Rönesans ve Aydınlanma Dönemi’nde Bilim ve Teknoloji
Rönesans ne anlama gelmektedir? Bu dönemde nasıl
gelişmeler gerçekleşmiştir?
Rönesans, Orta Çağ ile Modern Çağ arasında
kalan zaman dilimine verilen addır ve genel olarak Antik
Grek ve sınırlı şekilde de Roma kültürlerine öykünen
reformların yapıldığı bir dönemdir. Kelime anlamı
yeniden doğuştur. Ancak yeniden doğanın ne olduğu
açıkça belirtilmediğinden, yeterince aydınlatıcı değildir.
Rönesans kelimesiyle neyin kast edildiği ancak 18.
yüzyılın ortalarından itibaren belirginleşmiş ve yeniden
doğuşun “öğrenme” olduğuna karar verilmiştir.
Günümüzde de, sözcükten büyük ölçüde “öğrenmenin
canlanması” anlaşılmaktadır. Bu anlamıyla Rönesans Orta
Çağ düzeninin çözülüp Modern Çağ’ı oluşturacak ilkeler
ile düşüncelerin ileri sürülmeye başlamasını
belirtmektedir. Ancak tarihçiler Rönesans’ın ne zaman ve
hatta nerede başladığı konusunda anlaşamamaktadırlar.
Muhtemelen hiçbir zaman görüş birliğine varılamayacaktır
da. Bu bakımdan Rönesans’ın yaklaşık olarak 1350’lerden
başladığı ve Giordino Bruno (D. 1548-Ö. 1600) nun 1600
yılında yakılmasına kadar süren bir dönem olduğu
söylenebilir. Rönesans’ın başlangıcı için hangi tarih
seçilirse seçilsin, farklı uğraş alanlarına bağlı olarak daha
uzak veya daha yakın bir başlangıç belirlenebilir. Şöyle ki
bilim açısından Rönesans’ın başlangıcını 15. yüzyılla
tarihlendirmek, buna karşılık resim sanatı için ise 13.
yüzyıla geri götürmek olanaklı gözükmektedir. Örneğin
İtalyan entelektüeller modern resmi Cenni di Pepo
Cimabue (D. 1240-Ö. 1302) ile başlatmak
eğilimindedirler. Buna karşılık bilim alanında ise M.
Kopernik (D. 1473-Ö. 1543) esas alındığında 1543’e
gelinmektedir
Rönesans aritmetiğin gelişmesinin sebebi nedir?
Kısaca anlatınız.
Rönesans’ın belirgin özelliklerinden olan coğrafi
keşiflerle Dünyanın bilinen kısmı neredeyse iki katına
çıktı. Bu durum coğrafya bilgisini artırırken aynı zamanda
ticaretin gelişmesini de sağladı. Gelişen ticaret ise büyük
ölçüde aritmetik bilgisinin güncel hale gelmesine ve
gelişmesine neden oldu. Bu yüzden dönemin
matematikçileri ticari aritmetik üzerine çalıştılar.
Rönesans döneminde Matematik biliminin gelişmesine
katkıda bulunan bilim insanları kimlerdir?
Rönesans döneminde Matematik biliminin
gelişmesine katkıda bulunan bilim insanları;
• Niccolò Fontana Tartaglia D. 1506-Ö.
1537)
• Luca Pacioli (D. 1445-Ö. 1509)
• Nicolas Chuquet (Ö. 1500)
• Johannes Regiomontanus’dur (D. 1436-
Ö. 1476) olarak sıralanabilir.
Rönesans döneminde astronomi alanında önde gelen
bilim insanları kimlerdir?
Ronesans döneminde astronomi alanında önde
gelen bilim insanları; Mikolaj Kopernik ve Tycho
Brahe’dir.
Mikolaj Kopernik kimdir? Bilim tarihine yaptığı
katkılar nelerdir? Kısaca anlatınız
Rönesans’a kadar tek egemen astronomi görüşü
Ptolemaios’ un geliştirdiği ve Kilisenin de resmi olarak
benimsediği Yer Merkezli Evren Modeliydi. Uzun yıllar
benimsenmiş olması dolayısıyla doğruluğu bir tür
tartışmazlık statüsü kazanan ve Batı bilim çevrelerinde
büyük bir güven ve bağlanmayla her türlü astronomi
probleminin çözümünde başvurulan bu model 1543
yılında beklenmedik bir şekilde, Güneş Merkezli Evren
Modeli olarak adlandırılan almaşık bir kuramla yer
değiştirdi. Düşünce tarihinde karşılaşılan önemli anlardan
birisi olarak kabul edilen bu değişim, Batı’da yeni düşünce
dünyasının temellerini de içerecek şekilde, devrim olarak
adlandırıldı. Devrimin mimarı olan Mikolaj Kopernik (D.
