Koruma Tedbirleri
Koruma tedbiri nedir, ne amaçla uygulanır?
Kişilerin temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulamaz. Temel hak ve özgürlükler Anayasanın güvencesi altındadır. Bununla birlikte bazı durumlarda bu temel hak ve özgürlüklere kısıtlayıcı bir müdahale getirilebilir. Koruma tedbiri, delillerin ele geçirilebilmesi ve muhakeme sonunda ortaya çıkan hükmün infazının garanti altına alınabilmesi için başvurulan ve bireyin temel hak ve özgürlüklerine müdahale içeren eylem ve işlemlerdir. Koruma tedbirlerinin uygulanabilmesi için öncelikle suç şüphesi gerekir ve bu tedbirler suç sonrası uygulanırlar.
Soruşturma aşamasında kişilerarası uyuşmazlık davalarında delillerin elde edilebilmesi, şüpheli kişilerin yakalanması, tutuklanması, soruşturma ve yargı sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesi ve hükmün infazı için koruma tedbirleri gereklidir. Arama koruma tedbiri delil elde edilmesi amacına hizmet eder.
Koruma tedbiri ve önleyici tedbir arasındaki ortak ve farklı noktalar nelerdir?
Önleyici tedbir (önleme tedbirleri), bireylere yönelik tehlikeleri engellemek, suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, şüpheli, sanık veya hükümlüleri ele geçirmek amacıyla bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahaleyi gerektiren eylem ve işlemlerdir. Bu tedbirlerle elde edilen deliller ceza muhakemesinde kullanılabilir. Önleyici tedbir ve koruma tedbirini ayırmaktaki kriter, işlemin bir suçun işlendiği şüphesi üzerine, kişilere bir suç isnadı yapılarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir. Bir suçun işlendiği şüphesi üzerine, kişilere bir suç isnadı yapılarak başvurulan özgürlüğü kısıtlayıcı işlemler koruma tedbiri, bir suçun işlendiği şüphesi olmadan ve kişilere bir suç isnadı yapılmadan başvurulan özgürlüğü kısıtlayıcı işlemler önleyici tedbir (durdurma ve kimlik sorma) niteliğindedir. Arama işlemi hem önleyici nitelikte, hem de koruma tedbiri niteliğinde olabilir.
Koruma tedbirlerinin özellikleri nelerdir?
Koruma tedbirleri, henüz hakkında mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmayan bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahaleyi gerektiren işlemler niteliğindedir. Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Anayasada belirtilmemiş müdahaleler hukuka aykırıdır ve suç teşkil eder. Koruma tedbirleri masumiyet karinesinin (suç ispat edilene kadar kişi masumdur) istisnasıdır. Bu nedenle koruma tedbirleri geçici olmak zorundadır. Koruma tedbirlerinin geçici olması iki şekilde anlaşılabilir. Koruma tedbiri amacına ulaştığında veya üst süre sınırı dolduğunda koruma tedbirine son verilir. Koruma tedbirleri delil elde edilmesi için bir araç olarak gereklidir.
Koruma tedbirlerinde ön koşul ve ölçü nedir?
Kanunda belirtilen koşullar yanında; koruma tedbirlerine başvurulmadığında, şüphelinin kaçması, delillerin yok olması gibi tehlikeye düşecek durumların olması gereklidir. Koruma tedbirleri suç olayında görünüşte haklılık içerir. Yakalama koruma tedbiri bir kimsenin özgürlüğünü kısıtlayan bir işlemdir. Kanunun aradığı koşullar mevcut olmaksızın bir kimsenin yakalanması halinde, eylem kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacaktır. Bununla birlikte yakalamaya başvurulması sırasında, yakalamanın kanuni koşullarının gerçekleştiği hususunda haklı görünüşün varlığı halinde, sonradan bu koşulların gerçekte bulunmadığı ortaya çıksa da yakalama koruma tedbirine başvuran görevli veya kişinin sorumluluğuna gidilemez.
Ulaşılmak istenen amaçla, bireyin temel hak ve özgürlüğüne yapılan müdahalenin orantılı olması gereklidir. Koruma tedbirlerinin ölçülü olması gerekir. Daha hafif bir koruma tedbirine başvurulabilmesi imkanı varsa, daha ağırına başvurulmaması ve başvurulan koruma tedbirinin de kendi içerisinde ölçülü olması gerekir. Adli kontrol tedbirinin yeterli olduğu durumlarda tutuklama koruma tedbirine başvurulması ölçüsüz olacağı gibi, kaçması, delilleri karartması tehlikesi olmayan bir kimsenin tutuklanması veya tutuklanmış kişinin, tutuklamanın amacına ulaşılmasına rağmen tutukluluğunun devam etmesi de ölçüsüz olur.
