 olduğunu varsayalım. Bu durumda firmanın özsermayesinin piyasa değeri nedir? Borç/özsermaye oranı nedir?

İşletmenin Pazar Değeri = Faiz ve Vergi Öncesi Kâr/Ortalama Sermaye Maliyeti
= 4.000.000/0,16 = 25.000.000 TL
İşletmenin Pazar Değeri = Borçlanma Tutarı + Özsermayenin Pazar değeri
25.000.000 TL = 4.000.000 TL  + Özsermaye pazar değeri
Özsermayenin Pazar değeri = 21.000.000 TL
Borç/Özsermaye = 4.000.000/21.000.000 = 0,19

S

ABC İşletmesinin toplam sermaye tutarı 10.000.000 Türk lirasıdır. Bunun 4.000.000 Türk lirası borç olarak, %12 ortalama borç maliyeti ile karşılanmış, geri kalan 6.000.000 Türk lirası özsermaye olarak sağlanmıştır. Firmanın faiz ve vergi öncesi kârı 4.000.000 Türk Lirasıdır. Bu örnekte firmanın ortalama sermaye maliyetinin Ka= %16 olduğunu varsayalım. Bu durumda firmanın özsermaye maliyeti nedir?

Faiz ve vergi öncesi kazanç = 4.000.000 TL
(-) Faiz giderleri = 480.000 TL (4.000.000 × 0,12)
Özsermaye kalan kazanç = 3.520.000 TL
Özsermaye maliyeti = Özsermayeye kalan kazanç / Özsermaye pazar değeri
Özsermaye maliyeti = 3.520.000 / 21.000.000 = 0,1676

S

İşletmelerin sermaye kararlarını analize yönelik yaklaşımlardan biri olan Geleneksel Yaklaşımda ileri sürülen görüş nedir?

Gerek net gelir yaklaşımı gerekse net faaliyet geliri yaklaşımından farklı olarak geleneksel yaklaşım daha uygulanabilir bir görüş ileriye sürmüştür. Geleneksel yaklaşıma göre, sermaye yapısındaki borç finansmanının maliyeti, özsermaye finansman maliyetinden daha düşüktür. Bu nedenle firma, sermaye yapısında borç alternatifini kullanarak daha yüksek maliyetli özsermaye finansman maliyetinin ortalama sermaye maliyetine etkisini azaltır.

S

Geleneksel yaklaşıma göre borç maliyetinin daha düşük olmasının temel nedeni nedir?

Borç maliyetinin daha düşük olmasının temel nedeni, borç faizlerinin gider yazılarak vergi matrahından düşülmesi, dolayısıyla vergi tasarrufu sağlanmasıdır.

S

Özsermaye finansman maliyetinin genellikle yabancı kaynak maliyetinden daha yüksek olmasına yol açan nedenler nelerdir?

Temettü olarak dağıtılan kâr payının vergi matrahından düşülememesi, özsermaye finansman maliyetinin genellikle yabancı kaynak maliyetinden daha yüksek olmasına yol açmaktadır. Bunun yanında, ortaklar özsermaye katılımının borç vermeye göre daha riskli bir alternatif finansman olduğu düşüncesinden hareketle yatırımlarından daha yüksek gelir beklerler. Dolayısıyla hissedarların borç sermayesi faizinden daha yüksek olan temettü beklentileri ve borç faizinin vergi matrahından gider yazılarak maliyetinin düşürülmesi olanağı özsermaye maliyetinin yüksek, borç maliyetinin düşük olmasına neden olur. Bu nedenle firma, sermaye yapısındaki borç oranını arttırarak firmanın ortalama sermaye maliyetini düşürebilir. Borç sermayesi oranının artırılması sonucu ortalama sermaye maliyeti de düşürülebilir. Ancak borç oranı arttırılarak ortalama sermaye maliyeti düşüşü sürekli olmaz.

S

İşletme optimal sermaye yapısına nasıl ulaşır?

İşletme sermaye yapısını oluştururken ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinin minimum olduğu noktaya ulaştığında, optimal sermaye yapısına ulaşmış olur.

S

Geleneksel yaklaşıma göre işletme optimal sermaye yapısına ulaştıktan sonra borçlanmaya devam ederse ne olur?