1473-Ö. 1543) aslında bir astronom değil, din adamı
olarak görev yapmak için eğitim almış bir entelektüeldi.
Frauenburg Katedrali’nde göreve başlayan Kopernik,
Katedralin bugün “Kopernik Kulesi” olarak adlandırılan
kulesine yerleştirdiği birkaç gözlem aracıyla birçok
gözlem yaptı ve Güneş’i merkeze alan, Yer’i de bir
gezegen gibi Güneş çevresinde dolandıran bir sistem
kurdu ve bunu Gökkürelerinin Dolanımları adlı kitabında
açıkladı. Kitabı Nicolai Copernici Torinensis de
Revolutionibus Orbium Coelestium Libri VI (Torunlu
Nikolai Kopernik’in VI Bölümlük Gökkürelerinin
Dolanımları Adlı Kitabı) adıyla 1543 yılında basıldı.
Kopernik’in yerin hareketli; evrenin hareketsiz olduğu
iddiasına gösterdiği kanıtlar nelerdir?
Kopernik’in yerin hareketli; evrenin hareketsiz
olduğu iddiasına gösterdiği kanıtlar şunlardır;
• Kopernik, Yer’in durağan evrenin hareketli
olduğu kabul edildiğinde gözlemlenen gök
olaylarının, tersi durumda da yani Yer’e hareket
verildiğinde de aynen gerçekleşeceğini
belirtmektedir. Bütünüyle doğru olan bu
belirlemesi, Yer’e hareket vermek için önemli bir
düşünsel kanıttır.
• Kopernik, Yer’in hareket edebileceğine ilişkin
ikinci kanıtını Yer ve evreni, büyüklükleri
açısından kıyaslayarak oluşturur. Ona göre evren
Yer’e göre ölçülemez büyüklüktedir ve
sınırsızmış izlenimi yaratmaktadır. Duyu algısı
bakımında Yer evrene göre bir cisimdeki tek
nokta, başka bir deyişle sonsuz büyüklükteki bir
cismin küçücük bir parçası gibidir. Bu yüzden
Yer’in evrenin ortasında olduğunu düşünmek bir
zorunluluk değil, bir seçimdir. Hatta bu kadar
büyük evren, kendisinin son derece küçük bir
parçasının, yani Yer’in çevresinde 24 saat içinde
dönüyorsa buna daha çok şaşırmak gerekir.
Tycho Brahe kimdir? Bilim tarihine yaptığı katkılar
nelerdir? Kısaca anlatınız.
Kopernik’in geliştirdiği Güneş Merkezli Evren
Modelinin Yer Merkezli Evren Modelinden en önemli
farkı Güneş’i evrenin merkezine koymasıydı. Danimarka
Kralı II. Frederick, eşdeğer nitelikleri bulunan iki
modelden hangisinin doğru olduğunu belirlemesi için
maiyetindeki soylu-lardan biri olan ve o sıralarda
astronomi çalışmal-arıyla tanınan Tycho Brahe’yi (D.
1546-Ö. 1601) görevlendirdi. Brahe bu sorunun cevabına
ulaşmak için bir gözlem evi kurdu. Brahe, gerçekte Yer
Merkezli Modeli benimsemiş bir astronomdur. Ancak
ironik bir biçimde yaptığı gözlemlerle geleneksel fiziği ve
Yer Merkezli Evren Modeli’ni yıkmıştır.
Rönesans döneminde coğrafya alanında önde gelen
kişiler kimlerdir?
Rönesans döneminde coğrafya alanında önde
gelen kişiler; Portekizli Gemici Henry (D. 1394-Ö. 1460),
Kristof Kolomb (D. 1451-Ö. 1506), Amerigo Vespucci
(D. 1454-Ö. 1512), Ferdinand Magellan (D. 1480-Ö.
1521), Francis Drake (1540-1596) ve Kaptan James
Cook’tur (D. 1728-Ö. 1779).
