aofsorular.com
HUK220U

Soruşturma Evresi, Mahkemelerin Görev ve Yetkisi ile Uyuşmazlıklar Arası Bağlantı

6. Ünite 20 Soru
S

Ceza yargı hukukunda sürecin aşamaları nasıl sıralanır?

Suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin mahkeme tarafından kabulüne kadar geçen evreye soruşturma, iddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreye ise kovuşturma evresi denir. Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa (kamu davası açmaya yetecek deliller bulunuyorsa) iddianame düzenler. Yani soruşturmanın son işlemi iddianamedir. Daha sonra denetim muhakemesi işler. İddianeme ilgili mahkemeye (hakime) sunulur, ara muhakame evresinde değerlendirilir ve ya kabul ya da red edilir. Kabul edilirse duruşma başlar ve karara bağlanır (infaz). İddianame red edilirse Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

S

Ceza yargı hukukunda kovuşturmaya yer olmadığının kararının verildiği durumlarda işleyiş süreci nasıl ilerler?

Bir suç haberinin alınmasıyla birlikte hemen kovuşturma aşamasına geçilerek konu mahkemenin önüne getirilemez. Bunun için öncelikle suç haberinin ciddiyetinin araştırılacağı ve delillerin toplanacağı bir hazırlık sürecine ihtiyaç bulunur. Suç şüpheleri kamu davası açmayı gerektirecek kadar kuvvetli değilse kovuşturmaya yer olmadığı kararı denilen bir kararla savcılık işe daha soruşturma safhasında son verir. Suç haberi ciddi, fiil ve fail belli ve ceza muhakemesi şartları da gerçekleşmişse, savcı kural olarak bir iddianame düzenlemek durumundadır.

S

Ceza yargı hukuku ile ilgili olarak suç haberinin alınması ne şekilde olur?

Suç haberinin alınması kural olarak ihbar veya şikâyet vasıtasıyla olmaktadır. Soruşturma makamlarının suçu doğrudan doğruya öğrenmesi de suç haberinin alınması olarak kabul edilmektedir. Suç işlendiğinin herhangi bir kişi tarafından yetkili makamlara herhangi bir şekilde bildirilmesine ihbar denir. Basında, suç işlendiği yolunda yer alan haberler de, kural olarak, ihbar sayılmaktadır. İhbar telefonla yapılabileceği gibi, mektup veya başka bir vasıta ile de yapılabilir. Bunların yanında,yabancı hükümetin şikâyeti ve Adalet Bakanının talebi  gibi suç haberinin alınmasının başka yolları da bulunur.

S

Adli kolluk güçlerinin ceza hukuku sürecindeki katkı ve yetkileri nelerdir?

Adli kolluk birimleri savcı emrinde çalışarak şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplar, tutanakla muhafaza altına alır. Cumhuriyet savcısı, emrindeki adlî kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabilme yetkisine sahiptir. Adlî kolluk görevlileri, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. Olay yerinde göreve ait işlemlere başlayan adlî kolluk görevlileri araştırma ve incelemenin yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men edebilir.

S

Adli kolluk güçleri genel kolluk hizmetlerinden farklı olarak ayrı bir birim olarak mı hizmet verir?

Adli kolluk savcının emrinde görev yapar. Adli kolluk idari yönden İçişleri Bakanlığına bağlı iken, adli görevlerin yerine getirilmesi bakımından fonksiyonel olarak da savcılığa bağlıdır. Adlî kolluk elemanları, adlî görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin emrinde görev yapar. Adli kolluk genel kolluktan ayrı bir teşkilata sahip değildir. Gerektiği veya Cumhuriyet savcısı talep ettiği durumlarda diğer kolluk birimlerinin de adlî kolluk olarak görev yapması mümkündür.

S

Adli kolluk görevi yapan soruşturma birimleri hangileridir?

Adli kolluk görevi yapan soruşturma birimleri; Emniyet Teşkilatı, Jandarma Teşkilatı, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığıdır.