Ceza muhakemesi kanununda düzenlenen koruma tedbirleri nelerdir?
Tutuklama, adli kontrol, (adli) arama, el koyma, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirleridir. Zorla getirme, gözlem altına alma, beden muayenesi, fiziki kimliğin tespiti, internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi koruma tedbiri niteliğinde; internet ortamındaki yayınlara erişimin engellenmesi tedbiri bireyin hak ve özgürlüğüne müdahaleyi gerektiren koruma tedbirlerindendir.
Zorla getirme koruma tedbiri hangi koşullarda ne şekilde gerçekleştirilir?
Şüpheli, sanık, mağdur, şikayetçi, tanık veya bilirkişinin kendisini çağıran makamın önüne götürülmesidir. Kural olarak bu kişiler Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından yazılı davetiye ile çağrılır ve kendilerinin gelmeleri beklenir. Davatiyede gelmezse zorla getirileceği belirtilir. Bununla birlikte gelmemeleri halinde zorla getirilmelerine karar verilebilir. Kişi getirildiğinde sorguya çekilir, ifadesi alınır. İstisna olarak hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenlerin varlığı halinde ise önceden davetiye ile çağrılmış olmasına gerek olmaksızın, şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Zorla getirme tedbirinin süresi ne kadar sürer?
Zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafından sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder. Zorla getirme süresinin ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde gerçekleştirilmesi ve zorla getirilen kişinin özgürlüğünü aşırı derecede kısıtlayacak biçimde uygulanmaması ve gözaltı niteliğine ulaşmaması gereklidir.
Yakalama koruma tedbiri nasıl gerçekleştirilir, kurallar nasıl işler?
Yakalama kamu düzen ve güvenliğine, kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz veya delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici kısıtlanarak denetim altına alınmasıdır.
Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz. Yakalama koruma tedbirine başvurulabilmesi için, yakalama emrine dayalı yakalama hali dışında hakim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının kararına ihtiyaç bulunmamaktadır. Diğer koruma tedbirlerinin aksine, belirli koşulların varlığı halinde yakalama koruma tedbirine herkes için başvurulabilmektedir. Yakalama, gece veya gündüz, her zaman başvurulabilen bir koruma tedbiridir. Yakalamanın yeri konusunda da kural olarak bir kısıtlama olmamakla birlikte, bina içerisinde gerçekleştirilecek yakalama işlemlerinde aramaya ilişkin kuralların uygulanması gereklidir. Arama koruma tedbirinin koşullarına uyulmaksızın gerçekleştirilecek bina içindeki yakalama işlemleri hukuka aykırı olur.
Kolluk, yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirmek zorundadır. Bu haklar, yakalama sebebi, hakkındaki iddialar, susma, müdafiden yararlanma, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme, yakınlarına haber verme şeklinde belirtilebilir.
Yakalanan kişinin kaba üst araması yapılarak, silah ve benzeri şeylerden arındırılması yapılır. Yakalanan kişiler onsekiz yaşını doldurmuşsa, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı halinde kendilerine kelepçe takılabilir. Çocuklara kelepçe takılmaz.
Yakalamanın gerçekleştirilmesi ve soruşturulması ile şikayete bağlı suçlarda istisnai şikayet koşulu nedir?
Kişinin suçüstü durumundayken (eşya veya delille yakalanma, fiili işlerken yakalanma) tespit edilmesi, bu kişinin kaçma olanağının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması durumu herkes için gerçekleştirilir. Çocuk yaştaki, beden veya akıl hastalığı yetersiz kişiler, yaşlı, malul veya güçsüz kişilere karşı işlenen suçların faillerine karşı yapılan suçüstü hali ise, şikayet olmasa da yakalamayı mümkün kılar.
Kolluk güçlerinin yakalama faaliyeti ne şekilde gerçekleşir ve yakalama emri nasıl çıkar?
Savcı emri olmadan tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren durumlar olabilir, bu emrin çıkarılması için yeterli süre, olanak olmayabilir. Çocuk, yaşlı, engelli kişilere işlenen suçlarda kolluk, emir olmadan da yakalama yapabilir.
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında yakalama emri uygulanabilir. Ayrıca tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir. Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.
Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir. Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kağıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır. Üç yıldan fazla hapis cezalarının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.
Kimlere yakalama/tutuklama işlemi uygulanmaz?