Rönesans döneminde coğrafya alanında gerçekleşen
gelişmeleri kısaca anlatınız.
1400-1600 yılları arası Coğrafî Keşifler Çağı
olarak adlandırılır ve bu dönem insanlık tarihinin çok özel
bir dönemidir. İki yüzyıllık bu çağda yeni kıtalar
keşfedilmiş, dünya denizden ilk kez dolaşılmış, ticaret
dünya ölçeğinde yapılmaya başlanmış, ilk kez deniz aşırı
imparatorluklar kurulmuş ve bütün bunlara bağlı olarak
yeni keşfedilen kıta ve bölgelerin doğal zenginlikleri
Avrupa’nın ekonomik, ticari, bilimsel, teknolojik vb.
gelişimine kaynak olarak aktarılmış ve sonuçta etkileri
bugüne uzanan gelişmelerin yaşanmasına yol açılmıştır.
Bunun en önemli nedeni 15. ve 16. yüzyıllarda,
Avrupa’nın dünyanın geri kalan kısmı hakkındaki
bilgisinin temel bir dönüşüme uğraması ve 1400’lerden
başlayarak gelecek 200 yıl içinde, haritası olmayan ya da
eksik bulunan yerlerin sadece Avustralya, Yeni Zelanda
ve Kuzey Pasifik kalmasıdır. En önemli keşiflerin çoğu,
kısa bir zaman dilimi içinde yapılmıştı. Kolomb’un
1492’de Atlantik’i ilk geçişini izleyen 30 yıl içinde
Portekizliler Ümit Burnu’nu dolanmış; Çin’e ve
Japonya’ya kadar ilerlemişlerdi. 1521’de Pasifik geçilmiş
ve dünya ilk kez denizden dolaşılmıştı.
Rönesans döneminde biyoloji ve tıp alanında önde
gelen bilim insanları kimlerdir? Sıralayınız.
Rönesans döneminde biyoloji ve tıp alanında
önde gelen bilim insanları şu şekilde sıralanabilir;
• Paracelsus
• Andreas Vesalius
• William Harvey
Rönesans Döneminde biyoloji ve tıp alanında hangi
gelişmeler gerçekleşmiştir? Kısaca anlatınız.
Yukarıda değinildiği üzere, bu dönemde yapılan
seyahatlerle yeni bitki ve hayvan türleri keşfedildi ve
yazılan kitaplarda bu hayvan ve bitkileri gösteren
resimlere yer verildi. Avrupa’da yine seyahatler sonucu bu
dönemde sifilisi, frengi gibi çeşitli salgın hastalıklar
yaygınlaştı. Bu nedenle bulaşıcı hastalıklardan korunma
yolları geliştirildi, karantina uygulaması başlatıldı. Uzun
süren savaşlar nedeniyle cerrahi konusuna ilgi arttı,
yaralarda yeni tedavi yöntemleri gelişti.
Paracelsus kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Paracelsus’a (D. 1493-Ö. 1541) göre bütün
varlıkların temeli ortaktır. Bu temel dört element (toprak,
su, hava, ateş) ve tuz, kükürt ve cıvadan oluşan materia
primadır (ilk maddeler). Canlı ve cansızların temelinde bu
yedi element yer alır. Öyleyse canlı ve cansız özde
aynıdır; kimyada kabul edilen prensipler o halde canlılar
için de geçerlidir. Paracelsus bu görüşüyle dönemin
İatrokimyacıları arasında önde çıktı. Ona göre canlı
kimyasal bir yapıya sahipse yapıdaki bozukluklar
kimyasal kökenli olmalıdır. O halde tedavide de kimyasal
maddeler kullanılabilir. Bu görüşüyle Paracelsus modern
ilaç biliminin (farmakoloji) kurucusu olarak kabul edilir.
Andreas Vesalius kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Dönemin en önemli anatomi çalışmalarını yapan
ise Vesalius’tur (D. 1514-Ö. 1563). Bu konuda Fabrica
adlı eserini yazmıştır. Galen’in eserlerini inceleyen ve
yanlışlarını belirleyen Vesalius’a göre Galen’in yanlış
tespitleri hayvanlar üzerinde çalışması ve insanlara
genelleştirmesidir. Bu nedenle insan anatomisine ilişkin
bilgiler ancak insan bedeni üzerine yapılan çalışmalarla
elde edilebilir. Böylece araştırma amacıyla diseksiyon
çalışmaları Vesalius sayesinde gerçekleşti.