S

Ceza yargı hukuku ile ilgili olarak, sulh ceza hakiminin görev ve yetkileri nelerdir?

Savcı tarafından yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimi görevlidir. Sulh ceza hâkimi istenilen işlem hakkında, kanuna uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir ve gereğini yerine getirir. Suçüstü hâli ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısına erişilemiyorsa veya olay genişliği itibarıyla Cumhuriyet savcısının iş gücünü aşıyorsa, sulh ceza hâkimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir.

S

Ceza yargı hukukunda soruşturma işlemleri sırasında edinilen bilgi ve belgelere tarafların avukatları ulaşabilir mi?

Delillerin karartılması tehlikesinin önlenmesi yanında, masumiyet karinesi (suç ispatı olana kadar şüpheli suçsuzdur) ile lekelenmeme hakkının gereği ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma işlemleri gizli yürütülür. Gizlilik, soruşturmaya katılma yetkisi olanlara karşı değildir. Müdafiin (ceza avukatı) dosya inceleme yetkisi vardır. İstediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Ancak durum soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla bilgi alma kısıtlanabilir.

S

Ceza yargı hukukunda soruşturma işlemleri sırasında tutanak nasıl tutulur, tutanakta önemli noktalar nelerdir?

Şüpheli, tanık ifadesinin alınması veya sorgusu, bilirkişinin dinlenmesi veya bir keşif ve muayene sırasında Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkiminin yanında bir zabıt kâtibi bulunur, not alır. Acil hâllerde, yemin vermek koşuluyla, başka bir kimse, yazman olarak görevlendirilebilir. Tutanakta bulunması gereken hususlar şu şekildedir: 1.  Tutanak; adlî kolluk görevlisi, Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi ile hazır bulunan zabıt kâtibi tarafından imzalanır. 2.  Müdafi veya vekil sıfatıyla hazır bulunduğu işlemlerle ilgili tutanakta avukatın isim ve imzası bulunur. 3.  Tutanak, işlemin yapıldığı yeri, tarihini, başlama ve bitiş saatini ve işleme katılan veya ilgisi bulunan kimselerin isimleri yer alır. 4.  İşlemde hazır bulunan ilgililerce onanmak üzere tutanağın kendilerini ilgilendiren kısımları okunacak veya okumaları için kendilerine verilir. 5.  İmzadan kaçınma hâlinde nedenleri tutanağa geçirilir. 6. Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlarla ilgili yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlilerin açık kimlikleri yerine sadece sicil numaraları yazılır. Kolluk görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hâllerde çıkarılan davetiye veya çağrı kâğıdı, kolluk görevlisinin iş yeri adresine tebliğ edilir.

S

Soruşturma nedir ve soruşturmada hangi amaçlar güdülür, süreç nasıl gelişir?

Soruşturma Cumhuriyet Savcıları ve gerektiğinde Sulh ve Ceza Hakimleri tarafından destek verilerek, kolluk güçleri vasıtasıyla (polis, jandarma, gümrük muhafaza, sahil güvenlik ekipleri) yapılır. Soruşturmanın yetkilileri, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik her türlü işlemi yapmak zorundadır. Suç ihbarı alınması ile birlikte soruşturma savcı tarafından başlatılır ve yürütülür. Amaç kamu davasının açılmasına gerek bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır. Bunun için de dava ile ilgili tüm deliller (olay yeri inceleme raporları, belgeler, kamera görüntüleri, dinleme kayıtları, otopsi raporları, tanık, şüpheli ifadeleri, bilirkişi raporları vb.) toplanır. Bu kapsamda delillerin toplanması, keşif yapılması, bilirkişiye başvurulması, koruma tedbirlerine başvurulması, delillerin muhafaza altına alınması ve soruşturma evresinin sonunda yapılan tüm bu işlemler değerlendirilerek, iddianame hazırlanır. İlgili mahkemeye sunulur. Bu aşamada savcı delil yetersizliği, takipsizlik kararı veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Dolayısıyla soruşturma evresi kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla veya iddianame düzenlenerek mahkemeye verilmesiyle sona ermektedir.

