Kişilere Karşı Suçlar
Kasten öldürme suçu TCK'da nasıl düzenlenmiştir? Kasten öldürme suçu kaça ayrılır, açıklayınız.
Kasten öldürme suçu TCK’nın 81. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” Suçun nitelikli hali 82. maddede, ihmali hareketle işlenen şekli ise 83. maddede düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler sonucu olarak, kasten öldürme suçunu ikiye ayırmak mümkündür: İcrai davranışla işlenen kasten öldürme (TCK m. 81-82) ve ihmali davranışla işlenen kasten öldürme (TCK m. 83).
Failin yaralamak kastıyla gerçekleştirdiği fiilin sonucunda mağdur ölmüşse, bu durum TCK ‘da hangi maddeyle değerlendirilir?
Failin yaralamak kastıyla gerçekleştirdiği fiilin sonucunda mağdur ölmüş olabilir. Bu hâlde netice sebebiyle ağırlaşmış suçtan bahsedilmektedir (TCK m. 23). Öyleyse failin sorumluluğu kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinden birisi olan TCK m. 87/4 çerçevesinde değerlendirilmelidir. Keza ölüm neticesi, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından da kaynaklanmış olabilir. Bu durumda ise failin ceza sorumluluğu taksirle ölüme sebebiyet verme suçu bağlamında ele alınmalıdır (TCK m. 85).
Nedenselliğin öngörülemeyen biçimde geliştiği atipik durumlarda, fail neticeden sorumlu tutulur mu? Bir örnek vererek açıklayınız.
Nedenselliğin öngörülemeyen biçimde geliştiği atipik durumlarda, fail neticeden sorumlu tutulmayacaktır. Farz edilsin ki failin öldürmek amacıyla silahla yaraladığı kişi, hastaneye kaldırılırken ambulansın kaza yapması nedeniyle ölmüştür. Bu olayda failin eylemi ile ölüm neticesi arasında şart teorisine göre nedensellik bağının olduğu söylenebilecektir; zira fail mağduru vurmasaydı, mağdur ambulansla hastaneye götürülmeyecekti ve bu ambulansın kaza yapması sonucu da ölmeyecekti. Eğer somut olayda netice failin işlemiş olduğu fiilin eseri olarak nitelenemiyorsa, söz konusu neticeden failin sorumlu tutulması mümkün değildir. Daha da basit ifade etmek gerekirse, nedenselliğin öngörülemeyen biçimde geliştiği atipik durumlarda, fail neticeden sorumlu tutulmayacaktır. Yukarıdaki örnekten devam edilecek olursa, ambulansın kaza yapması sonucu ölümün meydana gelmesi hâlinde, ölüm neticesi faile isnat edilmez ve fail kasten öldürme suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılır.
Kasten öldürmenin nitelikli hâllerini , TCK’nın 82. Maddesine göre sıralayınız.
Kasten öldürmenin nitelikli hâlleri, TCK’nın 82. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle, d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı, e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f ) Gebe olduğu bilinen kadına karşı, g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla, i) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle, j) Kan gütme saikiyle, k) Töre saikiyle, İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Doğrudan kast ile olası kast arasındaki farkı açıklayınız.
Doğrudan kast ile olası kast arasındaki fark, ölüm neticesinin gerçekleşmesine yönelik öngörünün mutlak mı muhtemel mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Fail, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştiriyorsa, doğrudan kastla hareket etmektedir. Olası kast durumunda ise fail, suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceğini muhtemel olarak öngörmesine rağmen, neticenin meydana gelmesini kabullenmektedir.
Meşru savunmada sınır olarak nitelendirilen TCK nın haksız tahrik hükmünü içeren maddesini yazınız.
Meşru savunmada sınır, kişinin maruz kaldığı saldırı nedeniyle içine düştüğü korku, telaş veya heyecandan dolayı değil de böyle bir saldırıya maruz kalınmasına duyulan öfke nedeniyle aşılmışsa, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekir (TCK m. 29).
‘’Bir kişiyi suç işlemeye teşvik eden veya suç işleme kararını kuvvetlendiren veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat eden, suçun nasıl işleneceği hususunda yol gösteren veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlayan yahut suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran kişi suça yardım eden sıfatıyla katılmış olacaktır’’ İfadesi TCK’nın Hangi maddesinde yer alır?
TCK m. 39/2.
Kasten öldürme suçundan dolayı açılan davalar hangi mahkemede görülür?
Kasten öldürme suçundan dolayı açılan davalar ağır ceza mahkemesinde görülür.
Kasten öldürme suçunda ana rahminde bulunan cenin, bu suçun mağduru olabilir mi?
Mağdurun bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir: Bu suçun oluşabilmesi için mağdurun insan olması ve canlı olması gerekmektedir. Bu bakımdan ana rahminde bulunan cenin, bu suçun mağduru olamaz. Henüz doğmamış cenine yönelik müdahaleler çocuk düşürtme gibi başkaca suçların oluşumuna sebebiyet verir. Keza failin fiilinden evvel ölmüş olan kişi de bu suçun mağduru olamaz.
Taksirle öldürme ile kasten öldürme arasındaki farkı açıklayınız.
İki suç arasındaki fark, ölüme neden olan fiilin ifade ettiği haksızlık bakımından ortaya çıkmaktadır. Kasten öldürmede fail, mağdurun yaşamını sona erdirmek amacıyla hareket ettiği hâlde; taksirle öldürmede, failin fiilinin yönelik olduğu netice ölüm değildir. Taksirle öldürme, failin başka amaçlarla gerçekleştirdiği davranıştan ölüm neticesinin doğabileceğini dikkatsiz ve özensiz davranması nedeniyle öngörmemesidir.
Taksirle öldürme suçunun cezası TCK’nın hangi maddesinde nasıl ifade edilmiştir?
Taksirle öldürme suçu, TCK’nın 85. maddesinde; “(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bilinçli taksir ile bilinçsiz taksiri tanımlayınız.
Bilinçsiz taksir failin, öngörülebilir neticeyi öngörememesi hâlinde mevcuttur. Bilinçli taksir ise, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla bilinçli taksir ve bilinçsiz taksir, yani taksir, objektif dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ve öngörülebilirlik kavramları üzerine inşa edilmiştir.
Somut olayda, failin, kasten yaralama maksadıyla mı, yoksa öldürme maksadıyla mı hareket ettiği hususu neye göre belirlenir?
Somut olayda, failin, kasten yaralama maksadıyla mı, yoksa öldürme maksadıyla mı hareket ettiği hususu, mağdurdaki yaraların sayısı, yeri ve her birinin yaşamsal tehlike oluşturup oluşturmadığına bakılarak belirlenir.
Bir kimsenin yiyecek veya içeceğine sarhoş edici veya uyuşturucu madde karıştırılarak, onu ne yaptığını bilmez hâle getirilmesini hangi suç kapsamda değerlendirmek gerekir?
Fiil ve Netice konusuna baktığımızda Kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirmemiz gerekir..
Hırsızlık suçunun gece vakti ya da gündüz vaktinde işlenmesinde cezai yaptırımda bir farklılık var mıdır?
TCK’nın “suçun gece vakti işlenmesi” başlığını taşıyan 143. maddesine göre; “Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
Yakalanmış balıklar ya da vahşi hayvanlar hırsızlık suçunun konusu olur mu?
Yakalanmış balıklar ya da vahşi hayvanlar hırsızlık suçunun konusu olurlar; zira bu durumda malın sahipsiz olmadığı kabul edilir.
Kleptomani, somut olayda failin kusurunu ortadan kaldırabilir mi?
Kleptomani (çalma hastalığı), hırsızlık suçu bakımından önemlidir. Bilindiği üzere kleptomanide kişi, haksızlık oluşturan bir fiil icra ettiğinin, hırsızlık suçu işlediğinin bilincinde olmasına rağmen hastalığı nedeniyle kendisini hırsızlık suçunu işlemekten alıkoyamamakta; iradesine hâkim olamamaktadır. Bu itibarla kleptomani, irade unsuru üzerinde etkili olması nedeniyle somut olayda failin kusurunu ortadan kaldırabilir.
Cinsel saldırı taksirle işlenen bir suç mudur?
Cinsel saldırı kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir.
Mağdur, failin attığı tokat nedeniyle duyma yetisini kaybetmişse ; bu durumda failin nasıl cezalandırılacağını içeren TCK’nın maddesini yazınız.
Mağdur, failin attığı tokat nedeniyle duyma yetisini kaybetmiş olabilir. Keza mağdur, failin kasten yaralaması sonucu ölmüş dahi olabilir. Bu gibi hâllerde failin nasıl cezalandırılacağını “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” başlığını taşıyan TCK m. 87 hükmü ortaya koymaktadır.
Taksirle bir veya birden fazla insanı yaralamanın veya öldürmenin cezası nedir?
Taksirle bir insanın ölümüne neden olmanın cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir. Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Failin bilinçli taksir içinde hareket etmiş olması durumunda ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.