William Harvey kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Galen’in görüşlerine itiraz eden bir başka tıpçı da
Harvey’dir (D. 1578- Ö. 1657). Dönemin en önemli
fizyologlarından olan Harvey, Galen’in kan dolaşımı
görüşüne itiraz etmiştir. Galen’e göre kan vücuda
dağılarak gittiği yerde emiliyordu. Oysa Harvey’e göre
böyle olsaydı insanlar kansız kalırlardı. Böyle olmadığına
göre vücuda dağılan kan geri dönmeliydi. Kalbi ve
damarları inceleyen Harvey, kanın kalbin sol
karıncığından aort damarı vasıtasıyla bütün vücuda
dağıldığını ve venlerle tekrar kalbe döndüğünü gösterdi
(Büyük Kan Dolaşımı). Ayrıca Harvey, canlının ancak
canlıdan meydana geldiğini de savunmuş ve bu görüşüyle
de Aristoteles’e karşı çıkmıştır.
Rönesans döneminde bilim ve teknoloji alanında
hangi önemli gelişmeler yaşanmıştır? Sıralayınız.
Rönesans döneminde bilim ve teknoloji alanında
şu önemli gelişmeler yaşanmıştır:
• Barut kullanılarak ateşli silahların icadı
• Pusulaya cetvel eklenmesi
• Baskıcılıkta metalografinin ortaya çıkması
Peter Peregrinus bilim tarihine hangi önemli katkıyı
yapmıştır?
1269’da Peter Peregrinus Epistola de Magnete
adlı eserinde suda yüzdürülen bir mıknatısın Kuzey-
Güney kutuplarını gösterdiğinden söz ederek, mıknatısın
kutuplarının işaretlenmesinin gerekliğini belirtmiş ve
Pusulaya cetvel eklemiştir. Manyetik pusula açık
denizlerde uzun deniz yolculuklarını olanaklı kılmış ve
denizcilerin işlerini kolaylaştırmıştır.
Leonardo da Vinci kimdir? Bilim tarihine hangi
önemli katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Leonardo da Vinci(D.1452-Ö.1519), Rönesans’ın
simgesi olan bir kişi olarak karşımıza çıkar. Bütün
eğitimini bir ressam, heykeltıraş ve mimar olan Andrea del
Verrocchio’dan (1435-1488) almıştır. İlk çalışmaları çizim
ve heykele ilişkin olmasına karşın, Leonardo bir
ressamdır. Bütün hayatı boyunca mühendislik
problemleriyle de ilgilenmiştir. Leonardo’nun ilgilerinden
biri resim, diğeri de makineler, yani çeşitli araçların
icadıdır. Aynı zamanda optik, perspektif, ışık, gölge, renk
ve estetikle ilgilenmiştir. Leonardo, büyük bir sanatçı ve
mühendis olmasının yanında kuramsal bilgisi derin olan
bir bilim insanıdır da. Özellikle ressam olması ve
perspektif bilgisine duyduğu gereksinim, onu optik
konusuyla da ilgilenmeye sevk etmiş, döneminin genel
kabulünün aksine ışığın doğasını dalga olarak kabul
etmiştir. Leonardo’nun bir Rönesans bilgini olması ve
bunun getirdiği eski ve yeni arasındaki kalmışlığın da
çalışmalarına yansıdığından söz edilmelidir. Bir yandan
evreni bütün boyutlarıyla kavrayan ve bu anlamda
bütünselliği olan evren görüşü geliştirmeyi hedeflerken,
diğer taraftan da Rönesans aydınının kendisine değişmez
bir kural olarak benimsediği “yeni” bilgi edinme duygusu,
sonuçta Leonardo’nun olup biten her şeyi ayrıntılı olarak
gözlemlemesine yol açmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda
gözlemlediği evrenin birbirinden çok farklı görünen
yönlerini birleştirerek bütünsel veya tümel bir açıklama
oluşturmayı amaçlamıştır.
Georgius Agricola kimdir? Bilim tarihine hangi
önemli katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Rönesans’ın gündeme getirdiği bir husus da
madencilik ve döküm işidir. XVI. yüzyılda bu
çalışmalarda karşılaşılan zorluklar Agricola (D. 1494-Ö.