Hukuka uygun hareket eden kimseler, on iki yaşını doldurmamış çocuklar ile on beş yaşını doldurmamış sağır dilsizler (bu yaş grubundaki çocuklar kimlik ve suç tespiti amacı ile yakalanabilir ancak kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılır), milletvekileri, diplomatik dokunulmaz kişiler ve dokunulmazlığı olan yabancı askerler yakalanamaz ve tutuklanamaz.
Gözaltı nedir, koşulları, yasal süresi nasıldır, itiraz durumu var mıdır ve şüphelinin hakları nelerdir?
Gözaltı, yakalandıktan sonra Cumhuriyet Savcısı tarafından serbest bırakılmayan kişinin gözaltına alma bağlamında gerçekleştirilecek soruşturma işlemleri tamamlanıncaya ve her halde kanuni süreler sonuna kadar özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Gözaltına alma kararını verme yetkisi kural olarak Cumhuriyet savcısına aittir. Kolluğun kendi başına gözaltına alma kararı verme yetkisi bulunmaz. Fakat suçüstü haliyle sınırlı olmak kaydıyla, mülki amirler, yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilir. Anayasada Gözaltı süresi yakalanan kişinin en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç, bireysel suçlardan en fazla 48 saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gündür.
CMK ise gözaltı süresini bireysel suçlarda, en yakın hakim veya mahkeme önüne götürülmesi için gerekli süre hariç kural olarak yirmi dört saattir. Kolluk amiri tarafından verilmesi halinde, bu süre toplam olarak 48 saattir. Gözaltı süreleri gözaltına alınan kimsenin en yakın hakim veya mahkemeye götürülmesi için gereken süre on iki saatten fazla olamaz. Bu süre gözaltı süresine dahil edilemez. Gözaltına alınan kimseyle ilgili işlemlerin tamamlanması halinde gözaltı işlemi tamamlanmalı ve kişi serbest bırakılmıyorsa sulh ceza hakimi önüne çıkarılıp sorguya çekilmelidir. Gözaltı süreleri yakalama anından itibaren başlar, yakalama ile gözaltına alınma arasında geçen süre de gözaltı süresinden sayılır.
Gözaltına alınan kişinin, yakalama, gözaltına alma, gözaltı süresinin uzatılması işlemlerine karşı sulh ceza hakimine başvurma, avukat isteme, hekim kontrolünden yararlanma hakkı vardır. Büyükler gözaltında bulundukları sürece karakolların nezarethane olarak adlandırılan bölümlerinde tutulurlar. Çocuklar ise kolluğun çocuk biriminde, yoksa yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur. Yakınlarından birisinin yanında hazır bulundurulmasına da imkan sağlanır.
Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Yirmi dört saat dolmadan başvuru sonuçlandırılır. Başvuru kabul görürse Cumhuriyet savcı yakalanan kişiyi derhal serbest bırakmak zorundadır.
Tutuklama koruma tedbirinin amacı nedir, hangi koşullarda olur/olmaz, süresi nedir?
Şüphelinin muhakeme sırasında hazır bulunmasını sağlamak, delillerin karartılmasının önüne geçmek, adil bir yargılamanın gerçekleştirilmesini sağlayarak ceza muhakemesinin amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasına hizmet etmek ve muhakeme sonunda verilecek kararın uygulanabilmesini sağlamak için uygulanır. Somut verilere göre, şüpheli veya sanığın, kanunda suç olarak tanımlanmış bir eylemi gerçekleştirdiğine veya bu eyleme iştirak ettiğine ilişkin yüksek bir ihtimalin varlığında, şüpheli veya sanığın kaçması şüphesini uyandıran somut olguların varlığında, şüphelinin delilleri yok etme, değiştirme riski, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunması tutuklama nedenidir.
Sadece adli para cezasını gerektiren suçlar veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı 2 yılı aşmayan suçlar, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlar, adli kontrol tedbirinin koşullarında, gaip (kaçak, bulunamayan kişi) olan sanığa mahkemeye geldiğinde tutuklanmama (güvence belgesi) güvencesi verilmiş olması, eylemin sadece kabahat oluşturması gibi durumlarda tutuklama yapılmaz.
Tutukluluk kararları tutukevlerinde veya maddi olanak bulunmadığı hallerde diğer kapalı ceza infaz
kurumlarının bu amaca ayrılmış bölümlerinde infaz edilir. Ağır cezalık olmayan durumlarda 6 ay, ağır cezalık durumlarda 1 yıl kadar tutukluluk süresi vardır. İddianame hazırlığı bu süre zarfında yapılmalıdır, yapılmazsa şüpheli salıverilir.