S

Ceza hukuku ile ilgili olarak kovuşturmaya gerek olmadığı durumlar nelerdir?

Savcı takdir yetkisi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Bu delillerin kamu davası açmaya yeterli olmamasından kaynaklanabilir. Bazen kovuşturma olanağı bulunmayabilir. Cumhuriyet savcısı, cezanın ortadan kaldırılmasını gerektiren şahsî sebep olarak, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların veya şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde kamu davasını açmayabilir.

Cezayı kaldıran şahsi sebeple; suç teşkil eden fiil işlenirken mevcut olmayan, ancak suç tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ve kişiye ya ceza verilememesine ya da cezasında indirim yapılmasına neden olan şahsa bağlı sebepleri ifade etmektedir. Suç işlenirken failin cezalandırılmasına engel bir durum mevcut olmamakla birlikte, suç tamamlandıktan sonra çıkan bazı şartların varlığı durumunda kişiye ya hiç ceza verilememekte ya da cezasından indirim yapılmaktadır. Bu cezayı kaldıran şahsi sebebi ortaya çıkaran en önemli örnek terör suçlarındaki etkin pişmanlık durumudur. Gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verilmesi halinde kişi hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı ceza verilmez.

Failin cezalandırılmasına engel olan şahsa bağlı sebepler de bulunabilir. Bu durumlara örnekler; malvarlığına karşı işlenen bazı suçların, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi gibi durumlardır. Bu durumlarda ilgili akraba hakkında cezaya hükmedilmez.

S

Savcının davada takipsizlik kararı alması durumunda, bu karara itiraz edilebilir mi, nasıl?

Cezasızlık sonucunu doğuran etkin pişmanlık durumu ile şahsi cezasızlık sebeplerinden birinin bulunduğu durumda, Cumhuriyet savcısına kamu davasını açma veya açmama konusunda takdir hakkı verilmiştir. Cumhuriyet savcısının takdir yetkisi ile kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdiğinde, bu karara karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz imkânı da bulunmamaktadır.

S

Ceza hukuku ile ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi durumları ve şartları nelerdir?

Cumhuriyet savcısı, uzlaştırma ve ön ödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,  üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören kjişinin veya şüphelinin, bu karara itiraz edebilmesi mümkündür.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar: 1. Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmaması. 2. Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi. 3. Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması. 4. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, özel bir sisteme kaydedilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Terör suçları, askeri suçlar, tecavüz suçları, kamu görev suçları bunun dışında kalır. Suçtan zarar gören veya şüphelinin itiraz edebilmesi mümkün olduğundan bu karar denetime tabidir.

S

Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı hangi şartlarda verilebilir?

Kovuşturma olanağının bulunmaması hâlleri; şikâyet şartının gerçekleşmemesi, şikayetin geri alınması, şüphelinin ölümü, af, zamanaşımı gibi durumlardır. Bu durum şüpheli ve mağdura bildirilir, itiraz hakkı vardır. Davayla ilgili sonradan yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. Bu durum şüpheliye önemli bir yargısal güvence getirir.

S

Savcının yetkisi ile dava açmaması durumunda, karara itirazla yeniden davanın açılması nasıl olabilir?

Cumhuriyet savcısı yeni delil ortaya çıktığında iddianame düzenleyebilmek için sulh ceza hâkimliğinden karar alır. Bu şekilde yeniden iddianame düzenleyebilir. Dava açılmadığı durumda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru ile üç ay içinde yeniden soruşturma açılabilir. Anayasa Mahkemesi etkin soruşturma yapılmaması nedeniyle ihlal durumuna karar verirse yeniden soruşturma yapılabilir.

S

Ceza hukukunda ara muhakame nedir, dava sürecinin neresinde yer alır?