1555) tarafından ele alındı. Bu zorluklardan biri de maden
kuyularının derinleştikçe içerisinde suyun birikmesiydi.
Bu biriken sular çeşitli yöntemlerle dışarı atılıyordu. İyi
bir hekim olan Agricola 1550 yılında kaleme aldığı De re
Metallica (Metaller Üzerine) adlı eserinde maden çıkarma
ve eritme işleri hakkında, zamanının madencilik ve
dökümcülük tekniği konusunda ayrıntılı bilgiler verir.
Rene Descartes kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Descartes 17. Yüzyılda matematiğin önde çıkan
isimlerindendir. Matematiğin önemini kavramış olan
Descartes, cebir işlemlerini geometriye uygulamış ve
analitik geometriyi kurmuştur. Descartes, La Géométrie
(Geometri Üzerine, 1637) adlı eserinde cebirsel bir ifadeyi
geometrik bir ifadeyle veya tersini açıklayabilen yeni bir
yöntem öne sürmüştür. Descartes yalnızca cebir ve
geometri arasında birebir bağıntı kurmakla kalmadı, aynı
bağıntıyı diğer bilim dalları ile geometri arasında da
kurdu.
Blais Pascal kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Dönemin dâhilerinden olan Pascal (D. 1623-Ö.
1662) daha 12 yaşındayken hiç geometri bilgisine sahip
olmadan bir üçgenin iç açılarının toplamının iki dik açıya
eşit olduğunu kendi kendine bulmuştur. Latince ve
Yunanca öğrenmiş ve babasının desteğiyle konuya ilişkin
bilgisini arttırmak için Eukleides’in Elementler’ini ve
Apollonios’un Konikler’ini Yunancasından okumuştur. 16
yaşında konikler üzerine bir eser yazmış, 19 yaşında
aritmetik işlemlerini mekanik olarak yapan bir hesap
makinesi icat etmiş, Toricelli’nin atmosfer basıncı ile ilgili
çalışmalarını inceleyerek boşluğun olduğunu kanıtlamıştır.
Dönemin ünlü matematikçisi Fermat ile mektuplaşarak
1654 yılında Olasılık Hesabı’nı kurmuştur.
Pierre de Fermat kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Olasılık konusunda çalışanlardan biri de modern
sayılar kuramının kurucusu ve kendi adıyla anılan bir
teoremin geliştiricisi olan Fermat’dır (D. 1601-Ö. 1665).
Daha sonra ideal sayılar kuramının ortaya çıkmasını
sağlayacak olan kuramı ortaya atmıştır. Fermat aynı
zamanda modern dönem ışık tasarımının oluşturulmasına
da öncülük etmiş, Antik Çağ’da Heron’un “ışık ışınları
olası en kısa yolu izlerler” varsayımını “en az zaman”
biçimine dönüştürmüş ve ışığın kırılmasına uygulamıştır.
Gottfried Wilhelm Leibniz kimdir? Bilim tarihine
hangi önemli katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Leibniz (1646-1717) bu dönemin çok yönlü bilim
adamlarındandır. Felsefe, biyoloji, jeoloji, tarih, ilahiyat,
hukuk, diplomasi ve matematikle ilgilenmiştir. Yaşamının
büyük bir kısmını Hanover sarayı civarında geçiren
Leibniz, Pascal’dan sonra hesap makinesi yapan ikinci
kişidir. İmgelem gücü neredeyse sınırsız olan Leibniz,
permütasyon, kombinasyon ve simgesel mantığa katkılar
yapmış, diferansiyel ve entegral hesabı geliştirmiş ve
1684’te bir makaleyle tanıtmıştır. Leibniz bu makalesinde
aynı zamanda dx, dy simgelerini, d(uv)=udv+vdu gibi
türev alma kurallarını ve sınır değerlerde dy=0, büküm
noktalarında d2y=0 koşuluyla bölümün diferansiyelini de
vermiştir. Ayrıca eşitlik için “=”, çarpma için “x”
simgelerini, fonksiyon ve koordinat terimlerini önermiştir.
Leonhard Euler kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Hem kuramsal hem de uygulamalı matematik
alanında çalışan Euler, 1748’de Introductio in Analysin
Infinitiorum (Sonsuz Küçükler Analizine Giriş) adlı
eserinde trigonometrik değerleri günümüzdeki biçimde
oranlar olarak vermiştir. Sonsuz seri açılımlarına ilişkin
bilgilerin de yer aldığı kitap ilk analitik geometri ders
kitabı olarak kabul edilmektedir. Bundan başka
Isntitutiones Calculi Differentialis (Diferansiyel Hesabın
Kuruluşu, 1755) ve Isntitutiones Calculi Integralis
(Entegral Hesabın Kuruluşu, 1768-1774) eserleri vardır.
Bu eserlerde diferansiyel ve entegral hesapların yanı sıra
Euler’in toplama formülü, Euler entegralleri yer
almaktadır. Euler’in Mechanica (1736) adlı eseri ise
Newton’un noktasal kütle dinamiğinin analitik yönden
geliştirildiği ilk ders kitabıdır. Euler, 1744 yılında
değişimler hesabının ilk serimlenmesini, 1765’te ise bir
nokta etrafında dönmeye ilişkin Euler Denklemleri’ni,
daha sonra ise üçüncü ve dördüncü derece denklemler
kuramını vermiştir.
Joseph Lois Lagrange kimdir? Bilim tarihine hangi
önemli katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Dönemin önemli matematikçilerinden Lagrange
(D. 1736-Ö. 1813) Fransız Bilimler Akademisi tarafından
beş kez ödüle layık bulunacak kadar matematiğe katkısı
olan bir bilgindir. Lagrange, Mécanique Analytique
(Analitik Mekanik) adlı çalışmasında analiz yöntemini
noktaların ve katı cisimlerin mekaniğine uygulamış, saf
analizi kullanmıştır. Bu anlamda Lagrange ilk gerçek
analizci olarak kabul edilir. Lagrange üç cisim
probleminin ilk özel çözümünü çıkarmış ve birbirlerini
çeken altı gökcisminin hareketleri ile ilgilenmiş ve bu
hareketleri açıklayan diferansiyel denklemler önermiştir.
Lagrange teoremine göre, üç cismi yörüngeleri aynı
zamanla tanımlanan benzer elipsler olacak şekilde
harekete geçirmek mümkündür.
John kepler kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Kepler (D. 1571- Ö. 1630) Astronomi tarihinin
seçkin üyelerinden ve modern gök mekaniğinin
kurucusudur. Kepler’in amacı, göksel düzendeki
matematik uyumu ortaya çıkartmaktı. tronomi tarihi
açısından Kepler’in önemi, gezegenlerin dairesel değil de
elips yörüngelerde dolandığını keşfetmesidir. Onu bu fikre
götüren Brahe ile birlikte yaptıkları Mars gözlemleridir.
Mars’ın hareketini dairesel bir yörüngeye oturtmaya
çalışan ve Brahe’nin gözlemleri ile kendi gözlemlerini
karşılaştıran Kepler, 8 dakikalık bir hata bulmuş ve bu
hatanın kuramdan kaynaklandığını varsayarak, konu
üzerinde fazla durmamış, Yer yörüngesi üzerinde
çalışmaya başlamış, çalışması sonucunda, Yer’in hızının
Güneş’e olan uzaklığı ile ters orantılı olduğunu bulmuştur.
Kepler, bunun geçen süre ile orantılı olacağını düşünerek
ikinci kanunu olan alanlar yasasına ulaşmış ve bu yasa
Kepler’i dairesel yörünge fikrinden vazgeçirmiştir. Kepler,
bir teori geliştirdi. Teoriye göre gezegenler birer dev
mıknatıstır. Yer de bir gezegen olduğu için o da bir
mıknatıstır. Dolayısıyla her gezegen manyetik bir eksene
sahiptir. Bu manyetik eksen her zaman aynı yöndedir ve
kendisine paralel kalır. Bu eksenin iki kutbu vardır. Bu
manyetik kutuplardan biri Güneş tarafından çekilir diğeri
itilir.
Galileo kimdir? Bilim tarihine hangi önemli katkıları
yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Galileo teleskopu astronomik amaçla kullanan ilk
bilim adamıdır. 1609 yılında, kendi yaptığı bir teleskopla
gerçekleştirdiği gözlemler, Güneş merkezli sistemi
desteklediği, Aristoteles fiziğinin geçerli olmadığını
kanıtladığı için önemlidir. Gözlemlerini Yıldız Habercisi
adlı kitabında toplamıştır. Ayrıca; Galileo’nun fizikte
başarılı çalışmalar yaptığı konu harekettir ve bu konuda
eylemsizlik hareketinin esasını oluşturan eylemsizlik
ilkesini ilk haliyle ifade edebilmiş olması çok önemlidir.