Geleneksel yaklaşıma göre, sermaye maliyetini minimum ve firmanın pazar değerini maksimum yapan bir borç/ özsermaye oranı, yani optimal sermaye yapısı mevcuttur. Firma optimal sermaye yapısına ulaştıktan sonra borç oranını artırmaya devam ederse artan risk firmanın ortalama sermaye maliyetini yükseltecek ve değerini düşürecektir.

S

İşletmeler sermaye finansmanını ne şekilde sağlayabilirler?

Firma sermaye finansmanı kararlarında iki finansman alternatifi ile karşı karşıyadır. Sermaye (Devamlı Sermaye) için gereksinim duyduğu fonları, özkaynaktan ve/ veya borçlanma yöntemi ile sağlayabilir. Borç, firmanın kendi dışından, firmanın mülkiyet hakkını satmadan sağladığı fonlardır. Özsermaye, firmanın sahip olduğu hazır kaynaklardan (yedek akçe, dağıtılmamış kâr) sağlanacağı gibi, firmanın mülkiyetini yeni birikim sahiplerine satmak (yeni hisse senedi çıkarmak) yoluyla da temin edilebilir.

S

İşletmelerin sermaye kararlarını analize yönelik yaklaşımlardan biri olan Modigliani-Miller Yaklaşımda ileri sürülen görüş nedir?

Modigliani-Miller, işletmelerin kaldıraç düzeyinin sermaye maliyeti ve özsermaye maliyeti üzerindeki etkisini araştırmıştır (Gitman ve Zutter, 2012, s. 526). Modigliani- Miller Yaklaşımı geleneksel görüşe karşı çıkarak, firmanın piyasa değerinin borçlanma maliyeti ve özkaynak maliyetinin karşılıklı etkileşimi sonucu aynı kalacağını savunur. Diğer bir deyişle Modigliani-Miler Yaklaşımı, Net Faaliyet Geliri Yaklaşımı ile benzerdir. MM yaklaşımı, belli sayıda varsayım altında MM Önerme I ve MM Önerme II olarak konuyu ele almış, sermaye yapısının firma ortalama sermaye maliyetine ve firma değeri üzerine etkisini incelemiştir.

S

Modigliani-Miller yaklaşımında Borcun İlintisizliği Önermesi ne anlama gelir?

MM Önermelerinden MM I Önermesi Borcun İlintisizliği Önermesidir. MM I önermesine göre “firmanın sermaye yapısı, kullanmış olduğu finansal kaldıraç düzeyi, firmanın ortalama sermaye yapısını ve değerini etkilemez.” Yatırımcılar ve firmalar aynı koşullarda borç alıp verebildikleri sürece, kaldıraçlı firmaların piyasa değerinin, aynı risk grubundaki ve aynı faaliyet kârına sahip olan kaldıraçsız firmadan daha fazla olması beklenemez (Canbaş ve Vural, 2010, s. 280). Sermaye yapısı kararları, hissedarların servetlerinin maksimize edilmesinde bir etki yapmaz. Firma değerine etki eden esas faktör, firmanın elde etmiş olduğu nakit akışları ve risktir. Sonuç olarak, MM I önermesinde firma için esas olanın, yatırımdan elde edilecek nakit akışlarının miktarı ve riskidir. Bu nedenle firma bilançosunun sağındaki finansman kaynakların nasıl bölündüğünün firmanın sermayesinin ortalama maliyeti ve piyasa değeri üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı ileri sürülmüştür.

S

Modigliani-Miller MM Yaklaşımının II. Önermesinde ileri sürülen görüş nedir?

MM Yaklaşımının II. Önermesinde, sermaye yapısı içinde finansal kaldıraçtan yararlanan bir firmanın hisse senetlerinden beklenen getirinin, pazar değerleri ile ifade edilen borç/özsermaye oranının doğrusal bir fonksiyonu olduğunu söylemişlerdir.

S

MM yaklaşımında firma borçlanma miktarı ve bireysel kaldıraç olanağının firma değerine etkisi nedir?