Cumhuriyet savcısının iddianamesini ilgili mahkemeye vermesi ile otomatik olarak kamu davası açılmış sayılmaz. Ara muhakeme evresi, iddianamenin yetkili mahkemeye verilmesiyle başlar ve iddianamenin mahkemece (hakimce) kabul edilip kovuşturma evresinin başlangıcı ile sona erer. Ara muhakeme aşamasında iddianeme mahkemece kabul edilir veya red olur.

S

Ceza hukukunda fezleke nereye sunulur?

Özel soruşturma işlemlerinin bir kısmının veya tamamının yetkili kişi veya kurullar tarafından yapılması durumunda bu kişi veya kurullar tarafından hazırlanan fezleke (tahkikat özeti ve karar metni) doğrudan mahkemeye değil, Cumhuriyet savcısına sunulur. Cumhuriyet savcısı bu fezlekeye göre iddianame hazırlar ve ilgili mahkemeye sunar.

S

Ceza hukukunda iddianamede hangi hususlar bulunmalıdır?

Şekil olarak iddianamede; şüphelinin kimliği, müdafii, maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi, açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği, şikâyette bulunan kişinin kimliği, şikâyetin yapıldığı tarih, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, suçun delilleri, şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri yer alır.

İddianamede içerik olarak, yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalıdır. Sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülmelidir. İşlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbiri açıkça belirtilmelidir.

S

Ceza hukukunda iddianame reddi/kabulü nasıl olur?

Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame şeklen ve içerik olarak dikkatlice, tam ve eksiksiz olarak hazırlanmalıdır, dosya olgunlaştırıp karar verilecek hale getirilmelidir. Duruşmaların uzamadan en kısa sürede sonuçlandırılması açısından iddianamenin uygun, açık ve net şekilde hazırlanması oldukça önemlidir. İddianamede bulunması gereken hususlara yer verilmeden düzenlenen, eksik delille düzenlenen,  ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, iddianameler hakim tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir.

Kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenlenerek dosya mahkemeye sunulabilir. Mahkeme, ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidemez.

İddianemeler 15 gün içinde mahkemece incelenir. Bu süre zamanaşımı gibi kesilme ve durmalarla uzamaz ve hak düşürücü süreden farklı olarak, özürsüz olarak geçmesi durumunda dahi eski hale getirme isteminde bulunulamaz. Sürenin geçmesi durumunda iade yetkisi ortadan kalkar. 15 gün içinde iade edilmeyen iddianameler kabul edilmiş sayılır. Mahkame iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişilere yazılı olarak haber verilir.

S

Ceza hukukunda uyuşmazlıklarda davalar arasında objektif veya sübjektif bağlantı bulunması durumunda süreç nasıl işler?

Her uyuşmazlığın bir objektif bir de subjektif yanı vardır. Uyuşmazlıklarda subjektif bağlantı (bir sanığın iki suç işlemesi), hem de objektif bağlantı (bir suçu iki sanığın işlemesi) olabilir. Bağlantı suçlarda süreç; davaların birleştirmesi, nispi muhakeme yapma veya bekletici mesele sayma şeklinde işleyebilir. Bağlantı yoluyla birden fazla uyuşmazlık birleştirilerek yüksek görevli mahkemede görülebilir. Bazen bağlantılı ceza davalarının ayrılmasına yine yüksek görevli mahkemece karar verilebilir. Davalarda birleştirme yapabilmesi için; birden fazla ceza uyuşmazlığının bulunması, uyuşmazlıklar arasında bağlantı bulunması; fayda bulunması ve olanak olması gereklidir.

Suçun ispatı, ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı ise; ceza mahkemesi bu sorunla ilgili olarak da karar verebilir. Ancak, bu sorunla ilgili olarak görevli mahkemede dava açılması veya açılmış davanın sonuçlanması ile ilgili bekletici karar alabilir. Hâkim, kendi uzmanlığı dışında bulunan bir sorunla karşılaştığında konu uzman hâkim tarafından çözülür. Bu arada ceza hâkimi, uzman hâkimin çözümü kendisine ulaşılıncaya kadar muhakemeyi durdurarak bekletir.