Çünkü bu ifadeyle değişim ve hareket fiziğine uzun süre
egemen olan niteliksel doğa ve fizik anlayışının
egemenliği kırılmış ve niceliksel anlayışın önü açılmıştır.
Galileo’ya kadar geçen sürede sağduyu fiziği egemendi.
Bu fizik, görünen dünyanın görünen nesnelerindeki
görünen değişimlerin açıklanması esasına dayanıyordu.
Galileo bu bakış açısını değiştirmiştir.
Isaac Newton kimdir? Bilim tarihine hangi önemli
katkıları yapmıştır? Kısaca anlatınız.
Tarihin en büyük bilim adamlarından biri olan
Newton (1642-1727), matematik, fizik ve astronomide göz
kamaştırıcı keşifler yapmış, klasik fizik onunla doruğa
ulaşmıştır. İlk kez Newton fizikte elde edilen başarıların
bütün sonuçlarını kapsayan bir kuram oluşturmuştur.
Evrensel çekim kanununun keşfi, diferansiyel ve entegral
hesabın geliştirilmesi ve Güneş ışığının doğasının
aydınlatılması onun başarılarıdır. Newton bu çalışmalarını
Philosophie Naturalis Principia Mathematica (Doğa
Felsefesinin Matematiksel İlkeleri, 1687) ve Optics
(Optik, 1704) adlı eserlerinde toplamıştır. Newton
denilince akla gelebilecek ilk şey kütle çekimidir
(gravitasyon) ve kütle çekiminin bulunması astronomi ve
fizik tarihinde bir dönüm noktasıdır. Newton, bütün
gökcisimlerinin, birbirlerini çekmelerine neden olan güçlü
bir çekme kuvvetine sahip oldukları bir evren
tasarlamıştır. Güneş en büyük gökcismi olduğu için
sistemin merkezindedir ve sisteme egemendir;
sistemindeki tüm gökcisimlerini, çevresinde eliptik
yörüngeler izleyecek şekilde kendine doğru çekmektedir.
Bu olağanüstü keşfiyle Newton, sadece gezegen
hareketlerinin dinamik yönünü çözmemiş, aynı zamanda,
Aristoteles’ten beri birbirinden bağımsız olduğu
düşünülen serbest bırakılan cisimlerin düşüşü ve gezegen
hareketleriyle ilgili problemlerin tek bir kuramla
çözülebileceğini de göstermiştir.
Teleskopun bilim tarihi açısından önemi nedir?
17. yüzyıldan sonra astronominin gelişmesi
büyük ölçüde teleskopun gelişimine bağlı kalmıştır.
Teleskop, gökyüzünde o tarihe dikkat edilmemiş olguları
ortaya çıkarmış ve Yer Merkezli sisteme bağlı olanlarla
Güneş Merkezli sistemi kabul edenler arasındaki
çekişmeyi neredeyse sonlandırmıştır.
Bugünkü anlamda ilk termometreyi kim geliştirmiştir?
Bu termometrenin çalışma prensibi nasıldır?
Bugünkü anlamda ilk termometreyi (ısıölçer)
1592’de Galileo geliştirmiştir. Bu termometre bir bölmeye
hapsedilmiş havanın ısınınca genleşmesi ve bir su
sütununu itelemesi esasına dayanmaktaydı. Yaklaşık bir
yumurta büyüklüğünde bir haznesi ve bu hazneye
tutturulmuş yaklaşık bir karış uzunluğundaki bir çubuktan
oluşan termometreyi Galileo sıcak ve soğuk dereceleri
belirlemek için kullanmıştır. Galileo’nun yaptığı
termometre, ilk defa insan vücudunun ısısını ölçebilecek
biçime arkadaşı Sanctorius tarafından getirilmiş ve klinik
amaçlı olarak kullanılmıştır (1612). 1620’de ise Francis
Bacon, Galileo’nun termometresine ısıyı ve atmosferik
basıncı gösteren bir gösterge çizelgesi eklemiştir.