MM yaklaşımında en önemli varsayım, yatırımcının ve firmanın aynı koşullarda, aynı maliyette borç alabileceğidir. Bu varsayım çerçevesinde, yatırımcı da firmada olduğu gibi firma kaldıracının aynısını kendi bireysel finansal kaldıracı olarak kurabilecektir. Buna göre varsayalım ki aynı faaliyet riskine ve gelirine sahip ancak sermaye yapıları farklı iki firma vardır. Sermaye yapısı yalnızca özsermayeden oluşan işletmenin hisse senedinin fiyatı, sermaye yapısında borç bulunan işletmenin piyasa değerinden daha düşük ise yatırımcı hemen sermaye yapısında finansal kaldıraca sahip şirket sermayesindeki borç oranı kadar kendisi de borç alarak kaldıraçsız firmanın hisse senedini satın alır ve kendi yatırımını yapar. Çünkü yatırımcı, borçlanma konusunda işletme ile aynı olanaklara ve avantajlara sahiptir. Dolayısıyla rasyonel yatırımcının tepkisi, kişisel olarak borçlanıp sadece özsermaye ile finanse edilen işletmenin hisse senetlerini satın almak olacaktır. Bu yatırım işleminden sonra hisse senetleri satın alınan kaldıraçsız firmanın hisse senedi fiyatı artarken, talebi azalan kaldıraçsız hisse senedinin fiyatı düşerek dengelenecektir. Bu nedenle yatırımcı, işletmeler gibi kendi finansal kaldıracını oluşturacağından firmanın oluşturduğu kaldıraç, firma değerine etki etmeyecektir.

S

MM yaklaşımındaki vergi olmadığı varsayımının kaldırılması durumunda sermaye yapısının firma ortalama sermaye maliyeti ve firma değeri üzerindeki etkisi ne olacaktır?

MM yaklaşımının temel varsayımlarından birisi, etkin piyasada vergi olmamasıdır. Modigliani-Miller, daha sonraki çalışmalarında, bazı düzeltmeler yaparak, vergi faktörünün etkilerini göz önünde bulundurmuşlar ve önermelerini yeniden ele almışlardır (Ross ve diğerleri, 1998, s. 479-482). Vergi olduğu varsayımından sonra, MM I. önermeyi yeniden düzenlemişlerdir. Bu yeni düzenlemeye göre, sermaye yapısının firma değeri üzerinde etkisi olduğu kabul edilmiştir. Sermaye yapısında borç kullanan firmanın değeri, sermaye yapısında sadece özsermaye bulunduran firmaya göre daha yüksektir. İki firma arasındaki değer farkı, sermaye yapısında borç kullanan firmanın elde etmiş olduğu faizlerin vergi matrahından düşülmesi nedeniyle sağladığı vergi avantajının bugünkü değerine eşittir. Vergi faktörü dikkate alındığında, MM II. Önermesinde tanımlanan özsermaye maliyet oranı eşitliği aşağıdaki gibi değişir.

Bu değişiklikten sonra, firmanın ortalama sermaye maliyeti, finansal kaldıracın sağladığı vergi avantajı nedeniyle daha düşük olacaktır. Dolayısıyla da finansal kaldıracın vergi avantajı sonunda firma değeri, vergi avantajının sağladığı bugünkü değer kadar artacaktır.

S

Modigliani-Miller yaklaşımına yöneltilen eleştiriler nelerdir?

MM Yaklaşımının dayandığı varsayımlar gerçekçi bir nitelik taşımamaktadır. İflas maliyetinin olmadığı varsayımı, firmaların ölümsüzlüğünü ve aktiflerin hep aynı değerden işlem göreceğini ifade eder. Bu da pratik hayatta olanaksızdır. Vergisiz piyasa düşüncesi de pek kabul edilemez. Firma ile bireyin aynı maliyette borçlanacağı, bu nedenle arbitrajın oluşmasının olanaksızlığı belirtilmiştir. Borçlanma maliyetinin birey ve büyük firmalar için aynı olması gerçekçi değildir. Yatırımcının homojen, aynı risk grubunda olması da kabul edilmesi zor bir varsayımdır. Piyasada asimetrik bilgi, yani bilgiye herkesin eşit ve maliyetsiz ulaşması da gerçekçi değildir. Firmalar ile bireysel yatırımcıların sermaye piyasalarına erişim olanakları aynı değildir. Piyasada yatırım işlemlerinin maliyetsiz oluşu da aynı mantıkla ela alınmalıdır.

S

Sermaye yapısı teorisinde “pecking order” teorisi yaklaşımı nedir?