Adli kontrol tedbiri nedir, koşul ve yükümlülükleri nelerdir?
Adli kontrol, tutuklamanın koşullarının gerçekleşmesi durumunda şüphelinin kanunda öngörülmüş olan belirli yükümlülüklerden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasıdır. Adli kontrol tedbiri tutuklamanın alternatifi olarak düzenlenmiş bir koruma tedbiridir. Şüpheli veya sanığın muhakemede hazır bulunmasını sağlamak, delilleri karartmasının önüne geçmek ve ortaya çıkacak hükmün infazını garanti altına almak amaçları burada da geçerlidir. Şüpheli, sanık ya da müdafii, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında tutukluluğun ortadan kaldırılarak tutuklunun salıverilmesini yahut da adli kontrol tedbirinin isteyebilir. Cumhuriyet savcısı da soruşturma evresinde şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hakiminden isteyebileceği gibi; adli kontrol veya tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varacak olursa, şüpheyi re’sen serbest bırakır. Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğinde de şüpheli serbest kalır.
Adli kontrol tedbirine soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi tarafından karar verilir. Kovuşturma evresinde ise yetkili ve görevli mahkeme Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re’sen adli kontrol tedbirine karar verecektir. Adli kontrole aykırı davranış tutuklamayı gerektirir.
Adli kontrol yükümlülükleri; yurt dışına çıkamamak, hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak, hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak, her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek, uyuşturucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak, silâh bulunduramamak, silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek, suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak, aile için nafaka ödemek, konutunu, yerleşin yerini terk etmemek, belirlenen yer veya bölgelere gitmemektir.
Adli arama tedbiri, amacı nedir, kim karar verir, nasıl uygulanır?
Adli arama, bir suç şüphesi üzerine, yani bir suçun delilinin veya kendisi suç oluşturan bir eşyanın ele geçirilmesi amacıyla gerçekleştirilen araştırma işlemidir. Gizli, saklı olan bir kişi veya eşyanın ele geçirilmesi için kişilerin üzerinde, eşyasında konutu, işyeri veya kişilere ait diğer yerlerde gerçekleştirilen araştırma işlemidir. Yakalama ve elkoyma amaçtır.
Arama kararı kural olarak hakim tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısının, cumhuriyet savcısına da ulaşılamadığı durumlarda kolluk amirinin emriyle arama yapılabilir.
Konut, işyeri veya kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan haller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar bu durumun istisnasıdır.
Kolluk istisnalar dışında, kişilerin üzeri, eşyası, konutu, işyeri veya diğer yerlerinde arama yapmadan önce arama sebebi, amacı ve aranan şey konusunda kişileri bilgilendirir. Aramaya konu olan eşya teslim ediliyorsa arama yapılamayacağı gibi, bu eşya bulunduğunda da arama işlemine son verilir. Arama sonunda hazırlanan belge istemi üzerine hakkında arama işlemi yapılan kimseye verilir. Hukuka aykırı arama durumunda kişiler tazminat talep edebilecektir.
Elkoyma koruma tedbiri nedir, kim karar verir, nasıl uygulanır?
Elkoyma, delil olabilecek veya eşya ya da kazanç müsaderesine konu olabilecek olan eşyanın elinde bulunduran kimse tarafından rızasıyla teslim edilmediği takdirde zorla alınmasıdır. Delil olabilecek veya müsadereye tabi bir eşyanın elinde bulunduran kimse tarafından rızası ile yetkililere teslim edilmesi ise muhafaza altına alma olarak tanımlanabilir.
Elkoyma kararı kural olarak hakim tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısının, cumhuriyet savcısına da ulaşılamadığı durumlarda kolluk amirinin emriyle elkoyma işlemi yapılabilir. Elkoyma işlemi kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir. Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.
Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, 24 saat içimde elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır.
Elkonulan eşya, soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından, bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirleri almak ve istendiğinde derhâl iade edilmek koşuluyla, muhafaza edilmek üzere, şüpheliye, sanığa veya diğer bir kişiye teslim edilebilir. Bu bırakma, teminat gösterilmesi koşuluna da bağlanabilir. Elkonulan eşya, delil olarak saklanmasına gerek kalmaması halinde, rayiç değerinin derhâl ödenmesi karşılığında, ilgiliye teslim edilebilir.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbir kararının içeriği nedir nasıl uygulanır?
Telefon konuşmaları, sms mesajları, e-mail ve internet üzerinden gerçekleştirilen diğer haberleşmeler telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim niteliğindedir.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, mobil telefonun yerinin tespiti tedbirlerine hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı bu tedbire karar verebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhal hakimin onayına sunar ve hakim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.
Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği adlî kolluk görevlisi, telekomünikasyon hizmeti veren
kurum ve kuruluşların yetkililerinden iletişimin tespiti, dinlenmesi veya kayda alınması işlemlerinin yapılmasını ve bu amaçla cihazların yerleştirilmesini yazılı olarak istediğinde, bu istem derhâl yerine getirilir; yerine getirilmemesi hâlinde zor kullanılabilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır. Yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbir kararının içeriği:
İletişimin tespiti: İletişimin içeriğine müdahale etmeden, iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemlerdir.
İletişimin dinlenmesi: Telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilmekte olan konuşmaların dinlenmesi işlemleridir.
İletişiminkayda alınması: Telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilen her türlü iletişimin uygun teknik araçlarla kayda alınması işlemleridir.
Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi: İletişimin içeriğine müdahale niteliğinde olmayıp yetkili makamdan alınan karar kapsamında sinyal bilgilerinin iletişim sistemleri üzerinde bıraktığı izlerin tespit edilerek, bunlardan anlamlandırılan sonuçlar çıkarmak üzere gerçekleştirilen değerlendirme işlemleridir.
Mobil telefonun yerinin belirlenmesi: Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için, mobil telefonun yerinin belirlenmesi işlemidir.
Gizli Soruşturmacı kimdir, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbir kararına kim karar verir, nasıl uygulanır?
Gizli soruşturmacı suçlarla ilgili delilleri toplamakla yükümlü olan kamu görevlisidir. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine hakim karar verir.
Gizli soruşturmacı, faaliyetlerini izlemekle görevlendirildiği örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve bu örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili delilleri toplamakla yükümlüdür. Gizli soruşturmacı, görevini yerine getirirken suç işleyemez ve görevlendirildiği örgütün işlemekte olduğu suçlardan sorumlu tutulamaz. Soruşturmacının kimliği değiştirilebilir. Bu kimlikle hukukî işlemler yapılabilir. Kimliğin oluşturulması ve devam ettirilmesi için zorunlu olması durumunda gerekli belgeler hazırlanabilir, değiştirilebilir ve kullanılabilir. Soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karar ve diğer belgeler ilgili Cumhuriyet Başsavcılığında muhafaza edilir. Soruşturmacının kimliği, görevinin sona ermesinden sonra da gizli tutulur. Soruşturmacı, kovuşturma evresinde tanık olarak dinlenmesinin zorunlu olması halinde, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan veya ses ya da görüntüsü değiştirilerek özel ortamda dinlenir. Soruşturmacı görevlendirilmesi suretiyle elde edilen kişisel bilgiler, görevlendirildiği ceza soruşturması ve kovuşturması dışında kullanılamaz. Suçla bağlantılı olmayan kişisel bilgiler derhal yok edilir.
Teknik araçla izleme nedir, nasıl uygulanır?
Şüpheli kişinin teknik araçlarla izlenmesi, fotoğrafının çekilmesi, videosunun veya sadece sesinin kaydedilmesi şeklinde olabileceği gibi, teknik araçlarla canlı olarak izlenmesi de mümkündür. Bu işlemleri gerçekleştirmeye uygun her türlü araç bu tedbirin gerçekleştirilmesinde kullanılabilir. Şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri bu tedbirin konusunu oluşturmaktadır. Kişinin konutunda teknik araçlarla izleme tedbiri gerçekleştirilemez.
Teknik araçlarla izleme tedbirine hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir. Teknik araçlarla izleme kararı en çok üç haftalık süre için verilebilir. Bu süre gerektiğinde bir hafta daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi hâlinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir haftadan fazla olmamak ve toplam dört haftayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kapsamı nedir, nasıl uygulanır, kimler tazminat talep edemez?
Kazanç kaybına uğrayan kişi bu durumu maddi tazminata konu edebileceği gibi, koruma tedbiri sebebiyle maruz kaldığı manevi zararın da tazminini isteyebilir. Anayasa kamu görevlilerine, hakim ve savcılara doğrudan tazminat davası açılmasını kabul etmemiştir. Kendisine karşı hukuka aykırı olarak koruma tedbirlerine başvurulan kişi maddi ve manevi zararlarının karşılanmasını Devletten talep edebilir. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Koruma tedbirleri sebebiyle tazminat istemleri karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır. İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
Tazminat isteyemeyecek kişiler: Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler, genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler, kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler, adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlardır.