Osmanlılarda Bilim ve Teknoloji
Osmanlılarda din, kültür ve bilim faaliyetlerinin kaynağını oluşturan en önemli müessese hangisidir?
Osmanlılarda din, kültür ve bilim faaliyetlerinin kaynağını oluşturan ve aynı zamanda devlet ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde teşkilatlanmış olan en önemli müessese medreselerdir.
İslam medeniyetlerinin yeni kültür ve bilim merkezleri nereleridir?
İslâm medeniyetinin eski merkezlerinin yanı sıra Bursa, Edirne, İstanbul, Üsküp ve Saraybosna gibi yeni kültür ve bilim merkezleri ortaya çıkmıştır.
Medreselerde yetişen ulamelar ne tür görevlerde bulunurlardı?
Osmanlı toplumunun dinî, ilmî ve kültürel müessesesine, yani ilmiyeye mensup olan, sosyal ve resmî hayatın her yönünde önemli rol oynayan ulema, medreselerden yetişiyordu. Bu medreselerde yetişen âlimler, müderrislik, müftülük, kadılık, kazasker ve şeyhülislamlık vazifelerinde bulunuyorlardı.
Kanuni Sultan Süleyman’ ın Süleymaniye Medreselerini kurmasının önemi nedir?
16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ ın (D.1520-Ö.1566) Süleymaniye Medreselerini kurmasıyla, medreselerin gelişmesinde son safhaya ulaşılmıştır. Bu dönemde Süleymaniye Külliyesi bünyesinde “Darüttıp” adıyla bir ihtisas medresesi kurulmuştur. Böylece Osmanlı tarihinde ilk defa, şifahanelerin dışında tıp eğitimi veren bağımsız bir müessese kurulmuş oluyordu.
Osmanlılarda pratik ihtiyaçları karşılamaya yönelik uygulamalı bilim müesseselerinin en önemlisi hangisidir?
Osmanlılarda pratik ihtiyaçları karşılamaya yönelik uygulamalı bilim müesseselerinin başında sağlık hizmeti veren müessesler gelmektedir. Genellikle “darüşşifa”, “şifahane” veya “bîmâristan” olarak adlandırılan bu müesseseler aynı zamanda tıp eğitimi verme fonksiyonunu da icra etmişlerdir.
Osmanlılarda hekimbaşı kime denir?
Hekimbaşı, başta padişah ve ailesi olmak üzere saray halkının sağlığıyla ilgilenen tabipti. İlmiye sınıfından iyi yetişmiş kimseler arasından seçilen hekimbaşı, aynı zamanda imparatorluğun tabip, eczacı, cerrah, kehhal (göz hekimi) ve sağlıkla ilgili bütün müesseselerinden sorumluydu.
Osmanlı Devletinde klasik dönemin kültür ve bilim hayatını konu edinen en önemli eser hangisidir?
Osmanlı Devleti’ nin kuruluşundan, Kanuni Sultan Süleyman devrine kadar olan ilk on Osmanlı padişahının hüküm sürdüğü klasik dönemin kültür ve bilim hayatını konu edinen eserlerin en başında şüphesiz Taşköprülüzâde’ nin Şakâyıku’n-Nu’mâniyye’si gelir.
Gentile Bellini’ye resmini yaptıran Osmanlı padişahı kimdir?
Gentile Bellini’ye resmini yaptıran Fatih, sarayın duvarlarını da Rönesans üslubu fresklerle süsletmiştir.
Osmanlıların Batı bilim ve teknolojisi karşısındaki tutumları nasıl yorumlanır?
Osmanlıların Batı bilim ve teknolojisi karşısındaki tutumları “güçlü bir imparatorluğun kendi dünyası ve nüfuz alanı dışındaki gelişmeler karşısında takındığı seçici tavır” şeklinde yorumlanır. 15. asırdan itibaren Osmanlılar özellikle ateşli silahlar, haritacılık ve madencilik sahalarında Avrupa teknolojisini transfer etmeye başlamışlardır. Ayrıca Osmanlı Devleti’ne sığınan Musevî âlimler vasıtasıyla Rönesans astronomi ve tıbbını da tanıma imkânı elde etmişlerdir. Bununla birlikte askerî üstünlüğün ötesinde Osmanlılar hem manevî yönden hem de kültür bakımından kendilerini Avrupalılardan üstün görmüşlerdir. Diğer taraftan gerek eğitim sistemi gerekse ekonomik yönden yeterlilikleri, bilimi aktarma konusunda seçici olmalarına sebebiyet vermiştir
Osmanlı haritacılığı kimin çalışmalarıyla en büyük eserlerini vermiştir?
Osmanlı haritacılığı 16. asırda, Piri Reis’in çalışmalarıyla en büyük eserlerini vermiştir. PiriReis’ in, Kristof Kolomb’ un Amerika haritası ile Avrupa ve İslâm haritalarından
istifade ederek ve aynı zamanda kendi tecrübelerine dayanarak 1513’te çizdiği haritanın bugün elimizde bulunan kısmı, büyük ölçekli dünya haritasının bir parçasıdır. Bu harita,
güney-batı Avrupa, kuzey-batı Afrika, Güney Doğu ve Orta Amerika bölgeleri ve yeni dünya hakkında bilgiler ihtiva etmektedir.
Hangi kitap Osmanlı coğrafyası ve kültür tarihi bakımından kıymetli bir eser olarak anılır?
Kâtip Çelebi’ nin Batı ve Doğu kaynaklarından yararlanarak kaleme aldığı Cihannümâ adlı eseri ise, Osmanlı coğrafyası ve kültür tarihi bakımından kıymetli bir eserdir. Türk kültürünü ve genel olarak İslâm kültürünü bibliyografik ve biyografik kaynak eserleri ile zenginleştiren ve Avrupalı yazarların tarihe ait bazı eserlerini Türkçe’ye tercüme eden Kâtip Çelebi, Cihannümâ kitabıyla da kendisinden sonra gelen Osmanlı âlimleri üzerinde büyük bir etki bırakmıştır Piri Reis’le ciddi şekilde başlayan Osmanlı coğrafyacılığı Cihannümâ ile gelişmiş ve bu akım kesintisiz olarak 19. yüzyıla kadar devam etmiştir
İlk Osmanlı matbaasının kurucusu kimdir?
İlk Osmanlı matbaasının kurucusu İbrahim Müteferrika' dır.
Tersane personeline, teorik eğitimi vermek üzere kurulan kurum nedir?
Kaptanıderya Derya Gazi Hasan Paşa’ nın isteği ile Tersane personeline, ihtiyaç duyulan teorik eğitimi vermek üzere 29 Nisan 1775’ te Tersane ambarlarında bir odada “Hendese
Odası” kurulmuştur. Kapudâne Seyyid Hasan Efendi (Cezayirli) hocalığında denizciliğe, donanmaya, coğrafya ve haritacılığa dair dersler verilerek Osmanlı donanmasında bu ilimlerden anlayan kaptanlar yetiştirilmeye çalışılmıştır.
Mühendishanelerin, Osmanlı eğitim ve bilim hayatındaki önemi nedir?
Mühendishaneler, Osmanlı eğitim ve bilim hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilecek olursa, Osmanlı’nın klasik eğitim sisteminden ve müesseselerinden
farklı ve yeni bir sistemin ortaya çıkmış olduğu görülür. Zira mühendishaneler, Osmanlı Batı sentezi bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre mühendislerin mesleklerini icra edebilmeleri için diploma sahibi olmaları şart koşulmuştur. Kısacası Osmanlı birçok konuda olduğu gibi mühendishanelerin kuruluşunda da mevcut imkânlar dairesinde ve o anki ihtiyaca göre teşkilatlanmaya giderek ihtiyaç duyduğu müesseseyi kurmuştur.
Osmanlıda 19. yy’ ın ikinci yarısından itibaren, sivil amaçlarla teknik eleman yetiştirmek üzere açılan mekteplerin özelliği neydi?
Osmanlıda 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, sivil amaçlarla teknik eleman yetiştirmek üzere bazı mektepler açıldığı görülmektedir. Bunların ilk örnekleri, “Telgraf Mektebi” (1860) ile Midhat Paşa’ nın gayretiyle açılan “Sanayi Mektebi” (1868) olmuştur. Sanayi Mektebi’nin en önemli özelliği, teorik ve pratik eğitimin bir arada verilmiş olması ve o güne kadar imparatorlukta cari olan “usta-çırak” usulü yerine, yeni tekniklerle eğitilmiş bilgili sanatkârlar yetiştirmek hedeflenmiştir. Mektep yatılı ve gündüzlü olarak beş yıllık eğitim vermekteydi. Bölümleri arasında da demircilik, terzilik, kunduracılık, makinecilik, dökümcülük, marangozluk, ciltçilik ve mimarlık gibi sanatlar bulunmaktaydı.
Osmanlı Devleti’ nde modern tıp eğitiminin başlangıcı nasıl gerçekleşmiştir?
Osmanlı Devleti’ nde modern tıp eğitiminin başlangıcı 19. yüzyılın başlarına kadar dayanmaktadır. Ocak 1806 tarihinde Mühendishâne-i Cedide’den ilham alınarak “Tersane Tıbbiyesi” adlı bir tıp mektebi kurulmuştur. Tersane-i Âmire’de, donanmanın tabip ve cerrah ihtiyacını karşılamak amacıyla açılan bu mekteple asıl olarak imparatorlukta tıp tahsilinin yaygınlaştırılması ve Devlet-i Aliyye tebaasından tabiplerin sayısının artması hedeflenmiştir. Derslerin İtalyanca veya Fransızca gibi bir Avrupa dilinde yapılması öngörülmüştür. Ayrıca talebelere tahsil için gerekli olan kitapların ve aletlerin Avrupa’dan getirtilmesi kararlaştırılmıştır.
Osmanlıda ilk askeri okul nasıl kurulmuştur?
1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın ilgası ile Sultan II. Mahmud tarafından “Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye” adı altında yeni bir ordu kurulmuştur. Bu orduda yeni savaş usûl ve tekniklerini bilen subayların yetiştirilmesi maksadıyla 1832-1833 yılında bir askerî mektep kurulmasına teşebbüs edilmiştir. Bu tarihe kadar ordunun bu tür subay ihtiyacı mühendishanelerden yetişen subaylar (mütefennin zabit) vasıtasıyla karşılanmaya çalışılmış, ancak bunların sayıca az olması ve ihtisas sahalarının farklı olması, subay yetiştiren askerî bir okula duyulan ihtiyacı daha da kuvvetlendirmiştir. Askeri okul, 1834-1835’ te tamir ettirilerek 400 talebe alacak kapasitede bir mektep haline getirilen Maçka Kışlasında, “Mekteb-i Harbiye” adıyla resmen kurulmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu’ nda, modern eğitimin çerçevesini çizen düzenlemenin adı nedir?
Osmanlı İmparatorluğu’ nda modern eğitimin çerçevesini çizen ve onu ilk, orta ve yüksek eğitim olarak üç seviyede düzenleyen 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnâmesi' dir.
Osmanlıda, meteoroloji ile ilgili fonksiyonları yerine getirmek üzere kurulan modern bilim müessesesi hangisidir?
19. asırda kurulan bir diğer modern bilim müessesi Rasathane-i Âmire olmuştur. Rasathane, 1863’te Maarif Nezareti’ne bağlı olarak Fransız mühendis M. Coumbary’nin idaresinde kurulmuştur. Adı rasathane olmasına karşılık, bu müessese astronomi konusunda gözlem yapmaktan çok meteoroloji ile ilgili fonksiyonları yerine getirmiştir. Rasathane-i Amire büyük şehirlerden gelen hava raporlarını aynı maksatla kurulmuş olan Avrupa’ daki benzer merkezlere ulaştırmış ve Avrupa’dan gelen raporları da bünyesinde toplamıştır.
Rasathane-i Amire’ nin günümüzdeki ismi ve fonksiyonu nedir?
19. yüzyılda Kandilli semtinde Rasathane-i Amire olarak kurulan modern bilim müessesesi günümüzde Boğaziçi Üniversitesi’ne bağlı olarak çalışan Kandilli Rasathanesi olarak hizmet vermekte ve ülkenin önemli rasat merkezi olmaya devam etmektedir.