Asimetrik bilgi problemi açısından konuyu irdeleyen bu yaklaşıma göre, işletme, sermaye kararlarında ilk olarak sermaye ihtiyacı için dağıtılmayan kârları kullanacaktır. İkinci olarak, borçlanma finansman alternatifini kullanacaktır. En son başvurulacak kaynak ise yeni hisse senedi ihracı yoluyla sağlanacak kaynaktır. Fakat bu yaklaşım, finansman hiyerarşisi her koşulda geçerli bir bakış açısı vermeyeceğinden ve temel olarak yanlış fiyatlandırma ve bilgilendirme ile ilgili bazı aksaklıklar doğacağından dolayı, ortaya çıkan koşullara bağlı olarak anlam kazanmaktadır.

S

İşletmelerde, özellikle halka açık anonim şirketlerin finansman kararlarında temel karar göstergesi nedir?

İşletmelerde, özellikle halka açık anonim şirketlerin finansman kararlarında temel karar göstergesi “Hisse Başına Kazanç”tır.

S

Fnansman farksızlık (başa baş) noktası nedir?

İşletmenin hisse senedi veya borç finansman yöntemini kullanmış olması, işletmenin hisse başına kazancında herhangi bir farklılık ortaya koymadığı nokta finansman farksızlık (başa baş) noktasıdır.

S

Firma kaldıraç kavramı nedir?

Firma kaldıraç kavramını, şirket sabit masraflarının şirketin hisse başına kazancı üzerine etkisi olarak tanımlayabiliriz.

S

İşletme yöneticisi firma kaldıraç seviyesine karar verirken hangi maliyetleri iyi değerlendirmelidir?

Firmanın kaldıraç seviyesi firmanın hisse başına kazancını etkileyeceğinden, yönetici, firma kaldıraç seviyesine karar verirken firmanın sabit faaliyet maliyetlerinin ve sabit finansman maliyetlerinin seviyesine çok dikkatli karar vermelidir.

Firma yöneticisinin karar vereceği sabit faaliyet maliyet büyüklüğü, firmanın faaliyet kaldıraç seviyesini etkilerken, sabit finansman maliyetleri ise firmanın finansman kaldıracını etkiler. Firma yöneticisi firmanın faaliyet kaldıraç yönetiminde firmanın faaliyet kâr seviyesi ile sabit faaliyet maliyetlerinin seviyesine özen göstermelidir.

S

Sabit faaliyet giderlerinden kaynaklanan faaliyet kaldıracının rakamsal ölçümüne ne ad verilir?

Sabit faaliyet giderlerinden kaynaklanan faaliyet kaldıracının rakamsal ölçümüne faaliyet kaldıraç derecesi denir.

S

Faaliyet kaldıracı derecesi neyi gösterir?

Bir işletmenin faaliyet kaldıracının büyüklüğünü doğrudan belirlemede kullanılan ikinci temel gösterge olan faaliyet kaldıracı derecesi, satışlardaki yüzdelik değişmenin faaliyet kârında (vergi ve faizden önceki karda) yüzde olarak ne kadar değişmeye yol açtığını belirlemeye yönelik önemli bir işletme riski göstergesidir.

S

İşletme riski nedir?

İşletme riski bir işletmenin gelecekteki faaliyet kârının tahminindeki belirsizlik derecesidir.

S

İşletme riski nasıl belirlenir?

işletme riski, en iyi biçimde faaliyet kaldıracı derecesi ile belirlenebilir. Çünkü faaliyet kaldıracı derecesi faaliyet kârını sabit giderlerin büyüklüğü ile doğrudan ilişkilendirir ve yüksekliği işletme riskinin fazla olduğunu ifade eder.

S

Firmanın Faaliyet Kaldıraç Derecesi nasıl hesaplanır?

Firmanın Faaliyet Kaldıraç Derecesini kısa yoldan aşağıdaki eşitlik yardımıyla hesaplayabiliriz. Şöyle ki;

FALKD = Faiz ve Vergi Önceki Kazançtaki Oransal Değişim / Satışlardaki Oransal Değişim.

S

İşletmenin faaliyet kaldıracı derecesinin büyük olması ne anlama gelir?

Bir işletmenin faaliyet kaldıracı derecesi işletmenin sabit giderlerinin büyüklüğüne önemli ölçüde bağlıdır. O hâlde denilebilir ki bir işletmenin sabit giderleri yükseldikçe, diğer değişkenler sabit kalmak koşulu ile faaliyet kaldıracı derecesi büyüyecek ve böylece işletme riski de artmış olacaktır.

S

Bir işletmede belli bir zamanda üretim ile ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmektedir:
Q = 18.000 Birim
BSF = 50 TL
BDM =30 TL
TSM = 280.000 TL
Bu verilere göre bu satış düzeyinde faaliyet kaldıracı derecesi nedir?

S

İşletmenin toplam sermaye yapısı içindeki yabancı kaynakların (toplam borçlar/toplam aktifler) oranı olarak formüle edilen finansal kaldıraç oranı başka şekilde de ifade edilebilir mi?

Bazı çalışmalarda finansal kaldıraç borçların öz sermayeye oranı (borçlar/öz sermaye) olarak da ifade edilmektedir. Bu durumda hesaplanacak kaldıraç oranları tanım gereği farklı olmasına rağmen, işletmenin toplam borçlarının büyüklüğü bakımından bir farklılık yaratmaz. Örneğin, 100 bin TL olan toplam aktiflerini 20 bin TL borç ve 80 bin TL öz sermaye ile finanse eden bir işletmenin, (borçlar/toplam aktifler) olarak kaldıraç oranı (20/100) = %20 iken (borç/öz sermaye. olarak kaldıraç oranı (20/80) = %25 olacaktır. Oranlar tanım gereği değişmesine rağmen işletmenin borç ve sermaye yapısı aynıdır.

S

Kaldıraç kullanmadaki amaç nedir?

Kaldıraç kullanma esas olarak, başkasının parasını (borç) kullanarak para kazanma demektir. Ancak finansal kaldıraç ya da borç kullanmayı devam ettirme durumu, belli bir borç oranından sonra dezavantajlı bir durum da yaratacaktır. Çünkü artan borç maliyetine rağmen işletme borç maliyetinden daha fazla kâr ederek faaliyetini sürdürse bile, yüksek oranda borçlu olan işletmeler sabit bir faiz ödeme yükümlülüğü altına girecekleri için piyasa koşullarının olumsuz yönde değişmesi ve satışların azalması durumunda faaliyetini sürdürememe ya da tasfiye riski ile karşı karşıya kalabilecektir. Dolayısıyla artan borç ya da finansal kaldıraç oranı, işletmenin borç anapara ve faiz yükümlülüklerini geri ödeyememe riskini ifade eden finansal riskini artıracaktır.

S

Bir işletmenin FVÖK= 100.000 TL, Finansman Giderleri = 20.000 TL,
Vergi Oranı = 0,40 dır. Bu durumda firmamızın Finansal Kaldıraç Derecesi ne olur?

FKD= 100.000 / (100.000 - 20.000) = 1,25 dir.

S

Kayıtsızlık noktası nedir?

Bir işletmenin borcun kaldıraç etkisinden yararlanmasının başlangıç noktası, borç ya da öz kaynak kullanımına bakılmaksızın hisse başına kârın aynı olduğu satış ya da faiz ve vergi öncesi kâr düzeyidir. Hisse başına kârı eşit yapan ve dolayısıyla sermaye yapısına karar verenin borç ya da öz kaynak (hisse senedi) kullanımı konusunda kararsız olduğu bu satış ya da kârlılık sınırına kayıtsızlık noktası adı verilmektedir.

S

Bir işletme, borç ya da öz sermaye seçeneklerinden hangisini kullanırsa kullansın, hangi noktada hisse başına kârı aynıdır?

Kayıtsızlık noktasında işletme, borç ya da öz sermaye seçeneklerinden hangisini kullanırsa kullansın, hisse başına kâr aynıdır. Bu kayıtsızlık noktasından sonra satış ve kârdaki artışların hisse başına kârı artırma etkisi fazlalaşacaktır ve işletmenin borç kullanması beklenecektir.

S

İşletmeler hangi dönemlerde yüksek finansal kaldıraçtan kaçınmalıdırlar?

Ekonomik ve finansal kriz döneminde işletme yüksek finansal kaldıraçtan kaçınmalıdır. Çünkü kriz döneminde yüksek finansal kaldıraçlı firmalar borç ödemede zor durumda kalabilirler.

S

İşletmenin finansal kaldıraç riskini nasıl tanımlayabiliriz?

İşletmenin finansal kaldıraç riskini, toplam varlık verimlilik oranının standart sapması ile özsermaye verimlilik oranı standart sapması arasındaki fark olarak tanımlarız.